‘Bir ihtimal daha var, o da tüket-at mı dersin?’

Güncelleme Tarihi:

‘Bir ihtimal daha var, o da  tüket-at mı dersin’
Oluşturulma Tarihi: Aralık 11, 2022 07:00

Bir süredir hararetli sohbetlerin önemli konularından biri ‘tüket-at’ ilişkiler. Yani kısa süreli, haz odaklı olanlar... Oysa çoğu kişi bağ kurabildiği, ‘gerçek’ bir ilişki peşinde. Psikoterapist Dr. Feyza Bayraktar “Kişi, hayatında bağ kurduğu insanlar yoksa yalnızlık hissini geçiremez. Yalnızlık duygusunu gidermek için bağ kurulamayan ilişkileri sürdürmeye çalışmaksa kişiyi daha yalnız hissettirebilir” diyor.

Haberin Devamı

Pandemi bitse de o dönem yaşadıklarımızın etkisi sürüyor. Karantinada evlere kapandık, kendimizi daha yalnız hissetmeye başladık. Yeni insanlarla tanışma olasılıklarımız azaldı. Sonrasında bu durumla başa çıkmak isteyenlerin bir kısmı kendilerini kısa yoldan ‘iyi hissetmek’ adına emek vermedikleri, bağ kuramadıkların ilişkilerin içinde buldu. Yani ‘tüket-at’ ilişkiler daha çok yaşanmaya başladı. 

Psikoterapist Dr. Feyza Bayraktar da internet sitesi Diken’deki yazısında bu konuyu gündeme getirip “Bir ilişkiye emek harcamak yerine ‘aynı anda çok fazla kişiyle konuş, görüşebileceğinle görüş, yaşayacağını yaşa ve git’ yazılı bir talimatname varmış da ona uyulması gerekiyormuş gibi yaşayan birçok kişi var” demişti. Bayraktar’la bu tip ilişkileri, sağlıklı ilişki yaşamanın ve hatta sağlıklı ayrılmanın yollarını konuştuk.

Haberin Devamı

* Tüket-at tarzı ilişkiler yaygınlaştı. Bu illa yanlış olmak zorunda mı? İki tarafın da ihtiyacını karşılıyorsa manalı sayılmaz mı?

İki taraf da günübirlik, sadece eğlenip keyifli anlar geçirebileceği bir ilişki biçimi istiyorsa bunda bir problem yok. Ancak ilişkilenmeyi sadece eğlence ve hazdan ibaret sanmak bir yanılgı. İnsan, ilişkilerini emek harcamadan, karşısındakiyle sadece keyifli anlar geçirmeye odaklanıp herhangi bir duygusal paylaşımı reddederek yaşıyorsa, hayatında bağ kurduğu insanlar yoksa o zaman yalnızlık hissini geçiremez. Sadece romantik olanları değil, ailemizle ve arkadaşlarımızla ilişkilerimizi de bu alanda değerlendirmemiz gerek.  

* Bu tarz ilişkilere talep neden arttı? Emek vermekten mi kaçınıyoruz?

Günümüzde insanların birçoğu bir şeye ulaşmak için çabalamak gerektiğini göz ardı edip haz odaklı yaşamayı seçiyor. Ancak hayatta her saniye mutlu, neşeli hissetmek mümkün değil. Mutluluğu yakalamak için sürekli haz peşinde koşmak, mutlulukla haz duygusunu birbirine karıştırmaya sebep oluyor. Haz almak istemek doğal ama tüm yaşamı haz üzerine kurmaya çalışmak, o hayatı ne kadar anlamlı kılar, bu da bir soru işareti.

‘Bir ihtimal daha var, o da  tüket-at mı dersin’

Dr. Feyza Bayraktar

Haberin Devamı

Artık sadece yalnız kalmamak için mi ilişkiye giriyoruz?

İlişkilenme ihtiyacı insanın doğasında var. Bu yüzden pandemi sürecinde hepimiz oldukça zorlandık. Öte yandan insan kalabalık içinde de
yalnız hissedebilir. Bu yüzden tek başınalık ve yalnızlık iki ayrı kavramdır. Yalnızlık bağ kurulan ilişkilerle giderilebilir. Yalnızlık duygusunu gidermek için bağ kurulamayan ilişkileri sürdürmeye çalışmak insanı daha yalnız hissettirebilir. 

* Bizi daha da yalnız hissettirecek ilişkiyi nasıl anlarız?

Beklentilerimizin karşımızdaki kişinin beklentileriyle örtüşüp örtüşmediğinin farkında olarak ilişkiye başlamak lazım. Yani bir taraf tek gecelik bir ilişki arayışındayken diğeri evlenmek istiyorsa; o zaman beklentiler örtüşmez ve hayal kırıklıkları yaşanabilir. Tabii ki ilişkiler zaman içinde değişip evrilebilir. Ama ‘ikna ederim’ düşüncesiyle yola çıkmak yaralayıcı olabilir.

Haberin Devamı

* Yalnızlıkla barışma imkânımız yok mu?

Yalnızlık duygusunun altında yatan birçok farklı sebep olabilir; sosyalleşme de yalnızlık duygusunu gidermeyebilir. Yoğun stres altındayken de insan kendini yalnız hissedebilir. Öte taraftan, zaman zaman yalnız hissetmek bir problemimiz olduğunu göstermez. Bu yüzden insan kendi kendine keyifli zaman geçirmeyi öğrenmeli. Hobilerine zaman ayırması, evcil hayvan edinmesi gibi şeyler yalnızlık duygusunu hafifletecektir.

* ‘Sağlıklı ilişkilenme’ nasıl olmalı?

İnsan ilk önce kendisiyle sağlıklı bir ilişki içinde olmalı. Eğer kendisiyle sürekli kavga halindeyse bir ilişki içinde de huzur bulması oldukça zordur. Sağlıklı ilişkilerde insanlar birbirlerine açık ve dürüst olur, güvenirler. Kendilerini rahat ifade edebilirler. Birbirlerinin isteklerine, sınırlarına saygı gösterir, birlikte karar alırlar. Tabii ki insanların kişilik özellikleri, sevme ve ilişkilenme anlayışları farklılık gösterebilir. Asıl önemli olan, ortak noktada buluşmayı denemek, buluşulmasa bile tolerans gösterebilmek.

Haberin Devamı

* ‘İlişki emek ister’ dedik. Peki, nereye kadar?

İlişkide problem olması gayet doğaldır. Önemli olan, iki tarafın da bunu çözmeye gönüllü olmasıdır. Göz ardı edilmemesi gereken nokta şu; insanlar tutum ve davranışlarını değiştirseler bile başka birine dönüşmezler.

‘Bir ihtimal daha var, o da  tüket-at mı dersin’

‘Ayrılık sağlıklı da gelişse iki taraf için de zordur’

*İyi ayrılmak mümkün mü? Mesela Fazıl Say ve eşi Ece Dağıstan’ın iyi ayrılması çok yadırgandı.

Evlilikler bitse bile ilişki içinde arkadaş olabilmeyi başaranlar iyi bir şekilde ayrılabilir. Ancak sağlıklı gelişse de ayrılık iki taraf için de zordur. Çoğu zaman insanlar bu zor kararı almamak için ayrılık sürecini erteler ve ilişki kopma noktasına gelir. Bu yüzden sağlıklı ayrılık birçok kişiye yabancı gelir.

Haberin Devamı

* Fazıl Say ve eşi evliliklerini ayrı evlerde sürdürüyordu. Bu yıpranmayı önlemiş olabilir mi?

Ayrı evlerde evlilik son yıllarda oldukça sık gündeme gelen bir kavram. İki taraf da ayrı yaşamak konusunda hemfikirse neden
olmasın! Birlikte yaşamın da
ayrı yaşamın da artıları ve eksileri olduğu unutulmamalı. Yani mükemmel bir ilişki biçimi yok denilebilir.

BAKMADAN GEÇME!