GeriHürriyet Cumartesi ‘Sesimizi duyun, hemen şimdi!'
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

‘Sesimizi duyun, hemen şimdi!'

‘Sesimizi duyun, hemen şimdi!'
Abone Olgoogle-news

Türkiye Otizm Anneleri Topluluğu geçtiğimiz günlerde #SesimiziDuyun başlığıyla bir bildiri yayımladı. “COVID-19 salgını çaresizliğimizi bir kez daha yüzümüze vurdu” diyen anne-babaların kaygıları artıyor: “Biz öldükten sonra çocuklarımıza ne olacak?”

Oğuz Matoğlu, 55
MUTSUZ BİR HAYATA MAHKÛM BIRAKILMASINLAR

Oğlum 24 yaşında. Salgın sürecinde herkes gibi biz de zorluklar yaşadık ancak sokağa çıkma yasağı avantaj oldu. Çünkü taciz eden bakışlar yoktu hayatımızda. Ayrıca bu süreç evde hapis kalmanın nasıl bir his olduğunu herkese öğretti.

Geleceği bilemeyiz, ama bizden sonra çocuklarımıza ne olacağı belli değil. Kendi ayakları üzerinde duramıyorlar; mutlaka bakım ve gözetim istiyorlar. Herkes gelecek endişesi yaşarken bir de bizi düşünün. Nasıl endişe duymayalım ki!

Devlet çocuklarımıza ev ortamı şeklinde yaşam birimleri yapabilir. Çalışanların yarısı da bizim gibi ebeveynlerden ve yakınlarından seçilebilir. Hayatta olmayanların otizmli evlatlarının yaşam şartlarının denetimi otizmli evladı olan diğer anne-babaların aracılığıyla yapılmalı.

Çocuğumun benden sonra cahil ve vicdansız insanların elinde işkence ve baskıya maruz bırakılmasından,  mutsuz bir hayata mahkûm edilmesinden çok korkuyorum.

Arzu Gökçe, 49
ARTIK İMDAT ÇIĞLIKLARI ATIYORUZ

Otizmli çocuklar için İstanbul’da bir bakımevi var ama 40 çocuk sırada. Aileleri öfke krizleriyle baş edemez durumda. Ailelerin nefes alması için destek mekanizmaları yok. Ülkemizde otizmli yetişkinler için devlete ait bir tek bakım merkezi var. Oysa yurtdışında bakım hizmeti dört kişilik grup evlerinde veriliyor. Bunları TBMM Başkanı Mustafa Şentop’a sunduk. Cumhurbaşkanımıza da arz edilecekti ancak pandemi bu süreci uzattı. Birçok sorunla yaşamaktan yorulduk, imdat çığlıkları atıyoruz.

Dudu Karaman, 47
PANDEMİ KORKU VE KAYGILARIMIZI TIRMANDIRDI

Oğlum Deniz 11 yaşında. Pandemi sürecinde okullar ve rehabilitasyon merkezleri kapandığından çocuklar eğitime erişemez hale geldi. Sinir krizleri arttı. Sokağa çıkma izni verilmesi de yeterli olmadı. 

Almanya, Münih’te ziyaret ettiğimiz rehabilitasyon merkezi yeşillikler içinde ve şehrin tam ortasındaki iki binadan oluşuyordu. Binalardan biri ana sınıfından liseye bir okul... Psikolojik destek ve tıbbi hizmetler aynı binanın içinde ücretsiz. 

Yetişkin engellilerin yaşadığı binanın altında kafeterya, etkinlik  ve atölye alanları mevcuttu. Üstte 2+1 daireler... Engelli birey burada tek başına ya da ailesiyle kalabiliyor. Engelliler üretim sürecine dahil edilmiş, yaptıkları işin karşılığında ücret alıyorlar. Türkiye’de buna benzer merkezler yok.

Pandemi nedeniyle kendimi ölüme her zamankinden daha yakın hissediyorum. Ölmek ve çocuğumun güvenle gideceği bir yerin olmadığını bilmek korku ve kaygılarımı tırmandırıyor.

‘Sesimizi duyun, hemen şimdi
Yurtdışında eğitimden sağlığa tüm hizmetler tek merkezde sunuluyor.

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle