Satrançla iyileştiler, geliştiler

Satrançla iyileştiler, geliştiler

Bayburt’un Taşkesen Köyü’nde ‘fenilketonüri’ hastası olarak doğan Ahmet Yılmaz, doktor tavsiyesiyle bebekken satrançla tanışmış. 9 yaşındaki Mardinli Elif Didin 3 yaşından beri satranç oynuyor; geçen yıl Türkiye şampiyonu olmuş. Hedefi ‘kadın büyükusta’ unvanını almak. Küçükler ve Yıldızlar Satranç Şampiyonası, Türkiye’nin dört bir yanından 2 bini aşkın sporcuyu bir araya getirdi. Gördük ki bu oyun kimine ilaç, kimine yaşam amacı oluyor...

Haberin Devamı

Türkiye Satranç Federasyonu (TSF), 1992’den beri Türkiye Yaş Grupları Şampiyonası düzenliyor. Her sene sömestir tatilinde yaklaşık 2 bin 500 genç ve çocuk sporcu Antalya’da damalı tahta üzerinde kozlarını paylaşıyor. 2005’ten itibaren İş Bankası’nın sponsorluğunda düzenlenen Türkiye Küçükler ve Yıldızlar Şampiyonaları geçen yıl pandemi sebebiyle ertelenmişti. Ama bu yıl planlandığı gibi yine binlerce minik ve genç sporcunun Antalya’da bir araya geleceğini öğrenince bu etkinliği kızım Bilge ile izlemenin ne kadar keyifli olacağını düşündüm. Hem kızımı satranç sporcularıyla tanıştırırım hem de onun gözünden yaşıtlarının bu heyecanını daha iyi algılarım dedim.

Gerçekten de daha Antalya’ya iner inmez Bilge’nin içindeki gazeteci ortaya çıktı. Türkiye’nin 74 ilinden gelen 2 bin 34 çocuğu bir arada görmek, bazılarının hikâyelerini dinlemek benden çok onu heyecanlandırdı. Aileleri, antrenörleri derken 5 bin kişilik bu dev organizasyonda pek çok kişiyle tanıştık ama benim için olduğu kadar Bilge için de en çarpıcı hikâye Ahmet’inkiydi sanırım... 7 yaşındaki Ahmet Yılmaz ile 10 yaşındaki kuzeni Şahin Yılmaz’ın hikâyesini dinlerken Bilge’nin gözlerinde şahit olduğum hayranlık, buraya gelmekle doğru bir karar verdiğimi gösterdi.

Haberin Devamı

Satrançla iyileştiler, geliştiler
Ahmet Yılmaz’ın doğuştan gelen ‘fenilketonüri’ hastalığı beynini ve zekâsını olumsuz etkileyebilir diye doktorlar satranç oynamasını önerdi. Babası Onur Yılmaz “Zekâ oyunları ve satranç onun ilacı” diyor.

Ahmet Yılmaz, ilkokul 3’üncü sınıfa gidiyor. Fenilketonüri hastası. Kendini ifade ederken özgüvenli: “Benim doğuştan gelen bir hastalığım var. Bunun beynime olumsuz etkisi vardı. Satranç derslerine 4 ay önce başladım. Ama bebekliğimden beri biliyordum; babam öğretmişti. Her gün oynuyorum.”

Bilge haliyle telefon ve bilgisayar oyunu oynayıp oynamadığını merak ediyor; oynamıyormuş Ahmet, ünlü satranç oyuncuları Magnus Carlsen ve Garry Kasparov’u izliyormuş. “Dünya şampiyonu olacağım. Sınıfta ‘Ahmet’le sakın satranç oynamayın’ diyorlar, herkesi yeniyorum. Bir arkadaşım madalyalarımı gördü, ‘Bunları nereden buluyorsun’ dedi. Ben de ‘Kursa gidiyorum, sen de gel’ dedim. Onlar da başlıyor. Derslerim de iyi, matematiği çok seviyorum” diye anlatıyor.

Haberin Devamı

Minik satranççının kuzeni, Şahin 5’inci sınıfta. Ahmet’in oynadığını görünce başlamış: “İlk öğrendiğimde sadece Ahmet’le oynuyordum. Küçük küçük hedefler koyup büyüteceğim” diyen Şahin’in ilk ‘küçük’ hedefi milli takıma girmek, sonraki de Türkiye şampiyonu olmak... “Satrancı bir strateji oyunu olduğu için seviyorum. Savaş oyunu gibi. Askerleri, atlıları yerleştiriyorum” diyen Şahin, satrancın derslere de
okuldaki popülerliğine de katkısı olduğunu söylüyor.

Bilge bu yarış temposunun onları zorlayıp zorlamadığını merak ediyor. Kaybettiklerinde üzülüyorlar mı, pes ediyorlar mı? Şahin çekişmeden memnun; “Rekabet bizi birinciliğe taşıdı. Ahmet bir maç kazanınca, ben de kazanmalıyım diyorum. Yenilince pes etmem, daha çok çalışırım” diyor.

Haberin Devamı

Ahmet çok centilmen, “Yenildimse tebrik ederim rakibimi. Sonra çalışmaya devam... Türkiye kupasında üniversite öğrencisini de yendim ben ama kendimle yarışıyorum” diye yanıt veriyor.

Onur Yılmaz, Ahmet’in babası... Ahmet’in fenilketonüri nedeniyle zekâ ve motor gelişimi etkilenebilir diye en baştan önlemler almış. “Satranç gibi zekâ oyunları oynatıp gelişimine katkı sağlamamızı önerdi doktorlar. Ben de bilmiyorum, kitaplardan okuyup anlattım” diyor.

‘HEPSİ BİRER ŞAMPİYON’

Pedagoglar Ahmet’teki motor becerilerin gelişimini gördükçe devam ettirmişler satranca... Babası “Günlük ilacı var, diyeti var ama zekâ oyunları ve satranç da onun ilacı” diyor. Antrenör Taha Kılıç sözü devralıyor: “Sporcularımız satrançla yatıp kalkar. Rüyalarında görür. Satranç bir oyun değil, her sporcu için farklı bir anlamı var. Kimi için hayat tarzı, kimi için kimlik, kimi için başarı demek. Ahmet içinse ilaç. İleride daha büyük başarılar elde ettiğinde hasta olanlar için de bir umut olacak. Önyargıları kırabilmek asıl şampiyonluk.”

Haberin Devamı

Şampiyona ben bu haberi yazarken hâlâ devam ediyordu. Sonuçlar bugün (29 Ocak) belli olacak. Gerçi bir madalya alamasa bile her çocuk buradan kazanarak dönecek. Bizim kazancımızsa kızım Bilge’nin “Satranç buradaki pek çok çocuk için iyi bir gelecek demek. Kim kazanacak şampiyonayı, çok merak ediyorum ama bana göre hepsi birer şampiyon” demesiydi...

Satrançla iyileştiler, geliştiler

‘AVRUPA’DAKİ MAÇLARA GİTMEK İSTİYORUM’

9 yaşındaki Elif Didin Mardin, Kızıltepeli. Birçok şampiyonluğu var. 7 yaşta Türkiye 3’üncüsü, 8 yaşta Türkiye şampiyonu olmuş. Bu kadar başarılı olmasının bir sebebi de kreş öğretmeninin satranç antrenörü olması... Kızıltepe’de pek çok çocuğa örnek olan Elif: “Satranca 3 yaşımda başladım. Hedefim WGM (kadın büyükusta) olmak. Bu turnuva için çok çalıştım. Heyecanlı değilim. Heyecanlı olduğumda maçları kaybediyorum. Bu sporun derslerime de katkısı var. Satrancı hiç bırakmak istemiyorum, her gün çalışıyorum. Hedefim artık Avrupa’da oynamak. WCM (kadın büyükusta adayı) puanı almam gerekiyor. Bunun için Avrupa’daki maçlara gitmek istiyorum.”

 

Haberle ilgili daha fazlası: