‘İnsanları ve konserleri çok özledim’

Güncelleme Tarihi:

‘İnsanları ve konserleri çok özledim’
Oluşturulma Tarihi: Şubat 13, 2021 07:00

Polonyalı piyanist ve besteci Hania Rani, PSM Online’da çevrimiçi bir konser vermeye hazırlanıyor. Rani, “Şanslıyım çünkü bestecilik çoğu insanın şu anda yaptığı şeye benziyor; evde çalışmak” diyor.

Haberin Devamı

Polonyalı piyanist ve besteci Hania Rani, dinleyiciyi adeta hipnotize eden sade melodileriyle 19 Şubat akşamı PSM Online’da seyirci karşısına çıkacak. Klasik müziğin başarılı, genç ve popüler temsilcilerinden biri olan Rani konserinde ‘Esja’ ve ‘Home’ albümlerinden şarkılar seslendirecek. Rani sorularımızı yanıtladı.

Piyano çalmaya nasıl başladınız? Tutkunuz ailenizden mi geliyor?

Polonya, Gdansk’ta doğdum. Ailem müzisyen değil, annem doktor, babam mimar. Yine de müzik bizim için her zaman önemli oldu. Bizi mutlu eden bir şey yapmanın bir yolu olarak müzik hep hayatımızdaydı. Ya şarkı söylüyor ya da bir enstrüman çalıyorduk. Beni yedi yaşında müzik okuluna yazdırmaya karar verdiklerinde doğal bir şey olduğunu düşündüm. Çok sorgulamadım. O zamanlar her çocuğun müzik okuluna gittiğini düşünüyordum. Yaşadığımız yerde de çok iyi bir müzik okulu vardı. Yedi yaşında piyano dersleri almaya başladım ve durmadım. Ortaokulda, ardından Varşova’da ve Berlin’de devam ettim.

Haberin Devamı

Umarım en kısa zamanda birbirimize kavuşuruz

İzleyici karşısında çalarken kendinizi nasıl hissediyorsunuz?

Bir enerji transferi olduğunu hissettiğimi söyleyebilirim. Bir konser sırasında neler olacağı sadece benim sanatçı olarak hissettiklerimle ilgili değil, izleyiciyle de ilgili. Müziğimi dinlemeye gelmelerine her zaman minnettarım. Özellikle az kişinin beni tanıdığı yerlerde konser vermeyi daha çok seviyorum. İstanbul’daki ilk solo konserlerim için belki 5 ya da 10 kişi gelecek diye düşünüyordum. Oysa mekân büyük olmasa da doluydu. Dünyayı gezerken ya da başka bir ülkeye gittiğimde her zaman sıfırdan başlıyorum.

Pandemi sanatınızı nasıl etkiledi? Bu süreçte en çok neleri özlediniz?

Bir şeyler yolunda gitmediğinde kendi içine dönen, neler yapabileceğini düşünen biriyim. Bu süreçte de kendi projelerime ve hedeflerime yoğunlaştım. Aslında şanslıyım. Çünkü bestecilik çoğu insanın şu anda yaptığı şeye benziyor. Bilgisayar karşısında ya da evde çalışmak! Genelde bilgisayar başında prodüksiyonlar deniyorum, parçalar çalıyorum ya da farklı enstrümanlar deniyorum. İki aylığına ailemin evine taşındım. Bu zamanı yeni besteler yapmak ve kaydetmek için kullanmaya karar verdim. İnsanları ve özellikle sanatsal üretimimin önemli bir parçası olan konserleri çok özlüyorum. Umarım en kısa zamanda kavuşuruz.

Haberin Devamı

Şarkı yapmaya, kitap yazmaya, üretmeye devam etmeliyiz

◊ Pandemi nedeniyle birçok müzisyen konser veremez hale geldi ve zor durumda. Bununla ilgili bir çözüm öneriniz var mı?

Hepimiz için çok zor bir durum ve elimizden pek fazla bir şey gelmiyor. Ne kadar fazla insanın işinden olduğunu düşünenlerin aklına hep sanatçılar geliyor. Müzisyenlerin dışında bu sektörde yer alan menajerler, sanatçı ajansları, sahne arkasında çalışanlar, teknisyenler, şoförler gibi bu işle ilgilenen birçok insan da şu an zor durumda. İşin bu boyutunun da farkında olmak gerekiyor. Polonya’da müzisyenler hükümetten biraz yardım aldı ve fiziksel olarak olmasa da insanlarla buluşmaya devam edebildik. Savaşlardan sonra olduğu gibi kendimizi zorlayarak müzik yapmaya, kitap yazmaya, film çekmeye, yani üretmeye devam etmeliyiz. Kendimizi kapatmamalıyız. Empati, bilgelik ve hassasiyetimizi kaybetmemeliyiz. Kültürden beslenmeye devam edip insanlara, medeniyetlerimizin sahip olduğu en iyi şeyin kültür olduğunu hatırlatmanın gerçekten önemli olduğunu düşünüyorum.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!