“Her canlı bir gün ‘Arka Sokaklar’ı seyredecek”

Güncelleme Tarihi:

“Her canlı bir gün  ‘Arka Sokaklar’ı seyredecek”
Oluşturulma Tarihi: Eylül 02, 2023 07:00

Günümüzde birçok dizi 4-5 bölümde final yapıyor ama ‘Arka Sokaklar’ 18’inci sezonuyla ekrana döndü. Onları izleyip polislik mesleğini seçenler de var, sokakta görüp “Devam edin müdürüm” diye bağıranlar da... Efsanevi dizinin efsane oyuncuları Zafer Ergin, İlker İnanoğlu, Özgür Ozan’la buluşuyoruz. Başarılarının sırrını, anılarını ve yeni sezonun rekabet dolu ortamını konuşuyoruz. “Dram dizilerinde masanın etrafında herkes birbirine bakarak saatler geçiriyor. Oysa bizim işimizde devamlı akan bir hikâye var” diyorlar.

Haberin Devamı

Üçü de çekimden önce stüdyoya gelmiş. Türk kahveleri eşliğinde sohbet ediyorlar. Aralarında yılların dostluğunun verdiği çok kuvvetli bir bağ var. Kendi aralarında bir bakışla anlaşabiliyorlar. Zafer Ergin “18 senedir aynı dizide olunca artık birbirimizi neredeyse nüfusumuza alacağız, öyle bir bağlılığımız oldu” diyor. Dünden bugüne başlıyoruz muhabbete...

Birçok dizi 4-5 bölümde biterken Kanal D’de yayımlanan ‘Arka Sokaklar’ 18’inci sezonuyla ekrana dönüyor. Nedir sizin sırrınız?

Özgür Ozan: Biz 3’üncü sezondan sonra saymayı bıraktık aslında (gülüyor). ‘Arka Sokaklar’da aile hikâyesi, herkesin yaşadığı sıkıntılar, ekip duygusu, komedi, iyi ve kötü var. Dizide polis olmaktan öte önce insanız. Suçlu suçluluğu kanıtlanana kadar önce insan ve suçsuzdur. Biz de o insani tarafları işliyoruz. Polisler “Bizim görünmeyen yüzümüzsünüz” diyorlar. Aktüel kamerayla yapılan çekimler sahiciliği arttırıyor. Bir de dizinin hangi bölümünden, neresinden başlarsanız başlayın izleyebiliyorsunuz.
Bir esnaf işiyle ya da müşterisiyle ilgilenirken bir yandan diziyi seyredebiliyor. Mesela bir gün, bir büfeye girdim. Bir şey istedim. Adam bir yandan ‘Arka Sokaklar’ı izliyordu. İstediğimi verdi ama beni fark etmedi bile.

Haberin Devamı

Zafer Ergin: Dizimiz herkese dokunuyor. Arka sokaklarda yaşananların, yaşayanların hepsi bizim içimizde, biz de onların. Halkın beklediği, olması gereken şeyler oluyor dizide, bu da seyircinin hoşuna gidiyor. Bize karşı sıcak duygular hissediyorlar.

İlker İnanoğlu: Türkiye’de hâlâ dram dizilerinde masanın etrafında herkes birbirine bakarak saatler geçiriyor. Oysa bizim işimizde devamlı akan bir hikâye var. Olaylar genelde gazetelerin üçüncü sayfalarında gördüğümüz güncel konular. Ama bunların yanında güzel başka yanları da var. Bir keresinde Cumhurbaşkanlığı’ndan ödül almaya gitmiştim. Kapıda duran polis arkadaş “Çocukluğumdan beri sizi seyrediyorum ve sizin sayenizde polis oldum” dedi. Bu çok güzel bir duygu.

Özgür Ozan: Bir de bugüne kadar ‘Arka Sokaklar’ seyretmedim diyenlerin de dizi hakkında fikirleri var. İzlemedik deseler de sonra gelip “Dizide sizin çocuklar da büyüdüler” diyorlar. İzlemeyen birinin bundan haberdar olması mümkün değil. Her canlı bir gün ‘Arka Sokaklar’ı seyredecek. Bir de gündemi takip ediyoruz. ‘Arka Sokaklar’ her dönemi anlatan Türkiye’nin hafızası aslında.

Haberin Devamı

“Her canlı bir gün  ‘Arka Sokaklar’ı seyredecek”

Cuma geceleri için bu sezon ekranın ‘en kanlı’ gecesi deniyor. Siz ne kadar iddialısınız?

Özgür Ozan: Cumaları biz yokken kanlıydı, şimdi geliyoruz. Polisiz ve o kanı engelleyeceğiz! Biz olmadığımız için ortalık birazcık başkalarına kaldı. Ama 18 senedir kemikleşmiş bir kitlemiz var. 

Ekranda yıllardır aynı karakterleri canlandırıyorsunuz. Bu oyunculuğunuzu körelten bir durum mu sizce?

İlker İnanoğlu: Her seferinde farklı heyecanlar bulmaya çalışıyorum. Bunun yanı sıra kendi oyunculuğumu tatmin edecek başka şeyler de yapıyorum.

Özgür Ozan: Bunun avantajı şu; sektörde bir işe başlayıp devam ettirmek istersiniz, bu da öyle. Dezavantajıysa kendinizi başka rollerde deneme, başka yönetmen ve senaristlerle çalışma şansınız az.

Haberin Devamı

“Her canlı bir gün  ‘Arka Sokaklar’ı seyredecek”

Zafer Ergin: Her senaryoda takılacağım, beni heyecanlandıracak kancalar arıyor ve buluyorum. Bu sebeple de hiç sıkıntı çekmiyorum.

Hiç “Ben de jön olsaydım” ya da “Bir çapkını canlandırsaydım” dediğiniz olmadı mı?

Özgür Ozan: “Aman çapkın olayım” diye hiçbir rolde oynamayı düşünmedim.

Siz yıllardır polisleri canlandırıyorsunuz. Hiç kendinizi kaptırdığınız, rolde kaldığınız oldu mu?

İlker İnanoğlu: Oyunculuk profesyonel bir şeydir. Çekim bitince karakteri orada bırakırsın. Ama beni yolda görüp “Devam edin müdürüm” diyenler oluyor. Hatta sette “Engin Bey yarın set saatiniz şu” diyenler oldu. Ben değil ama dışarıdakiler kendini kaptırıyor.

Haberin Devamı

Özgür Ozan: Rolden çıkamamak oyuncu için çok hastalıklı bir duygu. Benim için Hüsnü Çoban sette bitiyor. Ama beni sokakta gerçek adımla tanıyan yok.

“Her canlı bir gün  ‘Arka Sokaklar’ı seyredecek”

 

‘HERKESTEN OYUNCU OLUR...’

Son dönemde sosyal medyadaki takipçi sayılarına veya popülerliğe göre isimlerin dizilerde başrol aldığı söyleniyor. Siz buna ne diyorsunuz?

İlker İnanoğlu: Diyelim Brad Pitt’in 5 milyon, Kim Kardashian’ın 120 milyon takipçisi var. O zaman Kim Kardashian her şeyin başrolünde oynamalı, değil mi?

Popülerlik ve oyunculuk eşdeğer mi?

Özgür Ozan: Olabilir mi böyle bir şey, imkânsız.

İlker İnanoğlu: Bunun başka versiyonları var. Mesela büyük bir ismi alıyorlar. Proje beş bölüm sonra kalkıyor. Demek bu oyuncuyla da ilgili değil, senaryo ve proje önemli.

Haberin Devamı

Özgür Ozan: E, Hakan sen de bizi 18 sene beklettin. Neden?

Bu da benim ayıbım olsun...

Özgür Ozan: Bizim takipçilerimiz az diye mi (gülüyor)? Bunu da kesme, yayımla!

Yok canım, kesmem! Oyunculuk ve güzellik ilişkisine ne diyorsunuz?

Özgür Ozan: Çevrenize bakın, güzeli, çirkini, kısa boylusu, uzunu, kilolusu var... Bir erkek oyuncunun role çalışmak yerine spor salonuna gidip hazırlanması bana çok doğru gelmiyor. Rol gereği yapması gerekiyorsa tamam. Sen rolün için bir şeyler yap ama sadece kaslısın diye rol verilmesi, derdinin ekranda güzel ve şık görünmek olması başka bir şey.

İlker İnanoğlu: Ülkemizdeki soap opera (pembe dizi) işler yurtdışına da satılıyor. Tamam ama yabancı dizilere bak: ‘Breaking Bad’, ‘Succession’... Bir tane manken gibi vücutlu birini görüyor musun?

“Her canlı bir gün  ‘Arka Sokaklar’ı seyredecek”

Özgür Ozan: Bu kriterler 35 sene önce olsaydı ben oyunculuk yapamayabilirdim. Sosyal medya yoktu, ne kaslıydım ne de yakışıklıydım. Kafama koydum, yaptım. “Mankenden oyuncu olur mu” derlerdi bir dönem. Herkesten oyuncu olur. Maymun oyuncu da vardı bir ara... ‘Charlie’ diye bir dizi çekmişlerdi. Ama amacınız takipçi kazanmak değil de mesleki bir şeyse
o zaman ilerlersiniz.

“Biz olmadığımız için ortalık birazcık başkalarına kaldı. Ama 18 senedir kemikleşmiş bir kitlemiz var.”

 

‘KIYAFETSİZ FOTOĞRAF ATANLAR OLUYOR’

Bir asansörde bir saat kapalı kalsanız yanınızda kim olsun?

Özgür Ozan: Kim Kardashian.

İlker İnanoğlu: Klostrofobim var, kimseyi düşünemem.

Zafer Ergin: Asansör tamircisi.

“Her canlı bir gün  ‘Arka Sokaklar’ı seyredecek”

Biriyle baş başa yemek şansınız olsa kimi seçerdiniz?

Özgür Ozan: Al Pacino.

İlker İnanoğlu: Wonder Woman’da oynayan Gal Gadot.

Başlayınca duramadığınız bir şey...

İlker İnanoğlu: Bende her şey öyle, mesela çikolata yemeye başlayayım, üç kutuyu bitirene kadar durmadan yerim.

Özgür Ozan: Dondurma.

Hayatınıza giren kadınlardan ne öğrendiniz?

İlker İnanoğlu: Sevmeyi öğrendim.

Zafer Ergin: Öğreti annelerimizden başlıyor ve hepsinin bize katkısı oluyor.

Sosyal medyada varsınız. Popülersiniz. Ahlaksız teklif alıyor musunuz?

Özgür Ozan: Ben DM’lere bakmıyorum.

İlker İnanoğlu: Kıyafetsiz fotoğraf atanlar oluyor.

Özgür Ozan: Çıplak bile diyemedin kibarlık olsun diye.

“Her canlı bir gün  ‘Arka Sokaklar’ı seyredecek”

 

‘BİR MEZARIN İÇİNE DÜŞTÜM’

Sette bunca sene birçok şey yaşamışsınızdır. Sizce en sıradışı olay hangisiydi?

Özgür Ozan: Benim yandığım bir sahne vardı.

Gerçekten mi?

Özgür Ozan: Evet, gerçek. Beş kamera birden çalışıyoruz. “Stop” dendiğinde 20 kişilik sahneyi tekrar almamız gerekiyor, ben de işin durmamasını istiyorum, bu tiyatrodan kalan bir alışkanlık da olabilir. Bir gün çekimde molotofkokteyli atılıyordu. Yanlışlıkla bacağıma geldi. Bacağım yanmaya başladı. Koşarak merdivenlerden indim, “Çekimi kesin, yanıyorum” da demedim. Kendimi kenara attım. O jenerikte bile vardı. Tabii patlamalarda tehlikeler atlattığımız oldu.

Zafer Ergin: Ben amirim biliyorsun (gülüyor). İlk zamanlarda dizide 5 kişiydik. Büyük sorumluluk vardı hepimizde. Düşmeler kalkmalar oluyordu. Bir gün atlarken bir mezarın içine düştüm. Biraz daha yatarsam üstümü örteceklerdi. Neyse ki son anda kalktım (gülüyor).

Özgür Ozan: Biz aslında 18 senedir birbirimize omuz vere vere devam ediyoruz. Afişe bak, sektördeki en yaşlı ekibiz. Ben 40 yaşında girdim bu işe, şu an 58 yaşındayım.

“Her canlı bir gün  ‘Arka Sokaklar’ı seyredecek”

Zafer Ergin: Bir de işimiz aksiyon olduğu için her an her şey olabilir, olmaması için gösterdiğimiz gayret bazen komik de oluyor.... Daha ilk bölümlerdeydik. Elimizdeki silahlar kurusıkıydı. Bir apartman baskını yapıyoruz. Dar bir kapıdan içeriye
4 kişi gireceğiz, içeride de 20 kişi var. Öncesinde denemeler yaptık. Ateş edeceğimiz mesafeleri ayarladık. Aramızda o dönem Şevket de (Çoruh) vardı. Her şeyi hesapladık. Kapıdan daldık. Ateşler edildi. Şevket vuruldu. “Aa n’oldu” falan diyoruz. Sonra baktık, ben yapmışım. Yani Şevket’i vurmuşum... Kurusıkı da olsa kazayla biraz canını yaktım.

Bu kadar erkek ortamında ‘testosteron yüklü’ bir sette çalışmak nasıl bir şey?

Özgür Ozan: Bizde testosteron kaldı mı bilmiyorum (gülüyor).

İlker İnanoğlu: Arada peruk takıp Zafer Abi’nin karavanına giriyorum. Uzağı pek iyi görmediği için beni yeni oyuncu zannediyor.

Oluyor mu böyle şeyler?

İlker İnanoğlu: Şaka canım.

Aranızda nasıl bir dostluk var?

Zafer Ergin: 18 senedir aynı dizide olunca artık birbirimizi neredeyse nüfusumuza alacağız, öyle bir bağlılığımız oldu.

BAKMADAN GEÇME!