Bakışlarım kızları bayıltırdı

Güncelleme Tarihi:

Bakışlarım kızları bayıltırdı
Oluşturulma Tarihi: Ağustos 07, 2013 10:05

“Benzemez Kimse Sana” yarışması sırasında kıvrak zekasına, hazırcevaplığına ve dostluğuna birebir tanık olduğum Murat Başoğlu ile bu kez evinde buluştuk. 5 numaralı bakışı ile kızları televizyon karşısında bayılttığı “Sabah Şekerleri” döneminden bugüne kadar olan yolculuğunu, televizyona dönüşünü, yeni projelerini ve herkesin hayran olduğu vücudunu konuştuk. Nasıl bu kadar fit, zinde ve yakışıklı kalmayı başardığının ipuçlarını sizler için Murat’ın ağzından almaya çalıştım.

Haberin Devamı

* Bugüne dek gördüğüm en fırlama ve zeki adamlardan birisin. Nasıl bir çocukluk geçirdiğini, okul yıllarını merak ediyorum.
- İzmir’de doğdum ve büyüdüm. Çalışkan, her dönem takdir ya da teşekkür getiren bir öğrenci değildim, zar zor okudum ilkokulu. Ağabeyim öğretmendi, onun yardımları ile geçtim sınıfları.

* Nasıl geçiyordu peki günler? Gezip tozarak, yaramazlık yaparak mı?
- Alakası yok. Benim babamın parası yoktu, yılda üç defa falan iflas ederdi! Ben ilkokulu su satarak, ortaokulu hafta sonları lunaparkta çalışarak bitirdim, tatil yapmadım hiç. Lisede de hep öyleydi, cumartesi-pazar hamburgecide çalışırdım. Çuval çuval patates de soydum, garsonluk da yaptım. İyi ki bunları yaşamışım. Birikim sahibi yapıyor çünkü insanı...

* Şansın nerede döndü peki? Nasıl keşfedildin?
- Her şey okumakla olmuyor. Bir arkadaşım şöyle derdi: “Hiç üniversite bitirmedim, yanımda üniversite bitirmiş adamlar çalışıyor.” Pizzacıda garsonluk yapıyordum, bütün kızlar oraya geliyordu. Benim birkaç masam vardı. Bir gün kızlardan birinin babası geldi, ertesi gün beni bir mağazadan aradılar. Adam beni işe soktu. İşte o, hayatımın dönüm noktasıdır.

DIŞARIDA BİR HERİF VAR, YIKILIYOR!
* Nasıl bir dönüm noktası olabilir ki mağazada işe başlamak?
- Bir gün Nergis Kumbasar ile Sibel Savacı geldi mağazaya, dışarıda da Başak Gürsoy bekliyor. Çıkışta Başak’a “İçeride bir herif var yıkılıyor” demişler. Sonra o da geldi ve bana “Manken olur musun?” dedi. Gittiğim her görüşmeden de işi alıp ayrıldım. O yıl acayip para kazandım, her yerdeydim. Reklam filmi, defile... 100’ün üzerinde reklam filmim var. Herkes beni yabancı diye izliyordu ama...

* Ne kadar sürdü mankenlik?
- 10 yıl.

* Nasıldı peki? Eğlenceli? Yorucu? Çılgın?
- Güzel diyeyim. Dünyayı geziyorduk, arayıp da bulamayacağın şey.

* Televizyona geçiş nasıl oldu? “Sabah Şekerleri”nin doğuş hikayesini anlatsana.
- Şebnem Dönmez’e televizyon projesi getiriyorlar, ama partnerli... O da “Murat çok komiktir, televizyonda potansiyelinin 10’da 1’ini kullansa millet hasta olur ona” demiş. Cuma deneme yaptık, pazartesi yayına girdik. İlk başta konuşamıyordum, sonra açılmaya başladım. Gerçi konuşmasam da sadece bakışlarım yüzünden evde bayılanlar oluyormuş, sonra öğrendik.

* O bakışlar nereden çıktı? Ayna karşısında çalışıldı mı yoksa?
- Yok. Öyle bakıyormuşum ben ekranda. Bir gün kızın biri çığlık attı telefonda, sonra “kız düştü düştü” diye çığlıklar geldi, bayılmış. O en etkili 5 numaralı bakıştı. “Sabah Şekerleri” ile 4 yıl boyunca ilk 10’a girdik hep.

BEĞENİLMEYİ SEVERİM AMA HİÇ ÇAPKIN OLMADIM

* Yakışıklısın, popülersin, iyi para kazanıyorsun. O zamanlar aşk hayatın nasıldı?
- Beni herkes çapkın sanıyordu ama değildim. Beğenilmeyi severim ama daha ileri gitmelerine izin vermem. Hayatımın hiçbir döneminde çapkın olmadım Zaten o dönemler biriyle beraberdim, 2,5 yıl devam etti. Evlenmek istiyorduk.

* Ne oldu?
- Babası benim gibi bir sunucuya kız vermedi.

* Neden bıraktın Sabah Şekerleri’ni?
- Biraz sıkıldım galiba.

* “Şöhreti eşi için bir kenara attı” diye bir haber okumuştum. Öyle mi gerçekten de?
- O dönem espri yaptım, manşet yaptılar onu da... Karım için niye bırakayım?

* Huzurlu bir evlilik istediğin için belki...
- Huzurlu bir hayat istiyordum, evet... Biz Hande’yle beraberken beş kez telefon numarası değiştirdim. İlgiyle beslenen insanlar için ilişki yürütmek çok zor.

* Ahlaksız teklifler alıyormuşsun o dönemde...
- Bu işi yapıp ahlaksız teklif almayan yoktu ki.

* Nasıl dengelediniz ev içinde bu durumu?
- Hande çok iyi idare ediyor beni.

* Sen ne yapıyorsun o dengeyi kurma adına?
- Hiçbir şey yapmıyorum aslında.

EVİMİZE EKMEK GİRMİYOR
* 10 yıl ekranlardan uzak kaldın. Bu kadar uzun ara vermek şöhreti nasıl etkiliyor?
- Unutuluyor insan ekranda olmayınca, artık kimse seni tanımıyor. Ama her zaman söylerim, yaşlandıkça daha da gençleşeceğim, daha alımlı ve bakımlı olacağım.

Haberin Devamı

Bunu seviyorum çünkü.
* 2008 yılından beri spor yapıyorsun bildiğim kadarıyla. Kadınlar vücuduna hayran, erkekler içten içe kıskanıyor seni. Önce boy ve kilo alalım.
- Boy 1.84, kilo 75.

* Gram yağın yok. Nasıl oldu bu vücut?
- Çalışınca oluyor. 5 yıldır haftanın 4 günü, günde 1,5 saat çalışıyorum. Belli kurallar var. Bir; hayatında ne olursa olsun en az 1 yıl haftanın 4 günü çalışacaksın. İki; bunu yaparken yalnız olmayacaksın, seni biri çalıştıracak. Üç; sağlıklı besleneceksin.

* Nasıl bir beslenme şeklinden bahsediyorsun?
- Ben tamamen protein ağırlıklı besleniyorum. 3 beyaz yok. Pilav yiyorum ama sadece haşlanmış halini. Bizim evimize hiç ekmek girmez.

* Bir günlük menünde neler var?
- Sabah 8 yumurta akından omlet yapıyorum, çay, müsli biraz light süt, sonra yeşil elma arada. Öğlen tavuk ve salata. Akşam et ve salata. 5 yıldır böyle besleniyorum.

BU YIL İKİZE GİTMEYİ DÜŞÜNÜYORUM
* Bir oğlun var? Başka çocuk düşünüyor musunuz? 2,3?
- Bu yıl ikize gitmeyi düşünüyorum. Ben üç kardeş büyüdüm o yüzden üç çocuk bana çok güzel geliyor.

* Para kazandıkça ve kariyerinde yükseldikçe, okul bitirememenin verdiği o boşluğu kapatma isteği oldu mu?
- Tek sıkıntım yabancı dil oldu. Ben de özel hoca tutup İngilizce öğrendim. Önümüzdeki yıl da İtalyanca ve Fransızca öğreneceğim.

* “Sabah Şekerleri” bir dönemin efsane gündüz kuşağı programıydı. Şimdiki gündüz kuşağı programlarını nasıl buluyorsun?
- İzlemiyorum.

* Neden sence hep kadınlar var ekranda?
- Bence bu doğru bir şey değil, kadına kadın program olmaz. Bu tür işlere karar verenler bazen işletme körlüğü yaşar. Ben olsam düzeni tekrar değiştiririm.

HUYSUZ BANA KÜSMÜŞ AMA ALIRIM ONUN GÖNLÜNÜ
* “Benzemez Kimse Sana”dan söz edelim biraz. Ve tabii önce Huysuz Virjin’den...
- Huysuz bana küs biliyor musun? “Sana geleceğim, pazartesi kesin uğruyorum” dedim. O zaman da Gezi olayları patlamıştı, aramadım, gitmedim. Bu yüzden küsmüş ama alırım onun gönlünü.

* Tek kelimeyle Seyfi Dursunoğlu?
- Olmazsa olmaz.

* Demet Akbağ?
- Acayip bir yenilik.

* Erol Evgin?
- Şarkılardan bir demet.

* Ekranda birlikte çalışmayı istediğin isimler var mı?
- “Benzemez Kimse Sana” gerçekten keyif aldığımız bir işti, herkes de çok beğeniyordu. Bülent Ersoy ile aynı yerdeydik geçen gün, çağırdı. Acaba fırça mı yiyeceğim korkusuyla gittim yanına, “Evladım ben seni çok beğeniyorum, işini çok iyi yapıyorsun, sahnede devleşiyorsun. Seninle çalışmayı çok istedim ama olmadı” dedi. Geçenlerde de Türkçe Olimpiyatları’nı sundum, orada sahneye çıkan Ajda (Pekkan) Hanım aynı şeyi söyledi. Bunları böyle önemli insanlardan duydukça işimi daha da özveri özveriyle yapıyorum.

MURAT BOZ’UN VÜCUDU HENÜZ OLMAMIŞ
* Bay vücut deyince akla gelen ilk isimlerden olduğun için sana sormak istiyorum: Kıvanç Tatlıtuğ’un baklavaları olmuş mu?
- Hem fizik hem de oyuncu olarak beğendiğim isimler var. Kıvanç en başta geliyor. Ama Murat Boz olmamış mesela, bir yıl daha çalışması lazım. Geçen yıla göre vücudu iyi ama daha uzun bir yolu var. Boyu var, fiziği var, çalışırsa acayip hoş olur. Ona bayılıyorum zaten.

* Hangi anlamda?
- Çok zeki ve hazır cevap... Jürideki haline hayran kaldım. Birlikte bir şey yapsak ortalık birbirine girer.

MANKENDEN BAŞBAKAN DA OLUR
* Senin yaptığın başka işler de var? Ticaret adamısın aynı zamanda.
- Evet, hediyelik eşya işi yapıyorum, Galata’da bir dükkanım var, adı da Takunya. Genellikle ben fikir veriyorum, ekibim tasarlıyor. Kahve fincanından anahtarlığa, çantaya kadar her şey var ve hepsi özel tasarım. Diğer yanda reklamcılığım da var, ödüller bile aldık.

* Yeni projeler var mı peki?
- Şimdi bir sinema filmi var gündemde. İlk kez film çekeceğim, heyecanla hazırlanıyorum.

* Mankenden oyuncu olur mu?
- Mankenden başbakan da olur. Niye oyuncu olmasın?

* Sabırlı biri misin?
- Yok... Bu en kötü huyum, her şey hemen olsun istiyorum.

Prof.Dr. M.Özkan Pektaş (Psikiyatr): Risk alma becerisi gelişmiş
Maddi sıkıntılar ile geçen çocukluk dönemi, kişinin risk alma becerisini artırır. Buna fiziki üstünlük de eklenince üzerinize toplumun uyguladığı basınç çok artar. Önemli olan bu durumu olumlu kullanabilmektir. O noktada var gücünüzle kendinizi yenilemeye ya da geliştirmeye çalışırsınız, tıpkı Murat Bey’in yaptığı gibi... Düzenli aile hayatı, spor ve sistematik çalışkanlık, unutulmanıza engel olur. Dil eğitimi, bol kitap okuma, çevrede olup biteni yakından gözlemle ise olgunlaşma ve başarıya ulaşmada önemli rol oynar.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!