GeriOrhan Efe Özenç Panzer, Kartal’ı Avrupa’dan Sildi...
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Panzer, Kartal’ı Avrupa’dan Sildi...

Panzer, Kartal’ı Avrupa’dan Sildi...

FIBA Şampiyonlar Ligi 2. Tur rövanş maçında Beşiktaş Sompo Japan, 6 sayıyla galip gelebilme umuduyla sahasında Medi Bayreuth’u ağırladı. İlk maçtan daha azimli ve kararlı bir oyun ortaya koyan, iyi niyetle çok çabalayan Beşiktaş, savunmadaki müzmin zaaf ve hatalarını sürdürünce, tüm sezonun emekleri boşa gitti ve 84-84 biten maçın neticesinde, grup 1.si olarak yükseldiği Şampiyonlar Ligi ikinci turunda elenerek Avrupa’ya veda etti.

İlk maçtan daha kalabalık ve sağlıklı bir rotasyonla sahaya çıkan Kartallar, rakibin daha ilk dakikadan itibaren Marei ve York ile bulduğu amansız, âni ve moral bozan sayılar yüzünden hücumda da savunmada da oyuna ağırlığını koyamadı. İlk maçta adeta parkede kaybolan Lalanne’in her iki pota altında da evladiyelik bir performans sergilediği ilk çeyrek, rakibin ikili oyunları kural kitapçığındaki kadar tipik, basit ama etkili bir şekilde uygulaması sonucunda 18-20 Bayreuth üstünlüğüyle geçildi.

Beşiktaş hücumda Strawberry’nin sayıları ve Adams üzerinden gelen asistler ile ritim bulsa bile, savunmada ne yaparsa yapsın zamanlamayı bir türlü tutturamayarak hamle avantajını hep Bayreuth’a kaptırdı. Geri koşmak, ikili oyunda ters taraftan yardım getirmek, alan savunması denerken adam değişince gerekli baskıyı kuramamak gibi temel hatalar, her oyuncusu mükemmel bir günündeymişçesine oynayan rakibi daha da şahlandırdı. Sertaç ve Lalanne’in her iki potada da üç sayı çizgisi civarı da dahil pek çok yerden etkili olabilmesi, bilhassa da savunmada bir Tamer Oyguç verimiyle oynayabilmesi, yine kötü dış şut attığımız bu ilk yarıyı 39-37 önde kapatmamızı sağladı.

Yine ilk yarıdaki bir başka hadise, ilk maçta Bayreuth’un yegane zaafı olan penetre savunmasını deşmeyi ancak devre bitimine 3 dakika kala hatırlayabilmemizdi. Clark’ın nispeten iyi başladığı bu günde Strawberry ve Adams’ın delicilikleriyle potaya gitmeleri, sayı bulamadığımız anlarda şifa gibi geldi. Yarı bitimine yakın savunmamız da biraz kıpırdanınca, devreyi önde tamamladık. Gelgelelim, kısa beş ile başladığımız üçüncü çeyrekte, sahneye derhal Linhart çıktı ve sönük geçirdiği ilk yarının acısını, takımının sahadaki komutanlığını üstlenerek çıkardı...

York ve Marei’nin sanki hiç kaçırmayacakmış gibi atması, rakibin enerji ve konsantrasyon kaybı yaşamadan hep çok akıllıca hücum etmesi, bizim moralimizi giderek daha fazla bozdu. Özellikle ikinci çeyreğin sonu ve üçüncü çeyreğin başında gösterdiğimiz savunma direnci tamamen talihsizlikler ve rakibin üstün yüzdeleri yüzünden verim veremeyince, ödülsüz kalan çabalar Beşiktaş’ın ritmini bozdu. Linhart’ın keskin pasları, Cox, Doreth, Seiferth ve özellikle de Brooks’u devreye sokunca, rakibin ana kozlarına odaklanan savunmamız yine hemen her pozisyondan eli boş döndü. Ribauntları dengeleme gayretimiz başarıya ulaşsa da, bizim aksimize az ve öz takipçilik örneği sergileyen rakip takım, yine her istediğini elde etti.

Üçüncü periyotta olduğu gibi son çeyrekte de Weems, Strawberry ve Lalanne sayesinde skorda öne geçebildiğimiz bir dönem oldu, lakin kendileri istemedikçe kaçmayacakmış gibi atış kullanmayı sürdüren Bayreuth, hem her hamlemize yine aynı etkili üslupla karşılık verdi, hem de Strawberry, Adams ve Clark’ın en kritik yerde üst üste gelen 3 adet bahtsız, basiretsiz, telaşlı top kayıplarını kolayca hızlı hücum sayılarına çevirerek tüm umutlarımızı çökertti. Marei’nin maç boyunca mükemmelen bitirdiği birebir post hücumlarında teklemesi, yaptığı stepslerin görmezden gelinmesi sonucunda bize gerekli avantajı sağlayamadı. Dahası, York ve Linhart’ın sıcak elleri yüzünden son saniyelere 8 sayı geride girdik. Strawberry, Diebler, Clark ve Weems’in arka arkaya kaçırdığı çaresiz üçlük denemelerinin ardından Adams iki üçlük isabeti bulsa da, artık her şey için çok geç kalınmıştı.

Böylelikle Beşiktaş, grup birincisi olarak yükseldiği Şampiyonlar Ligi ikinci turunda, kendi grubunu dördüncü sırada tamamlayan (fakat bir grup birincisinden bile iyi oynayan), turnuvanın çaylak ekiplerinden Medi Bayreuth’a elenerek Avrupa’ya bu sezon veda, emeklerini de heba etmiş oldu. Belki şanssızlık, belki de rakibin hiç umulmayacak kadar formda olduğu bir dönem geçirmesi ile açıklanabilir bu hazin son, fakat şunu akıldan çıkarmamak lazım: rakibimiz, savunma ribauntlarını kovalarken, pota altında bir pivot bekliyor, kalan dört oyuncu da potanın yakınındaki yarım dairede (yani alçak post’ta) de yanlamasına eşit mesafede hilal biçiminde dağılarak pozisyon alıyordu. Bizde ise hiç böyle bir alışkanlık yoktu. Sadece bu örnek bile, Panzer’in niye Kartal’ı yendiğini anlatmaya kafi gelebilir. Rotasyon, kadro kalitesi, bütçe, bireysel kabiliyet yönünden Kartal açık ara daha güçlüyken, işin temellerini ezber edip vasat üstü, akıllı ve uyumlu bir ekiple kesin ve keskin bir takım oyunu oynayan Panzer kazandı. Ayrıca serbest atışları yine felaket bir yüzdeyle (6/12) kullanmamızın da kurbanı olduk...

Rakibimize tebrikler. Beşiktaş’a kalan tek kulvarda, ligde başarılar dilerim. Lakin, yarı final bekleyebileceğimiz bir senede erkenden böyle bir veda gelince, çok yazık oldu...


Yorumları Göster
Yorumları Gizle