GeriOrhan Efe Özenç Dışarısı buz tuttu, hava -5 derece!
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Dışarısı buz tuttu, hava -5 derece!

Beşiktaş Sompo Japan, FIBA Şampiyonlar Ligi ikinci tur ilk maçında Alman ekibi Medi Bayreuth’a konuk oldu ve hemen her açıdan basiretinin bağlandığı müsabakayı felaket oynayarak sahadan 81-76 mağlup ayrıldı. Siyah-Beyazlılarda Strawberry, Erkan ve Sertaç ayakta kalan isimler olurken, onların çabası, Clark’ın her iki potada da takıma verdiği sayısız zararı ve Adams’ın ayarsız oyununun hatalarını telafi etmeye yetmedi.

 

Maça Muratcan, Samet, Boatright ve hastalığı bulunan Diebler’dan yoksun çıkan Beşiktaş, maçın ilk düdüğünden son saniyesine dek dış şutlarda akla hayale gelmeyecek kadar bocaladı ve bunun ceremesini, sadece basketbolun sade, basit ve temel versiyonunu ortalama seviyedeki oyuncular (artı York gibi bir müstesna şutör) ekseninde oynayan rakibini hep geriden takip ederek çekti. Maça 6-2’lik seriyle geri düşerek başlayan Kara Kartallar, sete set organizasyonlarda aradığını bulamayınca, çeyreği Strawberry’nin inisiyatif alıp ürettiği 7 sayı sayesinde kotardı ve periyodu 20-14 geride tamamladı. İkili oyun savunmamızın zayıflığı ve Sertaç kenardayken Lalanne’in yaşadığı ribaunt problemi, kronik sorunlarımızı bu maça da taşıdı.

Yetmezmiş gibi, her çeyrekte kendini bir şekilde unutturup sağ ve sol forvetten âni üçlükler yollayıp canımızı yakan York’a hiçbir çare bulamadık. Adams’ın ilk iki çeyrekteki telaşlı, paniklemiş ve hırs küpü tutumu, özellikle pas temposunun trafiğine ve düzen içi sayı bulma ihtimallerine büyük zarar verdi. Adams bunu savunmada da telafi edemeyince, rakip takım gerek üç sayı çizgisinin gerisinden, gerekse de ikili oyunlar üzerinden daima kolayca sayıya gitti, veya en azından çember altında Beşiktaş’a faul aldırmayı başardı.

Savunma sertliğini yukarı çekememekle kalmayıp, Sertaç, Erkan, Adams ve Strawberry’nin sadece potaya giderek bulduğu basketlere hücumda bir alternatif de yaratamadığımız için, üçüncü çeyreğe dek maçın tüm kontrolünü rakibe ellerimizle teslim ettik. Dahası, 34-29 biten ilk devrenin ardından ikinci yarıya Sertaç’ın muazzam sayı, alan açma ve hücum ribaundu katkısıyla başlamamıza rağmen, savunmada yine üst üste birkaç pozisyonda direnç göstermeyi başaramadık. Hal böyle olunca, üçüncü çeyrekte farkı iki kez bir sayıya kadar indiren seriler yakalamamıza rağmen, bitirici veya öne geçirici hamleyi bir türlü yapamadık ve her hamlemiz de, özellikle York-Brooks-Linhart-Robinson dörtlüsünden en az birinin karşı hamlesiyle cevaplandı.

Son çeyrekte Adams’ın Lalanne ile yaşadığı tartışma, takımımızın oyun kalitesizliğinin ve işlerin raydan çıktığının göstergesiydi. Clark’ın (3/10 üçlük, 4/13 genel isabet) her eline aldığı topu, pas düşünmeksizin inatla bitirmeye kalkması ve son çeyreğe dek hiç savunma yapmaması, bilhassa ikili oyunlarda perdeden sonra switch ve kısanın şutuna el gösterme noktalarında başımızı çok ağrıttı. Kenan’ın, Adams’ın ve Erkan’ın çabalarıyla sonlarda tekrar atağa kalksak da, bu defa biri hücumda gelen üç hatalı faul düdüğü en kritik yerde önümüzü kesti. Son topları da Clark bizzat ucuzca harcayarak, maçı kazanmamıza mâni oldu. Dahası, Adams’ın korkunç son saniye hatası yüzünden iki serbest atış kazanan rakip, maçı 3 yerine 5 sayı farkla kazanıp rövanştaki avantajını pekiştirmiş oldu.

%26 (7/27) ile üç sayı attığımız bir maçta, her potaya gidişimizden bir şekilde sayı bulmamıza rağmen inatla dış şut denememiz, bu dar rotasyonda hücumlarımızı daha da kısırlaştırdı. Marei ve içine Rod Sellers kaçmış diyebileceğimiz Brooks gibi ekstra oyuncuların da katkısını alan Bayreuth, imkânsızı başararak yenilen Beşiktaş’ı soru işaretlerine sevk etti. Çemberi savunmakta bu kadar zorlanan bir rakibe karşı Akatlar’daki rövanşta çok daha kendisi gibi oynayan bir Beşiktaş görmeyi diler, Clark’a ve maç sonunda Strawberry’i oyundan alma hatasına düşen koç Ufuk Sarıca’ya naçizane eseflerimi sunarım.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle