GeriSpor Arena Boyalı bir alan vardı...
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Boyalı bir alan vardı...

Beşiktaş Sompo Japan, hastalık ve sakatlıklarla çalkaladığı bir dönemden geçerken Medi Bayreuth’tan sonra Darüşşafaka’ya da tosladı. Boyalı alanda yokları oynayan Siyah-Beyazlı uzunların katkısı olmaksızın Strawberry ile rakibe direnmeye çalışan Beşiktaş, hücum ribauntlarındaki abidevi farkın yanı sıra azim ve enerji eksikliğinin de kurbanı oldu. Ev sahibi ekip, Wilbekin – Johnson ikilisinin sırtında oynadığı ikinci ve dördüncü çeyreğin neticesinde 74-67 galip geldi.

Kenan, Adams ve Diebler’ın gerek sakat gerek hasta gerekse de formsuz olmasının etkisi, ilk çeyrekten itibaren azami surette hissedildi. Bu bölümde tamamen Strawberry’in ürettiği 11 sayıya bel bağlayan Kartallar, Semih’in henüz eski günlerine dönememesi, Lalanne ve Sertaç’ın da istikrar sorununa iyiden iyiye kapılması sebebiyle her iki pota altında da set hücumlarında hüsrana uğradı. Tempoyu aşağıya çekerek rakibi kısıtlama stratejisi de Wilbekin ve Cummings’in hız ve çabukluğu ile sekteye uğrayan Beşiktaş, Daçka’nın ilk yarıda dış şutlarda istediğini bulamaması sayesinde oyunda tutundu.

18-17 geride girilen ikinci çeyrekte, bir hayli yorulan Strawberry’nin yerine Clark’ın hücumda sahne alması, Weems’in takip-tamamlama konusunda gerekenleri yapması ve Adams’ın kısa bir dönem için Wilbekin’e ayak uydurup saygın bir oyun kurucu performansı sergilemesi sonucunda 30-30 eşitliği yakaladı. Gelgelelim Furkan Aldemir ve Johnson’ın pota altında Semih, Lalanne, Clark ve Sertaç’a hem sürat hem de ribauntlar yönünden üstünlük sağlaması sonucu, taktiksel manevraların meyvelerini toplayan ve kolayca sayı üreten taraf Daçka oldu ve devreyi 38-32 önde kapattı.

Kenan ve Diebler gibi savunmacıların bilindik performanslarından yoksun kaldığı için, Strawberry ve Adams yorulunca sadece pota altında değil, üç sayı çizgisinin civarında da savunma sorunları yaşayan Beşiktaş, buna karşın üçüncü çeyrekte Clark ile yakaladığı ivmeyi kısa süreli savunma sertliklerine de yansıtınca rakibin 3-4 sayı bandında tuttuğu farkı kapatıp 45-43 öne geçti. Lakin Wilbekin’in deliciliği üzerinden bilhassa boyalı alanda pek çok alternatif üreten Daçka, Wilbekin’in iyi bir gününde olmasından da istifade ederek Beşiktaş’ın hamlelerine karşılık verdi ve maçın kopmasına müsaade etmedi.

Son çeyreğe 49-50 geride giren ev sahibi, ilk yarıda ribauntlarda kurduğu 10 farklı üstünlüğü elden bırakmadığı için işin ciddiyetini terk etmedi ve Wilbekin’in el üstü (daha doğrusu, insanüstü) üçlükleriyle Beşiktaş’ın hem enerjisini hem de direncini kırıp tüketti. Adams’ın Bayreuth maçının ilk çeyreğindeki gibi paniklemesi ve ayarsız, denetimsiz bir hırsa kapılması yüzünden pek çok top kaybı yapan Beşiktaş, yine tek başına ayakta kalmaya çalışan Strawberry’nin yanına gerekli yardımcıları bulamayınca, periyodun geri kalanını sadece kontrollü, olgun ve rölantide oynayarak farkı çift hanelere taşıyan rakibine direnemedi ve maçtan 74-67 mağlup ayrıldı.

Bu maçta, Strawberry’nin (4/6 üçlük, 8/15 saha içi isabetle 23s 6a) ve nihayet özlenen halinden kesitler sunan Clark’ın (15s 10r 2b) performansına diyecek yoktu. Lakin yorgunluk (Diebler, Kenan, Adams), formsuzluk (Diebler, Lalanne, Sertaç) ve rotasyonda Can ve Semih gibi isimlerin maç eksiğinin bulunması, Beşiktaş’ın bilindik görüntüsünü sahaya yansıtmasına engel oldu. Tabi ki David Blatt ile Ufuk Sarıca arasındaki taktik savaşlarıyla çok zevkli geçen bu müsabakada rakibin maçı daha çok istediğini ve galibiyeti hak edecek oyunu ortaya koyan taraf olduğunu da belirtelim. Wilbekin’in (28s) ve Johnson’ın (14s) yanı sıra, Furkan’ın da (7s 12r) kilit performansları, takım oyunu ve de ribauntlardaki 42-31’lik fark, Daçka’yı galibiyete götüren başat etkenler oldu. Daçka’yı tebrik eder, Beşiktaş rotasyonunun kısıtlandığı böylesi maçlarda Can, Erkan ve Weems gibi isimlerin hücumda daha fazla sorumluluk almasını dilerim.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle