GeriYazarlar İmparator'un dönüşü
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    2
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

İmparator'un dönüşü

Perşembe gece yarısı bir tweetle başlayan heyecan kasırgası Pazar akşamı Ali Sami Yen'de beklendiği gibi yaklaşık 50 bin kişilik bir katılımla zirve yaptı ve İmparator bir kez daha takımının başında sahaya çıktı.

Fatih Terim'in Galatasaray'a dönmesi sarı kırmızılı camiada tatlı bir heyecana neden olurken, rakiplerde de stresli bir dönemin başlangıcını tetikledi. Bu hafta şampiyonluk yolundaki rakiplerden Beşiktaş Sivas deplasmanından mağlup dönerken, F.Bahçe Konya'da sahadan beraberlikle ayrıldı. Trabzon Karabük deplasmanında 1 puana razı olurken Başakşehir Kasımpaşa sınavını zorlukla atlatabildi. Bu puan kayıplarını Fatih Terim'in Galatasaray'a dönmesine bağlamak doğru değil elbette ama hepsinin bir arada olması Hoca'nın G.Saray'a şansıyla beraber döndüğünün bir işareti olarak kabul edilebilir.

Rakiplerinin puan kaybını takiben sahaya mutlak galibiyet parolasıyla çıktı sarı kırmızılı takım pazar akşam. Tribünlerdeki 50 bin kişilik koroda da, sahadaki futbolcularda da, Fatih Hoca'da da ilk maçın heyecanı görülüyordu. Maçın henüz başlarında gelen penaltı golü soğuk duş etkisi yaratsa da Fatih Terimli dönemlerden alıştığımız pes etmeme, kötü skora isyan etme karakteri bir kez daha sahaya yansıdı ve kısa sürede beraberlik golü geldi. Her ne kadar ikinci yarıdaki futbol ilk yarıdakine göre daha baskılı, daha etkili ve seyir açısından daha keyifli olsa da ilk yarıda da G.Saray öne geçecek fırsatları bulmayı başardı.

Son 7 karşılaşmadan 4 mağlubiyet almış bir takımın üzerindeki güvensizlilik hissi birden bire kalkmaz elbette. Ancak ligin en diri ekiplerinden Göztepe'yi 3-1 gibi net bir skorla mağlup etmek bu yolda iyi bir başlangıç oldu.

Tudor'un G.Saray'ı ısrarla tek bacaklı oynatma planının mağduru olan Rodrigues'in sarı kırmızılı takımın hücum gücü adına ne kadar önemli ve gerekli olduğunu Göztepe karşısında gördük. Devre arası Fatih Hoca'nın dokunuşuyla Belhanda ve Feghouli'nin kıpırdanışı, Gomis'in ilk geldiği gündeki gibi hırsla, istekle, akılla maçın yıldızı oluşu, Yasin ve Maicon'un şık golleri gecenin dikkat çeken anlarıydı.

Kağıt üzerindeki zor maçı kolay bir şekilde kazanan Galatasaray bu galibiyetle devre arasına moralli girdi. Fatih Hoca da Ali Sami Yen'e galibiyetle dönmüş oldu.

Ligin ikinci yarısında daha savaşan, mücadele eden, kolay pes etmeyen, rakibini ısıran bir Galatasaray izleyeceğimiz garanti. Bunun sinyallerini ilk maçta G.Saraylı oyuncuların yaptığı faul sayısında görebiliriz.

Bu akşamki Ziraat Türkiye Kupası çerçevesinde oynanan Bucaspor karşılaşmasına kısaca değinecek olursak Fatih Terim tahmin edildiği gibi ligde forma şansı bulamayan oyunculara forma verdi. Daha önce yazılarımda Tudor'un mevcut 11'e yedeklerden hiç oyuncu katamadığından bahsetmiştim. Fatih Hoca ise ilk maç sonu röportajında Selçuk'u kazanmak istediğini belirtmişti. Bu akşam zayıf rakip karşısında Selçuk paslarıyla ve oyunu yönlendirmesiyle maçın yıldızı oldu. Gol kaçırma yarışının yapıldığı mücadele Yasin, Eren, Tolga ve Sinan gibi oyuncular için de iyi bir antreman maçı oldu.

Devre arası Fatih Hoca'nın takıma bir sol bek, hava toplarında başarılı ve oyunu geriden kurabilen bir stoper almak isteyeceğini düşünüyorum. Bütçe sağlanabilirse bir sol kanat oyuncusu ve Gomis'i yedekleyebilecek bir santrfor da düşüneceğini tahmin ediyorum.

Üst üste alınan 2 galibiyeti takiben saha içinde işler tatile girdi. Şimdi gözler olası transferlerde ve Ocak ayında yapılacak olan başkanlık seçiminde olacak. Bakalım muhalefet güçlü bir isimin arkasında birleşip Dursun Özbek’in sürpriz seçim kararına ve Fatih Terim hamlesine cevap verebilecek mi?


Yorumları Göster
Yorumları Gizle