GeriGüçlü Gönüleri Çoğu Gitti Azı Kaldı
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    1
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Çoğu Gitti Azı Kaldı

Şampiyonluk adaylarının hata yapmadığı bir haftayı geride bıraktık. Sezon sonuna sadece 7 hafta kaldı. Şampiyonluk yolunda son virajda her hafta işler daha zorlaşıyor gibi görünse de Fatih Terim önderliğindeki Galatasaray her hafta futbolunun biraz daha üzerine koyarak, emin adımlarla hedefine doğru ilerliyor.

G.Saray açısından ligin son 8 maçına baktığımızda herkes zorlu bir fikstürden bahsediyordu. Bu fikstürü dörder haftalık iki ayrı bölüm olarak incelersek rakiplerin sarı kırmızılı takım adına en fazla puan kaybı beklediği bölüm ilk 4 haftalık seri idi. Yıllardır galibiyet alınamayan F.Bahçe deplasmanı, son yıllarda G.Saray'a karşı ayrı bilenen Trabzonspor derbisi, küme düşme potasına gerileyen Ümit Özat yönetimindeki Gençlerbirliği deplasmanı ve sonunda da Başakşehir karşılaşması... G.Saray bu periyodun ilk haftasında sıklıkla mağlüp olduğu Kadıköy deplasmanından iyi bir futbolla galibiyeti kaçırarak ama ihtiyacı olan puanı alarak geldi. Milli maç arasından sonra ise Trabzonspor gibi bir ekibe neredeyse maç boyu pozisyon dahi vermeden, futbol olarak da kelimenin tam anlamıyla ezerek galip geldi. Feghouli, Belhanda ve Rodrigues biraz daha son paslar dikkatli olsalar belki de stadyumu dolduran 50 bine yakın seyirci çok daha fazla gol izleyerek evine dönecekti.

Bu zorlu serinin yarısı gitti, kalan iki maçın ilki Ankara deplasmanı. Gençlerbirliği takımı 26 Ocak'tan beri maç kazanamıyor. Bu sebeple ligde düşme potasına kadar gerilediler. Maç kazanamıyorlar belki ama F.Bahçe, Trabzon ve Başakşehir maçlarından puan çıkarmayı başardılar. Bu da Ümit Hoca'nın takımını büyük maçlara daha iyi motive ettiğinin bir göstergesi kabul edilebilir. Diğer yandan da takım kendine güvenini an be an kaybetmeye devam ediyor. G.Saray mücadelesi onlar için ölüm kalım mücadelesi değil. Bu maçı kaybetseler dahi kaybedilen puanları telafi edebilecek 6 hafta daha var önlerinde. Son haftalarda karşılaşmak yerine bu haftalarda G.Birliği maçının oynanmasını daha pozitif buluyorum.

G.Saray önümüzdeki iki maçtan 6 puan almayı başarabilirse tüm rakipleriyle arayı en kötü ihtimalle 4 puana çıkarmış olacak ki bu da G.Saray’a kalan 4 haftada bir kez hata yapma hakkı tanıyacak. Bu puan avantajı takımın üzerindeki yükü iyice hafifletecek. Herkes Galatasaray-Beşiktaş maçının en kritik hafta olduğunu düşünüyor ama ben Galatasaray-Başakşehir’in en kilit maç olduğuna inanıyorum.

G.Saray-Trabzon maçına dönecek olursak Galatasaray son haftaların en etkili futbolunu oynadığını söyleyebiliriz. Ön alan baskısı, rakibin pas yollarını tıkayan orta saha desteğiyle özellikle maçın ilk 20 dakikasında rakibe kaptırdığı topları en geç 15-20 saniye içerisinde tekrar kazanmayı başardı. Bu sürede aradığı golü de bulunca takım ve taraftar hiç stres yaşamadı.

Karşılaşmanın bir de farklı bir boyutu vardı. Rıza Çalımbay bu sezon 3. kez G.Saray'a rakip oldu. İlkinde Antalyaspor'un başındayken Tudorlu G.Saray'la berabere kalarak bir puan almıştı. Ardından da Trabzon'un başına geçtiğinde G.Saray'ı yenmeyi başarmıştı. Bu kez Fatih Terimli Galatasaray Rıza Çalımbay'ın ekibine nefes aldırmadı. Rıza Çalımbay'ın ilk devrede taktığı çelmelerin rövanşını da bir anlamda almış oldu.

Maçın genelinde tüm takımın çok iyi oynadığını söyleyebiliriz. Mariano, Nagatomo, biraz daha öne çıktı ama her zamanki gibi gecenin yıldızı Gomis'ti. Attığı goldeki çabası topu kapması, bitiriciliği mükemmeldi. Ancak tüm maç boyu ceza alanında arkası dönük toplar aldı, bu topları çok iyi saklayıp arkadaşlarına aktardı. İzleyenlere bir kez daha mutlu bir akşam yaşattı.

Rodrigues'in bir türlü maça ısınamadığı karşılaşmada Feghouli ve Belhanda son paslarda biraz daha dikkatli olabilse belki de ilk devreden maç kopacaktı. Maicon ve Serdar rakibe hiç göz açtırmadı, çok dikkatlilerdi. Önlerinde oynayan Donk bir kez daha hatasız oynadı. Selçuk da eski günlerine dönüş sinyali verdi. Oyunu yönlendirmesi, hücumda sorumluluk alması sevindiriciydi. Belhanda biraz geri planda kaldı belki ama özellikle ikinci yarı skora katkı sağlayabilmek için çok çalıştı. Ancak o seviyede bir isimden daha fazla skor katkısı beklemek, daha isabetli ve etkili şutlar atmasını istemek tüm Galatasaraylıların hakkı diye düşünüyorum.

Maçın son anlarında Feghouli'nin yaptığı basit bir faulde Trabzonsporlu Kucka Muslera'nın önde olmasını fırsat bilerek güzel bir gole imza attı. Muslera kalesine dönerken sonrada falso alarak yön değiştiren topu iyi kestiremedi ve topu ağlarında gördü. Faul pozisyonunu takiben Feghouli topun önüne geçse hem arkadaşlarının hem de kalecisinin pozisyon alabilmeleri için vakit kazanılmasını sağlayabilirdi. 

Geride kalan iki haftada G.Saray bu sezon deplasmandaki derbilerden ilk puanını aldı, ardından da çok uzun bir süre sonra taraftarına ilk derbi galibiyetini yaşattı. Sarı kırmızılı camiada son haftalarc girdikçe daha çok kenetleniyor ve şampiyonluğa daha fazla inanıyor. Bir yandan da oyuncular kendilerine güvenleri kazanıyorlar. Fikstür sözde zorlu görünüyor ama her hafta daha iyi oynayan Fatih'in Aslanları için bence işler son derece yolunda gidiyor. "Hedef 21" sloganıyla kovalanan şampiyonluk için hedef tarihin 13 Mayıs olabileceğini düşünüyorum.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle