« Hürriyet.com.tr
MENÜ

Altay tam gaz devam

Lig sonuncusu olduğu için çantada keklik olduğu düşünülen Silivri deplasmanında 6 gün önce kaybedilen 2 puanın, Altay tribünündeki yansımaları hafta boyunca sürmüş, taraftarlar arasında "kötü oyun" ve "kaybedilen puanlar" konusunda hararetli tartışmalar yapılır olmuştu.

Hürriyet Haber
SON GÜNCELLEME

Erman Pektok

Futbol

Altay

Hemen herkesin birleştiği nokta orta sahada Fatih Gül'ün yetersizliği iken, bir kısım taraftar oyunun genelinden de bir hoşnutsuzluk içindeydi. Teknik Direktör Cüneyt Biçer de bu durumdan payını alıyor, takım kurgusu ve oyuna müdahaleleri konusunda sıklıkla eleştiriliyordu. Ben kişisel düşünce ve eleştirilerimi, sezonun ilk 10 haftasının kısa bir özetiyle beraber önceki yazımda paylaşmıştım. Gelgelelim, eleştirilerde ortak noktalarda buluşanlar, öne sürdükleri çözüm önerilerinde kolayca ayrışıyor, kimi küçük dokunuşlarla yetinirken, kimi teknik direktörü değiştirip takımın bir kısım oyuncusunu kadro dışı bırakıveriyordu. Bunca toz dumana rağmen sakinliğini kaybetmeyen Cüneyt Biçer ise, tahminimce bir yandan puan durumu ve sıralamaya bakıp eleştirilere anlam veremiyor, diğer taraftan da önündeki 3 maçlık zorlu iç saha serisinin en zor ayağı görünen Bandırma karşılaşmasına takımını hazırlıyordu.

Hocanın, soğukkanlılığını korumayı başarsa da eleştirilere kulak kabarttığı, maçın kadroları açıklandığında belli oldu. Haftalardır ilk 11'de yer bulan Fatih kadroda değildi, orta sahanın göbeğinde yükü Ferhat-Atakan-İbrahim Ferdi taşıyacak, Furkan ve Hüsamettin yine kanatlardan akacaktı. Rötuş kimilerine küçük görünebilir, ancak etkisi büyük oldu.

Sezon başından bu yana İzmir Atatürk Stadyumu'nda sadece Şanlıurfa karşısında 2 puan kaybeden Altay, haftanın liderine karşı oyunun başında derli toplu, istekli ve etkiliydi. Nitekim onsekiz içine soldan giren Hüsamettin'in şutu ile ilk tehlike sinyalini verdikten bir kaç dakika sonra, soldan Ferhat'ın zekice davranıp hızla oyunu başlattığı faul atışı sonrası İbrahim Ferdi'nin arka direğe ortası ve Uluç'un soğukkanlı dokunuşu ile golü de buluyordu. Bu, İzmir'de artık klasikleşmeye başlayan bir "14. dakika golü" olarak Altay hanesine yazıldı.

Bandırma'nın tepkisi korner vuruşundan gelen bir duran topa vurulan kafa şutuyla olduysa da, kaleci Egemen ve ön direkteki savunmanın ortak çabasıyla tehlike savuşturuldu. İlk devrenin akışı Altay'ın kontrolünde giderken, 41. dakikada Bahri Can Avcı'nın taç çizgisi üzerinde Hüsamettin'e yaptığı anlamsız sert faulle ortalık karıştı. Altay'dan Hayrullah ve Bandırma'dan Berkay Can'ın da müdahil olması üzerine olay büyüdü. Berkay Can'ın Hayrullah'ın yüzüne darbesi ile oyundaki duraklama uzarken, Bahri Can, Berkay Can ve Hayrullah sarı kart gördüler. Hakemin Berkay'dan kırmızı kartı esirgemesi tribünlerin haklı tepkisine sebep oldu. Bu pozisyonda oyunun duraklaması sebebiyle ilk devrenin sonuna eklenen dakikalar oynanırken, Furkan'ın kaleciyle karşı karşıya kaldığı pozisyonda bir anlık gecikerek rakibin müdahalesine izin vermesi, ikinci devrenin formalite haline dönmesine engel oldu ve ilk devre 1-0 Altay üstünlüğü ile sonra erdi.

İkinci yarıda çok koşan, orta sahada topa basan, kazandığı toplarla ileriye doğru derinlemesine paslarla hızlı hücuma kalkan bir Altay ve dakikalar geçtikçe yorulan, dağılan ve geride önemli açıklar veren bir Bandırma izledi sporseverler. Hızlı kontraatakların sonucunda benim sayamadığım kadar çok gol pozisyonu ve tehlikeli atak yaşandı Bandırma kalesinde. Gerek Altay forvet hattının zamanlama ve tercih yanlışları, gerekse rakip savunmanın kritik son müdahaleleri belki de tarihi bir farkın oluşmasına engel oldu. Bu kadar kaçan gol pozisyonunun üzerine Altay kalecisi Egemen'in elinden kaçırdığı topun şans eseri rakibin önüne düşmemesi, son dakikalarda meydana gelebilecek bir büyük kazanın gerçekleşmesini önledi ve son anına kadar hızlı giden maç 1-0 Altay galibiyeti ile sona erdi. Bu arada, Berkay Can'ın hakemden alacaklı olduğu kırmızı kartı da maç bitimine doğru görmeyi başardığını da kayda geçirelim.

Genel olarak dönüp bakacak olursak, Altay'da kaleci Egemen'in istikrarlı oyununu ve güven verdiğini söylememiz gerekir. Savunmanın göbeğinde önceki maçlarda kritik hataları bulunan İbrahim Öztürk'ün bu maçta çok daha iyi olduğunu ve oynadığı her maçta takımın en iyilerinden olan Hayrullah'a uyum sağladığını da söyleyebiliriz. Sağda Mustafa Murat Uslu'nun yükselmeye devam eden grafiğine bakarak, formayı kaptıran Necdet'in bir süre daha ilk 11 şansının olmadığını tahmin etmek zor olmaz. Orta sahada Atakan, İbrahim Ferdi ve Ferhat üçlüsünün büyük dinamizm getirdiğini söyleyebiliriz. Hüsamettin'in çalışkanlığına hayran olmamak elde değil ama bitirici pas ve gol vuruşlarında hala bir hayli eksiği var. Furkan için ise bu sezon hala bildiğimiz performansından uzak olduğunu söylemem gerek. Murat Uluç bu takım için büyük bir değer. Rakip ceza sahası içinde büyük bir tehdit olduğu kadar, saha içinde kaptanlık ve ağabeylik görevlerinin de hakkını veriyor. Tek handikapı, çok ikili mücadeleye girmek zorunda kaldığı maçlarda, maçın son çeyreğine yetmeyen fizik gücü.

Sonuç olarak 3 kritik haftanın ilkini, hatta belki de en zorunu 3 puanla geçmeyi başardı Altay. Pazar gününün maçları ne gösterir bilinmez ama, Cüneyt Biçer Hoca en azından bu gece liderliği ele geçirmenin mutluluğu
ile başını koyacak yastığa. Şampiyonluğu hayal eden binlerce Altaylı gibi...


Bunları da Beğenebilirsiniz