“Reklam filmimizi onbinlerce taraftarla birlikte yazdık”

Hürriyet Haber
23.06.2017 - 00:57 | Son Güncelleme: 23.06.2017 - 00:57

Kırmızı Basın, Kırmızı Dijital ve Kırmızı Kampanya kategorilerinde Türkiye İş Bankası, Unilever ve Vodafone Türkiye ile ödül alan Tribal Worldwide İstanbul Ajans Başkanı & Yaratıcı Yönetmeni Arda Erdik, Türk reklam sektöründe yaratıcılık ve sektörün geleceği hakkında açıklamalarda bulundu. Erdik kendilerine ödüle götüren 5 farklı reklam filminin de hikayesini paylaştı.

Bu yıl Kırmızı Basın, Kırmızı Dijital ve Kırmızı Kampanya’da en fazla ödül kazanan 2. Ajans olarak yer alıyorsunuz. Türk reklam sektöründe yaratıcılığa ilişkin genel olarak görüşlerinizi paylaşabilir misiniz? 



Tribal Worldwide İstanbul olarak kendimize "Yeni zamanların reklam ajansı" diyoruz. Bugün Türkiye’de geleneksel, dijital ve sosyal medya reklamcılığını tek çatı altında toplayan ve aynı zamanda teknoloji üreten birkaç ajanstan biriyiz. Değişen reklamcılıkla birlikte kendini yenileyen Kırmızı Ödülleri'nde her kategoride ödül almak ve en çok ödül alan ajanslardan biri olmak çok değerli. Geçtiğimiz yıl da Kırmızı Ödülleri'nde en çok ödül kazanan ajans olmuştuk, bu başarıyı devam ettirebildiğimiz için mutluyuz.

Türk reklam sektörü şu an bir geçiş süreci yaşıyor. Farklı alanlarda uzmanlaşmış ajanslar değişen reklamcılıkla birlikte yapı değiştirmeye başladılar. Bu değişim ve entegrasyon süreci, işlerdeki yaratıcılıkta da kendini gösteriyor. Değişen medya tüketimiyle birlikte iş yapış süreçleri de oldukça değişti. Bu da işlerin yaratıcılığını kimi zaman negatif kimi zaman pozitif şekilde etkiledi.

“Reklam filmimizi onbinlerce taraftarla birlikte yazdık”
'Tribal Worldwide İstanbul Ajans Başkanı & Yaratıcı Yönetmeni Arda Erdik'

Kırmızı Dijital ve Kampanya’da Vodafone Türkiye için yaptığınız çalışmalar ile toplam 4 ödül kazandınız. “Akıllı Stat Abi”, “ Çok bekledik be abi” ve “#BizKaraKartalız” başlıklı çalışmaların hikayelerini anlatabilir misiniz?

Vodafone'un Beşiktaş sponsorluğu Türk spor tarininin en büyük sponsorluk anlaşması. Biz de bu sponsorluğun ilk baştan itibaren iletişimini yapıyoruz.

Daha stat inşaat halindayken, yani daha ürün ortada yokken iletişime başlamıştık. Çok kısa sürede de Beşiktaş taraftarı sosyal medya hesaplarımıza "Stat Abi" demeye başladı. Stadın açılış kampanyasında tamamı gerçek bekleme anlarından oluşan bir kampanya yaptık ve "Çok bekledik be abi" dedik. Yakın zamanda da Vodafone KaraKartal taraftar programı için bir "ortak yaratım" kampanyası yaptık ve sosyal medyadan yeni reklam filmimizin marşını onbinlerce taraftarla birlikte yazdık.

“Reklam filmimizi onbinlerce taraftarla birlikte yazdık”


Yeni adıyla Vodafone Park'ın temel atma sürecinden itibaren her aşamasını bir hikaye haline getirdik.

Tüm bunların sonunda, Türk spor tarihinin en büyük sponsorluk anlaşması en ödüllüsü de oldu. Bugüne kadar yaptığımız reklamlarla 2 Büyük Ödül ve 2 Altın Effie de dahil 100'ün üzerinde ödül kazandık. Kazandığımız bu son Kırmızılar da ayrıca değerli oldu. 


Bu yıl Kırmızı kazandığınız Türkiye İş Bankası için hazırladığınız “Kumbara - Cin” çalışması ile de ilgili biraz bilgi verebilir misiniz?



2016 yılı boyunca Türkiye İş Bankası için geniş kapsamlı bir birikim kampanyası yapıldı. Uzun soluklu ve entegre bir şekilde yürüttüğümüz bu kampanya Altın Effie ile de taçlandı. Bu uzun soluklu iletişim serüveninde Tribal Worldwide İstanbul olarak hemen her güne özel ürettiğimiz içeriklerin yanında birçok farklı reklam hazırladık. 2 Kırmızı Ödülü alan bu ilanlar da onlardan biriydi. Türkiye İş Bankası'nın ünlü kumbarasının hayalleri nasıl gerçekleştirdiğini basit ve çarpıcı birer görselle anlattığımız bir iş oldu.

“Reklam filmimizi onbinlerce taraftarla birlikte yazdık”


Türkiye’de reklamcılığın daha da gelişmesi için neler yapılmalı? Reklamverenler, yayın kuruluşları, ajanslar ve tabi ki sektör temsilcilerine ne tür görevler düşüyor?

Biz markalarıyla uzun yol arkadaşlıkları kuran ve uzun vadede her mecrada kaliteli işler üreten ajans olmak için çalışıyoruz. Kırmızı'da ödül alan işlerimiz de uzun yol arkadaşımız olan markalarımıza yaptığımız farklı farklı mecralara ait işler.

Fakat bazı reklamverenlerde her projeye konkur açmak gibi bir furya başladı. "Bu seneki Anneler Günü internet filmimiz için konkur açıyoruz" gibi talepler geliyor. Biz bunlardan olabildiğince uzak durmaya çalışıyoruz.

Öte yandan "Şöyle bir fikrimiz var, şu markaya olmazsa bu markaya satalım" tarzı iş yapış şekline de karşıyız.

Gerçek iletişim problemlerini çözmek "know-how", zaman, para gibi birçok bileşene ihtiyaç duyuyor. Bu tarz yaklaşımlar günü kurtarır gibi görünürken uzun vadede hem markalara hem sektöre zarar veriyor.

 



    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı