Kocanı o gece reddediyorsan hiç olmazsa, senin için ölüyorum ama çok yorgunum de bari...

Güncelleme Tarihi:

Kocanı o gece reddediyorsan hiç olmazsa, senin için ölüyorum ama çok yorgunum de bari...
Oluşturulma Tarihi: Temmuz 08, 2007 00:00

Bir buçuk yıldır Digitürk Elmax kanalında "Evlilik Sanatı" adlı programı yapan Selin Özkök Karacehennem’i seyretmek çok eğlenceli. Aslında program bir eğlence programı değil. Adı üzerinde evlilikteki sorunlar, seks, aldatmalar, aldatılmalar, kaynana sorunları konuşuluyor. Ama Selin Hanım’ın cevapları o kadar renkli ki, ister istemez eğleniyorsunuz.

Mesela nişanlı olduğunu ve nişanlısıyla henüz hiç öpüşmediğini söyleyen bir genç kıza Selin Hanım şu tavsiyede bulunuyor: "Aaa olur mu çocuğum! Yarın öbür gün evleneceksiniz, ya teniniz uyuşmazsa ya adamın nefesi kokuyorsa. Sen onu bir köşede kıstır, bir dokun bakalım." Kimi kadınlar seks hayatının tekdüzeliğinden, kimi kaynanasının onları ayırmak istemesinden söz ediyor. Kimi de kocalarının onları aldatıp aldatmadığını, yakalamak için hangi hafiyelik yöntemine başvuracağını danışıyor. Evlilik Sanatı I ve II kitaplarının da yazarı Selin Özkök Karacehennem, erkekleri koruyan ve ne şartta olursa olsun eşleri ayırmamaya kendini adayan bir evlilik terapisti. Ama istisnaları var: Seks hayatları yoksa ya da çok kötüyse ve eşlerden biri, başkasına aşık olmuşsa o zaman sen sağ, ben selamet, diyor.

Niçin hep erkeğin aldatması konuşuluyor. Kadınlar çok mu masum?

- Ne münasebet tam tersi. Erkekler bu konuda kadınlardan daha masum. Ama kadınların aldatması daha gizli kapaklı olduğu için bana gelenlerin yüzde 75’i erkeklerin, yüzde 25’i kadınların ihaneti. Aldatan kadınlar genellikle iyi eğitimli, parasal gücü ve iktidarı olan kadınlar.

Madem öyle üçüncü sayfadaki "Sevgilisiyle bir oldu kocasını öldürdü" haberleri niçin hep varoşlardan çıkıyor?

- Bana yansıyan vakaları söyledim zaten. Yoksa toplumun her kesiminde aldatan kadınlar var. Ama kadınlar çok kurnaz, erkeklerdeki gibi açık yakalayamazsınız, karda yürüyüp izlerini belli etmiyorlar. O yüzden erkeklerin içine şüphe bile düşmüyor.

Peki niçin evlilikte hep erkeği elde tutmanın formülleri konuşuluyor? Erkekler hint kumaşı da, kadınlar cepteki açık çek mi?

- Hiçbir zaman kadınlar cepte olmadı. Sadece akılsız erkekler öyle düşünür. Evliliği devam ettirmenin yolu ne yazık ki kadından geçiyor. Şöyle düşünün, kapının bir kolu var ama bir türlü o kapıyı açamıyorsun. Çünkü kilidi açacak anahtar yok, işte kadın o kapıyı açacak anahtardır. Ama evlilikteki en büyük anahtarlardan biri sekstir. Seks yoksa, sen sağ ben selamet.

Güzel diyorsunuz da, erkekler hem bakire kız isteyip hem de bir gecede o kızlardan seks bombası yaratmak istiyorlar. Üstelik kızlara yıllarca aman ha seks cıss, denmesi de cabası.

- En büyük handikap da bu zaten. Kızlar öyle korkutuluyor ki birçoğu bu yüzden vajinusmusa yakalanıyor. Balayı bile zehir oluyor. Ama kadınların birçoğu, her akşam kocası tarafından rahatsız edilmek istemiyor. Haftada bir tamam diyorlar, hatır için hadi ikiye razı oluyorlar. Ama gecede birkaç sefere Allah vermeye, diyorlar.

İyi de, niye hep kadınlar frijitmiş de, erkekler aslan parçasıymış gibi bahsediyorsunuz? Belki kocaları o kadar kötü sevişiyor ki, kadın arkasını dönüp uyumayı tercih ediyor?

- Bir kadın bir erkek kadar seks istemiyor. Tabii kocalarda da hatalar var, bana öyle kadınlar geliyor ki orgazmın ne olduğunu bile bilmiyor. Erkekler önce kadının orgazm olmasını sağlamalı, sonra da kadın erkeğiyle uğraşmalı. Ama kadının canı o anda seks istemiyorsa da, erkeğe hayır demeyecek. Ben orgazm olmayacağım, sen ol diyecek. O zaman erkek direkt ön sevişmeyi es geçer ve orgazm olur. Ama her ne şartta olursa olsun, kocaya hayır demek yok. Hayır diyen erkeklere de kızıyorum. Bir erkek karısıyla sevişmeyi genellikle hiçbir zaman reddetmez. Karısıyla sevişmeyip, arkasını dönüyorsa o erkekler çoğunlukla başka bir kadına aşıktır ya da aseksüeldir. İki kere iki dört kadar, nettir bu. Arada sekssiz yapamam, her gün seks isterim diyen kadınlar var ama onların oranı da yüzde iki.

Bu oranın yüzde iki olduğundan emin misiniz?

- Evet. Bu kadınlar da genellikle ön sevişme istemeden hemen seks istiyorlar ve eşleri onlardan önce orgazm olursa kavga çıkarıyorlar. Erkek için boşalmadan beklemek biraz zor tabii.

Afedersiniz ama bari burada erkekleri korumayın. O kadarcık zahmete de katlanıversinler bir zahmet.

- Evet katlanıversinler tabi ama erkekleri korumuyorum, hakikati koruyorum. Ayrıca şarkısı bile var: It’s a Man’s World (Burası erkeğin dünyası) diye.

Terapiye eşlerin sevgililerini de çağırıyorum

Birkaç yıl önce kocası, kötü seviştiğini söylediği için, kocasından gizli porno seyrederek bir şeyler öğrenmeye çalışan bir kadını, kocası yakaladığında, "Başka adamın penisine nasıl bakarsın" diyerek, bıçaklamıştı. Böyle adamlar varken, programınızda kadınlara birlikte porno seyredin tavsiyesinde bulunuyorsunuz.

- Sadece seyredin demiyorum, seyrederken siz de sevişin diyorum. Porno seyretmiyorlarsa da iğrendirmeyecek mecmualara bakmalarını tavsiye ediyorum. Evlilikte sekste çeşitlilik gerekir. Ama bu demek değildir grup sekse zorlamalar, ya da karısı istemediği halde ters ilişkiye girmeler. Ama her iki taraf da istiyorsa yapılabilir.

Nicole Kidman, Tom Cruise’dan boşandıktan sonra şöyle bir açıklama yapmıştı, "Tom’la sevişirken o kadar sıkılıyordum ki duvardaki sineği seyrediyordum." Bakın onlarda da monotonluk oluyormuş ama baktığınızda ikisi de birer arzu nesnesi.

- O zaman ben de derim ki, Nicole Kidman Avustralya’dan çıkmak için Tom Cruise’ı kullandı. Her şey yoluna girince de adamı yolladı.

Aaa burada da mı kadın suçlu?

- Hayatım, inan bana erkeklerin hiçbir inisiyatifi yok.

Evlilikte taraflardan biri karşınıza geçip, "Başkasına aşık oldum" derse yine de o evliliği kurtarmaya mı çalışıyorsunuz?

- Alttan al derim, idare etmesini salık veririm tahammül gücünü artırırım ama sevmeyen insana sevgi ekemem. Evliliğin içine bir başkasının aşkı girince o evlilik umutsuz bir evliliktir ve kurtarılma şansı yoktur. Aşık oldum ayrılmak istiyorum diye gelen çok erkek var. Erkekler gerçekten aşık olduklarından eminler ama kadınlar öyle değil. Aşığım diye gelen kadınlar genelde aşık olduğunu sanıyorlar. Bazen sevgililerini de terapiye çağırıyorum.

Nasıl yani?

- Evliliğin kurtarılması için elimden geleni yapıyorum. Her şeyi yaptıktan sonra, bir de şu sevgilini çağır konuşayım diyorum. Geldiği zaman ne görüyorsam, onu söylüyorum. Bu insan senin karının ya da kocanın eline su dökemez diyorum. Ama sevgilisi şahaneyse öbür taraftan da korkunç bir kocası ya da karısı varsa onu da söylüyorum. Bazen kadınların sevgilileri net olarak, ayrılmasını hiç istemem, o kocasından ayrılsa bile evlenir miyim, bilmiyorum, diyorlar. Ama evli olup da, çok uzun süreli sevgilisi olan bir adam varsa, er ya da geç o adam evine dönmüyor.

GÖZÜ AÇIK ÖPÜŞENDEN HAYIR GELMEZ

Evlilik minimum yüzde 51 sekstir. Sekssiz bir evlilik olamaz. Her konuda anlaşıyoruz ama aramızda seks yok, öyle şey olmaz. O zaman sen sağ ben selamet. Bana bir dolu başka sorunlarla geliyorlar, eşeleyince altından yüzde yüz seks sorunları çıkıyor. Ben hep eşlerin aynı saatte yatmasını öneririm. Yattıktan sonra da güzel sözler söylemelerini ve öpüşmelerini öneririm. Öpüşmeyen çiftler birbirlerini sevmiyordur. Gözü açık öpüşüyorsa da ondan bir hayır gelmez. Kadınlar bana kızacak belki ama kadın kocasını reddettiğinde ya da cezalandırmak için sevişmediğinde bu yine bumerang gibi ona döner. Kocaya hayır demeyeceksin çocuğum. Ne yazık ki, karılık vazifesi bunu gerektiriyor. Kocanı o gece reddediyorsan hiç olmazsa, senin için ölüyorum ama çok yorgunum de bari. Evlilikte seks yoksa ya da kötüyse olmayacak duaya amin diyemem, tabiat dedirtmez.

EVLİYKEN OLMAZ

Diyelim ki her şey mükemmel. Kadın her gün kocasına Angelina Jolie, koca da karısına Brad Pitt gibi geliyor. İnsan arada yine de Salma Hayek’ler, George Clooney’ler istemez mi?

- İster tabi ama evliliğe çok değer veriyorum. Evliyken olmaz.

Bir yastıkta kocanabileceğine inanıyorsunuz yani. Evliliğin insan doğasına uygun olduğunu mu düşünüyorsunuz?

- Maalesef hayır.
Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!