GeriKelebek Son bir ayınız nasıl geçti?
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Son bir ayınız nasıl geçti?

Son bir ayınız nasıl geçti?
refid:10107219 ilişkili resim dosyası

Yaşadığınız son bir ayı düşünün arkadaşlar.

Bu süre zarfında hiç üstünüze, başınıza kıyafet, aksesuvar vs. aldınız mı? Ben de aldım. Huzur içinde bir alışveriş yapmayı Hasan Önal ve Selçuk Can’a borçluyum. Peki sinemaya gittiniz mi? Sanırım ben üç ya da dört kez gittim. Keyifli bir şekilde film seyretmeyi Egemen Yıldız, Bahattin Erturhan ve İlhan Küçüksolak’a borçluyum. Arkadaşlarınızla bir araya geldiniz mi peki son günlerde? Biraz aşk, biraz meşk hakkında konuşup, biraz da dedikodu yaptınız mı? Ben yapmayı çok isterdim. Ama iş arkadaşlarım dışında kimseyle görüşemiyorum pek. Onlarla da neredeyse tüm sohbetlerim iş üzerine. Ama konu iş bile olsa, gülmenin tadını Halil İbrahim Arlık, Çağlar Mengü, Davut İlbaş, Oktay Karakelle sayesinde çıkardım. Gece başımı yastığıma huzur içinde koyup, sabah güne yeni umutlarla başlamayı Onur Ozan İlgen, Hakkı Aran, Ramazan Yeşil, Rasim Eser, Hasan Aygör, Muhammet Aydemir, Cahit Yıldırım ve adını sayamadığım insanlara borçluyum. Tıpkı sizin gibi... Kim mi bu insanlar? Hakkâri'nin Şemdinli ilçesine bağlı Aktütün köyündeki Jandarma Sınır Karakolu'nda teröristler tarafından şehit edilen askerlerimiz.

Benim çocukluğumda şehit verdiğimizde tüm TV kanallarında matem yaşanırdı. Eğlence programları yayından kaldırılırdı. Ekranın köşesinde bir Türk bayrağı olurdu. Bu kez olmadı, olamadı. Nedendir bilinmez. Benim elimden gelen tek şey; evimin penceresine bayrak asmak oldu. İsterim ki; duyarlı bir toplum olalım. Sizler gençsiniz, bu ülkenin yarınlarısınız. Sevdiğiniz bir ünlünün posterini yayımlamamızı bizi arayıp, gayet medeni bir şekilde istiyorsunuz. Aynı şekilde bir TV kanalını da arayıp; “Böyle acı dolu bir günde magazin programı seyretmek istemiyoruz” diyebilmelisiniz. İsimleri farklı farklı da olsa bizim Mehmetçik‘imiz onlar. Şu an sınırlarımızda askerlerimiz nöbet tutuyor. Bu bir vatandaşlık görevi elbette ki. Ama huzur içinde yaşadığımız her anı da onlara borçluyuz. Sizce onlar da bir İsmail YK, bir Gökhan Özen’e gösterilen ilgi ve sevgiyi hak etmiyorlar mı!


Yorumları Göster
Yorumları Gizle