Yeşil Düşünce Derneği'nden, "Türkiye'nin Kömür Hikayeleri"

Güncelleme Tarihi:

Yeşil Düşünce Derneğinden, Türkiyenin Kömür Hikayeleri
Oluşturulma Tarihi: Mart 10, 2016 09:13

Yeşil Düşünce Derneği; 2014 - 2016 yıllarını kapsayan iki yıllık süreçte Yeşil Gazete'de yayınlanan Türkiye'deki kömürlü termik santrallerin kurulu olduğu şehirlerdeki insanlar ile yapılan röportaj haberleri, "Türkiye'nin Kömür Hikayeleri" adı ile rapor haline getirerek yayımladı.

2014-2016 yılları arasında Yeşil Gazete ve Yeşil Düşünce Derneği, Türkiye'nin kömür hikayelerini topladı.
2014'te Yeşil Gazete yazarı Gözde Kazaz kömür şehirleri Amasra, Amasya ve Kahramanmaraş-Afşin/Ebistan'a giderek gözlemlerini Yeşil Gazete'de yayımladı. 2015'te ise Yeşil Düşünce Derneği'nden Özgecan Kara, Çanakkale, Muğla, Diyarbakır-Silopi ve Çukurova bölgesini ziyaret ederek Yeşil Gazete'ye haberler yaptı.
 
İki sene boyunca toplanan tüm bu haberler Türkiye'de kömürün genel görünümü bilgileri ile birleştirilerek "Türkiye'nin Kömür Hikayeleri" adıyla Yeşil Düşünce Derneği tarafından raporlaştırıldı. 80 sayfalık rapor 5 bölümden oluşuyor. Kömüre Genel Bakış, Türkiye Taş Kömürü Havzaları ve Maden Ocakları, Türkiye Linyit Havzaları ve Maden Ocakları, Türkiye'nin Kömürlü Termik Santralleri ve Türkiye'nin Kömür Hikayeleri.

Raporun önsözünde Yeşil Düşünce Derneği Proje Danışmanı Ümit Şahin şunları yazdı:
 
Yeşil Düşünce Derneğinden, Türkiyenin Kömür Hikayeleri


"En yüksek emisyonlu fosil yakıt olan kömür, Türkiye’de karbondioksit emisyonlarının üçte birinden sorumlu. Hava kirliliğinden kaynaklanan ölümler ve hastalıklar da bazı büyük şehirlerin yanı sıra büyük ölçüde kömürlü termik santralların olduğu bölgelerde yoğunlaşıyor. 

Ancak kömür, Türkiye’nin enerji  politikalarını esir almış durumda.  Kömürün daha fazla kullanımını hedeflemeyen bir enerji politikası kabul görmüyor. Kömürün sosyal ve ekolojik maliyetlerinin çok yüksek olduğu ve yenilenebilir enerjinin sürekli ucuzladığı gözardı edildiği için, kömürün hâlâ en ucuz enerji kaynağı olduğuna inanılıyor.
  
Oysa daha fazla kömür kullanımı, nasıl rasyonalize edilirse edilsin, hem dünya ülkelerinin kabul ettiği uluslararası iklim politikalarına, hem de çevre sağlığını geliştirmek için alınması gereken temel önlemlere aykırı. Paris İklim Antlaşması, henüz yeterli bağlayıcılıkta ve sağlamlıkta olmasa da, kömürün devrinin bitmek üzere olduğuna dair bir işaret fişeği oldu. Dünya ülkeleri kömürden uzaklaşmak  için politikalar ve alternatifler üretiyor."
 
Raporun yazarlarından Özgecan Kara ise raporla ilgili olarak şunları dedi:
 
Yeşil Düşünce Derneğinden, Türkiyenin Kömür Hikayeleri


Bu rapor iki bölümden oluşuyor. İlk bölüm kömür ile ilgili temel bilgileri sunuyor; Türkiye'de ne kadar kömür üretiliyor, satılıyor, ithal ediliyor, Türkiye'de nerelerden kömür çıkartılıyor, madenlerin sahibi kimler, Türkiye'nin kömürünün kalitesi nedir gibi. Bu bölümde görülüyor ki, kömür Türkiye'nin velinimeti değil. Türkiye'de artık taş kömürü çıkmıyor, ithal ediliyor. Türkiye'nin linyit rezervi var, ama linyitin kalitesi çok düşük, elektrik üretmek için elverişli değil. Olan linyit madenleri de hep özelleşirilmiş. Buna rağmen Türkiye'nin kalkınma ve enerji planları hep kömür üzerine. İkinci bölümde de bu planların zararını birinci ağızdan dinliyoruz.

Rüzgar ve güneş varken olmayan bir maddeye bel bağlamak niye? Dünyada bir devrim yaşanıyor. Artık herkes fosil yakıtları yerin altında bırakıyor. Peki Türkiye neden hala bu devrime seyirci kalıyor?"

"Türkiye'nin Kömür Hikayeleri" raporunun tamamına bu link üzerinden erişim de mümkün.
 
 
yesilgazete.org Trafından hazırlanmıştır.

BAKMADAN GEÇME!