GeriMagazin 'Yağmur hiçbir zaman ayrılığı hissetmedi'
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

'Yağmur hiçbir zaman ayrılığı hissetmedi'

'Yağmur hiçbir zaman ayrılığı hissetmedi'

Türkan Şoray ve Yağmur Ünal’la 10 ay aradan sonra yeniden buluştum. Bu 10 ay içinde Türkan Hanım ciddi bir beyin ameliyatı geçirdi, Yağmur da özel hayatında bir ayrılık yaşadı, ayrıca yapımcılığını üstlendiği ilk dizisi “Dolunay” 26 bölüm yayınlandı. Bu arada anne-kız ilk kez birlikte kamera karşısına geçip Turkcell’in yeni reklam filminde oynadılar. Türkan Hanım’ın yeni mesleğini de öğrendim; senaryo doktoru olmuş... Nasıl mı? Detaylar röportajda...

◊ Türkan Hanım, 2017 yazında beyin ameliyatı olmuştunuz. Geçenlerde de sağlığınızla ilgili bazı haberler çıktı. Nasılsınız?

- Türkan Şoray: Bende biliyorsun cushing hastalığı var. Daha önce cushing nedeniyle ameliyat olmuştum. Yazın da bu hastalığa bağlı olarak bir beyin ameliyatı geçirdim. Çok başarılı bir ameliyat oldu. Bunu da şuradan anlıyorum; normalde cushing hastalığında çok kilo alınıyor. Ben yazdan bu yana 12 kilo vermiş durumdayım. Doktorlar da süreçten çok memnunlar. Kendimi şu anda çok daha rahat ve mutlu hissediyorum.

◊ Geçen sene yeni evinize taşındınız. Nasıl, alıştınız mı?

- Türkan Şoray: Alıştım. Taşınalı 1 sene oldu. Sakinliği çok güzel. Site hayatı da çok güzel.

◊ Yağmur evde parti vermeye başladı mı?

- Türkan Şoray: Nasıl olduysa bilmiyorum ama parti için her şey hazır ama yapmadı.

◊ Geçen sene buluştuğumuzda Yağmur’un “Dolunay” dizisinden dolayı çok heyecanlıydınız...

- Türkan Şoray: Benim en büyük heyecanım, Yağmur’un yapımcı olarak dizi çekiyor olmasıydı.

◊ Yağmur, dizi kaç bölüm sürdü?

- Yağmur Ünal: “Dolunay” 26 bölüm yayınlandı. Çok iyi gitti. Şirketin ilk işiydi. Medyapım’la ortak olarak No 9’u kurdum. İlk işimizin iyi gitmesi moral oldu. Şimdi haziran ve eylül için iki dizi hazırlıyoruz.

- Türkan Şoray: Senaryoları okumak da bana kalıyor. Üst kat senaryolarla dolu. Yağmur’a senaryo danışmanlığı yapıyorum.

- Yağmur Ünal: Annem senaryo doktoru. Çok başka bakıyor. Zaten bu kadar çok senaryo okumuş başka bir insan olamaz.

- Türkan Şoray: Evde olduğum süreç içinde sürekli dizileri izliyorum. Kızımın mesleğinden dolayı kim ne yapıyor diye bakıyorum. Dizi uzmanı oldum neredeyse.

Yağmur hiçbir zaman ayrılığı hissetmedi

◊ Şu an beğendiğiniz diziler hangileri?

- Türkan Şoray: Onu söylemek istemiyorum. Hiç dizi setinde bulundunuz mu bilmiyorum ama çok ağır, insanüstü emek veriliyor. Kısa bir rol oynayın ve görün.

◊ Fox TV’de yayınlanan “Kadın” dizisini mesela beğeniyor musunuz?

- Türkan Şoray: Çok beğeniyorum. Özge Özpirinçci’yi de çok başarılı buluyorum.

- Yağmur Ünal: Benim ortağımın işi ayrıca...

◊ Peki “Vatanım Sensin” ve “Mehmed Bir Cihan Fatihi”ni nasıl buluyorsunuz?

- Türkan Şoray: Büyük emek verilen, çok takdir edilecek işler.

◊ En çok “Dolunay”ı beğeniyordunuz, değil mi?

- Türkan Şoray: Tabii ki... Annelik sonuçta. “Dolunay” olduğu günler jenerikte yapımcı Yağmur Ünal’ı görünce içimde tatlı bir heyecan oluyordu.

◊ Kendi adınızı gördüğünüzde bu kadar heyecanlanmıyor muydunuz?

- Türkan Şoray: Yok. Sizin de çocuklarınız büyüyünce anlayacaksınız. Çocuklarınızın başarısı insanın kendi başarısında kat be kat mutlu ediyor.

◊ Yağmur ileride bir film çekse ve yurtdışında büyük ödüller alsa...

- Türkan Şoray: İnşallah o günler de olur.

- Yağmur Ünal: Film projemiz de var bu arada.

40 DERECE ATEŞİN DE OLSA DİZİ YETİŞSİN DİYE ÇALIŞMAK ZORUNDASIN

◊ Türkan Hanım, Yeşilçam zamanında siz de çok emek veriyordunuz. Bir de o zamanlar teknoloji bu kadar ilerlememişti...

- Türkan Şoray: Veriyorduk ama istirahat etme lüksümüz oluyordu. Hasta olduğum zaman işe gitmeme, çekimi erteleme şansımız oluyordu. Şimdi 40 derece ateşin de olsa çalışmak zorundasın dizi yetişsin diye. Ama bizim de karavanlarımız yoktu.

- Yağmur Ünal: Hatırlıyorum, dizi zamanı annem eve sürünerek gelirdi yorgunluktan.

- Türkan Şoray: “İkinci Bahar” zamanı günde 18-20 saat çalışıyorduk. Eve girerken kolumdan tutarlardı. Ayaklarımın üzerine basamayacak hale gelirdim.

◊ Bir de o zamanlar diziler bu kadar uzun değildi...

- Türkan Şoray: O zaman da çok yorucuydu. Şimdi daha uzadı ve daha da yorucu oldu. Şimdi iki ekip, hatta bazen üç ekip yapıyorlar. Yolunu buldular.

- Yağmur Ünal: Ama ona göre senaryo yazmak da zor...

- Türkan Şoray: Bence burada en çok zorlanan, senaristler. Hayatları yok. Ne zaman dışarı çıkıp sosyal hayata karışacaklar bu yoğunlukta? Düşünsene 120 sayfa senaryoyu her hafta yetiştirmek zorundasın. Hepsini alkışlamak lazım.

◊ Gülse Birsel hem yazıp hem de oynuyor mesela...

- Türkan Şoray: Çok şeker o da. İnsan kendini kaptırınca çok keyif alıyor.

Yağmur hiçbir zaman ayrılığı hissetmedi

YÖNETMENLİK KONUSUNU KAPATTIM

◊ Türkan Hanım, yönetmenlik yaptığınız “Uzaklarda Arama”dan sonra bir film daha çeker misiniz?

- Türkan Şoray: O konuyu kapattım ben.

◊ Küstünüz mü?

- Türkan Şoray: Hayır. Yağmur’un yapacağı bir sinema filmi projesi var...

- Yağmur Ünal: Annemin çok yorulmayacağı bir iş olursa yapabilir. Ama güzel senaryo bulmak lazım.

◊ Yağmur’un oyunculuk mu yoksa yapımcılık tarafı mı sizi daha çok mutlu ediyor?

- Türkan Şoray: Yapımcılık tarafı. Yapımcılık ona çok yakıştı.

◊ Oyunculukta kariyer yapmasını istemez miydiniz?

- Türkan Şoray: Yağmur hiç düşünmedi. Aslında çok yetenekli bir oyuncu. Oyunculuğu kafasına koysaydı yapardı. Ama çok güzel bir dal olan yapımcılığı tercih etti. Her şeyin başı yapımcılık. Çok yaratıcı bir dal.

REKLAM FiLMiNi HATIRAMIZ OLSUN DiYE KABUL ETTiK

◊ Birlikte reklamda oynadınız. Reklam teklifi nasıl geldi?

- Yağmur Ünal: Bu zamana kadar aslında birlikte oynamaya çok sıcak bakmamıştık. Teklif gelince senaryoyu okuduk. Hikayesi samimi geldi. Turkcell olunca kabul ettik. Bizim için de bir hatıra olsun istedik.

◊ Anne-kız birlikte oynamak nasıl bir duygu?

- Yağmur Ünal: Yan yana oynamadık ama güzeldi.

- Türkan Şoray: Cep telefonu çıktıktan sonra ben dahil tüm ebeveynler çocuklarına hemen ulaşabilir hale geldi.

Senaryo bizim normal hayatımızın bir parçası gibiydi. Reklamda birbirimizi özleyip duygularımızı paylaşıyoruz. Zaten yıllardır böyle...

Yaşadığımız güzel bir şeyi Turkcell vesilesiyle paylaşmış olduk. Daha önce birlikte hiç reklam filminde oynamamıştık. Bu güzellik beni çok etkiledi. Yağmur’la güzel bir anımız oldu. İkimizin fotoğraflarının billboard’larda yan yana olması da bizi heyecanlandırdı. Yıllar önce afişlerimiz asılırdı ama bu başka bir duygu.

- Yağmur Ünal: Cep telefonu olmasaydı ne yapardık bilemiyorum.

- Türkan Şoray: Amerika’da filan okuyamazdın.

- Yağmur Ünal: Annem beni asla göndermezdi.

◊ Günde kaç kez Yağmur’u arıyorsunuz?

- Türkan Şoray: Yağmur beni daha çok arıyor.

◊ Bu reklamın devamı da olacak mı?

- Türkan Şoray: Yok, bir kerelikti.

◊ Reklam bütçesinde aile indirimi yaptınız mı?

- Türkan Şoray: Bir sonraki teklifte yapabiliriz. (Gülüyor)

◊ Yağmur, annenle oynamak nasıl bir duyguydu?

- Türkan Şoray: Yağmur bana ne yaptı biliyor musun? Çekimlerde ben Yağmur’u arıyordum. Yan yana sahnemiz yoktu. Ama ben onu filmde ararken, o beni gerçekten aradı ve gözlerim oldu.

Bu sıcaklık sanıyorum ki insanlara geçti. Herkes çok beğendiğini söyledi. Ben Yağmur’a bir tek “Kurabiyem” demiyorum. Başka şeyler de söylüyorum...

◊ Başka neler diyorsunuz?

- Türkan Şoray: “Kuzum, bebeğim, aşkım, sıcak kurabiyem” gibi birçok şey söylüyorum.

Bebekliğinden beri böyle.

Ona söylediğim kelimelerden birini alıp senaryoya eklemişler.

O yüzden doğaçlama oldu.

ERGENLiK DÖNEMiMDE ANNEMLE ÇATIŞIRDIK

 ◊ Anne-kız hiç kavga etmez misiniz siz?

- Türkan Şoray: Ay Allah korusun.

- Yağmur Ünal: Annem öyle bir anne değil. Gizli bir otoritesi, çok çekindiğim tarafları vardır. Ama arkadaş gibi olduğu için onları hallediyoruz. Annemin üzülmesine dayanamam, kıyamam ona.

- Türkan Şoray: Ben çok alınganım. Çok küçük bir şeye alınsam bile susuyorum. Sustuğum zaman anlıyor. Yanıma gelip sarılıyor, öpüşüyoruz ve halloluyor.

◊ Yağmur’un daha genç olduğu yaşlarda hiç çatışmalarınız olmadı mı?

- Türkan Şoray: Olmaz olur mu?

- Yağmur Ünal: Ergenlik döneminde oluyordu. Hatta kapılar filan çarpılıyordu. Ama son yıllarda böyle şeyler kalmadı artık.

Yağmur hiçbir zaman ayrılığı hissetmedi

CiHAN ÇOK MATRAK ADAMDIR

  Babanla aranız nasıl Yağmur?

- Yağmur Ünal: İyi. Babamla da çok iyi arkadaş olduk. Çok eğleniyoruz.

- Türkan Şoray: Cihan çok matrak adamdır.

Siz görüşüyor musunuz?

- Türkan Şoray: Görüşüyoruz. Biz bunu başarmış bir aileyiz. Yağmur 3 yaşındayken ayrıldık. Ama Yağmur hiçbir zaman ayrılığı hissetmedi.

- Yağmur Ünal: Hiç diyemem ama mümkün olduğunca az hissettim.

Kolundaki dövme dikkatimi çekti bu arada...

- Yağmur Ünal: Annemin adı yazılı. Sağanak yağmur işareti de var. Küçük küçük dövmelerim var böyle. Ama birini sildireceğim. Çok büyük ve yerinden dolayı sildirmek istiyorum. Bir de Latince’de “Belki de sondur” anlamına gelen “Ultima forsan” yazılı bir dövmem var. “Belki de şu an son zamanındır” anlamında...

 ESKİDEN EVLİLİK FOBİM VARDI, GEÇTİ

◊ Kızınızın özel hayatına karışıyor musunuz?

- Türkan Şoray: Karışmam.

- Yağmur Ünal: Kriz masası oluşturup kararları birlikte alıyoruz. Annemle oturup her şeyi konuşuruz. Eğer ilişkimde sorunlar varsa, annem bunları bilir. Her zaman daha mutlu olacağımı düşündüğüm şeyleri yapmaya çalışıyorum.

- Türkan Şoray: Yağmur’un arkadaşı olduğum için çok mutluyum. Bu önemli.

- Yağmur Ünal: O yüzden bunu “karışmak” olarak adlandırmıyorum.

- Türkan Şoray: Yağmur hayatıyla ilgili en doğru kararı verebilecek olgunlukta.

◊ Türkan Hanım, evlenme baskısı yapıyor musunuz?

- Türkan Şoray: Hayır.

- Yağmur Ünal: Bu aralar hafif başladı. Ama öyle baskı gibi değil, “Evlensen iyi olur” diyor. Zamanı gelince olur. Eskiden evlilik fobim vardı. Artık geçti.

◊ Neden?

- Yağmur Ünal: Evlilikten korkuyordum.

- Türkan Şoray: Acaba babanla boşandığımız için mi böyle hissediyordun? Mutlu evlilikleri gören çocuklar daha çok evlenmek istiyor.

- Yağmur Ünal: Ben evlenmek için evlenmeyi hiçbir zaman istemedim. Birçok insan evlilik merakı içinde. Ben mutsuz olmaktan korkarım. O yüzden doğru olduğuna inandığım zaman evlenirim.

 IRMAK’LA ABLA-KARDEŞİZ

  Baban evlilik konusunda ne düşünüyor?

- Yağmur Ünal: Babam hiç “Hadi evlen” gibi bir şey demez.

- Türkan Şoray: Bir daha dede olmak istemiyor herhalde...

Irmak’la aranız nasıl?

- Yağmur Ünal: Çok iyiyiz. Abla-kardeş olayını oturttuk aramızda. Birlikte büyümedik ama öyleyiz. O da bana her zaman kardeşim diyerek destek olmuştur. Gittikçe daha çok bağlandık birbirimize.

- Türkan Şoray: Çok iyi anlaşıyorlar. Hatta Yağmur’un bundan önceki şirketinin adı, Irmak’ın oğlunun adı Vadi’ydi.

 SEYİRCİ GÜZELLİĞE ÖNEM VERİR

 ◊ Türkan Hanım bu sektörde güzel olmak kadınlar için avantaj mı, yoksa dezavantaj mı?

- Türkan Şoray: Oyunculukta avantajdır. Seyirci güzelliğe, görselliğe önem verir. O yüzden başrol oyuncuları güzeldir. Ama güzellikle birlikte akıl da önemlidir.

- Yağmur Ünal: Ama çok güzel bir kadının diyelim ki enerjisi tutmadı, o zaman hiçbir şey olmayabilir. Bazı çok güzel kadınların sıcaklığı ve enerjisi seyirciye geçmiyor. Geçmediğinde de bir yerde kalıyor ve ileri gitmiyor.

◊ Yağmur yeni bir cast yapacak olsan kimlerle çalışmak istersin?

- Yağmur Ünal: Senaryoya bağlı bir şey bu. Şimdi isim vermem yanlış olur. Ama mesela Özge Gürel’le çalışmaktan çok mutluydum.

- Türkan Şoray: Yağmur cast konusunda çok başarılı. Bir isim söylüyor ve o isim role cuk oturuyor.

KADİR’LE ARAMIZDA KÜSLÜK YOK TEDAVİ SÜRECİNDE ONU ÇOK ARADIM

 ◊ Geçenlerde Türker İnanoğlu’nun yeni kitabının tanıtımına katıldınız. Cüneyt Arkın da oradaydı. Eski rol arkadaşlarınızla, yapımcılarınızla bir araya geldiğinizde neler hissediyorsunuz?

- Türkan Şoray: O bitmeyen dostluğu hissediyorsunuz. Yıllar boyu kopmayan öyle güzel bir bağ ki... Mutluluk veriyor insana.

◊ Cüneyt Arkın, Hülya Koçyiğit, Fatma Girik gibi isimlerle hâlâ dost musunuz?

- Türkan Şoray: Çok iyiyiz. Bircan şahittir. Aramızda müthiş bir dostluk var.

- Bircan Silan (Türkan Şoray’ın menajeri): Aralarında hakiki bir dostluk var. Mesela hastalık döneminde Ediz Hun günde üç-dört kere arıyordu Türkan Abla’nın sağlığını sormak için.

◊ Kadir Bey’i hastalık sürecinde aradınız mı?

- Türkan Şoray: Çok aradım. Yeğeni Levent’le konuşup durumunu takip ettim. Yine gidecektim ama eve çıktı. Bir önceki ameliyatında hastaneye gitmiştim.

◊ Kadir İnanır’la aranızda geçmişten kalan bir küslük olduğu söyleniyor. Doğru mu?

- Türkan Şoray: Kim diyor? Hiç olmadı öyle bir şey.

Yağmur hiçbir zaman ayrılığı hissetmedi

ANNEM HER ZAMAN  “BÜYÜK KONUŞMA” DER

 ◊ Annenden aldığın ve kulağına küpe olan bir nasihat var mı?

- Yağmur Ünal: Var. En önemlisi; annem her zaman “Kesinlikle büyük konuşma” der. Mesela gerçekten büyük konuşmam gereken bir şeyde bile “Sen yine de büyük konuşma” der. Annem büyük konuşulan her şeyin olabileceğini düşünüyor.

◊ Peki, Türkan Hanım siz kızınızdan ne öğrendiniz?

- Türkan Şoray: Ben Yağmur’la karamsar olmamayı ve her şeye olumlu bakmak gerektiğini keşfettim. Çünkü onun hayata karşı inanılmaz bir pozitif enerjisi var. Yaşam için bu enerjinin çok önemli olduğunu hissettirdi Yağmur bana.

◊ Yağmur, anneni tek kelimeyle nasıl tanımlarsın? Hepimizde olduğu gibi “Sultan” mıdır o kelime senin için de?

- Yağmur Ünal: Tek kelimeyle tanımlamak çok zor...

◊ Türkan Hanım aynı soruyu Yağmur için size sorsam...

- Türkan Şoray: Mükemmel... Yemin ederim ki mükemmel. Bunu evladım diye söylemiyorum. Genç bir kadında olması gereken tüm vasıflara sahip. Onunla gurur duyuyorum. Çok vicdanlı, dürüst, sevecen, paylaşımcı...

◊ Bu özelliklere sahip iki-üç çocuk daha istemez miydiniz?

- Türkan Şoray: Yağmur kıskanırdı herhalde.

- Yağmur Ünal: Şimdi olsa kıskanırdım. Ama öyle büyüsem farklı olurdu.

 


Yorumları Göster
Yorumları Gizle