GeriMagazin Okan’ın Nusret için söyledikleri doğru mu?
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    7
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Okan’ın Nusret için söyledikleri doğru mu?

Okan’ın Nusret için söyledikleri doğru mu?

Kelebek yazarları bu haftanın en çok konuşulan magazin olaylarını masaya yatırdı.

Okan Bayülgen, Nusret Gökçe’ye Instagram videoları hakkında ağır bir tweet attı: “Kucağında kuzu okşama, ölü hayvanları tokatlama, İslam’da binbir dua ile kesilen hayvan etine türlü eziyetler. Bu videoları çocuklarımız izliyor... Ben bu şovu sapkın ve ahlaksız buluyorum!” Konsey, Bayülgen’in sözlerini tartıştı.

Melike Karakartal:
Nusret’in hali giderek tuhaflaşıyor. Kesilip yenilebilir herhangi bir hayvanı canlı kategorisinde görmüyor, cansız bir eşya, bir şov malzemesi artık hepsi. Hayvanın canlısı da, ölüsü de öyle. Bir gün dana sürüsüyle fotoğraf çektiriyor, bir gün yukarıdan sallanan bir danayı keserek şov yapıyor. Evet, bunları çocuklar da izliyor ve buradan “canlı” kavramına yönelik güzel bir ders çıkmadığı kesin. Bu bir nevi “et pornosu”; bunun popüler kültürün tam ortasında olması ve pek çok kişi tarafından normal görülmesi, bence günümüz insanına ve düşünme şekline dair de çok şey söylüyor.

Okan’ın Nusret için söyledikleri doğru mu


Onur Baştürk:
Okan’ın abarttığını düşünüyorum. Nusret popüler şu anda ve dikkat çekmek için onun üzerine oynamış. Haklı yanları da var söylediklerinin ama sapkın ve ahlaksız demek çok fazla olmuş. O yüzden haklıyken haksız konuma düşmüş Okan.
Cengiz Semercioğlu: Eski Okan olsaydı buna ‘kasap pornosu’ der, günlerce manşetlerde kalırdı. Formunda düşüş görüyorum Okan’ın.
Ama dediklerinde haklılık payı var.
Nusret’in ete şaplak attığı, okşadığı, öptüğü anlar bana da bazen itici geliyor ama adam böyle şöhret oldu. Videolarda hüneri öne çıktığı için kimse Okan’ın dediği tarafa takılmıyor.
Ömür Gedik: Katılıyorum Okan’a. Tuzlama olayı güzel ve dozundaydı ama ölü bir hayvana yaptıklarını, bunu bu şekilde şov malzemesi yapmasını ben de kaldıramıyorum. Afiyet olsun bile diyemeyeceğim.

Caner madem görmek istemiyor neden gidiyor? 

Demet Akalın’ın yeni yaşını kutladığı partiye Caner Erkin-Berkay piştisi damga vurdu. Erkin’in, eşi Şükran Ovalı ile katıldığı gecede Berkay sahneye de çıktı. Berkay sahneye adım attığı anda ünlü çift ona sırtını döndü. Konsey bu ilginç kesişmeyi yorumladı. 

Okan’ın Nusret için söyledikleri doğru mu

Melike Karakartal: Asena Atalay ve Berkay meselesi bir dönem magazin manşetlerini süsledi, herkes bugün dahi bu konuyu hatırlıyor. Daha da önemlisi, böyle bir durumun Caner’i hiç etkilememiş gibi davranmasını bekleyemeyiz, bu tuhaf olurdu. Yadırgamadım çift olarak bu tavırlarını.
Onur Baştürk: Zor bir durum aslında. Gitsen bir türlü, gitmesen bir türlü. Ama bu tür haberlerin çıkacağını bile bile Caner’in yine de gitmesi ilginç geldi bana. Ben olsam gitmezdim. Demet de bu durumu anlayışla karşılardı eminim.

Cengiz Semercioğlu: Senin evliliğini bitiren adam Berkay, hiçbir şey olmamış gibi nasıl gidersin aynı mekana Caner? Üstelik Demet ev sahibi olarak ikisini de tek tek arayıp, diğerinin geleceğini söylemiş. Buna rağmen kalkıp gitmiş Caner. Sonra da gece boyu birbirlerini görmezden geliyorlar. Çok istemiyorsan görmeyi, gitmezsin olur biter...
Ömür Gedik: Bir avuç insanız aslında. Herkes bir yerde birileriyle karşılaşıyor, karşılaşmaya da devam edecek. Olay çıkarıp mekan terk edip, gereksiz polemik yaratmaya gerek yok. Caner en doğrusunu yapmış. Olgun davranmış. Demet’in doğum günü de böyle tatsız bir haberle gölgelenmemiş böylece. 

Ozan dua etsin, fırça
yemekle atlatıyor

Hafta içi Ozan Doğulu ve eşi Ece Doğulu bir mekanda görüntülendi. Ece Hanım muhabirleri görünce ünlü müzisyene “Senin yüzünden peşimizi bırakmıyorlar” diye çıkıştı. İddia o ki Ece Hanım, Tuba Peksayar olayından dolayı hâlâ Ozan Doğulu’ya sinirli. Sizce haklı mı?

Okan’ın Nusret için söyledikleri doğru mu

Cengiz Semercioğlu: Aramızda problem yok pozları veriyorlar ama Ozan Doğulu ve Tuba Peksayar’ın sabahlara kadar süren ‘muhabbeti’ sonrası problem olmaması imkansız. Ortada üç çocuk olmasa Ece Hanım, Ozan’ı belki de kapının önüne bile koyabilirdi. Ozan dua etsin fırça yemekle atlatıyor olayı.

Onur Baştürk: Ece Hanım haklı. Ama bir yandan da Ozan Doğulu ünlü bir adam. Her zaman paparazziler peşinde olacak tabii. Bu ilginin sadece Tuba Peksayar olayıyla ilgisi yok ki...

Melike Karakartal: Eğer bir kadın kendisini incinmiş hissediyorsa, bunun etkileri sadece belirli bir zamanda kalmaz elbette. O fotoğrafların bir içeriği vardı ya da yoktu, onu bilemem ancak eş gözüyle bakıldığında iyi hissettiren görüntüler değildi. Ece Doğulu’ya hak veriyorum.

Ömür Gedik: Ece’nin siniri geçmediyse acısını çıkarana kadar söylenecektir. Her kadın yapar bunu. Gayet normal karşılıyorum. 

Bu çiftin kafası
çok karışık!

Bu yıl evlenmeyi düşündüğünü söyleyen Eliz Sakuçoğlu, “Beran’ın hayali İrlanda’da bir şatoda evlenmek. Benim hayalim ise İtalya’da bir kumsal düğünü. Beran’ın akrabalarının bir bölümü Ankara’nın Bala köyünde yaşıyor. Kesin orada da bir köy düğünü yapacağız” diyerek üç düğünlü bir proje attı ortaya. Konsey, Eliz’in yerine kendini koydu ve favori düğün mekanını seçti.

Okan’ın Nusret için söyledikleri doğru mu

Onur Baştürk: Beran’ın hayali güzelmiş. Şato düğünü daha güzel. Köy düğünü de süper eğlenceli olabilir. Ama anladığım o ki, bu çiftin kafası karışık. Her şeyi aynı anda yapmak istiyorlar. Birden fazla şey ‘olmak’ istiyorlar. Umarım bu kafa karışıklığı hayırlara vesile olur...
Cengiz Semercioğlu: İrlanda, İtalya, Bala Köyü derken bu iş tatsızlıkla bitmesin de! Çünkü her düğünde çiftler en az bir kez birbirlerine girerler. Bunlar üç düğün yaparak riski katlayacaklar. Ben Boğaz’da A’jia Otel’de evlenmiştim, o yüzden en iyisi bizim konseptti, tavsiye ederim Eliz-Beran çiftine de...
Melike Karakartal: Görünen o ki Eliz Sakuçoğlu davetlilere kültür şoku yaşatmak istiyor! İrlanda şato düğününün bir İrlandalı için kültürel olarak anlamı olabilir ama bu kültürle ilgisi olmayan kişilerin şato düğünü yapması biraz tiyatroculuk oynamak gibi geliyor bana. Evlilik hayatın doğal bir uzantısıysa bunu halihazırdaki hayatın doğal döngüsü ve insanı biçimlendiren kültür içinde gerçekleştirmek bana daha iyi bir fikir gibi geliyor ama öte yandan da düğünler, insanların hayallerini yaşayabilecekleri nadir zamanlardan... Çiftlerin kendi tercihleri, nasıl mutlu oluyorlarsa öyle yapsınlar.
Ömür Gedik: Ben olsam barınakta evlenirim. Hem gelen hediyeler, takılan takılar da hayvanlar yararına kullanılır. Sonrasında İrlanda’da şatoda balayına gidilebilir. 

Kenan’ın şarkısı
tutar mı tutmaz mı

Kenan Doğulu’nun yeni şarkısı “İlk Adımı Sen At” ile yaza ilk adım atıldı. Sizce Kenan’ın yeni şarkısı tutar mı?

Okan’ın Nusret için söyledikleri doğru mu

Onur Baştürk:
Bence şarkı tutar. Nakaratı hemen dile dolanıyor, bir daha dinlemek istiyorsun.
Düzenleme de son yıllarda sıkça duyduğumuz dans şarkılarının altyapılarını anımsatıyor. Yani şık bir ‘karma’. Yazın kulüplerde sıkça duyarız...
Melike Karakartal:
Kenan Doğulu müziğini hep iyi okumuş ve nitelikli şarkılara imza atmıştır, o yüzden böyle bir şarkı yaptığını ilk duyduğumda yine ortaya böyle bir iş çıkacağını biliyordum. Bir yandan sakin, kendinden emin, bir yandan da heyecan veren bir şarkı, güzel bir yaz şarkısı.

Cengiz Semercioğlu: Kenan sipariş şarkı yapmayı bilen en iyi isimlerden. Hem markayı memnun ediyor hem de şarkıyı popüler kılıyor. “İlk Adımı Sen At” da öyle olacaktır, iki yıl sonra markayı unutacağız ama şarkıyı hatırlayacağız.
Tıpkı Arçelik’e yaptığı “Aşk ile Yap” gibi, tıpkı Athena’nın Coca Cola’ya yaptığı “Ben Böyleyim” gibi... Şarkı iyiyse reklamın önüne geçiyor eninde sonunda.
Ömür Gedik:
Reklam müziği olarak kullanılan şarkılar bir şekilde dillere dolanıyor. Bu da hareketli, güzel bir şarkı, yolu açık olsun.

Pekâlâ bir dizi de
yayından kaldırılabilir

OHAL kapsamında yayınlanan kararnameyle evlilik programları yasaklandı. Magazin Konseyi bu yasağı tartıştı.

Okan’ın Nusret için söyledikleri doğru mu

 

Onur Baştürk: Evlilik programlarını sev ya da sevme; ama KHK ile program yasaklamak olacak iş değil. Bugün evlilik programlarıysa yarın başka programlara kadar sıçrar bu. Hatta bir dizi de yayından kalkabilir. Kimse, özellikle de sektördekiler işin bu yönünde değil ve en sakıncalısı da bu işte. Herkese geçmiş olsun.
Cengiz Semercioğlu: Benim bu konuda en başından beri tavrım belli; KHK ile program yasaklanmasını doğru bulmuyorum. Bugün evlilik programları, yarın moda programları, öbür gün diziler diye giderse bu iş ne yapacağız? Evlilik programlarının günahı çok, hiçbir zaman takipçisi olmadım, onaylamadım ama sonları böyle olmamalıydı.
Ömür Gedik: Yasakları onaylayamayız tabii. Ama keşke bu programlar da seviyeyi bu kadar düşürmeselerdi.
Melike Karakartal: Televizyonun toplumu dönüştürme gücü olduğunu biliyoruz. İzleyiciye sunulan seçenekler bu tür programlar sularında gezerken olumlu bir dönüşüm beklemek olanaksızdı, ama yasak kelimesinin yönettiği bir durumda, iyiye doğru dönüşüm bekleyemezsiniz. Yasaklar adaletsizlik yaratır, baskı yaratır, tepki yaratır. KHK’lar ile program yasaklanmasının sınırı yok, bugün evlilik programları, peki yarın?
Başka bir formül bulunmalıydı.

 

 

 

 

Yorumları Göster
Yorumları Gizle