GeriKelebek Kadınlara güvenmediğim için taşıyıcı anne aradım
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    4
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Kadınlara güvenmediğim için taşıyıcı anne aradım

Kadınlara güvenmediğim için taşıyıcı anne aradım
refid:15160000 ilişkili resim dosyası

“Çok Daha Ötesi” albümüyle müziğe kaldığı yerden devam eden Metin Arolat’a bir dönem çok konuşulan kararını yeniden sordum: “Hâlâ taşıyıcı anneden mi çocuk sahibi olmak istiyorsunuz?” Kadınlara güvenmediği için taşıyıcı anne formülünü düşündüğünü söyleyen Arolat, “Çocuğum olmasını çok istiyorum” diyor.

Neredesiniz bu kadar zamandır?       
 
- Bana “Sen neredesin” diyorsun. Bu kadar uzun süre ara verince insanlar unutuluyor. Ama ben türümün tek örneğiyim. Beni kimse unutmuyor.
  
Sebebi ne?    

- Herhalde güzel şarkılar yapmak. İşime özen gösteriyorum, titizim. Çünkü insanların değer yargıları var. Birilerini magazin programlarında çok görüyorlarsa seyrediyorlar ama göz ucuyla da küçümsüyorlar. Onlara güzel şeyler sunduğun zaman, seni sahipleniyorlar ve unutmuyorlar. 

Siz aynı zamanda klip ve reklam yönetmenisiniz. Fakat ‘yönetmen’ dendiğinde akla gelen ilk isimlerden biri olmalıydınız sanki...

- Reklam camiasında ilk akla gelen isim benim zaten. Bu biraz sektörel bir durum. Sektörün dışındaki insanların duyması, benim için çok da getirisi olan bir şey değil.

Sinan Çetin de reklam filmi çekiyor ama bundan haberdar oluyoruz...

- Ben reklam setlerinde olunabilecek en iyi yerdeyim. En aranan yönetmen benim. Reklam filmlerinin neredeyse yüzde 60’ını ben çekmişimdir. Nasılsa ileride sinema filmleri de çekeceğim. Hepsini bir arada yaptığın zaman bölünebilirsin ve birinden birine daha az zaman ayırırsın. Hayat uzun. Bu hayatta benim altın bileziklerim var. Bunları teker teker kullanacağım.

Altın bilezikleriniz sayesinde geçiniyorsunuz değil mi? Her yıl albüm çıkarmayan bir şarkıcı için geçinmek zor gibi görünüyor...

- Geçinmeye imkan yok. Hele şimdi müzik sektöründe dijital ve korsan satışlar bütün sanatçıları etkiliyor. Biraz da o yüzden bu kadar saldırgan oluyorlar. Daha çok gündemde kalmak için akla hayale gelmeyecek senaryolar oluşturup, o senaryoları oynamaya başladılar. Benim en büyük avantajım yönetmenlik yapıyor olmam. Böylece daha sakin durabiliyor, sadece şarkılarıma konsantre olabiliyorum. Yaptığım iş dışında çok fazla anılmayı sevmiyorum.

5 SENEDE BİR AŞIK OLURUM

Bu arada meşhur kedileriniz ne yapıyor?


- Hepsine iyi sahipler buldum. Bir ara alerjik problem yaşadı annem evde. Yutkunamıyordu. Ben de kedilerimi önce arkadaşlarıma bıraktım, sonra baktım ki çok iyi bakıyorlar, “Sizde kalsın” dedim.

Annenizle mi yaşıyorsunuz?

- Annem İzmir’de yaşıyor ama arada bir geliyor. Geldiği zaman da bir hafta sonu için gelmez. “Beş günlüğüne geldim” der, altı ay kalır!

Bir de evinize kuluçka makinesi aldığınızı duydum, doğru mu?

- Evet, doğru. Çocukluğumdan beri ben hep “Kalorifer üstünde yumurtadan civciv çıkarabilir miyim” diye uğraşıp deneyimler yapmıştım. Hakikaten bir noktaya kadar civcivler gelişiyor. Sonra nem ayarı falan değişiyor, ölüyorlardı. İnternette kuluçka makinesinin olduğunu görünce hemen sipariş verdim. Önce tavuk civcivleri çıkardım, sonra ördek yavruları... Hepsini arkadaşlarımın çiftliklerine verdim.

Anladığım kadarıyla sorumluluk sahibi birisiniz...

- Ben sahiplenmeyi severim. Sahiplendiğim şeylerin üstüne titrerim.

Üstüne titreme olayı, aşk hayatınızda işinize yarıyor mu?

- Aşkta biraz bıktırıcı oluyorum. Dolayısıyla pek fazla aşık olmamaya çalışıyorum.

Elinizde mi ki?

- Benim periyotlarım olduğunu düşünüyorum aşkla ilgili. Beş senede bir aşık olurum.

Ne kadar süre kaldı peki?

- Daha iki senem var. Ben aşkı dibine kadar yaşıyorum ama yorucu oluyor benim için. Aşk konusunda fazla başarılıyım diyemem. Çünkü aşık olduğum zaman o iyi, tatlı Metin kayboluyor. Devamlı bir yerlerden problem çıkar mı diye didikleyen bir Metin’e dönüşüyorum. Galiba birazcık sevdiğim şeyleri kaybetme korkum var.

Öyle bir travma mı yaşadınız?

- Aile olarak yaşadık. Ağabeyimi trafik kazasında kaybettim. Ardından babamı kaybettim. Sevdiğim şeylerin elimden bir anda gidivereceklerini düşünüyorum. Bunu uzman bir arkadaşımla da konuştum. Altında hep bunun yattığını o da söyledi. Mesela, sevgilim evden çıktığı zaman gideceği yere kadar başına bir şey gelip gelmediğini kontrol eder hale geldim. Telefonunu açmadıysa ben yola çıkıp gideceği yol üzerinde bir şey olup olmadığını araştırıyorum. Bayağı bir takıntılıyım.

SEKSİ PORNOGRAFİK DEĞİL ESTETİK GÖRÜYORUM

Kartvizitinizde asıl mesleğiniz ne? Yönetmen mi, müzisyen mi?


- Bir kartvizitim yok.

Olsaydı?

- Olsaydı hepsini yazardım. Çünkü paketim ben. Ben olabilmem için hepsi olması gerekiyor. Birinden birini çıkaramıyorum. O yüzden beni böyle kabul etmek şart.

Hiç unutulmayan bir klibiniz var; Merve İldeniz’li “Dert Değil” klibi...

- Çok güzel bir klipti o. Türkiye’de klip sektörü gelişmemişti o zaman ve bu konuda öncü olmak gerektiğini düşünerek çekmiştim. Güzel günlerdi. Ben nerede “Dert Değil”i söylesem, herkes hep bir ağızdan bu şarkıyı söylüyor. Bu, doğru yaptığımı zaman içinde gösteren bir şey.

Kliplerinizde hep fantezi öğeleri yer alıyor; Merve İldeniz’in göğüslerine dökülen yoğurt, ısırılan elmalar, Eyşan Özhim’le birbirinizin ağzından sakız almak... Bu klipler beğenildiği gibi, eleştiriliyor da... Cinselliğe aç bir toplum olduğumuzdan mı eleştiriliyor sizce?

- Cinselliğe aç bir toplum olduğumuzu düşünmüyorum. Sadece kısıtlanan şeyler çok konuşulur. Cinsellik de fazlasıyla kısıtlanıyor. Bir de yemek, içmek, seks ve aşk insanın doğasında var. Hiç kimse “Bunları yaşamıyorum” demesin. Derse, yalan söylüyordur. Yaptığın bir şeyden neden utanıyorsun, buna da anlam veremiyorum. Ben olayı gayet estetik ve aslında güzel duygularla görüyorum. Öyle gördüğüm için, yansıtma biçimim de o oluyor. Bunu pornografik bir şey olarak görsem, yansıması da öyle olur. Ama benim estetik olarak yansıttığımı pornografik olarak algılayanlar her şeye öyle bakıyorlar. Sokakta o insanlardan korkmak gerekebilir.

5 YIL ÖNCE YATTIĞIM KADIN “BAKİREYİM” DİYE KARŞIMA ÇIKTI

Bir ara çocuk sahibi olma isteğiyle gündemdeydiniz...

- Çocuk sahibi olmayı çok istiyorum.

Peki neden taşıyıcı anneden çocuk sahibi olmak istediniz? Çevrenizde sizinle evlenecek kadın yok mu?

- Annem gibi konuştun! O ara sevgilim yoktu. Nasıl ki kadınlarda anne olma arzusu varsa, erkeklerde de var. O dönem baba olmayı çok istiyordum. “Böyle bir yöntem var mı” derken, bir arkadaşım sağ olsun basından birinin yanında lafı açtı ve o konu büyüdü. Benim hayatımda ise bir hafta sürdü bu konu. Annemden bir telefon aldım, “Otur oturduğun yerde, bacaklarını kırdırma. Derhal sana kız aramaya başlıyorum” dedi ve bir haftada kapandı konu.

Hâlâ taşıyıcı anneden mi çocuk planlıyorsunuz, yoksa bir evlilik olacak mı?

- Beş yıl önce yattığım kadın, yeniden karşıma çıkar ve benimle birlikte olduğunu unutup “Ben bakireyim” derse, ben kadınlara güvenemem. Zaten taşıyıcı anne aramamın sebebi de buydu. Bu benim hayatımın sürprizi olsun. Çünkü çocuğumun olmasını çok istiyorum. Çok iyi bir baba olacağımı düşünüyorum. Rahmetli babam çok iyi bir babaydı. Babamın bizi eğittiğinin üstünde eğitebilir miyim çocuğumu, bilmiyorum. Bu kadar aşklardan bahsediyoruz ya, kimse kusura bakmasın hayatta en büyük sevgim çocuğuma olacaktır.

FİLİZ AKIN BENDE TRAVMA YARATTI

İlk albümümü yaptığımda kendime söz vermiştim, “Kendimi şöhret duygusuyla beslemeyeceğim ve asla bu tuzağa düşmeyeceğim” diye. Albümlerim tuttukça bazen kaymaya başladığımı hissedip geri çekildiğim oldu. Bunun da yetişmeyle, okuduğun kitaplarla, eğitiminle alakalı olduğunu düşünüyorum. Hep kendime ve bu camiaya dışarıdan bakmaya çalışıyorum. Çok küçükken yaşadığım bir deneyim var; Filiz Akın’la bir yerde karşılaşmıştık. Ben onu hep Yumurcak’ın annesi, ikinci annem gibi bellemişim. 5-6 yaşlarındaydım o zamanlar. Onunla tanışmak istediğimde bana şöyle bir bakıp kafasını çevirmişti. Bu durum hayatımda bir travma yarattı. Ben o duyguyu bildiğim için bana yaklaşan birine asla kafamı çeviremem. Çünkü onların ne hissettiğini biliyorum bana karşı.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle