‘Öğretmen olduktan sonra insanın yüreği genişliyor’

Güncelleme Tarihi:

‘Öğretmen olduktan sonra insanın yüreği genişliyor’
Oluşturulma Tarihi: Mayıs 01, 2022 07:00

2018’de dünyanın en iyi 10 öğretmeni arasına girdi. Eğitim Nobel’ine aday gösterildi. Ulusal birçok ödülün ve başarının da sahibi olan Nurten Akkuş şimdi de ‘Benim Adım Öğretmen’ adlı kitabını çıkardı. “Bir çocuğumun gözlerine bakıp kendimi görebilecek kadar yakın olayım, hayata dokunabilecek toplumsal çalışmalarım olsun istiyorum” diyen Akkuş, bu kitapla daha çok öğretmene ilham kaynağı olmayı amaçlıyor.

Haberin Devamı

Gözlerinin içi gülen bir kadın Nurten Akkuş. Öğrencilerinin yüzü de hep gülsün diye uğraşan fedakâr öğretmenlerden... Çocukluğundan beri öğretmen olmak istiyormuş. Bir köy okulunda başlayan öğretmenlik macerası, başka köy okullarında devam etmiş. Gittiği yerlerde ahaliyle el ele verip dört duvarları çiçek gibi okullara dönüştürmüş. Ayakkabısız, montsuz bir tek öğrencisi kalmasın diye yardım kampanyaları düzenlemiş. 2018’de “Eğitim Nobel’i” olarak bilinen Varkey Gems Vakfı Küresel Öğretmen Ödülü Komitesi’nin belirlediği 10 finalistten biri olmuş. Şimdi de ‘Benim Adım Öğretmen’ kitabıyla karşımızda. Hem naif diliyle kendi hikâyesini anlatıyor kitabında hem de tecrübelerini paylaşarak öğretmenlere ve öğretmen adaylarına somut öneriler veriyor.

Haberin Devamı

* Siz Türkiye’nin en ünlü öğretmenlerinden birisiniz... Sizi sizden dinleyebilir miyiz biraz?

38 yaşındayım. Dört kız kardeşiz. Annem ilkokul mezunu ama öyle kendini geliştirdi ki, bir şeyi danıştığımızda cevabını alamadığımız bir soru olmaz. Babam da
hep bize destek oldu. Karşılıksız güven ve sevginin ne kadar değerli olduğunu biz küçük yaşta keşfettik. Annemin en büyük hayali okumakmış ama okuyamamış. Hep derdi ki “Kendi ayaklarınızın üzerinde durun. Bu, çok para kazanmak değil. 1 liranız olsun ama kendi paranız olsun”. O zaman “Evet, benim okumam lazım” diyorsunuz. Bir yandan da küçüklükten beri aldığınız bir mesaj var: “Benim okuyup insanlara faydalı olmam lazım.”

‘Öğretmen olduktan sonra insanın yüreği genişliyor’

Nurten Akkuş şu an Samsun’da, Salıpazarı Anaokulu’nun müdürü.

* Çok merak ediyorum. Her bir öğrencisini kendi çocuğu gibi sever mi bir öğretmen?

Eğer evli olsaydım, ailem öncelikli olurdu çünkü orada yetiştirmem gereken çocuklar olurdu. Şimdi de bana emanet edilmiş çocuklar var. İnanır mısınız, insanın yüreği genişliyor öğretmen olduktan sonra. İsterse milyonlarca öğrenciniz olsun, hepsini ayrı ayrı sevebiliyorsunuz.

* Tecrübeli bir öğretmen olarak, yeni nesil ebeveynlere “Bu çok önemli” diyeceğiniz bir tavsiyeniz var mı?

Haberin Devamı

Koşulsuz sevgi... Onları etiketleyip, modelleyip, hayallerimizi onlara sığdırmaya çalışıyoruz bazen. Bu çok tehlikeli. Civciv yumurtadan çıkar çünkü artık kendi hayatını yaşaması lazımdır. İşte, biz çocukları hep kabukta bırakıyoruz. Kabuğun içini, dışını süslüyoruz; sürekli bir koruma halindeyiz. Ama çocukların problemlerini kendileri çözmeleri ve sorumluluk sahibi olmaları gerek.

‘Öğretmen olduktan sonra insanın yüreği genişliyor’

Benim Adım Öğretmen
Nurten Akkuş
Hep Kitap

* Bir çocuğun kendini tanıyabilmesi için ailesinin en çok dikkat etmesi gereken şey nedir?

Onu anlayarak yaklaşmak ve kendini keşfetmesi için fırsat vermek. Çocuk ailesiyle bir şey konuşacağı zaman rahatlıkla gelip derdini anlatabilmeli. Kıyafet seçimleri bile o kadar önemli ki... Kendi tarzını oluşturmaya başlamasına imkân tanıyın. Çünkü biz kanalları tıkadığımız zaman su kendi içerisinde coşuyor, bir türlü akma fırsatı bulamıyor. Her yaş grubu çok kritik. Ergenliğe geldiğinde “Sen böyle değildin, neden böyle oldun” diyoruz. Bu etiketi yapıştırdığımız zaman o da asileşmeye başlıyor. Üniversitede kendini tanımadığı için ‘Arkadaşlarım ne der’ korkusu başlıyor. Bu sefer de akran ve toplum baskısı onu şekillendirmeye başlıyor. Yine kendini keşfedemiyor. Oysa yaşam, kendini keşfetme sanatıdır.

Haberin Devamı

* Yeni nesil çocuklar sürekli ekran başında. Oysa sokakta oynama tecrübesi çok önemli. İmkân olsa bile çocuklar artık sokakta oynamak istemiyor benim gördüğüm...

Küçük yaştan itibaren çocuk ‘oyun’u kendi dünyasına katabilirse paylaşmayı, kendi akranlarıyla olmayı, problem çözmeyi öğrenir. Ama pek çok çocukta küçük yaşlardan itibaren böyle bir alışkanlık oluşmadığı için yadırgıyorlar. Sosyal medya üzerinden iletişimlerinin arttığını düşünüyorlar
ama sosyal ilişkilerinde zayıflamalar başlıyor. Biz ne yapacağız? Yavaş yavaş, belki atölyeler vesilesiyle akranlarıyla bir araya gelebilecekleri alanlar oluşturabiliriz. Kurslara yönlendirebiliriz, birlikte sergileri gezebiliriz. Zamanla kendilerini bu tarz etkinliklere ait hissedebilirler.

Haberin Devamı

* “Her öğretmen kendi gökkuşağını oluşturmalı” diyorsunuz kitapta...

Kesinlikle! Çocuklar gökkuşağının renkleri ve bizim o renkleri bulup gökkuşağını oluşturmamız gerekiyor.

* Yeni projeleriniz var mı?

‘Ekim’ projesine devam ediyorum. UNESCO’nun bazı projelerine dahil olduk. Şimdi iklim değişikliğiyle alakalı ‘100 ülke 100 öğretmen’ olarak bir proje yapıyoruz. Bu projeyi 10 milyon öğrenciyle yürütüyoruz. Ben bir çocuğumun gözlerine bakıp kendimi görebilecek kadar yakın olayım, hayata dokunabilecek toplumsal çalışmalarım olsun istiyorum. Bir yanım eğitim, bir yanım toplum... Bir yandan da artık ben bir dünya öğretmeniyim. Ve daha çok öğretmenimize, öğretmen adayımıza ilham olmak istiyorum.

Haberin Devamı

‘Öğretmenler hayal kurmalı’

Meslektaşlarına tavsiyeler:

* Tamamen yaptıkları işe odaklanmaları lazım. Biz bu işte çok zengin olmayı hayal etmiyoruz. Hayalimiz çocuk yetiştirmek. Belki bir çocuğun kaderini değiştirebileceğiz, o da dünyayı değiştirecek. Yani yetiştirdiğimiz bir gelecek var. Bizi ayakta tutan şeyler bunlar.

* Bana göre bunun için hayal kurmak çok önemli. Önce biz öğretmenlerin hayal kurması lazım ki ardımızdan gelenler de  hayallerinin peşinden gidecek kadar cesaretli olsun. Öğretmenlerin önce kendilerini keşfetmeleri lazım ki sonra çocukları keşfedebilsinler.

‘Öğretmen olduktan sonra insanın yüreği genişliyor’

* Her bölgenin insanı farklı. Biz samimiyetimizle, donanımımızla karşımızdakinin bir öğrenciden öte can olduğunun farkına varırsak, onu kendi yaşantısıyla da keşfedebilirsek, milyonlarca insanın hayatına etki edebiliriz.

* Okuldan kopuk olan çocuklar, arka sıraları tercih ediyor. Arka sıraları biraz daha kontrol etmek lazım! Çünkü her çocuk keşfedilmeyi hak ediyor. Her bireyin bilgiyi alma şekli farklı. Beklentilerimizi değil, onların yeteneklerini göz önünde bulundurursak inanın sonuçlar harika olacaktır. Yeter ki onlara fırsat verelim.

 

 

 

 

 

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!