‘Hayat kurtarmak, insana ayrı bir güç veriyor’

Güncelleme Tarihi:

‘Hayat kurtarmak, insana ayrı bir güç veriyor’
Oluşturulma Tarihi: Mayıs 07, 2023 07:00

Deprem bölgesinde, pandemide hastanede… Kendi hayatlarını hiçe sayarak yardıma muhtaç olanların yanına koşuyorlar. Ayrımcılığa uğruyor ama yılmıyorlar. Bir yandan ilham kaynağı olmaya devam ediyorlar. Sabır, özveri ve sevgiyle mesleğini icra eden hemşirelerimizin, birkaçının da olsa, ilham veren hikâyelerini dinledik.

Haberin Devamı

‘Tek düşüncemiz bebeklerin yaralanmamasıydı’
Devlet Nizam (23), hemşire

◊ 6 Şubat gecesi Gazel’le Gaziantep Büyükşehir Belediyesi İnayet Topçuoğlu Hastanesi Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi’nde nöbetçiydim. Saat 4.15 civarında sarsıntılar olmaya başladı. Gazel’in sesini duyuyordum ama yanına gitmeye çalışırken sarsıntılar bana engel oluyordu. Birlikte hızla yoğun bakıma gittik. O anki düşüncemiz kuvözlerin devrilmesini ve bebeklerin yaralanmasını önlemekti.
◊ Daha önce böyle büyük bir deprem yaşamadığımız için ne olduğunu kavrayamadık, tek mutluluğum hastalarımızı sağlıklı bir şekilde ailelerine teslim etmek oldu. Önceliğimiz kendi canımızı kurtarmak değil, aileleri tarafından bize emanet edilen bebekleri kurtarmaktı. Orada oldukları sürece her biri bizim birer parçamız, kardeşimiz ve evladımız.
O geceyse en önemlisi canımdan bir parçaydılar.

Haberin Devamı

‘Hayat kurtarmak, insana ayrı bir güç veriyor’

‘Sarsıntı geçince ısıtılmış ambulansa taşıdık’
Gazel Çalışkan (23), hemşire

◊ Depremi hissettiğimiz an tek düşündüğümüz kuvözlerin devrilmemesi ve tavan çökerse onları nasıl çıkaracağımızdı. Ailemizi, kendimizi düşünmeden onları düşünmemizin sebebi bebeklerin hepsiyle birer bağ kurmamız. Bir hafta ya da daha uzun kalan oluyor. Onlar savunmasız birer can, en masum varlıklar. Günümüzün, zamanımızın çoğunu onlarla geçiriyoruz.
◊ Onlar bizlere emanet edilmiş birer can. Bizler depremde kendimizi kurtarabilirdik istesek, oradan çıkabilirdik. Ama onlar yardım isteyemezlerdi. Sarsıntı hafifleyince doktorların ve hastanenin bilgisi dahilinde bebekleri daha önce ısıtılmış ambulansa taşıdık ve aileleriyle iletişime geçtik. En güvenli yer ailelerinin yanı olacaktı. Taburcu olması planlanan bebeklerdi, o nedenle şanslıyız.

‘Her saniyenin önemi vardı’
Barış Akgöz, 32, yoğun bakım uzman hemşiresi ve UMKE gönüllüsü

‘Hayat kurtarmak, insana ayrı bir güç veriyor’

Haberin Devamı

◊ 6 Şubat sabahı eşimin telefonunun sesine uyandım. Hemen çantamı alıp, eşimle ve uykuda olan çocuğumla vedalaşıp UMKE toplanma alanına ulaştım. Üç tim olarak Adıyaman’da görevlendirildik. Tüm şehir yok olmuştu, her yer enkaz alanıydı.
◊ Hastanede temiz ışığın olduğu, rahat bir ortamda çalışırken deprem bölgesinde enkaz altındaki, sadece elini, kolunu gördüğümüz insanlara müdahale etmek zorunda kaldık. Kimi zaman enkazın altına metrelerce girmemiz gerekiyordu.
◊ Hayat kurtarmak için oraya gitmiş olmak insana ayrı bir güç veriyor. Bilinmeyen bir güç ve azimle çalıştık. İnsanın aklına ne kendi hayatı, ne ailesi, ne açlığı ne de uykusuzluğu geliyor.
◊ Çalıştığımız yerlerden biri aile apartmanıydı. Binanın sahibi gece köye gidiyor, döndüğünde binanın yıkıldığını görüyor. Eşi ve annesi sağ kurtulurken oğlu, gelini, torunları, kardeşleri ve onların aileleri enkaz altında kalıyor. Enkaza ulaştığımızda önce 9 yaşındaki erkek torunu çıkardık. Enkazdayken 9 aylık kardeşinin ağlama sesini duyduğunu söyledi. 58’inci saatte onu da canlı çıkardık. Onu görünce gözümün önüne 2 yaşındaki oğlum geldi. Sanki onu taşıyormuşum gibi bebeği alıp ambulansa koştum. Bu olay ekibe öyle bir güç verdi ki, sanki ilk günün enerjisi tekrar yüklenmişti.
◊ Deprem bölgesine gidince bir kere daha “İyi ki hemşireyim, iyi ki UMKE gönüllüsüyüm” dedim.

Haberin Devamı

‘Erkek olduğum için kadın psikiyatri servisinde çalışamadım’
V.C., psikiyatri hemşiresi

◊ Üniversite sınavında yüksek puan aldım ve hemşirelik bölümüne yerleştim. Aileme söylediğimde pek tebrik etmediler. Sonra KPSS’ye girdim, sınavda derece yaptım ve ilk atamada atandım. Yine kimseden tebrik almadım. Ailem pembe yakalı bir mesleği icra edeceğim için benimle gurur duymadı. Kardeşim öğretmen, babam onu hoca diye toplumda tanıtırken benim için de sağlık memuru veya doktor diyordu.
◊ Lisans eğitimi sonrası psikiyatri hemşireliği alanında yüksek lisansımı tamamladım. O süreçte bakanlığın açtığı sertifika eğitimlerine, mesleki kongre ve kurslara katıldım. Önemli bir ruh ve sinir hastalıkları hastanesinde çalıştım ve sürekli okumalar yaparak kendimi geliştirdim. Hastane idaresine psikiyatri servisi sorumlu hemşiresi olmak istediğimi yazılı ve sözlü talep ettiğimde ret yanıtı aldım. Yerime lise mezunu birini sorumlu hemşire yaptılar. Bunun için Kamu Denetçiliği Kurumu’na başvurdum, lehime tavsiye kararı çıktı. Hastane idaresi bu kararı uygulamadı.
◊ Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’ne staja gittiğimde de kadın psikiyatri servisinde çalışmak istediğimi söyledim. Erkek olduğum için oraya veremeyeceklerini söylediler. Oysa erkek doktor klinikte çalışıyordu.
◊ Hemşireliğin kadınlar için olduğu algısına üniversitede ve mesleğin ilk yıllarında sıkça maruz kalsam da meslekteki erkek sayısının artmasıyla bu söylemler azaldı. Ama yine de 2023 Türkiye’sinde hâlâ hemşireliğin kadın mesleği olduğu, pembe yakalı işte çalıştığım bana hissettiriliyor.

Haberin Devamı

‘Hastamız meslektaşımız oldu’
Ayten Karakoç, diyaliz ve nefroloji eğitim hemşiresi

‘Hayat kurtarmak, insana ayrı bir güç veriyor’

◊ Mücadelesiyle beni en çok etkileyen 7 yaşındayken kendisine kronik böbrek hastalığı tanısı konan Ebru Tecer Uzunalp oldu. Kendisiyle uygulamalı diyaliz tedavisine başladığı süreçte SSK Nişantaşı Diyaliz Merkezi’nde tanıştık.
◊ Ebru’nun tedavi sürecini birlikte geçirdik. Sonrasında meslektaşımız olarak birlikte çalışmak bizim için de çok gurur vericiydi.

‘Pandemide gebe kaldım, 22 gün yoğun bakımda yattım’
Çiğdem Açıksöz Doygun, 33, genel cerrahi hemşiresi

‘Hayat kurtarmak, insana ayrı bir güç veriyor’

Haberin Devamı

◊ Pandemide COVID servisinde çalışırken gebe kaldığımı öğrendim. Ardından kendi birimime geçtim. Tüm önlemleri almama rağmen gebeliğin 20’nci haftası COVID pozitif oldum. Nefes almakta güçlük çekiyordum, lavaboya bile gidemiyordum. Askeri personel olan eşim de Suriye’deydi.
◊ Hastanede yoğun bakımda 22 gün kaldım. İki haftası entübeydim. Bu dönemde düşük tehlikesi yaşadım. Çok şükür rahat bir doğum yaptım. Şimdi 1,5 yaşında kızım var. Bugün sorsanız yine hemşirelik yaparım. Hastalarımızın desteğiyle aşılmaz denilen yolları aştım.

‘Ayten Hemşiremi örnek aldım’
Ebru Tecer Uzunalp, 51, emekli hemşire

‘Hayat kurtarmak, insana ayrı bir güç veriyor’

◊ Diyaliz tedavisi görürken Ayten Hemşiremle ve diğer hemşirelerle daha yakın ilişki içindeydim. Özverili ve sevecen yaklaşımları ve destekleri hemşire olma isteğimi alevlendirdi.
◊ Okul açıldığında kliniğimizde de periton diyalizine yeni başlanmıştı. Bana hem hastaneye bağımlılığımı azaltacak hem de sonrasında kendimi daha iyi hissedebileceğim bu tedaviye geçmem önerildi. Okulla birlikte hasta Ebru’dan hemşire Ebru’ya doğru yol almaya başladım.

 

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!