‘En az eskisi kadar huzurlu yaşayabilmek isteriz’

Güncelleme Tarihi:

‘En az eskisi kadar huzurlu yaşayabilmek isteriz’
Oluşturulma Tarihi: Eylül 19, 2021 07:00

Almanya’daki federal seçimlerde yaklaşık 800 bin Türk oy kullanacak. Bu seçmenlere Merkel dönemini, yeni hükümetten beklentilerini ve Türk kökenli adayların kararlarını etkileyip etkilemediğini sorduk...

Haberin Devamı

Temel ELCİVAN - Duisburg/Almanya- Başbakanlık görevini 16 yıldır sürdüren Angela Merkel’in emeklilik kararı almasının ardından Almanya’da gözler yeni hükümetin belirleneceği federal seçimlerde... Bir partinin tek başına iktidara gelmesine imkân verilmiyor. Yine de önümüzdeki pazar gerçekleşecek seçimler hem Avrupa’nın en büyük sanayi ülkesi, hem AB hem de Türkiye için pek çok konuda belirleyici olacak.

“YABANCI DÜŞMANLARI MERKEL’İN GİTMESİNİ BEKLİYOR”

Telat Karabulut, 63, bir fabrikada çalışıyor

Bir göçmen vatandaş olarak Angela Merkel’den çok memnundum. Bizlere hep olumlu baktı, ticari anlamda da iyi bir dönem yaşadık.

Ben her zaman mültecilerin yanındayım çünkü onlar zorda olan insanlardır. Ancak mültecileri bahane ederek yabancı düşmanlığı yapanlar, mekânlara saldıranlar Merkel’in gitmesini bekliyor. Bakalım nasıl bir yönetim gelecek? En az eskisi kadar huzurlu yaşayabilmek isteriz.

Haberin Devamı

Almanya-Türkiye ilişkileri Merkel döneminde iyiydi. Yeni hükümetle iş şansa mı kalacak, yoksa kişisel vicdana mı, göreceğiz. İnşallah iyi olur.

‘En az eskisi kadar huzurlu yaşayabilmek isteriz’


“ALMANYA DA MÜLTECİ ALMAK ZORUNDA”

Erkan Dural, 46 Duisburg ve Çevresi Türk İş Adamları Derneği (TİAD) Başkanı

Almanya’nın mülteci politikaları eksik. Dünyada savaş olduğu müddetçe her ülke gibi Almanya da mülteci almak zorunda. Ancak eğitim, topluma kazandırma ya da ticari konularda şimdikinden daha fazlası yapılmalı. Mülteciler tek bir bölgeye değil, ülke geneline dağıtılırsa daha doğru olur. Bir bölgede ağırlıklı olmaları topluma entegre olma şanslarını azaltıyor.

Merkel dönemi Türkiye-Almanya ilişkileri açısından da iyi geçti. Gelecek hükümet aynı şekilde devam ederse mutlu oluruz. Ticaret devam ettiği müddetçe iki ülkenin ilişkisi hep sıcak kalır.

Adaylar arasında etnik çeşitliliğin artmasıyla göçmenlerin derdi daha çok dinlenir diye düşünüyorum. 

Almanya’nın acilen çözülmesi gereken en büyük sorunu yabancı/göçmen sorunu. Göçmen politikaları iyileştirilmeli. Avrupa Birliği (AB) fonlarıyla bu işi birtakım sivil toplum kuruluşlarına havale etmek yerine bizzat siyasilerin çözmesi gerekiyor.

Haberin Devamı

50-60 yıldır Almanya’da yaşayan Türkler şehrinin belediye başkanını seçmek için oy kullanamıyor. Bu hak başka ülkelerin vatandaşlarına tanındı ama Türklere tanınmadı. Bu sorun da çözülmeli. Bir de vize sorunu var... Bu insanlara oturma hakkı verilsin demiyoruz, vize işi kolaylaştırılsın istiyoruz. Bir fuar oluyor, katılımcı gelecek ama binbir türlü evrakla uğraşıyor, bıkıyor, fuara da gelmiyor. Bu insanları yatırımcı olarak buraya çekme şansımız kalmıyor.

‘En az eskisi kadar huzurlu yaşayabilmek isteriz’


“GÖÇMEN YASASI TEKRAR ELE ALINMALI”

Ünal Güngörmüş, 48, taksi şoförü

Bana kalırsa Merkel dönemi ne iyi ne de kötüydü. Yeni hükümetten beklentimiz mültecilerin yaşamın bir gerçeği olduğunu kabul etmeleri. Onlara gerekli yardımlar yapılmalı.

Haberin Devamı

İşlerine geldiği zaman Türkiye’yle ilişkileri iyi tutuyorlar. İşlerine gelmedi mi ilişkileri bozuyorlar. Gerçekçi olmak gerekiyor, Türkiye’yle gerçek bir dostluk kurmalılar. Burada yaklaşık 6 milyon Türk var, bunu göz ardı etmemeleri gerekiyor. Çünkü iki ülke arasındaki siyasi gerginlikler burada yaşayan Türk toplumunu etkiliyor. Almanlarla aramız hemen bozuluyor! Tepkilerini hemen fark ediyoruz. Ancak siyasiler iyi geçinirse Alman halkı bizimle iyi oluyor. Mülteci sorunu acilen çözülmeli. Göçmen yasası yeniden ele alınmalı.

‘En az eskisi kadar huzurlu yaşayabilmek isteriz’


“ÇOK ACİL BİR SORUN YOK BANA KALIRSA”

Safiye Kaya, 41, bir giyim mağazasında çalışıyor

Haberin Devamı

Sosyal yaşam burada iyi değil ama sosyal yardımlar iyi.

Gelecek hükümetten ilk beklentimiz mültecilerin durumunun düzeltilmesi. Büyüklerimizin yani ilk kuşağın da benzer sorunları olmuş. Toplum onları kabul etti. Mülteciler de zamanla buraya uyum sağlar, alışır. İstesek de istemesek de mülteciler geliyor. Benim bununla ilgili bir sorunum yok.

Almanya’nın çözülmesi gereken acil bir sorunu yok bana kalırsa. Sağlık hizmeti iyi gidiyor. Pandemi döneminde Merkel çalışmayanlar için az da olsa bir yardım payı ayırdı. Bence buradaki en büyük sorun yollardaki tamiratın çok yavaş yapılması. Türkiye’de bu işler daha hızlı yapılıyor.

‘En az eskisi kadar huzurlu yaşayabilmek isteriz’

Haberin Devamı

“ASGARİ ÜCRET ARTMALI”

Endercan Duman, 45, demiryolu işçisi

Yeni hükümetten mülteciler konusunda iyileştirme bekliyoruz.

Türkiye güçlü bir ülke, AB için önemli. Yeni Almanya hükümeti ilişkilerin iyi devam etmesini sağlamalı. Bu, Türkiye’nin de yararına olur. İki ülke arasındaki siyasi ilişkiler iyi olursa halkların ilişkisi de iyi oluyor. Aksi halde her alanda yabancılara bakış olumsuz etkileniyor. İlişkiler kötü giderse Almanya’da ırkçılık artar, bu da bizim hayatımızı zorlaştırır. Zaten toplum stresli bir hayat yaşıyor.

Almanya’nın en büyük sorunu asgari ücret... Biraz daha yükseltilmeli.

‘En az eskisi kadar huzurlu yaşayabilmek isteriz’


“OKULLAR KALABALIKLAŞTI”

Ferhan Tan, 41, öğretmen

Angela Merkel partisinin çalışmalarının yanı sıra gerek duruşu gerekse de alçakgönüllülüğü ve ülke refahı adına aldığı kararlar doğrultusunda Almanya toplumunun gönlünde yer edindi.

Türkiye ve Avrupa Birliği arasında yaşanan iniş çıkışlar nedeniyle Almanya’da yaşayan Türk toplumunun sokakta, alışverişte,
işyerlerinde bazı zor durumlara maruz kaldığı biliniyor. Olumlu adımlarsa yüzlerde gülümseme yaratıyor.

Toplumun en önemlisi beklentisi eğitim alanında. Mülteci göçünün ardından okullardaki öğrenci sayısı büyük bir artış gösterdi. Okullardaki sıkıntıların giderilmesi ya da asgari düzeye indirilmesi önemli.

 

“TÜRKİYE İLE İLİŞKİLERİN DAHA İYİ OLMASINI DİLERİM”

Şahin Taşcıoğlu, 71, emekli

Angela Merkel imkân dahilinde Türk vatandaşlarına ve Türkiye’ye sahip çıkmaya çalıştı. Türkleri destekleyen bir politikacıydı. Ancak ilk 10-12 yıllık performansını son yıllarda devam ettiremedi. Bence nedeni yorgunluk. Bu yüzden politikayı bırakma kararı olumlu bir karar gibi görünüyor.

Merkel’in ardından tek bir partinin hükümet kurma şansı yok gibi... Nasıl bir hükümetin kurulacağı sandıktan hemen sonra belli olmayabilir.

Hıristiyan Demokrat Birliği’nin adayı Armin Laschet seçilirse Merkel dönemine benzer politikalar devam eder. Sosyal Demokratlar veya Yeşiller Merkel’in çalışmalarını devam ettirebilirler mi, bilemiyorum. Özellikle Yeşiller sürpriz yaparak başa oynarsa çok soru işareti çıkacak ortaya.

‘En az eskisi kadar huzurlu yaşayabilmek isteriz’


Türk vatandaşı olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Avrupa arasındaki sorunların daha az olmasını isterdim. O vakit Türkiye’ye destek daha büyük olacaktı. Göreve gelecek parti veya partilerin Türkiye ile ilişkileri daha iyi bir şekilde ele almasını dilerim.

Ben partilerin çalışmalarına bakarak kimi seçeceğime karar vereceğim. Ancak bazı Türk kökenli adayların yeni hükümette yer almalarını diliyorum. Birlik ve beraberlikten kuvvet doğar.  Seçilecek Türk kökenli adayların parlamentoda Türk toplumunu akıllarında tutmalarını tavsiye ederim.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!