GeriHürriyet Pazar Doğum günün sana sürpriz yaptığım gündür
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Doğum günün sana sürpriz yaptığım gündür

Doğum günün sana sürpriz yaptığım gündür

Düğün sezonu bitti, doğum günü sezonu başladı. Ona sürpriz yapacağız gel, buna sürpriz yapacağız koş diye ötüp duruyor WhatsApp. Tahmin edersiniz ki bu davetler beni heyecanlandırmıyor, geriyor.

Bilmem kim yeni bir grup oluşturdu. Bilmem kim sizi ‘Bonibon Reis 6 oluyor’ grubuna ekledi. “Selamlar. Oğluşumuz bu hafta altı yaşına giriyor. Gelin parkta piknik yaparak beraber kutlayalım.”
Size hiç WhatsApp’tan ne kadar tiksindiğimi söylemiş miydim? Dünya; işin işte yapıldığı, adamı evden aradığın dolayısıyla ciddi bir konu yoksa abuk sabuk saatlerde dürtüklemediğin, kimsenin randevusunu 20 dakika kala iptal edemediği güzel zamanlar geçirdi valla. Bize de bu kaldı.
Her yıl bu sürprizi
nasıl yiyor?
Bu sebepten yine aynı platform üzerinden gelen yukarıdaki gibi tatlış davetleri bile burun kıvırarak karşılıyorum. “Canım o gün bilmem ne var, biz maalesef ama çok öpüyoruz bebişi” mesajının varyantları 73 katılımcının eklendiği gruba durmaksızın düşüyor. Dönüp bakınca benim de ekleştirildiğim tonla sürpriz doğum günü grubu görüyorum. ‘Cemre 40 oluyor’, ‘Orçun’u sürprizde boğuyoruz’, ‘Onur için yolun yarısı’ gibi kreatif isimlerle dizili duruyorlar.
Hadi ‘Gideyim’ dedin... Hediye alacak mısın, alacaksan ne alacaksın, ‘benim doğum günüm yaza geliyor, herkes tatile gidiyor dolayısıyla kimse bana bir şey almıyor, ben niye alıyorum’ gibi sorular gündeme geliyor. Başka meseleler de var. Tutmuş meyhane seçmişler mesela mekân olarak. Kötü kötü fiks mönülere elini sürsen de sürmesen de kişi başı 150-200 lirayı masaya bırakıp kalkacaksın demek. Kendi eğlencemize harcamıyoruz arkadaşım biz bu rakamları, bu konjonktürde senin pasta üfleme seremonine niye veriyoruz?
Sonra o meyhane masaları sonsuza uzanıyor çoğunlukla. Bir anda kendini yılda iki kez gördüğün okul arkadaşının, işyerinden arkadaşlarıyla yan yana düşmüş bulma ihtimalin var. Kardeş ben ikimizi bu masada buluştıran kişiyle bile bir yere kadar yakınlaşmışım, şimdi iki saat içinde senle verimli bir sohbet kuracak kadar nasıl yakınlaşacağım? Bize atanmış sandalyeye düşmeyelim de kendi sandalyemizi kendimiz seçelim diye erken gitsen o da bir saçma. Durduk yere düğün sahibi gibi her geleni karşılar pozisyona düşüyorsun. Gerçi sürpriz doğum günüyse orada sefer görev emri geliyor. Doğum günü insanı gelmeden mekânda olmalısın ki ‘sürpriz’ diye bağırmak için salt çoğunluk oluşturulabilsin.
Bonibon Reis’le de işim olmaz
Geçen bir arkadaşa sürpriz doğum günü partisi yapılacak. Adam gitmiş o organizasyona davet edilmeyen eski iş arkadaşlarıyla başka bir yere gitmiş. Sürpriz ekibi olarak akla karayı seçtik oradan kaldırıp sürprizli yere getirebilelim diye. O masayla gizli bağlantı kuruldu, bir bahane bulup buraya getirmeleri istendi falan. Onlar da, “Gel, seni çok acayip bir yere götürücez” diye zar zor ikna etmişler. Adam geldi sürprize ama yolda, “Çok acayip yer, çok acayip yer” denildikçe kafasında nasıl hayaller doğduysa hiç etkilenmedi.
Valla ben kendi doğum günlerimde sürpriz olmayan, düşük katılımlı organizasyonları seviyorum. Beş benzemez insanı bir yere toplayıp birbirleriyle interaksiyondan verim alacaklar mı diye gerilmekten yaşlanmaya vaktim kalmıyor öbür türlü.
Bunları düşünürken WhatsApp’ım çılgın atmaya devam ediyor. Bu havalarda parkta piknikle de Bonibon Reis’le de işim olmaz diyerek ben de hanemizi temsilen bol emojili kaçış mesajımı çakıyorum gruba. Derin bir nefes alıyorum. Bir sonraki doğum günü daveti gelene kadar kafam rahat.

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle