‘Artık suya göre tarıma geçmekten başka şans yok’

Güncelleme Tarihi:

‘Artık suya göre tarıma geçmekten başka şans yok’
Oluşturulma Tarihi: Temmuz 09, 2023 07:00

Susuzluk nedeniyle geçen günlerde Fas’ta karpuz yetiştiriciliğine sınırlama getirildi. “Değişen hava koşulları kimi ürünlerin üretimini sınırlıyor, kimi ürünlerin ekim alanlarının değişmesine neden oluyor, birçok üründe de verim kaybına yol açıyor” diyen uzmanlar, tehlike çanlarının çaldığını söylüyor. Türkiye’deki duruma yakından bakalım…

Haberin Devamı

Sadece birkaç yıl önce bahar ayında aynı anda Akdeniz’de aşırı sıcaklar nedeniyle başta narenciye olmak üzere birçok ürünün çiçekleri yanmış, Orta Anadolu’da dondan ve doludan tarlalar perişan olmuş, Karadeniz’de de fırtınalar ve aşırı yağışlar nedeniyle birçok üründe ciddi kayıplar yaşanmıştı. Çok değil, son birkaç yıldır ‘ha yağdı ha yağacak’ diye beklediğimiz de oldu, ‘bu nasıl bir yağış’ diye gökyüzünden inen su miktarına şaşırdığımız da...

İklim krizinin etkisiyle suyun giderek dengesizleştiği gezegenimizde bu durumdan en çok etkilenen sektörse hiç kuşku yok ki tarım.

Boğaziçi Üniversitesi İklim Politikaları Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Levent Kurnaz da iklim krizi nedeniyle büyük bir değişimin eşiğinde olduğumuzu, tarımı da buna göre yeniden ele almamız gerektiğini söylüyor. “Örneğin, Akdeniz havzası su kısıtı olan bir bölge ve gelecekte bu sorun daha da ciddileşecek. Bu bölgeden çok su isteyen ürünleri yavaş yavaş çekmemiz gerekiyor. Karpuz, şekerpancarı ve mısır gibi...” Kurnaz ayrıca şunları söylüyor: “Türkiye’nin her bölgesi iklim krizine karşı farklı tepki veriyor. Tarımı tek tek bölgelerin gelecekte yaşayacağı sorunlara göre şimdiden yeniden dizayn etmemiz gerekiyor. Biz iklimbilimciler tek başımıza hangi ürünün nerede yetişeceğini söyleyemeyiz. Bu Rize’de başkadır, Orta Anadolu’da başka. Biz sadece ‘o bitki bu bölgeye uygun değildir’ diyebiliriz ama ‘şu ürün olsun’ diyemeyiz. Bu nedenle birçok uzmanlığın aynı anda çalışması gerekiyor bu konuda. Ancak ne yazık ki henüz bu konularda gereken düzeyde bir adım atılabilmiş değil. Üstelik de henüz iklim krizinin etkilerinin başındayız. Durum çok çok daha kötüleşecek. Şu anda yaşanan sıkıntıları yakın zamanda 5’le, 10’la çarpmak gerekecek. Yaşadıklarımıza istilacı türler gibi çok ciddi başka sorunlar eklenecek. Büyük felaketler kapıda. Hazırlanmadığımız her geçen gün ödeyeceğimiz bedel de katlanıyor.”

‘Artık suya göre tarıma geçmekten başka şans yok’
Üzümde verim, yüzde 40 azalıyor.

Haberin Devamı

Senaryo değişiyor

Haberin Devamı

Tarımsal ürünlerin iklim krizinden nasıl etkileneceğini ve gelecekte ürün bazında bizi nelerin beklediğini araştıran Boğaziçi Üniversitesi İklim Politikaları Araştırma Merkezi’nden Nazan An da çok su isteyen bitkilerin gelecekte büyük sorun olduğunun altını çiziyor. Bölge bölge, ürün ürün yaptıkları çalışmanın bizi nasıl bir geleceğin beklediğini ortaya koyduğunu belirten An şunları söylüyor: “Ülkemizde verimlilik çok büyük problem. Bu konuda diğer ülkelerden çok gerideyiz. Örneğin, ülkemizde fındığın doğal habitatı olmasına karşın Amerika’da fındıkta verimlilik bizim iki katımız. Üstelik ürünler giderek hassas hale geliyor. Biz fındıkta lider ülkeydik. Ancak bir zamanlar yüzde 70 olan pazar payımız yüzde 60’lara geriledi. Önümüzdeki 30 yıl içinde iklime bağlı olarak ciddi düşüşler bekleniyor. Biz bu düşüşü yüzde 15 gibi hesaplıyoruz. Ancak bu hesaplar iklim senaryolarına göre yapılıyor. Biz bu çalışmayı yaptıktan sonra veriler kötüleşti, senaryo değişti. Şimdi biz de çalışmayı yeni verilere göre revize ediyoruz ama şartlar sürekli beklenenden daha kötüye gidiyor. Güncellediğimiz çalışmaya göre kimi yerlerde kayıplar belki yüzde 30 görünecek.” Nazan An diğer ürünlerdeki düşüşe şöyle örnekler veriyor: “Aynı şekilde üzümde Ege’de yüzde 20, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yüzde 40’a varan verim kaybı öngörüyoruz. Ege’de kayıp daha az gibi görünse de üzümün büyük bölümü Ege’de yetiştirildiğinden toplam miktarda çok ciddi bir azalma olacak. Çalışmasını yaptığımız bir diğer ürünse kayısı. Bu üründe de orta vadede verim kaybının yüzde 30 olmasını bekliyoruz. Kirazdaysa birçok ekim noktası uygun olmaktan çıkıyor. Özetle; gelecekte aynı verimli koşullar olmayacak. Bizim ilk yapmamız gereken agresif bir şekilde verimliliğimizi arttırmak olacak. Aksi halde şu ana kadar yaşamadığımız gıda sıkıntısı gelecekte yüzleşmemiz gereken bir gerçek olarak karşımıza çıkacak. ‘Suya göre tarım’a geçmekten başka bir şansımız da yok.”

‘Artık suya göre tarıma geçmekten başka şans yok’
Kirazın ekim alanı daralıyor.

Haberin Devamı

‘Arpa, mercimek, nohut, buğday...’
Konya Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Süleyman Soylu

Konya Havzası’nda 3 milyon hektarlık tarım arazisi var. Ovanın yüzde 30’u sulanıyor. Yeraltı suyu var ama o da artık yeterli değil. Bölgenin yağış ortalaması çok düşük. Bu nedenle bölgede neyin ekileceğini sulama imkânı belirliyor. Son yıllarda bölgede çok su istemeyen ürünlere kayılıyor. Çok su isteyen mısır, şekerpancarı, yonca ve ayçiçeği gibi ürünlerde büyük sıkıntı var. Çiftçi artık kuyusundaki suya göre ürününü değiştiriyor. Buğday, arpa, mercimek, nohut gibi susuz yetiştirebileceği ürünlere doğru yöneliyor. İklim krizinin yaşadığımız etkileri artık planlama yapmayı, ekim zamanını ayarlamayı, toprağı işlemeyi çok zorlaştırıyor.

Haberin Devamı

‘Ürünler artık erkenci, yazın sonunda mandalina hasat etmeye başladık’
Adana Çiftçiler Birliği Başkanı Mutlu Doğru

İklimde yaşanan değişimler Çukurova’da tarımı oldukça ciddi ölçekte etkiliyor. Bölge artık erken ısınıp eylül-ekim gibi geç diyebileceğimiz bir zamanda soğumaya başlıyor. Bu da ürünlerin erkenci olmasına neden oluyor. Örneğin, eylülde hasat edilen mısır ağustosta hasat edilmeye başladı. Limonda da aynı durum söz konusu. Artık yazın sonunda mandalina, portakalın hasat edildiği zamanda halen karpuz da oluyor. Yaz meyveleri bitmeden kış meyveleri satılamadığından ciddi kâr kayıpları yaşanıyor. Öte yandan istikrarsız hava olayları da çiftçileri çok zorluyor. Örneğin, üç yıl önce mart-nisan dönemlerinde öyle bir sıcak yaşadık ki ağaçlarda çiçek kalmadı. Bir sonraki yıl da mart-nisan döneminde şiddetli yağış ve dolu yaşandı. Bu yıl da dolu zararı yaşandı. Bazı bölgelerde soğan ve patates gibi ürünler bu durumdan ciddi ölçüde etkilendi. Birçok üründe ciddi kalite sıkıntısına neden oldu. İklim kriziyle ilgili söylenen ne varsa hepsini yaşıyoruz.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!