GeriHürriyet Cumartesi Yolu yemekten geçen Emmy adayı programlar
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Yolu yemekten geçen Emmy adayı programlar

Yolu yemekten geçen Emmy adayı programlar

22 Eylül’de dağıtılacak olan Emmy ödüllerine aday dizilerden söz etmiştik. Sıra yemekle ilgili adaylarda... Yeri doldurulması zor ünlü şef Anthony Bourdain’in programı ‘Parts Unknown’, altı dalda aday. Fakat maalesef bizde yayımlanmıyor. Peki bizim izleyebileceklerimiz hangileri? Elçin Yahşi öneriyor

 Yine altı dalda Emmy’ye aday gösterilen ‘Queer Eye’ bütün sezonlarıyla Netflix’te mevcut. Her biri kişisel bakım, moda, dekorasyon, yeme-içme ve kültür konularından birinde uzman beş kişilik bir ekip, kapıları çalıp hayatları ve mekânları değiştirecek tavsiyelerde bulunuyor ve bu süreçte gerçekten çok komik hadiseler yaşanıyor. Senaryolu reality programı kategorisindeki ana adaylardan biri olan ‘Queer Eye’ aynı kategoride ‘casting’ ve kurgu bölümlerinde de genel olarak bütün bölümleriyle aday. Reality programında en iyi sinematografi kategorisinde aday olan bölüm, ‘God Bless Gay’ ikinci sezonun ilk bölümü. Reality programında en iyi yönetmenlik adayı ‘Black Girl Magic’ üçüncü sezonun ikinci bölümü. Bir de üçüncü sezon üçüncü bölüm, en iyi yapım tasarımı dalında aday ‘Jones Bar-B-Q’ bölümü var ki, ‘bizi baştan yarat’ diye beşliye başvuran barbekü salonu, programın yayınından bu yana dolup taşıyormuş.

Yarışma programları kategorisinde aday olan ve en iyi olmak için verilen görevleri layıkıyla tamamlayıp kendini uzman jüriye beğendirmeye uğraşan şeflerin yarıştığı ‘Top Chef’ ise son sezonuyla hafta içi her gün 20.00’de 24Kitchen kanalında yayında. Oyuncu, manken ve yazar sunucu Padma Lakshmi bu sezonun yapımcılarından da. İlk bölüm cuma yayına girdi, geç kalmış değilsiniz.
· Senaryosuz reality programı dalında aday olan ‘Somebody Feed Phil’ de
Netflix programlarından. ‘Everybody Loves Raymond’ dizisinin yaratıcısı Philip Rosenthal, yakınlarıyla birlikte dünyayı dolaşıyor, hem mutfakların tadına bakıyor hem de kültürleri yakından tanıyor. Bangkok’tan Tel Aviv’e, Venedik’ten Kopenhag’a dolaşıp duran programın iki sezonu da platformda.
· Belgesel dizi dalında aday olan ‘Chef’s Table’dan burada da defalarca söz ettik. Netflix’in en çok izlenen yemek programlarından olan, şeflerin masalarına, hayatlarına konuk olduğumuz ‘Chef’s Table’ın altı sezonu da platformda. Beşinci sezonun konuklarından birinin Musa Dağdeviren olduğunu hatırlatalım.
· Yarışma programı dalında Emmy adayı olan ‘Nailed It!’ ise yumurta kırmayı bile bilmeyen, hatta beceremeyen şahısların
10 bin dolarlık ödül uğruna kendilerine verilen örneklerin aynısını pişirmek için debelenmeleri üzerine kurulu. Yalnız örnekler gerçekten zorlayıcı. Mesela Trump şeklinde ya da bir sörfçüyü kapmış Jaws şeklinde bir pasta yapması bekleniyor yarışmacılardan. Süreç ve sonuçlar bazen gülmekten ağlatıyor. ‘Nailed It!’ de üç sezonuyla Netflix’te.
· En sona en kıymetlisi kaldı. Kült dizi ‘Seinfeld’ ile tanıdığımız komedyen Jerry Seinfeld’in programı ‘Comedians in Cars Getting Coffee’ ise ‘enformatif diziler’ kategorisinde Emmy adayı. YouTube’da yayımlanan bir dizi olarak yola çıkıp Netflix’e transfer olan programda Seinfeld hepsi birbirinden ünlü arkadaşlarıyla, hepsi birbirinden güzel klasik arabalarda buluşup turluyor ve biz hem o arabaları tanıyor hem de hiç izlemediğimiz kadar samimi sohbetlere tanık oluyor, bilgiyi kaynağından alıyoruz. Peki yeme-içme neresinde programın? Bir kere programda ha bire kahve hazırlanıyor, içiliyor. Ayrıca Seinfeld ve konuğu tur sırasında mutlaka bir restorana ya da kafeye uğruyor. Beyaz Saray mutfağında geçen Obama’lı bölümü izleyin.
Kaçırdığınız Diziler Köşesi: Keşke böyle başka dizilerimiz de olsa

Yolu yemekten geçen Emmy adayı programlar


22 bölüm önce bir perşembe gecesi yayın hayatına başlayan ‘Tek Yürek’ geçen hafta final yaptı. Sokaklardan gelip bir buz hokeyi takımı oluşturan ve Avrupa şampiyonluğunu gören Zeytinburnu takımının gerçek hikâyesine dayanan dizi sezonun en iyilerinden biriydi ama biraz da yayın gününün etkisiyle hak ettiği kadar çok izlenmedi (‘Bir Zamanlar Çukurova’ ve ‘Çarpışma’ ile aynı günde yayındaydı). Takımın esas üyelerini oluşturan ‘uçurum altılısı’ ekranda uzun süredir gördüğüm en samimi ekipti. Her biri çok başarılı oyuncuların sinerjisi izleyene de yansıyordu. Hep çok sakin antrenörleri, sokak kedilerini besleyen kötü adamı, mahalle ilişkileri, şahane aşk sahneleri, art arda patlayan espriler, konuk Ümit Besen derken hikâyenin sonuna geldik. Sektörün ortak sorunu olan 130-140 dakikalık bölümlerin doğal sonucu olarak herhalde, kimi zaman, “Bu güzelim sahneleri yazanlar bunu nasıl yapar” diye diz dövdüğümüz yerler de yok değildi ama çok azdı Allah’tan. Keşke sporun birleştirici etkisine odaklanan böyle başka dizilerimiz de olsa. Ve keşke siz de TRT1 uygulamasından şu ekran trafiği çok sakin yaz akşamlarında birer bölüm izleyerek ‘Tek Yürek’ten mahrum kalmasanız.

Yolu yemekten geçen Emmy adayı programlar

Yolu yemekten geçen Emmy adayı programlar


Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle