‘Bizim ailede kadınlar tek kaşıyla sülale yönetir... Alıştığım kadın tarzı o’

Güncelleme Tarihi:

‘Bizim ailede kadınlar tek kaşıyla sülale yönetir... Alıştığım kadın tarzı o’
Oluşturulma Tarihi: Kasım 11, 2023 07:00

Instagram hesabını 3 milyon kişi takip ediyor. Ne zaman ekranda görünse X’te (Twitter) trendler listesine giriyor. Ünü yavaş yavaş ülke sınırlarını aşıyor. Yiğit Koçak’la buluşuyoruz; hayatını, aşkı, oyunculuğu ve Athena grubunu dinlerken başlayan tikini konuşuyoruz: “4 yaşımda onların şarkılarını dinlerken sallanıyordum, sonra vücudumda bu işlev kazandı, normal otururken bile sallanmaya başladım.”

Haberin Devamı

Bir süredir sosyal medyadan sürekli onu gazetede görmek isteyen hayranlarının mesajları geliyordu. Sonunda Yiğit Koçak’la buluştuk. Gerçekten çok beyefendi bir duruşu var, zaten kendisi de “Bu hayat tarzının daha doğru olduğunu düşünüyor ve bunu uygulamaya çalışıyorum” diyor. Ayrıca boyu posu ve ‘iyi aile çocuğu’ havasıyla bundan sonra sık sık jön olduğu işlerle karşımıza çıkacağının sinyallerini veriyor. 

- Ekranda görünenin ötesinde nasıl birisin?

Samsun’da yetiştim. Oyunculuğu iş değil; bir aşk, tutku olarak gören biriyim. İş disiplinimi babamdan, iyi insan olmayı annemden öğrendim. Babam jinekolog, annem ev hanımı. En iyisini yapmak için gece gündüz çalışmayı babamı izleyerek kavradım. Annem de çok vicdanlı, çok iyi bir insandır.

- Karadeniz’in dalgalı ve fırtınalı hali sende ne kadar var?

Haberin Devamı

Her şeyi çok yukarıda ya da çok aşağıda yaşıyorum, Geçişler de çok sert ve dalgalı oluyor. Ama herkes genelde dışarıdan çok sakin göründüğümü söylüyor, bunu kontrol edebiliyorum sanırım.

- Sende ‘evin iyi çocuğu’ duruşu var, oysa “Kirlenmek güzeldir” derler. Senin hiç hayatta kirlendiğin olmuyor mu?

Aslında insanların maskeleri, göstermediği yanları oluyor. Ama benim sosyal hayatta olmak istediğim kişi bu; kimseye karışmayan, herkese saygılı, o aile çocuğu. İyi, efendi... Bu hayat tarzının daha doğru olduğunu düşünüyor ve bunu uygulamaya çalışıyorum. Tabii içimdeki maskeler de arada sırada bir şekilde tetikleniyor. O zaman da denge kurmaya çalışıyorum.

- O halde en karanlık tarafında neler vardır?

Karanlık tarafım bana kalsın.

- Kendinde bir şeyi değiştireceksin, o ne olurdu?

Tikimi, gerçi onu da seviyorum.

- Nedir tikin?

Sallanmak. O da Athena grubuyla başladı.

- Nasıl yani?

4 yaşımda onların şarkılarını dinlerken sallanıyordum, sonra vücudumda bu işlev kazandı, normal otururken bile sallanmaya başladım (gülüyor).

- Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomi ve Finans’ı kazanıp İstanbul’a geliyorsun. İstanbul’a kapak atmak için mi o bölümü seçtin?

Evet, İstanbul’a gelmek için seçtim. Üniversitede radyo ve televizyon okumak istiyordum. Ailem “Para kazanamazsın, ekonomi oku” dedi. Ben de biraz korktum. Ama olacak gibi değildi, okul üstüme üstüme gelmeye başladı. Bir süre sonra derslere girmemeye başladım. 

Haberin Devamı

‘Bizim ailede kadınlar tek kaşıyla sülale yönetir... Alıştığım kadın tarzı o’

- Ne yaptın peki?

Ortaköy’de yurtta kalıyordum. Google’a girip ‘oyunculuk okulu’ yazdım. Bana en yakın olarak Zincirlikuyu’daki ‘Akademi 35.5’ çıktı. Baktım, o noktaya giden otobüs de var. Sonra o kadar sevdim ki, sonra Haliç Üniversitesi’nin konservatuvarına geçiş yaptım. Özel oyuncu koçlarıyla çalışmaya başladım. Üçüncü sınıfın başında iki iş yaptım, sonra ‘Kardeşlerim’  geldi.

- Dört sezondur Ömer karakterini canlandırıyorsun. Bu kadar zaman aynı karakteri oynamanın artı ve eksileri neler?

Karakteri en ince ayrıntısına kadar tanıma şansın oluyor. Bir olaya karşı nasıl tepki vereceğini, hatta el hareketlerini bile ezbere biliyorum, bu da konfor sağlıyor.

Haberin Devamı

- Partnerin Lizge Cömert’le dizi aşkının gerçeğe döndüğü yazıldı...

İzleyenlerin böyle bir isteklerinin olması çok güzel. Demek ki
o enerjiyi verebilmişiz, iyi partner olmuşuz. Normalde de çok iyi anlaşıyoruz, çok iyi arkadaşız.
Ama hayır, birlikte değiliz.

- Dizide farklı ekonomik sınıflardan gençlerin aşkını görüyoruz. Sence aşkta din, dil, kültür farkı olur mu?

Ben hayalperest bir adamım, olmaması gerektiğini düşünüyorum. Ama bazı gerçekler var, bunu da göz ardı edemeyiz. İnsanlar dengini bulmak istiyor, hayat standartlarını düşürmek istemiyor ya da bir tık fazlasını hayal ediyor. Aşk işin içine girince ilk başta aşkın o şapşallığıyla her şey ‘tamam’ gibi gelse de bir süre sonra bunlar göze batmaya başlıyor.

Haberin Devamı

- Senin için ilişkide ne önemli?

Bizim ailede kadınlar çok baskındır, tek kaşıyla sülale yönetirler. Ben de karakter olarak birazcık o tarz şeyler bekliyorum, çünkü alıştığım kadın tarzı o. Daha önemlisi de mizah. Aynı şeye gülebilmemiz lazım.

- Nasıl bir âşıksın?

Çok kıskanç. O hiçbir şey yapmasın, ben halledeyim. Ama romantiklik kısmında yokum. Kafam basmıyor.

- Maço tarafın var yani...

Var. Törpülemeye çalıştığım huylarım da var. Bu büyüdüğüm kültürle de alakalı bir şey. Ne kadar kendimi değiştirmeye çalışsam da kafanda bir şeyler kalıyor.

 

YÜREĞİNİ AÇANIN KAZANACAĞINI DÜŞÜNÜYORUM

- İspanyol dergilerine bile röportaj verdin. Kariyerinde güzel ilerliyorsun. Oyunculukta nasıl bir boşluğu doldurmayı hedefliyorsun?

Haberin Devamı

Güzel soru. Oyuncularda o karizmatik bakışları, sabit durmayı... Aslında şöyle söyleyeyim; gözünün boş bakmasına tahammül edemiyorum. Ben o göz doluluğunu istiyorum, gözün arkasında bir hikâye görmek istiyorum. Ve her zaman derdi olan birini anlatmak ve hikâye anlatıcısı olmak amacım. Ünmüş, şöhretmiş gibi dertlerim yok. Mesela çekimlerde saç, makyaj yaptırmıyorum. Bunlar kamerayla arama bir şey koyuyormuş gibi hissediyorum. Seyirciye direkt ulaşmayı seviyorum. Ben oraya modellik yapmaya gitmiyorum.

- Star olmak dertlerinden biri değil yani...

Star olmak derdim değil. İstediklerimi yapabiliyorsam, bunu hissettirebiliyorsam zaten starımdır.

- Gençler seni çok seviyor. Senin yerinde olmak isteyenler de var. Onlara buradan bir mesaj verecek olsan, ne söylerdin?

Dışarıdan bakınca, oyuncular çok rahat gibi düşünülüyor. Oysa bu işin altında psikoloji, felsefe var. Duygularla ilgili okumaları gereken çok şey var. Şans bir yere kadar. Kalıcı olman için çalışman, okuman, insanı bilmen gerek.

‘Bizim ailede kadınlar tek kaşıyla sülale yönetir... Alıştığım kadın tarzı o’

- En büyük korkun ne?

Tekrara düşmek, aynı tip karakterler canlandırmak, kendimi geliştirememek.... Asıl derdim oyunculuk olduğu için ben oynadığım şeylerden sorumluyum. Onun dışında maddi olarak ya da ün olarak da hiçbir korkum yok. İkisi de gidebilir, geri kazanabilirim ama kendime olan saygımı, güvenimi kaybetmemem lazım.

- Her hafta yeni oyuncular hayatımıza giriyor. Büyük bir yarış var. Sence kimler ipi göğüsler?

Herkesin biricik olduğunu ve yüreğini açanın kazanacağını düşünüyorum. Oynarken yüreğini açınca seni kabul etmeyecek izleyici yok.

 

TAVLAMAK İÇİN BİR TAKTİĞİM YOK

- Sosyal medyada 3 milyon takipçin var. En son kimi stalk’ladın?

‘Friends’ dizisini genel olarak sevmem. Sadece Matthew Perry’nin karakterini seviyordum. Çok sarkastikti. En son onun post’larına baktım.

- Peki özel mesajlardan sana yürüyen birinin şansı olur mu?

Olmaz.

- Asansörde bir saat kapalı kalıyorsun, yanında da biri var. Kim olsun?

Anne Hathaway.

- Bir kadında ilk dikkat ettiğin şey...

Göz ve gülüş.

- Bir randevuda asla yapmam dediğin şey?

Olduğumdan farklı gözükmem.

- Sence seksi misin, sevimli misin?

Karışık.

‘Bizim ailede kadınlar tek kaşıyla sülale yönetir... Alıştığım kadın tarzı o’

- Tavlar mısın, tavlanır mısın?

Tavlamak için bir taktiğim yok. Normal akışında bir şey olursa olur. Arkadaşlarımla aramda mizah kodları vardır, sadece onların anlayabileceği... Öyle bir referansla şaka yaptığım zaman o da gülüyorsa bu beni çok etkiler.

- Oyunculuk dışında en büyük tutkun nedir?

Müzik. Liseden beri davul çalıyorum, eğitmenlik de yaptım. Stres attırıyor.

- İzlemekten hiç sıkılmadığın film hangisi?

‘Joker’ ama Joaquin Phoenix’in oynadığı, en az 20 kere izledim.

- Filminde bir saniye görünsem yeter dediğin yönetmen kim?

Martin Scorsese.

BAKMADAN GEÇME!