Hayatımın Aşkı dizisi 8. bölüm fragmanında romantik anlar..

Güncelleme Tarihi:

Hayatımın Aşkı dizisi 8. bölüm fragmanında romantik anlar..
Oluşturulma Tarihi: Temmuz 08, 2016 10:49

Hayatımın Aşkı dizisi 8. bölüm fragmanında romantik sahneler bu hafta ön plana çıkıyor. Kanal D'nin sevilen dizisi Hayatımın Aşkı bu hafta 8. bölüm ile ekranlara gelecek. Dizinin yeni bölüm fragmanında yaşanan sahneler romantik bir bölümün geleceğinin sinyalini verdi. Peki Hayatımın Aşkı 8. bölüm fragmanında neler yaşanıyor? İşte Hayatımın Aşkı 8. bölüm fragmanında meydana gelen olaylar

Haberin Devamı

Kanal D'nin sevilen dizisi Hayatımın Aşkı bu hafta 8. bölüm ile ekranlara gelecek. Hayatımın Aşkı 8. bölüm fragmanında sürpriz sahneler yer alıyor. Dizinin yeni bölümü için bu hafta 3 farklı fragman yayınlandı. Peki Hayatımın Aşkı 8. bölüm fragmanında neler yaşanıyor? İşte dizinin yeni bölüm fragmanı ve son bölümüm özeti

Geçen bölüm hikâyeye dahil olan Duru'nun rahat durmayacağı belliydi. Kendisi bu bölüm de yapacağından geri kalmadı. Geçen hafta bölüm kimliği belirsiz biri gizlice Gökçe ve Demir'in fotoğraflarını çekerken bitmişti. Meğer bu da Duru'nun işiymiş. Demir'in işlerini baltalamakla kalmadı Kaan'ı yeniden tavlamak için de çeşitli girişimlerde bulundu. Fakat neyse ki Kaan'dan yana aşama kaydedemedi. Niye Amerika'ya gitmiş, sonra niye geri döndü bilemediğimiz küçük kardeşin geçmişi ve öyküsü acele gelmiş hatta biraz havada kalmış sanki. Laf aramızda Duru geldiği yere temelli geri dönse de karaçalı gibi araya girmese hiç fena olmaz. Zira ne Duru'ya kanımız ısındı ne de canlandıran oyuncunun performansını sevdik. Hatta Duru'nun dahil olduğu her sahnede tempoyu düşürdüğünü söyleyebiliriz. Kendisi kısa sürede bize veda etmeyecekse onun pek de merak uyandırmayan sahnelerindense Sema ya da Şenkal ailesi gibi komedi unsurlarına ağırlık verilse tadından yenmez. Kısacası, bizi üzdün be Duru!

Haberin Devamı

Gökçe aradığı aşka yaklaşmak üzereyken, Kaan'ın hayalindeki aşk daha da uzaklaşıyor...

Hayatımın Aşkı 8. Bölüm 10 Temmuz Pazar saat 20.00'de Kanal'de D!

Önceki bölümlerde esas kızımız Gökçe'nin sahneleri; aile üyeleri, Sema, Kaan ve Demir arasında eşit olarak paylaştırılıyordu. Ortaya enerjisi yüksek, komedisi bol anlar çıkıyordu. Fakat birkaç bölümdür Gökçe'nin sadece Demir ekseninde dönen biri olarak yazılması ve diğer karakterlerle iletişiminin ciddi oranda azalması biraz keyif kaçırdı. Hande Doğandemir'in başarıyla hayat verdiği, doğru kıvamı tutturmak açısından zor bir karakter olan Gökçe'nin ciddi bir potansiyeli var. Bu potansiyeli sadece Demir'le kısıtlayarak oyun alanını daraltmak hem Gökçe karakterine hem de hikâyeye haksızlık etmek olur. Aile içi olaylardan habersiz, Sema'nın dertlerini pek de önemsemeyen, Kaan'la sohbetleri iki cümleyi geçmeyen ve yalnızca Demir'in peşinden koşmakla meşgul bir Gökçe Şenkal kimsenin hoşuna gitmez. Çünkü biz onu en az kendisi kadar şaşkın ve komik ailesi ve arkadaşlarıyla birlikte sevdik.

Haberin Devamı

Senaryonun Demir ve Gökçe için işleri hızlandırmak ve oluşturmak istediği çift için seyirciyi heyecanlandırmak istediği oldukça açık fakat bunun yolu iki karakteri birbirine hapsetmekten geçmiyor. En azından baştan beri temeli sadece aşk üzerine değil daha çok komedi üzerine atılmış bu tarz bir dizide doğru yol bu değil. Romantik komedi denince akla gelen birlikte kahvaltı etme, duvar boyama, maç izleme, kıskançlık gibi tüm romantik çift aktivitelerini art arda tek bölümde sıralamak seyircide yankı bulmayacaktır. Demir ve Gökçe konusunda ısrarcı olunacaksa Demir'i düz adam olmaktan çıkarıp ona biraz daha ilgi çekici ve gerçekçi bir çerçeve çizilmeli. Ayrıca Gökçe ve Demir'e inanabilmemiz için Gökçe'nin ağzından anlatılan Demir'le bizzat hareketlerine şahit olduğumuz Demir'in örtüşmesi gerekiyor. Mesela Gökçe'nin düşünceli, kibar, centilmen diye dilinden düşürmediği Demir'in maç izlerken oldukça kaba bir tavırla bir kadına "Cola!" diye buyurması göze batıyor ve çelişki yaratıyor. Kızı tacizci kötü adamdan kurtarmak için yumrukları konuşturmak ve Demir'in kahraman erkek tarafını öne çıkarmak ardından bir yakınlaşma sahnesi patlatıp "Ben senden..." şeklinde devamı gelmeyen cümleler kurdurmak ne yazık ki seyirciye çok geçmiyor. Alt yapısı oturmayan bir çifti oldurmak için yeterli değil. Demir bu şekilde ancak Gökçe'nin geçerken uğradığı duraklardan biri olabilir. Seyirciyi romantik kanattan bağlamak için artık çok da vakit kaybetmeden rotayı Kaan'a doğru çevirmek gerekiyor.

 

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!