Kocası karakolda dayak yesin istiyor

Güncelleme Tarihi:

Kocası karakolda dayak yesin istiyor
OluÅŸturulma Tarihi: Nisan 12, 2007 12:02

Hürriyet Aile İçi şiddete Son Kampanya Koordinatörü Neşe Hacısalihoğlu yazıyor...

Haberin Devamı

NEŞE HACISALİHOĞLU'NUN DİĞER YAZILARI İÇİN TIKLAYIN....

KAMPANYADA DÃœN VE BUGÃœN.....TIKLAYIN

AİLE İÇİ ŞİDDETE SON KAMPANYASI TAM GAZ...TIKLAYIN...


Eğitime katılan emniyet görevlileri bazı oturumlarda karşılaştıkları şiddet vakalarından örnekler verdiler, bazı durumlar karşısında çaresizliklerini dile getirdiler, kimilerinin söyledikleri ise 4320 sayılı ailenin korunmasına dair  kanunun hala yeterince bilinmediği ve uygulanamadığını ya da geleneksel zihniyetin iyi niyetle de olsa kimi zaman yasal yaptırımların önüne geçtiğini gösterdi bize…

"Mesleki anlamda en çok kadına yönelik şiddetle karşılaşıyoruz. Bize baş vuranlar daha çok kocalarının korkutulmasını, onlara gözdağı verilmesini istiyorlar. Bence bunun nedeni başvuranların genellikle eğitimsiz kesimden olması. Bu nedenle kendimizi, başvuranları bilgilendirmekle yükümlü hissediyoruz."

Haberin Devamı

"Kadınlar şiddete uğradıklarında kendi sorunlarına sahip çıkmıyorlar, karakolda kocası dövülsün sonra da eve geri dönsün istiyorlar"

"Çoğu tedbir kararı alındıktan sonra kocasını evde tutuyor ve bir daha şiddet uyguladığında ise şikayet etmiyor"

"Bir çok vakada kadın kan revan içinde geliyor, saatlerce işlemleri için uğraşıyoruz, sonra kocası geliyor ve o şikayet etmekten vazgeçip evine dönüyor. Tekrar dayak yediğinde de genellikle gelemiyor. "

"Evli bir kadın başka bir adamla kaçıyor. Kadının ailesi kızım kayıp diye karakola müracaat ediyor, kadın bulunuyor ancak kendi isteğiyle gittiğini söylüyor. Savcı "kadını bırakın" diyor, ancak kadın karakoldan çıkarsa ailesi tarafından öldürüleceğini biliyor. Savcı polislerin kanunlara göre hareket etmelerini söylüyor, ancak o zamanda gerçek anlamda koruma tedbirleri uygulanamamış oluyor"

"Darp yoksa polis tutanak tutmuyor,"savcılığa git" diyor. Ancak sonraki süreç, savcılık-karakol arasındaki yazışma yüzünden en az bir ay sürüyor ve bu arada eşler ya barışmış oluyor ya da birbirini boğmuş oluyorlar."

"Şiddet gösteren kişiyi karakola alıyoruz, ancak savcı "serbest bırakın" deyince adamın tekrar şiddet uygulayacağını bile bile bırakmak zorunda kalıyoruz. Böyle durumlarda kendimizi çaresiz hissediyoruz."

Haberin Devamı

"Bir defasında eşinin kaynar su dökerek ölümüne neden olan bir kocayı tutuklamıştım. Daha sonra adamın ruh hastası olduğunu öğrendim..."

"Bana ÅŸiddet nedeniyle baÅŸvurulduÄŸunda çiftleri barıştırmaya, uzlaÅŸtırmaya çalışıyorum. Aileleri birleÅŸtirmekten yanayım. Önce ÅŸiddet gösterenle karısının yanında konuÅŸuyorum, sonra karısına kendi telefon numaramı veriyorum ve "bir ÅŸey olursa direk beni ara. Ben gereÄŸini yaparım" diyorum. Bu güne kadar hiç arayan olmadı!!!"Â

"Yeni kanunlarla bu konuda yetkilerimiz azaldı. Saldırgana müdahale edemiyoruz. Şikayet üzerine eve gitsek ve içeriden şiddet uygulandığına dair sesler gelse bile ancak savcıyı arayıp soruyoruz ve o ne derse onu yapıyoruz. Kadın şikayetçi olmadığında hiç bir şey yapamıyoruz!"

Haberin Devamı

"Şiddetle ilgili telefon ihbarlarına yeterli ve etkin müdahalede bulunamıyoruz, bunda şiddetin aile içinde kültürel olarak kabul gören bir aile sorunu olarak algılanmasının etkisi olduğu görüşündeyim."

"Ailenin korumasına dair  kanunun sosyal destekler olmadıkça yetersiz kalıyor ve koruma tedbirleri istenen işlevi gösteremiyor."

"Bizler danışman olmadığımız için şiddet görene  nasıl yaklaşmak gerektiğini bilemiyoruz."
   Â
Eğitimin sonunda neler söylediler? Neler önerdiler?

"Toplumun kadına bakışı değişmeden bu durumun değişmesi çok zor."

"Bu konuda daha detaylı bilgiye sahip olmak, özellikle mağdurları destekleyen kurumların bilgisine sahip olmak çok yararlı."

Haberin Devamı

"Polis Memurlarına yönelik eğitimler genel olarak konferans salonlarında ve kalabalık gruplar halinde yapılıyor ve bu da verilen eğitimin kişilere ulaşmasında sıkıntı yaratıyor.Bu anlamda sizin küçük bir grupla bu eğitimi yapmanız  çok önemli  ve yararlı."

"Bu eÄŸitim mutlaka amirlerimize de verilmeli."

"Çocuğumla iletişimimi ve ilişkilerimi gözden geçireceğim. …… bölgesinde bu konuda destek veren bir merkez var mı?"

"Bu konuyu bir daha ve  iyi düşüneceğim. Daha sabırlı olmaya çalışacağım.!"
 
"Dayak yiyen ya da  atanın sonraki psikolojisini daha önce hiç düşünmemiştim."

"Bu tür eğitimlerden daha fazla yararlanmak istiyoruz. Başka eğitimler varsa almaya hazırız."

Haberin Devamı

"Bu eÄŸitimin eÅŸlerimize de verilmesi gerekir."

"Dalga geçme vb. tutumların  şiddet olduğunu bilmiyordum ."

"Karakola getirilen ister şiddet mağduru isterse şiddet gösteren kişi olsun, karakoldan sonra tekrar      evine göndermek yerine bir rehabilitasyon merkezi olsa da oraya gönderilse…"

"Bu eğitimde anlatılanlar senaryolar halinde televizyonda aktarılsa çok daha etkili olur. Çoğunluk, aileyi koruma yasasının detaylarını ve  yapılan değişiklikleri bilmiyor."

"Medya şiddeti öğretir gibi haberler ve töre cinayetleri gibi yanlış durumları teşvik eder şekilde diziler yayınlayarak şiddetin artmasına neden oluyor. Asıl medyanın bu konuda dikkatli olması gerekiyor. Tele vole vb. magazin programlar  gençler için özendirici, ahlaki yozlaşmaya neden oluyor, gençlerin maddi istek ve beklentilerini artırıyor ve bu istek ve beklentileri kolayca karşılayabileceğini düşündürterek bu tür yaşamlara özendiriyor. Dolaylı olarak bir aile içi şiddete neden oluyor. Medya bu tür programları yayınlamaktan vazgeçse çok iyi olur "

 Onlar da  bizden biri…Kimimizin babası ,eşi, kardeşi, annesi, akrabası , arkadaşı, komşusu, tanıdığı. Ama her şeyden önce kendimizi tehlike ya da tehdit altında hissettiğimizde başvuracağımız, korunacağımız kurumun bir üyesi… Bu eğitim sadece bir aile üyesi olarak şiddet konusunda farkındalıklarını artırmak, onların deneyimlerini paylaşmak, bir parça gereksinimlerini belirlemek içindi. Ama birebir muhatap oldukları grubun büyük bir kesiminin ruhsal travma , bozukluk ya da sapkınlık yaşayan kişilerden oluştuğu göz önüne alındığında,  böylesine stresli bir görevi yürütmek için yeterince psikolojik bilgi donanımına sahipler mi? Olmadıklarını çeşitli şekillerde ifade ediyorlar. Bu görevi uzun saatler boyunca yürütüyor, rahatlamak için  hiçbir profesyonel destek almıyorlar, alamıyorlar… Çünkü kendi teşkilatlarında bu hizmeti veren birim çok yetersiz.

En önemlisi, böyle bir destek arayışına etiketlenmekten, geri hizmete çekilmekten, terfilerinin engellenmesinden korktukları için giremiyorlar. Özel olarak böyle bir destek almaya ise maddi imkanları yeterli değil. Onlara sunulan sosyal imkanlardan da genellikle çalışma saatlerinin uzunluğu nedeniyle yararlanamıyorlar. Sonuçta sağlıksız koşullarda çalışmak tükenmişliği, beraberinde ağır depresyon durumlarını getirebiliyor. Kimi zaman da duyarsızlığı, katılığı…

Eğitim verdiğimiz tüm iller için yazdığımız raporlarda bu konuya değinmeye, emniyet görevlilerinin muhatap oldukları kişileri anlayabilmeleri, travmatik durumlarda kendilerini ruhsal yönden koruyabilmeleri ve meslek yaşamları sağlıklı şekilde yürütebilmeleri için düzenli olarak sağaltımlarını sağlayacak bireysel ve grup eğitimlerine ve psikolojik destek çalışmalarına ihtiyaç duyduklarını vurguluyor ve öneriyoruz…


 

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!