Kültür mirası meslekler geleceğe taşınıyor

Güncelleme Tarihi:

Kültür mirası meslekler geleceğe taşınıyor
Oluşturulma Tarihi: Eylül 11, 2023 07:00

KOSGEB ile Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından ortaklaşa yürütülen ‘Yaşayan Kültür Mirası İşletmeler Destek Programı’ ile unutulmaya yüz tutmuş birçok meslek destekleniyor, işin ustalarından çıraklara aktarılması sağlanıyor. KOSGEB, destek programına katılan 3 ustanın dikkat çeken yolculuklarını paylaştı. İşte kültür mirası mesleklerin hikâyeleri...

Haberin Devamı

AZİZ MURAT ASLAN
MÜHENDİSİN KARAGÖZ SANATI

Kültür mirası meslekler geleceğe taşınıyor


Aziz Murat Aslan, lisans ve yüksek lisansını Yıldız Teknik Üniversitesi’nde yapan bir geomatik mühendisi. Almanya’da Bonn Üniversitesi’nde heyelan erken uyarı sistemi üzerine doktorasını yaparken, Köln’deki Tiyatro ve Medya Bilimleri Müzesini ziyareti hayatının dönüm noktası olmuş. Müzede Karagöz sanatıyla karşılaşınca bu konu ilgisini çekmiş. Tasvir yapımına merak saran Aslan, Almanya’da bir yandan üniversitede çalışırken boş vakitlerini Karagöz sanatını araştırmaya adamış. Almanya’da 10 şehirde müzeleri gezmiş, ardından pek çok ülkede kukla festivallerine katılmış. 2017 yılında tasvir üretimine başladığını kaydeden Aslan, 2 yıldır toplumda Gölge Oyunu - Karagöz olarak bilinen ama kendisinin ‘Hayal Tiyatrosu’ diye ifade etmeyi tercih ettiği gösterileri sergiliyor. Karagöz tasvir sanatına tutkusu nedeniyle üniversitedeki mühendislik derslerinin sayısını azaltan ve KOSGEB’den program kapsamında çırak istihdamı desteği alan Aslan, şöyle anlatıyor süreci: “Şu ana kadar 3’er aylık periyodlarla 3 kişiye tasvir yapım eğitimi verdim. Program kapsamında minimum 4 çırağa ulaşmış yani 4 kişiye el vermiş olacağım. Yakında da sosyal medya ve web sitesi desteğimiz için başvuracağız. Bu kapsamda yaptığım işleri gösteren bir sosyal medya hesabı ve web sitesi kurdum. Bir müzeden yarattığımız bir figürün kendilerinde sergilenmesi için teklif de geldi.”

Haberin Devamı

ÖMER DEMİRÖRS
5 NESİLDİR ÇAN ÜRETİYORLAR

Eskiden müstakil evlerin avlu kapılarında yer alan çanlar, evlerin binalara dönüşmesiyle görev yerini değiştirdi. Şimdi daha çok küçükbaş hayvan sürülerinde, olası saldırıları karşı alarm görevi görüyor. Sanılanın aksine çanlar tek tip değil, her yörede farklı özelliklerde çanlar kullanılıyor.

Kültür mirası meslekler geleceğe taşınıyor



Ailesinin 5 nesildir demir dövme çan ürettiğini kaydeden, Niğde’de faaliyet gösteren Ömer Demirörs, şöyle anlatıyor durumu: “Örneğin Konya yöresi yassı ve az dövülmüş çan sever. Ova olduğu için sesi içinde saklandığında daha çok yayılıyor. Ama dağlık bölgeye mesela Sivas’a verdiğimiz zaman da genelde topak çan kullanılıyor. Biz sipariş usulü çalışıyoruz, yılda binlerce çan üretiyoruz. Türkiye’de bir elin 5 parmağını geçmeyecek şekilde üretimini devam ettiren çan
üreticileri var.”

Haberin Devamı

Bakır kaplama olan ürünlerinin 20 yıl kullanılabileceğini kaydeden Demirörs, “Gözümüzü açtık çan gördük. Bizim ailemizde çan büyük bir yere sahip. Ekmek teknemiz... Zor bir iş ama severek yapıyoruz. El emeği olduğu için fabrika kuramıyorsun, belli bir boyutta kalıyorsun. Aşkla yapıldığı için devam ediyoruz mesleğe” diyor. KOSGEB’den program kapsamında aldıkları destekle 2 kaynak makinesi aldığını kaydeden Demirörs, bu sayede üretimlerinin daha seri hale geldiğini söylüyor.

HARUN ULAŞER
AT ARABASINI MİNYATÜRE ÇEVİRDİ

57 yaşındaki Harun Ulaşer’in işi at arabası üretmek. Üstelik bu baba mesleği... Babası yaklaşık 70 yıl hem üretmiş hem de tamir etmiş. Ulaşer baba mesleğini devam ettirmek istese de traktörün yaygınlaşması talebin giderek azalmasna yol açmış... İşine tutkuyla bağlı olan Ulaşer, üretimden vazgeçmemiş ama günün ihtiyaçlarına uyarlamış. Ulaşer’in ürettiği minyatür at arabaları artık aksesuar olarak bahçeleri veya farklı mekânları süslüyor.

Kültür mirası meslekler geleceğe taşınıyor


Haberin Devamı

Ara ara restorasyon veya tamir amaçlı olarak gelen at arabalarıyla da ilgilendiklerini kaydeden Ulaşer, “Bir minyatür arabayı üretmek 10-12 gün alıyor. Ebatları 60’a 120 cm. Eskiden üretilen at arabalarına yapılan motifli boya nakışını bu minyatür ürünlere birebir uyguluyoruz” diyor. İşinin çok büyük bir kısmının el işçiliği olduğunu vurgulayan Ulaşer, “Ağır bir meslek ama zevkli. Bir şey üretmek güzel. KOSGEB’den aldığımız hibe ile ihtiyacım olan kaynak makinesini aldım. Unutulmaya yüz tutmuş mesleklerin devam etmesini isterim, çünkü bu meslekler geleceğe ışık tutuyor” diye konuşuyor.

330 İŞLETME SAHİBİNE DESTEK VERİLDİ

Kültür ve Turizm Bakanlığı ile ortaklaşa yürütülen program ile kaybolmaya yüz tutmuş meslekler yeniden hayat buluyor. Programdan yararlanmak için 72 ilden 600’den fazla işletme başvurdu ve desteklenen işletme sayısı 330 oldu. Program ile işletme sahibinin mesleki birikimlerini aktarması amacıyla yetiştireceği personel için 150 bin liraya kadar destek sağlanıyor. Makine ve teçhizat giderleri için sağlanan üst limit ise 50 bin lira. Programa göre, desteklenecek makine ve teçhizatın yeni veya en fazla 3 yaşında olması gerekiyor, yerli malı makine ve teçhizatta destek oranına yüzde 15 ilave ediliyor. Tanıtım ve Pazarlama Desteği kapsamında e-Ticaret sitelerine üyelik ve komisyon bedeli, dijital reklam ve tanıtım, web sayfası tasarımı ve tanıtım filmi olmak üzere toplamda 45 bin liraya kadar destek veriliyor. Yeni kurulacak işletmelere ise 5 bin lira destek veriliyor. Geri ödemesiz desteklerle geleneksel, kültürel ve sanatsal değeri olan mesleklerin gelecek nesillere aktarılması hedefleniyor.

BAKMADAN GEÇME!