Bir acayip hikaye 

Güncelleme Tarihi:

Bir acayip hikaye
Oluşturulma Tarihi: Ağustos 05, 2017 10:00

Bundan yıllar önce yaşamış, işinde iyi, arkadaşları tarafından sevilen bir adam varmış. Şimdi size bu sıradan hayata sahip adamın hiç de sıradan olmayan hikayesini anlatacağım.

Haberin Devamı

Kahramanımızın adı Phineas Gage. Phineas bir gün çalışırken bir anlığına dikkati dağılır ve bir hata yapar. Bu hata, hem onun hayatını hem de bilim insanlarının beyin hakkında inandıkları gerçekleri değiştirmeye yeter. İşi gereği madenlerle uğraşan Phineas’ın dalgınlığı sonucu yanlış yeri delmesiyle yerden fırlayan bir demir parçası Phineas’ın beyninin ön kısmına saplanır. Kazadan hemen sonra, insanların şaşkın bakışlarını yönelttiği Phineas, yürüyebilmekte, konuşabilmekte ve doktora kazanın nasıl gerçekleştiğini anlatabilmektedir. Kazadan yaklaşık 2 ay sonra da Phineas fiziksel olarak tamamen iyileşir.

Ancak, fiziksel olarak iyileşmiş olan Phineas, artık eski Phineas değildir… Karakteri değişmiş, o hassas, yardımsever adam gitmiş yerine duygusuz ve faydacı bir adam gelmiştir. Arzularının ve olaylardaki iyi niyetinin değişmesi ile birlikte o artık saygısız, patavatsız, kaprisli ve sabırsız biri olmuştur. Bu yeni karakteri onu, eski dostluklarından, başarısından ve mutlu hayatından uzaklaştırıp yalnızlığa sürükler. Bu olayların üzerine işini bırakıp sirklerde çalışmaya başlayan Phineas’ın bu macerası da uzun sürmez. Her iş süreklilik istediği ve Phineas bunu gösteremediği için iş bulamaz hale gelir. Çeşitli konvülsiyonlar sebebiyle de 38 yaşında hayatına kaybeder.

Haberin Devamı

Phineas Gage vakası, frontal lob olarak adlandırdığımız beynin ön kısmının zarar görmesi sonucu zekasal ve dilsel yeteneklerde değişim olmasa bile bir insanın etik anlayışının ve sosyal yapısının değişebildiğini gösterir. Phineas’ın eski bilgileri ve anıları onunla kaldığı halde, bunları günlük karar verme aşamalarında kullanmakta zorluk çeker. Ayrıca bu vaka bizlere beynimizde yüksek ihtimalle de frontal lobda bulunan ve sosyal davranışlarımızı düzenleyen bir bölge olduğunu gösterir.

Biz girişimci ve girişimci adayları için önemini yadsıyamadığımız sosyal kimliğimiz aslında beynimizin karar verme, matematiksel işlem yapma ve dil öğrenme gibi çeşitli yüksek fonksiyon gerektiren davranışların yönetildiği yerle aynı yerden yönetilir. Kısacası beynimizin de bir organımız olduğu ve kullandığımız organların geliştiği gerçeğini göz önüne alarak ön beynimizi geliştirecek egzersizlerle empati gibi sosyal becerilerimizi de geliştirmemiz mümkün!

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!