Lohusalık döneminin fizyolojik etkileri

Güncelleme Tarihi:

Lohusalık döneminin fizyolojik etkileri
Oluşturulma Tarihi: Ocak 01, 2012 00:00

Lohusalık dönemi de en az gebelik kadar önemli bir süreçtir.

Haberin Devamı

Gebeliğiniz boyunca ilgi odağı sizdiniz. Eşiniz, aileniz, doktorunuz ve en önemlisi kendiniz sağlıklı bir gebelik süreci ve doğum için özel çaba sarfettiniz. Karnınızdaki bebek ikincil durumdaydı. Ama artık doğumunuz gerçekleşti ve siz dahil çevrenizdeki herkesin ilgisi mutluluk kaynağınız olan minik bebeğe kaydı.

Oysa ki lohusalık dönemi de en az gebelik kadar önemli, vücudunuzun pek çok değişimden geçiyor ve gebelik öncesi sağlığınıza geri kavuşmak için bu dönemde kendinize oldukça dikkat etmeniz gerekiyor. Hem fizyolojik hem duygusal açıdan lohusalık dönemini ve dikkat edilmesi gerekenleri Kadın ve Doğum Hastalıkları Uzmanı Dr. Deniz Gökalp bizler için ele alıyor...

Lohusalık ( tıptaki adı ile puerperium) bebeğin doğumunu takiben, vücudun, en çarpıcı olarak da üreme organlarının gebelik öncesi haline döndüğü 6 haftalık periyoda denir. Erken lohusalık doğumdan sonraki ilk 7 güne denir.Bu dönemin özellikle ilk 24 saati, doğum şekliniz ne olursa olsun, aşırı kanama gibi doğum komplikasyonlarının en sık görüldüğü dönem olduğu için önemlidir. Ayrıca emzirmeye de erken lohusalıkta başlanması bu dönemi önemli kılan başka bir özelliktir ve mümkünse hastanede geçirilmesi gerekir. Erken lohusalığın diğer önemli özellikleri yeni bebeğinizle eve dönmek, annelik rolünüze alışmaktır. Bu dönemde vücudunuzdaki fizyolojik değişimler ise aşağıdaki gibidir:

Vajinal akıntı (löşi):

İlk 3-4 gün daha kırmızı ve yoğun bir adet kanamasını andırır tarzda olan , genellikle 5. günden itibaren azalarak sarı- kahverengiye dönen ve ortalama 2 hafta daha devam ederek daha beyaz bir akıntıya dönen ve 6 haftanın sonuna kadar süren lohusalık akıntısıdır. İlk 3-4 günde aşırı yoğun, pıhtılı bir kanamayı doktorunuza mutlaka haber vermelisiniz. Ayrıca bu dönemde sezaryen kesisi veya vajinal doğum dikişleri hijyenine dikkat edilmesi enfeksiyonlardan korunmak için önemlidir.

İdrar yapımı:

Bu dönem en az 2-3 saatte bir idrara çıkmanız önemlidir, özellikle doğumda epidural anestezi uygulanmış olan annelerde idrar hissi (sıkışma) belli bir süre kaybolabilir ve idrar torbanızın aşırı dolması enfeksiyona neden olabilir. İlk hafta aşırı idrar çıkma, gebelikteki fazla sıvının ve tuzun vücudunuzdan atılımı nedeniyledir ve normaldir. Barsak hareketleri : İlk iki hafta barsak hareketlerinde yavaşlık ve kabızlık çok sık görülür. Bu nedenle yeterince lifli gıdalar ve bol sıvı tüketmeye özen gösterin . Doktorunuz gerekirse size gayta yumuşatıcı ilaçlar önerebilir.

Göğüsler:

İlk birkaç gün göğüslerinizden sulu ve sarı renkte bir sıvı gelecek ve gerçek süte pek benzemeyecektir. Bu özel sütün adı "kolostrum"dur ve bebeğiniz için besleyici önemi büyüktür ve bunu mutlaka almalıdır. Doğumdan sonraki 3-4. Gün hormonal değişime bağlı süt üretimi hızla artacaktır. Hem süt üretimini artırmak, hem de angorjman dediğimiz göğüste sütün sert bir kitle gibi birikmesini engellmek için düzenli emzirmek çok önemlidir. Emzirirken karnınızın alt kısmında rahminizin olduğu bölgede ağrılı kasılma ve gevşemeler hissetmek çok normaldir. "Oksitosin" isimli emzirme hormonu , rahim kaslarınızın da kasılmasını sağlamaktadır. Doğum bölgesindeki dikişler ( Epizyotomi) Günde en az iki kez, özellikle de tuvaletten sonra doktorunuz tarafından önerilen antiseptik bir solüsyonla bu bölgeyi temizleyin. Bazen banyo sonrası kullanmak için doktorunuz tarafından antiseptik kremler de verilebilir. Bu bölgedeki ağrı için sıcak oturma banyoları ve sıcak uygulama yapabilirsiniz. Bazı doktorlar bu bölgedeki dikişlerin hızlı iyileşmesini sağlamak için ışık ( lamba tedavisi ) de önerebilir.

AY AY BEBEK GELİŞİMİ

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!