Futbol Konseyi'nde gündem Galatasaray için çarpıcı iddia! "Sezon başından beri iddia ediyorum ki..."

Futbol Konseyinde gündem Galatasaray için çarpıcı iddia Sezon başından beri iddia ediyorum ki...

Futbol Konseyi'nde Mehmet Arslan, Uğur Meleke ve Güntekin Onay haftanın gelişmelerini değerlendirdi.

Haberin Devamı

1) Galatasaray, Altay maçıyla beraber bu sezon öne geçtiği 5 karşılaşmada toplam 12 puan kaybetti. Şampiyonluk yarışına büyük ölçüde havlu attıran bu kayıpların sebebi ne olabilir? Kadronun genç olması mı, fiziksel yetersizlik mi ya da başka bir şey mi?

GÜNTEKİN ONAY: İYİ NİYETLİ OLMAK YETMEZ

Sezon başından beri şunu iddia ediyorum; Galatasaray’ın özellikle orta sahasının kalitesi hedeflere uygun değil. Taylan ve Berkan çalışkanlar, iyi niyetliler. Ancak oyuna büyük bir akıl ve kalite katıyorlar mı? Problem çözüyorlar mı? Gol atmıyorlar, asist de yapmıyorlar. Bunun dışında santrfor bölgesinde farklı tipte oyuncular var ancak orada da arayış, istikrarsızlık ve belirsizlik devam ediyor. Terim dahil hiç kimse “İşte Galatasaray’ın birinci santrforu bu” diyemedi. Bu da sarı kırmızılıları istediği sonuçlardan uzaklaştırıyor.

Haberin Devamı

MEHMET ARSLAN: YARIŞA HAVLU ATMADI

Yarışa havlu atmak mı? Buna katılmıyorum. Bakın Başakşehir’e... Ligin dibinden zirveye tırmandılar. Aynı şey her takım için geçerli. Haaa, “G.Saray ışık veriyor mu?” derseniz, buna yanıtım “Hayır” olur. Yeni ve genç bir takım. Avrupa Ligi tırmanışları onların Süper Lig konsantrasyonlarını bozdu. Yaşadıkları sıkıntının temel nedenlerinden biri bu. Ama yine de Terim faktörü onları yeniden tırmanışa geçirecektir.

UĞUR MELEKE: ORTA SAHALAR YOK OLDU

G.SARAY’ın öne geçip puan kaybettiği maçlarda ortak bir patern var mı, çok emin değilim. Farklı farklı sebepler öne çıktı. Geçmişte bazı kayıplarda Terim’in yanlış değişiklikleri, Babel-Arda gibi ısrarları rol oynamıştı. Sonra bazı günler Berkan-Taylan’a dönüş ve vites küçültmenin faturası ödenmişti. Bence Altay önünde de orta sahaların çok rahat geçilmesi, kaybın sebebiydi. Orta sahaların yok olduğu bir maç Altay’ın işine gelir. Çünkü Altay’ın çabuk oyuncularının aradığı ortam bu.

Futbol Konseyinde gündem Galatasaray için çarpıcı iddia Sezon başından beri iddia ediyorum ki...

"GALATASARAY VE FENERBAHÇE'YE YÖNELİK BİR KOMPLO CEPHESİ VARSA, İSİMLERİNİ AÇIKLAMALILAR"

Haberin Devamı

2) Burak Elmas, “TFF’de Nihat Özdemir’in altını oyuyorlar. Galatasaray ve Fenerbahçe’yi Nihat Bey ile kavga ettirerek onu zor durumda bırakmak isteyenler var. TFF’nin istifa etmesi bir mecburiyettir” dedi ve kurulları işaret etti. Elmas haklı mı? Durum o kadar vahim mi?

UĞUR MELEKE: TFF'YE SÖYLEYEBİLİRLER

İtiraf etmek gerekirse, çok hakim olduğum bir konu değil bu. Ancak dışarıdan bakan bir sporsever olarak şunu söyleyebilirim: Burak Elmas da, Ali Koç da güçlü isimler. Eğer Galatasaray ve Fenerbahçe’ye yönelik bir komplo cephesi varsa, pekalâ onların isimlerini açıklayabilirler. En azından Nihat Özdemir ve yönetim kuruluyla paylaşabilirler. İsim vermeden kamuoyu açıklaması yapmak çok anlamlı gelmiyor bana.

Haberin Devamı

MEHMET ARSLAN: NİHAT ÖZDEMİR YALNIZ ADAM

Nihat Özdemir birkaç dostunun dışında ne yazık ki yalnız adam. “Alt oymak” ne demek, önce onu açmak lazım. Özdemir’e yardımcı mı olmuyorlar, yoksa daha faklı yaklaşım mı sergiliyorlar? Kulüp başkanları ile farklı, Özdemir ile farklı mı konuşuyorlar? Bunların tümünden Burak Elmas haberdar ve haklı. Özdemir’i yapayalnız bırakıp ikbal bekleyenler var. Kimse kafasını kuma sokmasın. Evet durum o kadar vahim. Bunu dile getirdiği için Elmas'ı alkışlıyorum.

GÜNTEKİN ONAY: İDDİALARIN ALTI DOLMALI

Burak Elmas’ın başkan olduğundan beri tutarlılığını ve sergilediği duruşu beğeniyorum, saygı duyuyorum. Ancak bu tip bir açıklamada bulunuyorsa, biraz daha açık ve net konuşmalı. Federasyonun altını oyanlar kimler? Veya Galatasaray’ın karşısında bir oluşum varsa, bunu kimler organize ediyor veya yapıyor. Bunlar ciddi ithamlar. Sayın Elmas bu iddiaların altını doldurmak zorunda.

Haberin Devamı

Futbol Konseyinde gündem Galatasaray için çarpıcı iddia Sezon başından beri iddia ediyorum ki...

"HER OYUNCU DEĞİŞİKLİĞİ SONRASI GERİLEYEN BİR BEŞİKTAŞ GÖRDÜK"

3) Beşiktaş, Çebi-Yalçın zirvesinden sonra çıktığı Kasımpaşa maçında 1-1 berabere kaldı. Siyah beyazlılarda bir kıpırdanma gördünüz mü? Bu takım bugün Dortmund karşısında ne yapar?

UĞUR MELEKE: SON İKİ MAÇA İYİ BAŞLADILAR

Siyah beyazlılarda aslında bir kıpırdanma var. Giresun maçına da çok iyi başlamışlardı ama penaltı sonrası dağılmışlardı. Kasımpaşa önünde de fena başlamadılar ama her oyuncu değişikliği sonrası ileriye giden bir Kasımpaşa, gerileyen bir Beşiktaş gördük. Sergen Yalçın’ın elinde Serdar-Montero varken Welinton ısrarı başına iş açıyor gibi. Ayrıca santrforlardan verim alınamıyor ama Güven yeterince şans bulamıyor. İşler kötü gidiyorsa aynı oyuncularda ısrar yerine, gençlere daha fazla şans vermek daha doğru değil mi?

Haberin Devamı

GÜNTEKİN ONAY: BŞEİKTAŞ SİSTEM DEĞİŞTİRMELİ

Beşiktaş, üst üste yenilgilerin ardından her türlü söyleme ve çabaya karşın bir türlü ayağa kalkamıyor. Aslında söz konusu tüm mağlubiyetlerde dahi maçlara iyi başlıyor ancak golü yedikten sonra işler daha da kötü gidiyor. Sadece teknik direktörün değil, saha içindeki oyuncuların da bu duruma bir reaksiyon göstermeleri şart. Ben sistemlere çok takılan birisi değilim ama mevcut durumda Beşiktaş, 4-1-4-1'dej 4-2-3-1'e dönüp, Josef’in yanında Pjanic’i, forvet arkasındaki 3’lüde de Larin-Alex Teixeira-Ghezzal’ı denemeli. Bu şekilde Pjanic ve Teixeira’nın daha verimli olacağını düşünüyorum.

MEHMET ARSLAN: SERGEN YALÇIN DA YALNIZ

Gönül elbette Beşiktaş’ın kazanmasını istiyor ama takım içindeki gerçekler böyle söylemiyor. Ben Nihat Özdemir’in federasyonda yaşadığı yalnızlığı, Sergen Yalçın’ın da Beşiktaş’ta yaşadığını düşünüyorum. Futbolcular ile yönetimin ona büyük bir sempati beslediklerini düşünmüyorum. Bunda Sergen Yalçın’ın da hataları var mı? Tabii ki var. Ama yüzde 10’u geçmez.

Futbol Konseyinde gündem Galatasaray için çarpıcı iddia Sezon başından beri iddia ediyorum ki...

FARKI GETİREN FAKTÖR 3'LÜ DEFANS DEĞİL, SOSA

4) Pereira, yeniden 3’lü savunmaya dönüp 4-0 kazandıkları Rize maçındaki oyun için, “İşte gerçek Fenerbahçe bu. Böyle oynarsak galibiyetler devam edecek” dedi. Bu tespit doğru mu?

GÜNTEKİN ONAY: SZALAI DE KATKI YAPTI

Fenerbahçe’nin galibiyetinin 3’lü veya 4’lü savunmayla ilişkilendirilmesi anlamsız. Tabii ki 3’lü savunmayla bu sezon oynama pratiği daha fazla. Ancak ben farklı galibiyetteki temel unsurun Sosa’nın oyuna girmesinden sonra belirleyici olduğunu düşünüyorum. Özellikle Rizespor’un oyun disiplininden tamamen koptuğu bölümlerde Sosa’nın maça damga vurması, paslarla oyunu yönlendirmesi ve Szalai’nin hücumlara katkısıyla, ortaya farklı bir skor çıktı. Fenerbahçe orta sahası Luiz Gustavo’nun da dönüşüyle defansif açıdan daha güçlü bir görüntü ortaya koydu.

UĞUR MELEKE: HÜCUMCU SAYISI ARTMALI

Üçlü savunmayla dörtlü savunma arasındaki fark tam olarak neydi ki? Savunmadan Szalai’yi eksiltip, orta sahaya Meyer’i eklemek mi? Szalai yerine Meyer girince mucizevi bir değişim beklemek saçmaydı zaten. . Fenerbahçe’nin meselesi bence stoper sayısı değil, hücumda çoğalamama. Bu maçtaki tutku elbette olumlu, oyun daha akışkandı. Ama Rizespor’un da çok temassız oynadığını, çok alan bıraktığını unutmamak gerek. Fenerbahçe’nin oyun sürekliliği sağlaması için sahadaki hücumcu sayısını artırması gerektiğini düşünüyorum ben.

MEHMET ARSLAN: PEREIRA HAKLI AMA...

Futbolu sadece rakamlara dayandırarak oynayamazsınız, bir takımdaki sorunlara da rakamlarla çözüm bulamazsınız. Fenerbahçe 3’lü ya da 4’lü oynadığı için değil, iyi oynadığı için kazandı. İyi mücadele ettiler ve çok güzel goller attılar. Bunda rakibin etkisiz oyununun katkısı da vardı elbette. Ama takım halinde çok ihtiyaç duydukları bir özgüven kazandılar. Pereira haklı ama 2 şartla: 1-) Bu oyun devam edecek. 2-) Bu mücadele ve yardımlaşma artacak.

Futbol Konseyinde gündem Galatasaray için çarpıcı iddia Sezon başından beri iddia ediyorum ki...

"TRABZONSPOR'UN SAVUNMAYA KATKI YAPACAK İSİMLERE İHTİYACI VAR"

5) Lider Trabzonspor, transferde yine erken davranıp, Fildişi Sahilli forvet Jean Kouassi ile anlaştı. Bordo mavililerin 3 transfer daha yapması bekleniyor. Sizce hangi mevkilere takviye yapmalılar?

MEHMET ARSLAN: SADECE LİGE ODAKLANIYORLAR

Hiç polemiğe girmeden, sadece lige odaklanıyorlar. Trabzonspor’u diğer 3 büyükten farklı kılan özelliği bu. Herkes bir şeyler tartışırken onlar takıma takviye yapıyorlar. Hangi mevki için transfer yapacaklarını bilemem. Ama Trabzonspor’un Avrupa liglerindeki liderler arasında, kalesinde en çok tehlike yaşayan takım olduğunu biliyorum. Bu bana takım savunmasına da katkı sağlayacak isimlere ihtiyacı olduğunu düşündürüyor.

UĞUR MELEKE: KOUASSI İYİ TRANSFER

Kanat oyuncusu takviyesi son derece yerinde. Zira artık Gervinho yok ve orada Nwakaeme-Abdülkadir Ömür’ün arkasında yalnızca Yusuf Sarı kalmıştı. Jean Kouassi orada ihtiyaç duyulan derinliği sağlayacaktır. Savunma göbeğinde de Vitor Hugo-Edgar’dan birinde sorun yaşandığında yeterli derinlik yok. Belki bir stoper takviyesi uygun olabilir. Kadroda çok orta saha oyuncusu var görünüyor ama Berat-Siopis-Dorukhan-Trondsen aslında benzer oyuncular. Zaten ikisi artık bek olarak kullanılıyor. Belki Trabzonspor’da iki yönlü bir sekiz numara takviyesi de yapılabilir.

GÜNTEKİN ONAY: STOPERE DE TAKVİYE YAPILMALI

Trabzonspor’un ligin devre arasında kaç puan farkıyla önde olacağı, bordo mavili yönetimin uygulayacağı transfer politikasını da şekillendirecek. Ancak Gervinho’nun yokluğunda, kanatta da oynayabilecek bir forvet oyuncusu takviyesi mutlaka gerekliydi. Bu bakımdan Jean Kouassi transferinin doğru bir adım olduğunu düşünüyorum. Ayrıca Edgar Ie ve Vitor Hugo’ya alternatif olacak bir stoper de her halükarda kadroya katılmalı.

"HAKEMLER KONUŞABİLİR, HİÇBİR SAKINCA YOK"

6) Almanya’da Dortmund-B. Münih maçının hakemi Zwayer, TV kameralarının karşısına geçip, tartışılan kararlarının gerekçesini açıkladı. ‘Bizde de böyle olmalı’ demek çok mu hayalcilik olur?

GÜNTEKİN ONAY: AKLIN YOLU BİR

İlginç bir şey anlatacağım... Biz televizyonlarda yıllardır bu hakem konularını tartışıyoruz. Eski bir medya yöneticisi olan eşim Serra Hanım 5-6 senedir bu işin Almanya’daki uygulama ile büyük ölçüde çözülebileceğini söylüyor. Aklın yolu bir. Amerikan futbolunda da maç anında benzer bir uygulama yapılıyor. Sadece bu değil, kamuoyunu çok meşgul eden, VAR’ın dahil olduğu ya da olmadığı pozisyonlardaki hakem diyalogları da yayınlanmalı. Tüm bunların hiçbirinde herhangi bir sakınca yok.

UĞUR MELEKE: FAYDALI BİR STRATEJİ

Der Klassiker, Almanya’nın en büyük maçı. Hatta dünya futbolunun klasiklerinden. Böyle bir maçta hakemin mikrofona gelip kamuoyunu aydınlatmasını ben de olumlu buldum. Belki her müsabakada değil ama bu denli kritik maçlarda böyle bir stratejinin faydalı olacağını düşünüyorum ben de. Türkiye’de özellikle VAR standardı konusunda büyük bir kafa karışıklığı yaşanıyor. Mesela ben merak ediyorum, Galatasaray-Altay ma çının VAR’ı Bahattin Şimşek hangi kriterle hakemi monitöre davet etti? Cüneyt Çakır hangi gerekçeyle verdi o kararı?

MEHMET ARSLAN: TARTIŞMALARI BÜYÜTÜR

Hakem kararlarının nedenlerini açıklamak daha büyük tartışmalara neden olur Türkiye’de. VAR hayatımıza girdiğinde “Ohh artık rahatlıyoruz” dedik. Ama daha çok tartışma çıktı. Kimse adalet istemiyor. Tüm kulüpler kendileri için karar verilsin istiyor. İşin özeti bu. Sakın ola böyle bir yola girmeyelim. Almanya ve Norveç’te böyle bir karar almak mümkün. Ama itiraf edelim; fut bolda bizler bir Ortadoğu anlayışına sahip bir ülkeyiz. Uzlaşma kültürü ve niyetimiz yok.

Haberle ilgili daha fazlası: