İyi ki İzzet Yıldızhan'ın kızı değilim!

Güncelleme Tarihi:

İyi ki İzzet Yıldızhanın kızı değilim
Oluşturulma Tarihi: Ekim 31, 2021 07:07

Ömür Gedik, Onur Baştürk, Savaş Özbey ve Orkun Ün, haftanın en çok konuşulan magazin olaylarını yorumladı.

Haberin Devamı

COŞKUN SABAH ÖZENTİLİĞİ
İzzet Yıldızhan, “Benim kızım öyle flört falan yaşayamaz. Birbirlerini tanıyacaklar tabii ama flörtün bir sınırı vardır. Kızlarımın eş seçme şansı yok! Flört edilmemeli, gençlik hata yapıyor evlilikleri bitiyor” dedi. Yıldızhan’ın bu flört savar açıklamasını nasıl buldunuz?

İyi ki İzzet Yıldızhanın kızı değilim

- Ömür Gedik: “Kızlarımın eş seçme şansı yok” ne demek Allah aşkına! İyi ki İzzet’in kızı değilim. Bu kadar baskıya isyan eder, ilk âşık olduğum erkekle flört etmeye başlardım.
- Savaş Özbey: Ben en çok “Gençlik hata yapıyor, evlilikler bitiyor” kısmına takıldım. Evet, Türkiye’de boşanma oranları çok yüksek. Ama İzzet Bey’in elinde bunlardan kaçta kaçının görücü, kaçta kaçının aşk evliliği olduğuna dair bir istatistik mi var acaba? Toplumsal fayda adına konuşacağına, açıklasa da bilsek...
- Orkun Ün: İzzet Yıldızhan’da bir Coşkun Sabah özentiliği sezdim ben. Rahat bıraksanıza çocuklarınızı. Onlar zaten siz nasıl yetiştirdiyseniz öyle yaşayacaklardır. Sene olmuş kaç, halen çıkıp “kızım flört edemez, sevgilisini benimle tanıştıramaz” diyorlar. Olmaz İzzet Bey olmaz, bu dedikleriniz maalesef olmaz, kızınız da olsa sizi dinlemez. Siz kızlarınıza güvenin yeter.
- Onur Baştürk: Umarım gün gelecek; artık Z kuşağı mı olur, sonra gelen T kuşağı mı olur, bu ataerkil ve tutucu düşüncelerin sonunu getirecek. Başka da sözüm yok.
İyi ki İzzet Yıldızhanın kızı değilim


ÖZCAN DENİZ'İN SONU KARANLIK, UÇURUM!
Haftanın en çok konuşulan ismi Özcan Deniz’di. Önce “Sen evlatsın, kredi kartı değilsin” diyerek evladına sosyal medyadan seslendi, sonra boşandığı eşi Feyza Aktan’la kavga görüntüleri ortaya çıktı. Ardından “Kadınların çoğu para koparmak için boşanıyor” dedi. Son tahlilde, Özcan Deniz nereye koşuyor Konsey üyeleri?
İyi ki İzzet Yıldızhanın kızı değilim

- Orkun Ün:
Özcan Deniz öyle bir yere koşuyor ki, sonu karanlık, sonu uçurum, sonu bilinmezlerle dolu. Yazdığı kötü bir senaryo ile oğlunun annesini küçük düşürmeye, mahkemede işleri lehine çevirmeye kalktı ama olmadı. Tüm planları suya düştü. Bir de diyor ki, “Kadınların çoğu para koparmak için boşanıyor”. Yahu sen ‘eş’ gibi ‘eş’ ol, hangi aklı başında kadın boşanır ki?
- Onur Baştürk: Orkun’a katılıyorum, Özcan’ın koştuğu yer iyi bir yer değil. Bu süreci iyi yönetemediği ortada. Dışarıdan bakıldığında durum tam anlamıyla rezalet. Çevresinde iyi bir medyacı, arkadaşı ya da ekibi filan da yok galiba, yokuş aşağı sürükleniyor. Bu söylemlerle bir yere varması mümkün değil, battıkça batıyor.
- Savaş Özbey:
Kimlermiş o “kadınların çoğu”? Hemen her gün bir haberini duyduğumuz, boşanmak isterken katledilen kadınlar mı? Özcan Deniz’in eski eşiyle aralarındaki husumet öyle bir hâl aldı ki, artık zehirlerini sadece birbirlerine değil, dışarıya da akıtmaya başladılar. Düşsünler artık gündemden de, toplumun yakasından da!
- Ömür Gedik: Daha önce de yazdım, bu kavga dövüşte en büyük kaybeden oğulları Kuzey olacak. Ve çocuk kaybederse anne baba da kaybetmiş olur. Eski eşler her türlü öfkeyi, nefreti bir kenara bırakıp evlatları için ortak bir noktada buluşmalılar. Özcan bu işi çözüp bir an önce işine gücüne odaklanmalı. Aynı tavsiyem Feyza için de geçerli. 

Haberin Devamı

IŞIL HAKLI
Özcan Deniz’in “Kadınların çoğu para koparmak için boşanıyor” açıklamasına Rüştü Reçber’in eşi Işıl Reçber yanıt verdi: “En yumuşak geçişle bitir, kadını bitirme! Beyefendiden ricam; kusursuz şöhret yolunda çocuğunun psikolojisini düşünüyorsa yeter!” Sizce Işıl Reçber neden yanıt verdi Özcan Deniz’e? Ayrıca sözlerinde haklı mı?

İyi ki İzzet Yıldızhanın kızı değilim

- Orkun Ün: Işıl Reçber haklı. “Neden yanıt verdi?” sorusuna gelince... Düşünün işte, o bile dayanamadı. Çifti hiç tanımayan biri Işıl Hanım ama bir anne. İşte o yüzden cevap verdi. Arada kalan oğullarına üzüldü. Ama kötü bir haberim var Işıl Hanım’a; o iyi dilekleriniz gerçekleşmeyecek Işıl Hanım, Özcan Bey bu kıymetli tavsiyeleri asla ciddiye almayacak.
- Savaş Özbey: Işıl Reçber’in bu çıkışı son derece haklı değil mi? Çünkü özel bir mesele olmaktan çıkıp artık herkesi zehirlemeye başladı bu toksik ayrılık. Tek itirazım, keşke “beyefendi”nin yanına, “hanımefendi”yi de koysaydı. Çünkü Feyza Aktan’ın Özcan Deniz’e saldırdığı görüntülerde gördük ki, her iki taraf da birbirini tetikliyor.
- Onur Baştürk: Ben Işıl Reçber’in çıkışını gereksiz buldum. Bir yandan da cemiyet dünyasında bu tür boşanmalar çok fazla olduğu için belki cemiyet dünyası adına bir açıklama yapmak istedi, kim bilir?
- Ömür Gedik: Işıl bir kadın olarak hemcinsini ve bir anne olarak da bir çocuğu koruma refleksi ile böyle bir cümle kurmuştur herhalde. Yumuşak geçişle bitirilmesi ve çocuğun psikolojisi konusunda haklı tabii ki. 

Haberin Devamı


MUSTAFA'YA YAZILAN SENARYO TARKAN'A MI UYARLANDI?

Tarkan’ın 15 milyon lira aldığı iddia edilen ve sadece 5-6 saniye göründüğü Trendyol reklamını nasıl buldunuz? Ayrıca bu reklam filmi üzerine Cem Yılmaz, İbrahim Selim’in yayınında “Tarkan’dan sipariş gelmiş, onu götüreceğim birazdan” diyerek ünlü şarkıcıya takıldı.

İyi ki İzzet Yıldızhanın kızı değilim

- Savaş Özbey:
Reklamda ilk dikkati çeken Tarkan’ın nasıl ışıl ışıl parladığı. Elbette gözaltları, kazayakları biraz belirginleşmiş ama 49 yaşındaki Tarkan sanki 20 yaş gençleşmiş gibi. Yine de bir-iki küçük eleştiri yapmadan geçemeyeceğim. Birincisi, Tarkan’a doyamadık. Sanki onun değil, kuryenin reklamı gibi.
Ama devam filmlerinde alırız herhalde hevesimizi. Bir de kurye Tarkan hayranı olmasına rağmen paketi kime götürdüğünü bile bilmiyor. Sanki 20 tane Tarkan Tevetoğlu var piyasada. Ha bir de Tarkan’ın cimri çıkması, çocuğa beş kuruş bile bahşiş vermemesi var tabii... Cem Yılmaz’a gelince... Rekabetten tüketici kârlı çıkar derler ya... Bire bir canlı örneğini yaşıyoruz şu anda.
- Orkun Ün: Reklam filmi çok aceleye getirilmiş sanki. Kopukluklar var. Hele ki iddialar doğruysa ve daha önce Mustafa Sandal için yazılan senaryo Tarkan’a bire bir uyarlandıysa, vah ki ne vah... Cem Yılmaz’ın esprisine gelince, boş atmıyor hiç ünlü komedyen. Yine zekice, yine komik.
- Onur Baştürk:
Eğer Mustafa Sandal’a yazıldıysa bu reklam ve Tarkan kabul ettiyse aynı modeli, çok çok fena. Bu arada bu reklam aynı zamanda Tarkan’ın yıllar önceki Opet reklamının bir tekrarı olmuş: Tipik bir “mega starlığa vurgu” reklamı. Neyse, öyle ya da böyle; çok konuşuldu Trendyol’lu Tarkan reklamı. Amacına ulaştı. Yoksa reklamda elbette bir numara yok. Cem Yılmaz’ın takılması ise zekice. Rakip markayı da konuşturmuş oldu böylece.
- Ömür Gedik:
Tarkan’ın reklam filmi gayet başarılı, hedefinde ve pozitif. Bu, Tarkan’ın 4 bölümlük reklam filmi serisinin ilki diye biliyorum. Diğerlerini şimdiden merak etmeye başladım.
Reklamda güler yüzü ve karizmasıyla Tarkan şahane, kargocu rolündeki Rojhat Özsoy’u da ayrı bir parantez açarak tebrik etmek istiyorum. Cem Yılmaz’ın göndermesi de her iki markaya ve dolayısıyla online alışveriş sektörüne yarar.

Haberin Devamı

ÖĞRENCİNİN SORUSUNU İĞNELEYİCİ BULDUM
Yıldız Teknik Üniversitesi öğrencileriyle bir araya gelen Kaan Yıldırım’a, “Hadise sayesinde popülerliğiniz arttı. Şimdi herkes sizi daha iyi tanıyor. Ne hissediyorsunuz?” diye bir soru yöneltildi. Yıldırım, söyleyişi bitirip salonu terk etti. Öğrencinin sorusu yerli mi yersiz mi? Kaan Yıldırım’ın tavrı haklı mı, haksız mı?

İyi ki İzzet Yıldızhanın kızı değilim

- Onur Baştürk: İlk başta, bir üniversite öğrencisi böyle bir şey sorar mı diye düşündüm. Sonra Kaan Yıldırım’a başka ne sorulabilir ki kaygısı içimi kapladı. Yani soru yersiz gibi duruyor ama Kaan Yıldırım’ın tutumu hiç olmamış. Hem Hadise’ye ayıp hem de gayet zekice bir yanıt vererek soruyu savuşturmak da pekâlâ mümkün. Salondan kalıp gitmek de nedir? Olmamış!
- Savaş Özbey: Öğrencinin sorusu yerinde. Kaan Yıldırım’ın, Hadise gibi daha büyük bir starla birlikte olduktan sonra popülerliğinin arttığı da doğru. Ama bundan rahatsız olmasına, ortamı terk etmesine hiç gerek yok bence. Ebru Gündeş-Reza Zarrab-Hadise üçgenindeki bir skandal sonucu ayrıldılar Hadise’yle. Kabul, bu travmatik bir ayrılık ama Kaan Yıldırım bu hikâyedeki en temiz figür. Hiç alınmamalı, takılmamalı, “Meğer ne musibet atlatmışım” diyerek bir an önce gülüp geçebileceği zamanlarına kavuşmalı.
- Orkun Ün: Saçmalık. Sen Z kuşağının karşısına çıkıyorsan her soruyu göğüslemelisin. Kaldı ki ne var yani “Hadise ile popülerliğiniz arttı” diye bir soru geldiyse? Haklı öğrenciler. Tamam, Kaan Yıldırım daha önce de tanınıyordu elbette ama Hadise onun popülaritesini bir, belki de iki tık artırdı. Neden bundan gocunuyorsun Kaan? Yoksa sen halen? Neyse...
- Ömür Gedik: Öğrencinin sorusunu iğneleyici ve gereksiz buldum. Evinize gelen misafirin canını acıtmaya ya da imalarda bulunmaya gerek var mı? Ayıp! Kaan Yıldırım’ın ise söyleşiyi bitirip salonu terk etmesine gerek yoktu. Böyle durumlarda sinir olsa da gülüp geçmesi stratejik olarak daha doğru.

Haberin Devamı

OLAN BİZE OLUYOR

Londra’dan ziyaret için İstanbul’a gelen Serel Yereli hakkında “Korsan taksiye binmesi şaşırttı” şeklinde haberler çıktı. Korsan taksiye binilmesi sizi şaşırtıyor mu Konsey?

İyi ki İzzet Yıldızhanın kızı değilim



- Ömür Gedik: Korsan olan her şeye karşıyım. Ama şu da bir gerçek ki; sayıları artan korsan taksiler bile talebi karşılayamamaya başladı. Yani insanların korsan taksiye muhtaç olmasına da pek şaşırmıyorum açıkçası.
- Onur Baştürk: Böyle bir vaziyette korsana karşı filan değilim ben. Çünkü taksi bulmak imkansız! Eğer bu işe çare bulunmazsa daha da büyüyecek bu kaos. Olan bize oluyor. Sürünüyoruz sokaklarda!
- Orkun Ün: Günümüzde ulaşımla ilgili hiçbir şey beni şaşırtmaz Konsey. Ezgi Mola sağlam bir ‘isyaaaan’ edip toplu taşımaya bindi, Londra’dan gelen Serel Yereli korsan taksiye binmiş, korsan otobüs çevirmiş, korsan dolmuşla gideceği yere gitmiş falan hiiiiiç şaşırmam. Taksiciler düşünsün!
- Savaş Özbey: Bu iş çığırından çıktı. Geçen akşam Karaköy’ün ortasında, 15 dakikalık mesafe için 35 dakika taksi aradım. N’apsın insanlar? “Alın taksinizi başınıza çalın” diyerek Ezgi Mola gibi otobüse de binerler, Serel Yereli gibi korsana da. Taksiciler gösteri falan düzenliyorlar ama nafile. Bakalım 17 bin taksi plaka sahibi, 17 milyonluk şehri daha ne kadar esir alabilecek...

Haberin Devamı

KADERİN CİLVESİ
İstanbul’a gelen “Taksi” filminin oyuncusu Samy Naceri de 20 dakika taksi bekledi durakta. Taksi bekleme süresini yorumlayalım...

İyi ki İzzet Yıldızhanın kızı değilim

- Onur Baştürk:
Adam yine az beklemiş, 20 dakika ne ki? Ben geçen gün 45 dakika bekledim ve sonunda yürüyerek yoluma devam ettim. Tam çile yani.
- Orkun Ün:
Kaderin cilvesi bu Konsey. Taksici rolüyle tanınan ünlü bir oyuncu İstanbul’a geliyor ve taksi bulamıyor. Onun yaşadığı o kısa çileyi maalesef bizler her gün yaşıyoruz. Tabii bu olay dünyaca ünlü bir oyuncunun başına gelince işler biraz dallanıp budaklandı. Yabancı internet siteleri bu durumu haberleştirdi. Taksiciler için çember her geçen gün biraz daha daralıyor.
- Savaş Özbey:
Bir yanda “ek taksiye gerek yok” diye sokağa dökülen taksiciler, aynı anda “Taksi” filmiyle ünlü Naceri’nin İstanbul’da taksi bulamaması... Hiciv olsa, senaryo yazsan böyle kapak denk getiremezsin. Plaka rantlarını koruyabilmek için gösterdikleri çabayı direksiyonda gösterseler hepimiz rahat edeceğiz.
- Ömür Gedik:
Trajikomik bir olay Samy’nin yaşadığı. Taksi meselesi de öyle. Neresinden tutsak elimizde kalıyor.


"CESUR" DİYEREK ÇAKTIRMADAN BASKI YAPILIYOR 
Defne Samyeli’nin 18 yaşındaki kızı Derin’in Cadılar Bayramı için seçtiği kostüm hakkında “fazla cesur” diye yorumlar yapıldı. Siz nasıl buldunuz?

İyi ki İzzet Yıldızhanın kızı değilim

- Orkun Ün: Fazla cesur, fazla iddialı, çok abartı. Şaka yahu. Hiç de değil biliyor musunuz. Kız konsept bir gün için özel çekim yaptırmış. Ne var bunda? Kylie Jenner yapsa, Gigi Hadid yapsa alkış, Derin yapsa, ‘yuuuh’! Yok öyle ama ya, yeter artık!
- Savaş Özbey:
Bana “cesur”un tanımını yapabilir misin Abidin? Nerede başlıyor, kime göre, nereye kadar makul ve bütün bunlara kim karar veriyor? 18 yaşında, reşit bir kadın.
Oy verebiliyor, evlense evlenebiliyor ama ne giyeceğine biz karar vereceğiz öyle mi?
Kendisi kendine yakıştırdıktan, içinde bulunduğu ortam, anası-babası, arkadaşları, eğer varsa sevgilisi rahatsız olmadıktan sonra kime ne? Bu cesur ayaklarıyla çaktırmadan baskı yaptığımızın farkında değil miyiz?
- Onur Baştürk:
Cesur da bulmadım şahane de. Sıradan buldum hatta. Savaş’ın dediği gibi, buradaki “cesur” yorumlarının altında başka bir şey var: Ahlak bekçiliği. Özellikle magazin medya siteleri bunu daha çok yapıyor. Ya bilinçli ya da bilinçsiz, sırf tık alma uğruna.
- Ömür Gedik:
Ben Cadılar Bayramı yerine Cumhuriyet Bayramı kutlamalarına odaklandım bu hafta. Kırmızı beyaz tüm paylaşımlara binlerce alkış gönderiyorum. Derin’in kıyafetine gelince; güzel görünüyor, “çekici” yazsam yeterli olur herhalde.

TEPKİSİ ABARTILIYDI AMA ÖZÜR DİLEMESİNİ BİLDİ

Aslı Şen Linet’i dinlemeye gitti. Ama Linet, Aslı Şen ve arkadaşlarına selam vermeyince olan oldu. Şen, sosyal medyasından paylaşım yaptı, fotoğrafının üstünü çizdi. Sizce haklı mıydı?

İyi ki İzzet Yıldızhanın kızı değilim

- Orkun Ün: Aslı Şen bu sözleri söylerken hemcinsini öyle bir duvardan duvara vurmuş ki... Farkında değil hiç. Ne demek yahu, “Erkekli masalara selam veriyor ama biz kadınlara selam vermiyor”! Çok ağır. Ayrıca sanatçı selam vermek zorunda değil her masaya. Şımarıklıktan başka bir şey değil Şen’in yaptığı. O konserin hemen sonrasında koronavirüse yakalanmış Linet. Demek ki halsizmiş zaten, keyifsizmiş, “işimi bir an önce yapayım da evime gideyim” kafasındaymış. Siz halen ‘selam, göz ucu, el selamı’ falan diyorsunuz.
- Savaş Özbey: Haberi ilk okuduğumda “Aslı Şen gibi egolu biriyle aynı yerde eğlenmek istemezdim. Sanatçıya bulaşmasa döner, senin huzurunu kaçırır” diye düşündüm. Masayı terk etmeler, sanatçının üstünü çizmeler falan... Fakat sonra öyle ağız dolusu bir özür diledi ki yaptığı kabalık kadar günümüzde bu da büyük bir meziyet. “Çok üzgünüm” dedi: “Böyle saçma bir gündem yarattığım için halktan özür diliyorum. O davranış biçimi bana göre doğru değildi. Duygularımı ifade ederken doğru kelimeleri seçemediğimi düşünüyorum.” Ben takdirle karşıladım bu özrü. Olabilir, insan bazen amacını aşan hareketlerde bulunabilir. Hele de içkili ortamlarda. Ben kredisini ikinci bir kez tazeledim, artık Aslı Şen’le yan yana masalarda eğlenebilirim.
- Onur Baştürk: Aslı Şen’in tepkisi abartılı ve feci cinsiyetçiydi ama sonunda güzel bir özür mesajı yayınladı, gönülleri almasını bildi. Dolayısıyla konu kapanmıştır diyebiliriz.
- Ömür Gedik: Aslı Şen’in yazdıklarını gereksiz buldum. Her sanatçının sahne tarzı ve tavrı farklıdır, kendine özeldir. Linet sektörün en fazla çalışan sanatçılarından, emekçilerinden ve bunu menajeri, başarılı sahnesi sayesinde yapıyor. Aslı ve arkadaşları eğer Linet’ten ya da sahnesinden memnun kalmadılarsa bir daha gitmezler, olur biter.

 

 

 

 

 

 

Haberle ilgili daha fazlası: