GeriMagazin “20 yaş küçük” meselesi... Sahi, mesele mi
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    1
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

“20 yaş küçük” meselesi... Sahi, mesele mi

“20 yaş küçük” meselesi... Sahi, mesele mi
Abone Olgoogle-news

Sertab Erener, hayatının en renkli ve mutlu dönemini yaşıyor. Müzisyen eşi Emre Kula ile mutluluğu buldu; birlikte bir albüm yaptılar ve güzel haberlerle sık sık medyada yer alıyorlar. Fark etmemek mümkün değil: Medyada yer alan her Sertab Erener haberinde Emre Kula’nın “20 yaş küçük” olması haline vurgu yapılıyor. Peki jenerasyon farkı mutluluğa engel mi? Magazin Konseyi, bu hafta çiftlerde yaş farkını masaya yatırdı...

Melike KARAKARTAL
Buna ‘yaş faşizmi’ derler

Melike Karakartal: İnsanın kiminle ilişki kuracağı yaştan bağımsız bir konu. Bu, aşk olsa da arkadaşlık olsa da böyle.
Kendinden büyük veya küçük insanlarla arkadaşlık eden ünlü isimlerle ilgili “Kendinden 20 yaş büyük arkadaşıyla görüntülendi” diye not düşüyor muyuz? veya Sertab’a yapılanı bir erkeğe yapıyor muyuz? Elbette hayır.
Konu aşk olduğunda kadınlara yönelik bir yaş faşizmi başlıyor. Erkeğin 20 yaş küçük eşi olmasının konuşulacak bir yanı olmaz mesela, erkek egemen cinsiyetçi dünyada bu işler böyle...
Ancak kadının 20 yaş küçük sevgilisi/ kocası haber olur.
Sertab Erener konuyla ilgili söylenebilecek tek sözü söylemiş, “Ten seçiyor eşini, biz mıknatıs gibi çekildik” demiş, sahiden de öyle. Bu işlerin yaşla ilgisi yok.

“20 yaş küçük” meselesi... Sahi, mesele mi

Onur BAŞTÜRK
Erkek olsa vurgu yapılmazdı

Onur Baştürk: “Sertab’in yaş farkı mevzusunda söyledikleri çok samimi olmuş. Kök hücresine dahi değinmiş. “Açıkça bazen yaş farkı korkutuyor” demiş, çünkü giderek gençleşmiyorsun...
“Hissettiğin yaştasın” klişesi doğru ama yaş farkının büyük olduğu ilişkilerde asıl sorun, karşılıklı zevklerin jenerasyon farkından dolayı farklı olabilmesi... Ama benim bu meselede asıl takıldığım, medyanın bu çiftle ilgili haberleri her verişinde yaş farkına vurgu yapması. Gerek var mı? Bence yok.
Sanırım asıl mesele yaşça büyük olanın kadın oluşu. Erkek olsa bu kadar vurgu yapılmazdı. Topluma da öylesi normal geliyor çünkü...”

“20 yaş küçük” meselesi... Sahi, mesele mi

 

Ömür GEDİK
Doğal karşılanacak bir durum

Yurtiçinde de, yurtdışında da böyle, cinsiyet, kadın erkek fark etmiyor, starlar kendilerinden küçük yaşlardaki sevgili ya da eşleriyle mutluluğu yakalıyorlar. Kimse de ayıplamıyor, doğal karşılıyor. Sertab hiçbir zaman yaşını göstermemişti. Kendine çok iyi bakıyor, gerçekten de steril yaşıyor.
E özellikle kadınlar için estetik denen bir yardımcı da var. Sorun yok yani.

 

Cengiz SERMERCİOĞLU
Samimiyetini sevdim

Cengiz Semercioğlu: Herkesin kafasında olan Sertab’ın kafasında neden olmasın? Sertab “Yaş farkı zaman zaman korkutuyor. Yaşımı belki göstermiyorum ama bu vücut gençleşmeyecek” demiş Ayşe Arman’a...
Samimiyetle bunu itiraf etmesini sevdim... Galiba bu ilişki her zaman bu yaş farkıyla birlikte anılacak...

 

BU YAZA DAMGASINI VURACAK ÇİFTLER

(İrem Derici- Lider Şahin)

“20 yaş küçük” meselesi... Sahi, mesele mi

Magazin Konseyi, bu hafta yılın en çok konuşulan çiftlerini değerlendirdi. Kimin aşkı reklam kokuyor, kim bulutların üstünde yaşıyor, hangi çift en tutkulu, hangisi huzurlu? İşte 2016 yazının en popüler çiftleri...

Onur Baştürk: Daha çok yeni bir çift. Ama oğlan tarafının annesinin sarf ettiği sözler yüzünden 1-0 yenik başladılar ilişkiye. Bence uzun ömürlü bir ilişki olmaz.

Ömür Gedik:
İrem, aile tarafından istenmeyen kadın haline gelse de takmadı, “Uyu aşkım” diye sevgilisinin fotoğrafının koydu. Dik duruşu benim hoşuma gitti. Lider’den de benzer bir duruş ve paylaşım bekliyorum.

Melike Karakartal:
Didem Şahin de baskın karakter, İrem Derici de baskın karakter... İlk iletişimleri magazin dünyası aracılığıyla tatsız bir biçimde oldu sanıyorum. Biraz zor bir ilişki olur, sürerse de güzel olur!

Cengiz Semercioğlu: Kafadan sakat başladı ilişki, Lider’in annesinin gereksiz horoz-tavuk açıklaması yüzünden... İrem’e bu lafı başkası etmiş olsa dümdüz giderdi... Ben evlilik sonrası hemen başlayan ilişkilere çok şans vermiyorum, umarım yanılırım...

 

(Kenan İmirzalıoğlu-Sinem Kobal)

Melike Karakartal: Kobal-İmirzalıoğlu çifti bana en “oturmuş” çift gibi geliyor. Uyumlu, huzurlu, sorunsuz... Tam olması gereken gerçekleşmiş, bu iki kişi bir biçimde bir araya gelmiş ve bu birliktelik genel olarak tüm hayatlarına dair bir rahatlama hissi getirmiş gibi... 10 üzerinden 9.

Onur Baştürk:
Çok güzel bir uyum var aralarında. Daha yeni Dalaman uçağında gördüm onları. Çok huzurlular. Birbirlerine iyi gelmişler, belli. Onları huzurlu çift ilan ediyorum!

“20 yaş küçük” meselesi... Sahi, mesele mi


Ömür Gedik:
Çok planlı ve sağlam bir çift. Ne dedilerse, planladılar ve yaptılar. Artık çocuk bekliyoruz.

Cengiz Semercioğlu: Arkadaş çevreleriyle birlikte eğlenceli bir çift oldular. Baksanıza hep birlikte tatil yapıyorlar şakalaşıyorlar, hatta Sinem el hareketi bile yapıyor arkadaşlarına... Kenan’ın ağır abi duruşunu, Sinem’in fırlama halleri dengeliyor...

(Buğra Gülsoy- Nilüfer Gürbüz)

Ömür Gedik: Birbirlerine çok aşık duruyorlar. Özge Özpirinçci’nin Instagram paylaşımından yola çıkarsak birlikte çok da eğleniyorlar herhalde.

Onur Baştürk:
Gördüğüm en şefkatli çift. Nilüfer Gürbüz’ün Buğra Gülsoy’u yıkaması hem seksi hem de şefkatliydi!
Yakışıyorlar da. Tek kusur Buğra Gülsoy sevgilisi kadar fit değil. Acilen o minik göbeği eritmesi lazım...

“20 yaş küçük” meselesi... Sahi, mesele mi


Cengiz Semercioğlu:
Birlikte olmaktan her daim keyif alıyorlar gibi duruyorlar... Eğlenmeyi de gezmeyi de seviyorlar...
Bir çiftin birlikte yaptığı şey ne kadar çoksa o kadar aşk var demektir. Bu çift de bana birlikte her şeyi yapmayı seviyorlar izlenimi veriyor...

Melike Karakartal: Birlikte çok iyi vakit geçiriyor gibi görünüyorlar. Buğra Gülsoy fit değil diyorsunuz ama demek ki mutlu, “Mutlu ilişki göbeği” diye bir şey var arkadaşlar. Bırakınız şişmanlasınlar, göbekleri top top olsun, bırakınız mutlu olsunlar.

 

(Berrak Tüzünataç-Birkan Sokullu)

Melike Karakartal: Tüzünataç Türkiye’nin en güzel kadınlarından biri, Sokullu da Ediz Hun’un gençliği, görüntü olarak 10 üzerinden 10. Kişisel olarak tanımıyorum ama güzel insanlar olduğunu biliyorum. Birkaç kez rastladım onlara sokakta, her seferinde çok aşık ve çok tatlı görünüyorlardı. Mutlu olsunlar.

Ömür Gedik:
Birkan’ın eski eşiyle karşılaştığı kafede oturmaya devam etmeleri rahat ve cool bir çift olduklarını gösteriyor. Öyle olmaya devam etsinler.

“20 yaş küçük” meselesi... Sahi, mesele mi


Onur Baştürk:
Çok bohem bir çift. Üniversiteli sevgililere benziyorlar. Hani yollara düşüp otostopla güneye inecekmiş gibi bir serseri havaları var beraberken. Bu yüzden yakışıyorlar.
Ama Birkan Sokullu biraz daha saçlarını uzatırsa ikisinin saçları sarmaşık gibi birbirine dolanacak öpüşürken... Bana neyse...

Cengiz Semercioğlu:
Buğra-Nilüfer ne kadar sakin, huzurlu duruyorlarsa Berrak-Birkan çifti de o kadar çılgın ve haraketli duruyor. Belki Berrak’ın böyle bir imajı olduğu için...
Fotoğraflardan çıkan tutkulu bir aşk olduğu ama tutkulu aşkların ne zaman ne olacağı da belli olmaz...

 

(Burak Özçivit - Fahriye Evcen)

Ömür Gedik: Fahriye’nin oyunculuğun yanında eğitimine de devam etmesini takdir ediyorum. “Sevgilim, ruhumun eşi, eşim” diyerek romantik bir kadın olduğunu da kanıtladı. Yakıştırıyorum birbirlerine.

Onur Baştürk: Ne zaman bu çifti görsem beraber oynadıkları film aklıma geliyor ve kendimi kötü hissediyorum! Çünkü gerçekten fena bir filmdi. İki aşığın daha inandırıcı oynamasını beklerdim. Neyse, onun dışında yakışıyorlar da, Burak’ın Fahriye’nin doğum gününde Harmandalı oynamasını filan ilginç buldum. Rolünü abartıyor mu ne?

“20 yaş küçük” meselesi... Sahi, mesele mi


Melike Karakartal: Konuştuğumuz çiftler arasında en “yüzlerinden hisleri anlaşılamayan” çift. Birbirlerine bakışları, jestleri, özellikle Özçivit’in Evcen’e olan jestleri şahane ama ben bu güzel çiftimizin yüzünden ne hissettiklerini okuyamıyorum.

Cengiz Semercioğlu: Birbirlerine en yakıştırdığım çiftlerden biri olmaya başladılar. Fahriye Evcen ve Burak Özçivit sanki hep birlikteydiler, onları tanıdığımdan beri sanki hep sevgiliydiler. Umarım öyle olmaya da devam ederler.

 

İNENLER-ÇIKANLAR

Hande Soral-İbrahim Demirci (ÇIKTI)

“20 yaş küçük” meselesi... Sahi, mesele mi

Nişantaşı’nda motora binerken görüntülendiler ve habercilere “Kısa mesafe de olsa kasksız motora binmeyiz” dediler. Magazin Konseyi olarak çifti yürekten alkışlıyoruz.

Onur Baştürk: Bravo onlara! O kadar çok kasksız motora binen var ki, ünlü isimlerin böyle davranması iyi bir şey bence.

Ömür Gedik:
Kısa mesafe ve havamız bozulmasın diye kask takmayan ünlülerle karşılaştırıldıklarında kocaman bir alkışı hak ediyorlar.

Melike Karakartal:
Bizde kuralı kanunu takan yok, yanlışı veya doğruyu insanlar birbirlerine bakarak öğreniyor. Trafik kuralları konusunda hassas davranan tüm şöhretli isimler benden 10 puanı alıyor.

Cengiz Semercioğlu:
Tek kelimeyle tebrikler... Ben en çok motoru kullanan erkek kask takarken arkadaki kadına kask vermemesine deliriyorum. Senin kafan daha mı kıymetli be abicim?.. Motora çift olarak biniyorsanız bu çift gibi kasklarınızı yanınızda taşıyın.

 

 

Malkoç Süalp (İNDİ)

Bebek Parkı’nda Bade İşçil ve oğlu Azur ile Bebek Parkı’nda görüntüleyen magazincilere “Defolun gidin saçma insanlar” diye bağırdı. Malkoç Süalp’in tavrı artık kabak tadı vermeye başladı...

“20 yaş küçük” meselesi... Sahi, mesele mi

Onur Baştürk: Bade ve Malkoç gerçekten sıktı, baydı. Malkoç Bey’in gazetecileri azarlaması da özel hayatında halledemediği sorunları başkalarına yansıtmasından ibaret. Böyle davranmasına gerek yok. Herkes işini yapıyor.

Ömür Gedik: Valla ben magazincilerin yerinde olsam bana bu kadar bağıran çağıran biriyle gerçekten ilgilenmem. Bırakalım kendi hallerine.

Melike Karakartal: Şöhretli isimseniz, hele ki mücadeleli bir evlilik içindeyseniz, her adımınız magazinciler tarafından haber olarak değerlendirilir elbette. Bu durumla barış yapmazsa herhalde çıldıracak gibi geliyor.

Cengiz Semercioğlu: Ne evlilik yürütebildiler ne doğru dürüst bir ayrılık... Haberleri bile ilgimi çekmiyor artık, okumuyorum. Üçün beşin hesabına bakmayıp boşansalar da herkes kurtulsa artık.

 

Kıvanç Tatlıtuğ (ÇIKTI)

Bir taraftan karısının elini tutuyor, bir taraftan kucağında köpeği... Bu halleriyle herhalde tüm kadınlardan 10 puanı kaptı.

“20 yaş küçük” meselesi... Sahi, mesele mi

Cengiz Semercioğlu: İyi bir oyuncu, iyi bir popüler figürdü iyi bir de eş oldu. Kadınların gönlünü daha çok çalıyor bu tür hareketleriyle... Eminim çok da iyi bir baba olacak Kıvanç. Kadınlara ve hayvanlara böyle özenli davranan birinden çocuklara farklı davranması beklenemez.

Ömür Gedik: Tam benlik bir tablo. Bir erkekte kadın ve hayvan sevgisi yan yana olunca şahane duruyor.

Melike Karakartal: Böyle bir fotoğrafa bakınca kontrolsüzce gülümsüyorum! Pek şekerler.

Onur Baştürk: Evet Kıvanç gönülleri fethetti bence de. Evli, mutlu ve köpekli! Onlarda da bir New York çifti havası sezdim. New York’ta hemen herkesin köpeği vardır ya, Kıvanç ve Başak da onlar gibi olmuş.

 

ANNELER VE EVLATLARI

Didem Şahin, İrem Derici ve Lider Şahin ilişkisiyle ilgili olarak “Horozumu saldım çayıra, tavuğu olan düşünsün” dedi. Şebnem Çapa ise kızı Ceylan Çapa’nın Ece Erken’in eski eşi Serkan Uçar’la olan ilişkisine “Dengimiz değil” yorumunu yapmıştı. Anneler fazla korumacı ve kendilerini yüceltici mi davranıyorlar yoksa bu tepkileri normal mi?

“20 yaş küçük” meselesi... Sahi, mesele mi

Ömür Gedik: Kız çocuğu olan bir annenin, geçerli geçersiz her ne nedenle olursa olsun, bir kadın için böyle konuşması kabul edilemez. Kadınlığı aşağılayan, seksist bir yaklaşım. Şebnem Çapa’nın açıklaması da çok ayıp. İnsanları toplum içinde bu şekilde küçük düşürmeye kimsenin hakkı yok. Anneler çocuklarına karışmasa, hadi onu yapamıyorlar bari tepkilerini aile içinde tutsa hiç fena olmayacak.

Melike Karakartal: Katılmıyorum. Anneler diyorsa bir bildikleri vardır. Burada maksat insanları ayırıp pek kıymetli oğluna/ kızına yakıştıramama meselesi değil bence.
Didem Şahin’in sözü pek hoş gelmiyor kulağa ama Şebnem Çapa’nın “denklik” meselesi farklı altyapı, kültür ve dünya görüşünden insanların bir araya geldiğinde uzun vadeli bir ilişki için ortak bir zemin bulamayacağı gerçeği.

“20 yaş küçük” meselesi... Sahi, mesele mi



Cengiz Semercioğlu: Türk annesinin en hastalıklı hali oğluna sevgili beğenme aşamasında ortaya çıkar. Sanki kendi evlenecek, sanki kendi aşk yaşayacak gibi...
İşin ilginci bugün bu tür anneleri eleştiren kadınlar, erkek çocuk sahibi olduklarında kendileri de aynı şeyi yapıyor. Gerçekten Türk annesi ve oğlu arasında marazi bir durum var...

Onur Baştürk: Bildiğim kadarıyla Şebnem Çapa, “Dengimiz değil” dememiş ama evet anneler, annelerimiz fazla korumacı. O yüzden hepimiz geç büyüyoruz ya!
Hâlâ onların gözünde çocuğuz. Oysa bırakın çocuklar hata yapa yapa büyüsün. Koca koca adamlara kadınlara 0-6 yaş grubu muamelesi yapmaktan vazgeçsin anneler. İyilik yapayım derken kötülük yapıyorlar.

 

EMOJiLi KONSEY

Melike buna kızdı

“20 yaş küçük” meselesi... Sahi, mesele mi

Rüzgar Çetin hapiste, kardeşi Orfeo alkollü direksiyon başında... Kendilerine bile bile zarar veren ve bundan zevk alan insanlar vardır hani, bu durumu ancak böyle bir açıklama getirebiliyorum. Yazık.

Cengiz bunu sevdi

“20 yaş küçük” meselesi... Sahi, mesele mi


Terör tehdidine rağmen Fransa’da devam eden Avrupa Futbol Şampiyonası’nda statların ve otellerin neredeyse yüzde 100 oranında dolmasını...

Onur bunu beğendi

“20 yaş küçük” meselesi... Sahi, mesele mi


Sıla’nın sahilde yürürken kolunu tutup bırakmayan hayranının tacizinden rahatsız olup işin peşini bırakmamasını ve olayı mahkemeye taşımasını... Başkası olsa bu kadar uğraşmaz, sineye çekebilirdi. Sıla’ya bravo!

Ömür bunu beğendi

“20 yaş küçük” meselesi... Sahi, mesele mi


Ajda Pekkan yine sürpriz yaptı ve DMC etiketiyle yayınlanan Ayrılık Ateşi ile yaza hızlı girdi. Sözleri Murat Güneş’e ait olan şarkının müzik ve aranjesi Volga Tamöz’e ait. Şarkının “en çok neden geceleri yakıyor ayrılık ateşi” tam isabet!

 

Buzdolabı orucu da ne

Mustafa Ceceli muhabirlerin “Susuz kalmak mı aç kalmak mı zorluyor” sorusuna “Buzdolabı orucu tutmuyoruz” cevabı verdi. Acaba ünlü isimler kendileriyle anılacak deyimler üretmeyi seviyorlar mı?

“20 yaş küçük” meselesi... Sahi, mesele mi

Onur Baştürk: Ben de ilk kez duydum bu deyimi. Herhalde arada bir gidip çaktırmadan bir şeyler yiyip içmeyi filan kastetti Ceceli.

Cengiz Semercioğlu: Mustafa’nın yeni kullandığı bir deyim değil bu. Bundan 5 yıl kadar önce ilk kez yine Mustafa Ceceli’den duymuştum... Oruç tutulan süre boyunca sürekli yeme-içmeyi düşünmek yerine, insanın kendi iç dünyasına bakması gerektiğini söylüyor Mustafa. Sürekli yeme-içme düşünülmesini buzdolabı orucu olarak tanımlıyor...
Doğru ve yerinde bana göre...

Ömür Gedik: Mustafa, orucun sadece yemek içmek olarak görülmemesi gerektiğini, daha geniş kapsamlı olduğunu bence gayet mantıklı bir şekilde anlatmış. Sıradan bir anlatım tarzı kullanacağına böyle bir cümle üretmesi güzel.

Melike Karakartal: Manasız sorulara özel cevaplar üretmek gerekiyor bazen, Ceceli’nin cevabı isabet olmuş.

 

Gülşen ve Ozan evlendi!

Gülşen ve Ozan Çolakoğlu 9 Haziran’da Barcelona’da sade bir nikah töreniyle hayatlarını birleştirdiler. Çifte bir ömür boyu mutluluk diliyoruz! 

“20 yaş küçük” meselesi... Sahi, mesele mi

Onur Baştürk: Kaynak yaptırdığı saçları ve sade gelinliğiyle Gülşen’i çok beğendim. 1930’lar havası var üzerinde. The Great Gatsby filminden fırlamış gibi hafiften. Ozan Çolakoğlu da şık bir damat olmuş. O da keşke papyonlu olsaydı, o zaman tam 30’lar çifti olurlardı...

Melike Karakartal: Ben Onur’un The Great Gatsby yorumuna katılmıyorum ama şaşaadan uzak, sakin ve romantik bir düğün olmuş, başkalarından ziyade kendilerine odaklanarak evlenmeyi tercih eden çiftleri takdir ediyorum. Böyle günler iki kişinin mutluluğuyla ilgili olmalı, onlarınki de tam böyle. Bir ömür mutluluklar...

Ömür Gedik:
Ozan’ın Gülşen’e evlenme teklif ettiği şehirde evlenmeyi seçmeleri bence çok romantik. Fotoğraflarda da romantizm ağır basıyor. Sade, pastel tonlarda, abartıdan uzak. Sadece Gülşen’in saçlarına çok alışamadım. Tarkan’ın düğününde Ozan’ın, Ozan’ın düğününde de Tarkan’ın olmaması da ilgi çekici.

Cengiz Semercioğlu:
Nice evlenecek ünlü son anda ayrılırken bu ilişkinin nikah masasında sonlanması güzel. İki sene kadar önce bir yılbaşı yemeği yemiştik ve ilk kez orada görmüştüm ikisini yan yana... Aşkla sevgiyle bakıyorlardı birbirlerine. Umarım evlilikleri de hep öyle olur... Gülşen’in gelinliğini de sade ve çok güzel buldum...

 

 

 

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle