İstanbul, tarihi mirası yıpranmadan nasıl değişir?

Güncelleme Tarihi:

İstanbul, tarihi mirası yıpranmadan nasıl değişir
OluÅŸturulma Tarihi: Haziran 19, 2004 00:00

Ersen Gürsel (65) Güzel Sanatlar Akademisi’nde eÄŸitim gördü, aynı üniversitede Åžehircilik Kürsüsü’nde asistanlık yaptı. Plancı olarak Side ve çevresi turistik düzenleme projesi, Ä°stanbul YeÅŸilyurt YeÅŸilköy kıyı düzeni planı, Bodrum Bitez Ortakent yalıları imar planı, Sultanahmet ve çevresi düzenleme projesi, Bursa YeÅŸil Türbe ve çevresi düzenleme projesi, Kariye ve çevresi projesi, Ä°zmir Konak projesi gibi çalışmaları oldu. Mimar olarak da Maslak Darüşşafaka Spor Kompleksi, ÅžiÅŸli Site sinemalarının bulunduÄŸu yeni bina, Bodrum Aktur Sitesi, Manastır Otel, Datça Aktur Sitesi gibi birçok projede imzası var.Moda tramvayının Moda-Bahariye hattını altüst ettiÄŸi bir akÅŸamüstü Yüksek Mimar ve Åžehir Plancısı Ersen Gürsel ile kalabalık, oldukça düzensiz ve en önemlisi nazım planı olmayan bir ÅŸehrin yeniden planlaması üzerine konuÅŸtuk. Galata rıhtımına, Kadıköy’e, hızla artan nüfusa ve yeni mimarların eÄŸitilmesine basit, fakat kalıcı çözümler önerdi. Ä°stanbul’un tarihi mirasının modern yapılarla birleÅŸebileceÄŸine, tarihsel dokusunu yıpratmadan deÄŸiÅŸtirilebileceÄŸine olan inancımız arttı. Bir ÅŸehir plancısı olarak Ä°stanbul’un planı hakkında ne düşünüyorsunuz? -Maalesef Ä°stanbul’un onaylanmış, yürürlükte olan bir nazım planı yok. Sanıyorum imar uygulaması 1980 tarihli eski planlar üzerinden yapılıyor. Genel planlama kavramları üzerinde anlaşılamadığında, çözüm olarak sektörel bazda planlama çalışmalarına geçiliyor. ÖrneÄŸin, Koruma Amaçlı Ä°mar Planı, Turizm Amaçlı Ä°mar Planı gibi. Planlama temel ilkelerine aykırı, bütünsellikten yoksun bu planlamalar Ä°stanbul’a içinden çıkılmaz sorunlar yaratacaktır. Bizlere emanet edilen bu kenti kaybetmek istemiyorsak, çözüm diye önerilen bu noktasal planlara karşı durmak gerekir. Bu kentin meclisi ve yönetimi, merkezden yapılan müdahalelere karşı koyacak demokratik bir yapıya sahip olmalı, seçmenlerine olan sorumluluklarını unutmamalı.. Kent planlaması ile noktasal planlama arasındaki çeliÅŸki nedir? -Kent planlaması, yerleÅŸim yerleri, korunması gereken doÄŸal hayat, tarihi ve kültürel varlıkları, ticari hizmeti ve her türlü alanı kapsayan, geleceÄŸe ait öngörüleri barındıran çok boyutlu bir yapıdır. Oysa bugünkü uygulama, kimliksiz, tekdüze bir planlama anlayışının ürünüdür. Ä°lginç olanı ÅŸu: Bütün bu noktasal planlama önerileri sadece turizm ve ticaret için geliÅŸtiriliyor.Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın bir kültür tesisi için ayrıcalıklı planlama önerisi yaptığını hatırlıyor musunuz?-Türkiye’de toplumsal kalkınma için öncelik ekonomiye verildiÄŸinden, kültür, sadece turizmin ve ticaretin bir parçası olarak görülüyor. Kültür ile turizmi, ticareti, aynı gören bir yönetim anlayışı hakim. Kent yönetiminden sorumlular, çaÄŸdaÅŸ bir Ä°stanbul modeli içinde bir takım projelerden söz eder. Projeden kasıtları da konut, otel, çarşı, çok kuleli iÅŸ merkezi v.s.dir. Fakat hiçbirinin aklına bir kültür merkezi inÅŸa etmek gelmez. 10 milyonluk bu kentte aynı anda iki konser veya uluslararası kongre yapmak mümkün deÄŸildir. Ä°stanbul, bir metropolün sosyal ve kültürel standartlarına sahip midir? Bunu neden hiç konuÅŸmuyoruz?Yeni Belediye BaÅŸkanı’nı nasıl deÄŸerlendiriyorsunuz?-Belediye BaÅŸkanı Kadir TopbaÅŸ mimarlık eÄŸitimi almış. BeyoÄŸlu’nda baÅŸarılı bir yönetim yaptığını da biliyoruz. Seçim öncesi kentin sorunlarını paylaÅŸmak için mimarlara sözü vardı. Sivil toplum örgütleriyle iletiÅŸim içinde, mimar ve ÅŸehircileri bir taraf gibi deÄŸil, kentin sorunlarının çözümünde ortak olarak kabul etmeli. Halkın kenti sahiplenmesi isteniyorsa kamuoyu bilgilendirilmeli. 17 AÄŸustos depremi bahsettiÄŸiniz yetersiz, sadece güncel sorunlara çözüm arayan planlama anlayışının deÄŸiÅŸmesi için bir vesile olmadı mı? -Planlama düzeyinde depremin nasıl bir deÄŸiÅŸime neden olduÄŸunu doÄŸrusu bilmiyorum. Depremin etkilerini yüzeysel mühendislik çalışmaları ile gidermek hem çok pahalıdır hem de güven verici deÄŸildir. Planlama, proje, uygulama ve düzenleme hukukunu da içine alan pilot projelerin oluÅŸması için uygun bir zaman içindeyiz. DiÄŸer yandan, kritik yerleÅŸme ve merkez alanlarına yoÄŸun talepleri önlemek için jeolojik yapı koÅŸulunu önemli bir etken olarak görüyorum. Kentin sıhhileÅŸtirilmesi için bu fırsatı kaçırmamalıyız. Günümüzdeki mimarlık eÄŸitimi hakkında ne düşünüyorsunuz?-MesleÄŸi ticari araç olarak kullanmayı yeÄŸleyen mimarların artması, yatırımcıların mimarları kışkırtmaları sonucunda çevremiz giderek çirkinleÅŸiyor. Biz mimari, çevre koruma, planlama üzerine tartışmalar yaparken, fiziki çevrede yoÄŸunlaÅŸan yapılar estetik kalitelerini kaybediyor. Bu kaygıyı taşımazsak bu yapıların insanlara verebilecekleri hiçbir ÅŸey olamaz. EÄŸitimin daha kontrollü olması gerekir. Dört yıllık temel eÄŸitimi mimarlık mesleÄŸi için yeterli bulmuyorum. HAREM’DEKÄ° KÖTÃœ MANHATTAN PROJESÄ°NE KENT YÖNETÄ°MÄ° TEPKÄ° GÖSTERMELÄ°Geçenlerde basında, Harem Limanı ve Selimiye Kışlası’nı da içine alan bir projenin yıl sonunda baÅŸlayacağına dair haberler çıktı, hatta temsili bir resim yayımlandı. Marmara Denizi’nden Ä°stanbul’a girerken ilk peyzaj olarak algılanması istenen kötü bir Manhattan resmi... Bir mimar olarak deÄŸil, fakat doÄŸma büyüme Ä°stanbul’da yaÅŸayan bir kiÅŸi olarak buna tepki göstermemek mümkün deÄŸil. Kent yönetimi de bir yatırım heveslisinin bu çaÄŸdışı tasarımına tepki göstermelidir.FRANSIZ SOKAÄžI, KENTSEL DÖNÜŞÜMÃœN Ä°YÄ° BÄ°R ÖRNEĞİGeçtiÄŸimiz dönem BeyoÄŸlu Belediyesi’nin sokaklardaki yüzeysel yenileme uygulamaları kentimiz için bir baÅŸlangıçtır. Ä°ÅŸlev alanlarının çok farklı, mülkiyetlerin çok parçalı olduÄŸu bu eski kent dokularında halkın katılımıyla çalışmalar gerçekleÅŸtirilmesini olumlu bir geliÅŸim olarak görüyorum. Fransız Sokağı da bu örneklerden biri olsa gerek.GALATA’DAKÄ° LÄ°MAN YENÄ°KAPI’YA TAÅžINIRSA HALK EN GÃœZEL KIYILARINDAN BÄ°RÄ°NÄ° YENÄ°DEN KAZANIRDevasa bir transatlantiÄŸin kentin ortasında durduÄŸunu hayal edebiliyor musunuz? Bence naif Ä°stanbul silueti için bu bir vandalizm örneÄŸidir. Kent merkezinde kıyı kullanımını tamamen kapatacak, trafiÄŸini olumsuz yönde etkileyecek, Ä°stanbul’da en fazla iki geceleme yapacak bu yolcu gemilerinin yeri burası deÄŸildir. Nazım planlarında öngörüldüğü gibi bu gemi trafiÄŸinin Marmara kıyılarına, Yenikapı’ya götürülmesi gerekir. Salıpazarı’ndan Mimar Sinan Ãœniversitesi’ne kadar devam eden bu kıyı bandını kente yeniden kazandırmak, BeyoÄŸlu’nu da denize kavuÅŸturmak istiyorsak, bu bölgeyi nazım plan kararları içine alarak kentsel dönüşüm proje alanı olarak planlamalıyız. Ä°stanbul Bienali’nde en etkili sergileme alanları depo alanları. Ä°stanbul halkı bu mekana akın akın geliyor. Hele rıhtıma çıktığımızda bambaÅŸka bir Ä°stanbul silueti ile karşılaşıyoruz. Ä°stanbul’da yaÅŸayanlar denize, boÄŸaza, Sarayburnu’na, Topkapı Sarayı’na bu noktadan bakma ÅŸansına Bienal dışında hiç sahip olamadılar. Galataport projesini tartışalım. Bakalım kent halkı bu projeye nasıl yaklaşıyor? Yük limanını Ä°stanbul dışına atmak için bu fırsatı kaçırmayalım.Â
Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!