Her yaş grubu için farklı çözüm önerileri... Ne olacak bu çocukların hali?

Her yaş grubu için farklı çözüm önerileri... Ne olacak bu çocukların hali

Yetişkinler gibi neredeyse bir yıldır kısıtlı bir sosyal hayatta yaşayan çocuklar, belki de virüsün ‘yan etkilerinden’ en çok hasar alan grup. Araştırmalar pandemi öncesi sağlıklı olan çocukların yüzde 58’inde en az bir psikolojik semptom görüldüğünü ortaya koyuyor. Sebeplerin başında evde ve akransız kalmak geliyor. Dört uzmana, çocukların süreçteki kayıplarını ve telafi yöntemlerini sorduk...

Haberin Devamı

Türkiye’de ilk koronavirüs vakasının görülmesinden bu yana sadece yetişkinlerin değil çocukların hayatları da temelinden sarsıldı. Kendilerini test ettikleri, onlar için adeta bir laboratuvar görevi gören ‘okul’dan uzak kaldılar. Sosyal ilişkileri sekteye uğradı, sokakta ve doğada keşif şansları kısıtlandı. Ergenler flört çağında ilişkilerini telefon görüşmelerinden yürütmeye uğraşırken 0-3 yaş arası bebekler yeni anlamlandırmaya çalıştıkları dış dünyayı tehlikeli bir yer olarak görüyor. Salgının yansımaları her yaş grubunda farklı tezahür ediyor ve uzun vadede başka problemlere davetiye çıkaracağını da yapılan araştırmalar gösteriyor.

Çocukları zor durumda olan ebeveynler kendi durumlarına dönüp bakamıyor bile... Uzman psiklolog Oya Çanak bu süreç için “Son 100 yıldır modern anne ve baba hiç bu kadar yalnız ve desteksiz kalmamıştı” diyor.

Haberin Devamı

Alanında uzman dört isme, çocuklarımızın kayıplarını ve telafi yöntemlerini sorduk. Uzmanlar pandemi sürecini ailece sağlam bir psikolojiyle atlatmak isteyen ebeveynleri uyarıyor: Her şartta maskenizi önce kendinize, sonra çocuğunuza takın!

0-3 YAŞ
NE KADAR AZ DOĞA, O KADAR AZ İŞTAH VE UYKU
Uzman Psikolog Oya Çanak

Her yaş grubu için farklı çözüm önerileri... Ne olacak bu çocukların hali
Pandemide bazı bebekler anneden ayrılma, uykuya geçiş, bezi bırakma gibi konularda oldukça zorlandı.

Pandemi sürecinde eve kapanan 0-3 yaş grubu bebek ve çocuklar yaşları gereği nelerden mahrum kaldı?

◊ 0-3 yaş grubu kendi içinde bebeklik dönemini ve bebeklikten erken çocukluğa geçiş dönemini barındırır. 20’nci ay itibariyle her bebek kendi hızında, belirli alanlarda ayrılığı deneyimler. Bunun için güvenli bağlanma ilişkisinin kurulması çok önemlidir. Pandemi şartlarındaysa bu durum zorlaştı.

◊ Evden çalışma sistemiyle bebekler ve çocuklar aileleriyle bolca zaman geçirdiler ancak oldukça az ortak dikkat oluşturabilecekleri beraberlikler ve oyun zamanları deneyimlediler. Bu, bir bebek için zor bir deneyim. Keza anne ve babalar için de öyle. Ellerinden gelenin en iyisini yapmaya çalışırken tükenmişlik yaşıyorlar. Sanıyorum neredeyse son 100 yıldır modern anne ve baba hiç bu kadar yalnız ve desteksiz kalmamıştı.

Haberin Devamı

◊ Bebek ve çocukların gelişimleri için her gün dışarıda, park ve bahçelerde, doğada vakit geçirmeleri gerekli.  Bebekler ve çocuklar yabancıların suratlarının yarısını görmüyor, mimiklerini okuyamıyor. Dış dünyada sürekli bir yerlere dokunmamaları, el yıkamaları, sosyalleşmemeleri gerektiği gibi komutlar alıyorlar ve yetişkinler tarafından kaygı pompalanmış durumdalar.

◊ Sokağa çıkma yasağı olduğu dönemlerde çoğunlukla esnek çalışma saatleri uygulanmadı. Bazı ailelerde bebek ve çocukları dışarı çıkarabilecek kimse olmayınca çocuklar evden günlerce çıkamadı. Adeta modern mağaralarda sıkışık, duyusal ve duygusal boşluk içinde kaldılar. Ufak dairelerde yeterli uyaran almayan ve boşlukta kalan bebek ve çocukların ne kadar sağlıklı ruh halinde olmalarını bekleyebiliriz ki!

Haberin Devamı

Bu eksiklikler kısa ve uzun vadede nelere sebebiyet verebilir?

◊ Özellikle kaygılı mizaca sahip bebek ve çocuklar oldukça negatif etkilendi. Bu mizaca sahip çocukların duyusal hassasiyet ve regülasyon için arayışları yüksek oldu. Anneden ayrılma, uykuya geçiş, bezi bırakma ve memeden ayrılma gibi konularda da oldukça zorlandılar.

◊ Açık havada, park ve bahçelerde olması gereken çocuklar neredeyse bir yıldır eve kapanmış durumdalar. Ekran başında çok fazla vakit geçirdikleri için, ayrıca mekânsal keşif alanlarının darlığı sebebiyle kaba ve ince motor gelişimleri de sekteye uğradı. Bu nedenle bebek ve çocukların sinir sistemleri son derece gergin durumda.

Haberin Devamı

◊ Bu sinir gerginliği seçici yeme, dışkılama sorunları veya tuvalet alışkanlığı kazanımlarında zorlanma, uykuya geçişte de zorlanma ve sık uyanmalara neden olur. Bilimsel literatürde ekran süresiyle uyku süresi arasındaki negatif ilişki artık kanıtlanmış durumda. Ne kadar ekran, o kadar az uyku. Ne kadar az doğa, o kadar az iştah ve uyku diyebilirim.

Telafisi mümkün mü bunların? Şu an ve pandemi sonrası aileler neler yapabilir?

◊ İşyerlerimizden mümkünse esnek çalışma saatleri talep ederek, bebek ve çocuklarımızı dışarı çıkararak duygusal doyum yaşamalarını sağlayabiliriz.

◊ Bebek ve çocuklarımıza otoriter davranmamak, eleştirmemek, suçlamamak için kendi kapalı sosyal karantina gruplarımızı oluşturabiliriz. Ortak hijyen ve korunma kurallarına dikkat ederek oluşturduğumuz minik sosyal grubumuzla ailemizin ruh sağlığını destekleyebiliriz.

Haberin Devamı

◊ Bu dönem özetle kaygı dönemi. Kaygı duygusunu iyileştiren de güvendir. Bunun için ‘kucağa alışır!’ mitinden uzak durarak bebeklerimize bol bol sarılmalıyız. Bol bol kucaklaşmak, hepimize çok iyi gelecektir.

◊ Ailece ekrandan uzak durmak, daha çok iletişime yönelmek iyi gelecektir.

◊ Günlerce kapalı kalınan ev, sınırın ta kendisi oldu aslında. Buna ek olarak bir de “Koltukta zıplama, duvarı boyama, etrafı dağıtma, elinle yeme!” gibi komutlar, bebek için adeta “Yaşama, gelişme, öğrenme!” demektir!

3-6 YAŞ
SOSYAL BECERİ REPERTUVARI YETERİNCE PEKİŞMEYEBİLİR
Uzm. Psk. Dan. Seçil Akaygün Cüntay

Okulöncesi çağındaki çocuklar için bu sürecin negatif etkileri neler oldu?

◊ Pandemi şartlarında değişen ev düzeni, özellikle okulöncesi çocuklarında zaman zaman kafa karışıklığına sebep oldu. İşe giden anne-baba, birden evde olmaya başladı. Çocuklar “Annemle babam evdeyken benimle ilgilenir, oyun oynar” düşüncesiyle ilgi talep etti. Ancak çalışan ebeveynler yoğun iş temposu sebebiyle çocuklarına yakınken uzak kaldılar. Bu da çocukların kaygılanmasına, stres yaşamasına ve ebeveynine ulaşmak için her zamankinden farklı davranmasına neden oldu.

◊ Ebeveynlerin evin içinde eşzamanlı olarak birçok rolü üstlenmesi tahammülleri zorladı ve bu nedenle zaman zaman çocuklarıyla oyun oynamak, etkinlik yapmak istememiş olabilirler. Böylesi bir kısırdöngü de (yorgunluk-tahammülsüzlük-çocukların ilgi ihtiyacı-sabrın azalması) tüm evlerin içinde gerginliğin artmasına neden oldu.

Anne-babanın yakındayken uzak olması sebebiyle ilgisiz kalan çocuklarda kısa ve uzun vadede ne gibi sorunlar ortaya çıkabilir?

◊ Çocukların kısa vadede yaşayacakları en büyük zorluk muhtemelen sosyal beceri repertuvarının yeterince pekişmemesi olacaktır. Pandemi sonrası akranlarla ilk karşılaşma anlarına güçlü duygular (özlem, sarılma arzusu, öfke, heyecan) eşlik edebileceği gibi, tedirginlik, kaygı, çekinme gibi davranışlar da eşlik edebilir.

◊ Çocuklarda, uzun zamandır yetişkinlere maruz kalma nedeniyle, akranlar arası oyun oynamada, spontanlığı yönetmede, güçlü duyguları yatıştırmada, yetişkinin yanından ayrılmakta zorluk görülebilir.

◊ Anne-babanın evden ayrılma sıklığının artması, işe tam zamanlı dönülmesi, kreşe/okula başlanması, yeni bir bakıcının gelmesi gibi yeniye geçiş durumlarında da güçlü duyguların yaşanma ihtimali olabilir.

Bunların etkileri nasıl azaltılabilir?

◊ Ebeveynlerin zihin yükleri her zamankine kıyasla oldukça fazla. Hem kalpleri kaygıyla atıyor hem de zihinleri çeşitli birçok rolün getirdiği yoğunlukla mücadele ediyor. İlk dikkat etmeleri gereken nokta, kendi ruhsal ve fiziksel sağlıkları. Mükemmel bir tablo çizmek için kendimizi hırpalamadan ‘elimizden gelenin en iyisi bu’ kabulüyle hareket etmek, bazı günlerin ve anların zor geçebileceğini kabul etmek, çocuklarımızın iyi olma halini desteklemek için önem taşıyor.

◊ Zor zamanlar kadar keyifli zamanlar da geçirmek, aile içinde yeni rutinler oluşturmak, duygularımız hakkında sohbet etmek, oyuna ve harekete zaman ayırmak, içinden geçtiğimiz zor zamanların biteceğine dair inancımızı korumak ailemizin duygusal bağışıklığını sağlam tutacaktır.

◊ Çocuklarımızın hareket etmelerine imkân tanımak, olabildiğince evin dışında, açık havada da zaman geçirmelerini sağlamak, ev içi düzenlemelerle ilgili katı kuralları esnetmek, çocuklarımızın davranışlarını ‘problem’ gibi değil, ‘ihtiyaç habercisi’ olarak yorumlamak önemli.

6-12 YAŞ
EN BÜYÜK EKSİKLİK OKULA GİDEMEMELERİ
Psikolog ve Psikodramatis İlknur Efeçınar

Her yaş grubu için farklı çözüm önerileri... Ne olacak bu çocukların hali

Bir yıldır çocuklar bir okulda, bir evde derken kesintili bir sosyal hayat yaşıyorlar. Hangi önemli ihtiyaçlarını karşılayamıyorlar?

◊ Bu yaş aralığı için en büyük eksiklik çocukların okula gidememeleri. Okul, akademik becerilerin olduğu kadar sosyal becerilerin kazanılmasında da çok önemli. Okul, çocuğun davranışlarını gözden geçirdiği, test ettiği, yeni davranışlara ihtiyacı olduğunu anladığı bir laboratuvardır.

◊ Çocuk okulda akranlarıyla iletişim kurar, oyun oynar, kuralları öğrenir, problem çözme gibi pek çok beceriyi kazanır. Bu becerilerin yanı sıra okulda öğretmenler ve rehber öğretmenler, ebeveynlerin, çocuğun ruhsal ve fiziksel sağlığı açısından gözden kaçırdıklarını saptar ve aileye iletir. Özellikle fiziksel ve cinsel istismar olgularının bildirilmesinde rehber öğretmenlerin rolü çok fazladır. Bu nedenlerle pandemi döneminde bu çocukları tespit etmek ve onlara erişmek oldukça zorlaştı.

Bu zorluklar kısa ve uzun vadede nelere sebebiyet verebilir?

◊ Bu dönemde çocukların eğitiminde elbette bazı kayıplar olması olası. Ancak, çocukların gelişimi her koşulda devam eder. Davranış repertuvarlarına artık dijital çağın getirdiği yeni beceriler eklenecek. Uygun bilgisayar kullanıcılığı, etkin ekran zamanı planlama, siber zorbalıklardan korunma, güvenli internet erişim becerileri gibi.

◊ Ailelerin bu dönemde çocuklarında şu davranışları görmeleri durumunda bir uzmandan destek almaları yararlı olur: Artan kaygı ve endişeyle ebeveyne yapışma, içe kapanma, derslere katılmama, ders sırasında oyun oynama, özbakım becerilerinde değişiklik, uyku rutinlerinde bozulma...

Etkileri azaltmak için aileler ne yapabilir, telafisi mümkün mü?

◊ Günlük rutinler oluşturun. Yemeklerde mutlaka ailece aynı masa etrafında oturun. Birbirinize günlük programınızı anlatın. Bu, planlama ve zamanı etkin kullanma becerisini arttırır.

◊ Anne ve babaların kendilerine mutlaka özel alan ayırmaları ve bu alanı korumaları çok iyi olur. Çünkü anne-babalar her şeyi yapabileceklerini düşünüp insanüstü bir gayrete girdiklerinde, kısa sürede öfke ve kızgınlık sarmalına düşebiliyorlar.

◊ Birlikte gülüp eğlenebileceğiniz ortamlar oluşturun. Gülmek gerilimi azaltır ve sizi rahatlatır. Ortak bir zaman diliminde bir oyun oynayın. Sessiz film, bil bakalım ben kimim,  Tabu ve Monopoly gibi kutu oyunları olabilir.

◊ Çocukları dahil etmeden yapılan planlar başarısızlığa mahkûmdur. Birlikte düşünmeyi, planlamayı, strateji geliştirmeyi hedefleyin. Çocuklar yeni yollar keşfetmekte çok yaratıcıdır.

◊ Bedeninizi unutmayın. Birlikte düzenli spor, meditasyon yapabilir ya da dans edebilirsiniz.

◊ Birlikte seçeceğiniz bir öyküyü, rol paylaşımı yapıp, hatta kostümler hazırlayıp tiyatro şeklinde sergileyebilirsiniz.

12-18 YAŞ
ÇOCUKLARIN RUH SAĞLIĞI DERSLERDEN VE AKADEMİK BAŞARIDAN DAHA ÖNEMLİ
Uzman Psk. Şükran İlimsever Başarır

Her yaş grubu için farklı çözüm önerileri... Ne olacak bu çocukların hali

Ergenlik çağındaki çocukların yaşadığı iletişim sorunları okul sayesinde biraz da olsa rahatlıyordu. Artık okul da yok, odalarındalar. Aileler çocuklarıyla nasıl iletişim kurabilir?

◊ Ergenlik çağındaki çocuğunuzla bu zor dönemde sağlıklı iletişim kurabilmek için önce onun ne yaşadığını anlamaya çalışmalı; sizin için en önemli şeyin dersleri değil, onun ruh sağlığı olduğunu ona hissettirmelisiniz. 

◊ Ruh halinin ve düşüncelerinin sık sık değişebilmesine karşı anlayışlı olun, onu yargılamayın. Tartışma anlarında kırıcı olmamaya, ‘karşılıklı konuşarak’ anlaşmaya özen gösterin.

◊ Onu dinlemeye ve her konuda sohbet etmeye açık olun, heyecanlarını paylaşın. Özel alan ve özel zaman ihtiyacına saygılı olun, onun adına kararlar vermeyin.

◊ Siz gerçekten açık, anlayışlı ve davetkâr olduğunuzda, ergenler zaten odalarından çıkacak, sizinle paylaşımlarda bulunmak isteyeceklerdir. 

Bu çağdaki çocuklar beden algılarının sorunlu olduğu bir dönemdeler. Derslerde kamera açmak istemiyor, eğitimden verim alamıyorlar. Bu durumda okul ve ailenin tutumu ne olmalı?

◊ Bu dönemde öncelikli olan kamera açıp açmamaktan ziyade çocukların ruh sağlığının korunmasıdır. İç içe geçmiş olan ev ve okul ortamlarını çocuklara iyi gelecek şekilde yeniden düşünmek ve beklentilerde yeni koşullara uygun şekilde esneklik göstermek ebeveynler olarak şu an en temel sorumluluğumuz olmalı.

◊ Öğretim üyeleri Dr. Neslihan Zabcı ve Dr. Gülçin Karadeniz’in 744 ebeveynle sürdürdükleri bir araştırmada, pandemi öncesi hiçbir semptom göstermeyen çocuk ve ergenlerin yüzde 58’inde en az bir klinik semptom görüldüğü tespit edildi. Bu, çok yüksek bir oran. Uyaranların sonsuz olduğu, okul çerçevesinden uzak olan ev ortamında çocukları fiziksel, zihinsel ve ruhsal olarak derslere çekebilmenin ve derste tutabilmenin zorlukları, uzaktan eğitimin etraflıca değerlendirilmesini ve alternatif uygulamalara yönelmeyi bence kaçınılmaz kılıyor.

Her yaş grubu için farklı çözüm önerileri... Ne olacak bu çocukların hali

Ya dersteler ya YouTube’da ya da yine ekran karşısında oyunda. Ekrandan uzak, sanal olmayan etkinliklere özellikle 14-18 yaş grubunu nasıl çekeriz?

◊ Aslında ekranlardan artık çok sıkıldılar, yerine daha iyi bir şeyler koyabildiklerinde, ekran başından elbette kalkabilirler. Arkadaşlarıyla ve aileleriyle keyif alacakları uzun sohbetlere, aile bireyleriyle birlikte hayaller kurmaya, birlikte seçecekleri filmler izlemeye, bilim, müzik, spor hakkında konuşmaya, yani evdeki hayatı paylaşmaya ve ailelerinden güç almaya çok ihtiyaçları var.

Bazı ergenler hastalığı hafife alıp yokmuş gibi davranırken bazıları da fazlasıyla endişeli. Endişesi yüksek çocuklarda bu durum okula dönmeme, evden çıkmamaya devam etme gibi durumlarla tezahür eder mi?

◊ Pandemi bir anda bitmeyecek, bir sabah kalktığımızda birden pandemi öncesi hayata geri dönmeyeceğiz. Muhtemelen okullar kademeli açılacak ve bu herkese kaygısıyla baş etmeye yönelik biraz zaman kazandıracaktır.

◊ Büyük çoğunluk için okula dönüşün sorun olmayacağını, çocukların ev dışındaki hayatı özlediklerini sanıyorum. Ancak, bilimsel verilere dayalı resmi açıklamalara, aile desteğine, okullarda alınan önlemlere ve kendi kişisel alabilecekleri önlemlere rağmen evden çıkamayacak ve okula gidemeyecek çocuklar için profesyonel yardım alınması uygun olacaktır.

Ergenler flörtle tanışacakları, arkadaşlık ilişkilerinin güçlendiği yaşlarda eve kapandı. Bir aradayken kolaylıkla çözdükleri problemler şimdi bir sorun haline dönüşüyor. Aileler nasıl destek olmalı?

◊ Bu tür zorluklar yaşandığında keskin yargılamalardan ve hızlı sonuca varmalardan uzak durmaya çalışmak çok önemli. “Yine ne yaptın?”, “Yine ne dedi?” gibi ifadelerden kaçınmaya çalışıp sadece o andaki durumu anlamaya odaklanın.

◊ Önce tabii ki çocuğunuzun nasıl hissettiğine ve olayı nasıl yorumladığına bakın ama aynı zamanda objektif bir arabulucu olmaya da çalışın. Ergen o yoğun duygularıyla objektif kalamayabilir, yetişkin olarak sizin sağduyulu duruşunuz onun için destekleyici olacaktır.

◊ ‘Kendinizi mümkünse mesaj yazarak değil, konuşarak ifade edin’, ‘Bir içerik veya fotoğraf paylaşmadan önce birkaç kez düşünün’, ‘Çok kızgınken konuşmayın/mesaj yazmayın, biraz sakinleşmeyi bekleyin’ gibi prensipler tüm ergenlere onları koruma hassasiyetiyle öğretilmeli.

Her yaş grubu için farklı çözüm önerileri... Ne olacak bu çocukların hali
Seçil Akaygün Cüntay ve Şükran İlimsever Başarır ‘Alıştığımız Gibi Değil, Pandemi Döneminde Ebeveyn Olmak, Sorunlar ve Çözümler’ kitabında iletişim sorunlarına da değiniyor.

Haberle ilgili daha fazlası: