Günümüzde doğru bir iletişim kurmak neden bu kadar zorlaştı?

Güncelleme Tarihi:

Günümüzde doğru bir iletişim kurmak neden bu kadar zorlaştı
Oluşturulma Tarihi: Kasım 02, 2021 16:37

İletişim ve Sahne Eğitmeni Burcu Saral ile pandeminin insan ilişkilerini nasıl etkilediğinden bahsedeceğiz. İletişimsizliğin sebebi teknoloji mi? Toplum, hangi noktada iletişim kurmaktan vazgeçti? Sorularının cevabı ve daha fazlası röportajımızda.

Çok hızlı bir çağda yaşadığımız konusunda hemfikiriz. Pek uzak olmayan 80’li yıllarda “kuşak çatışması” ile ortalama 30 yaş farklılığın getirdiği iletişimsizlikten bahsederdik. Artık iletişimsizlik, nesiller üstü bir seviyeye ulaştı. Üniversiteliler liselileri anlayamaz halde. Büyük ölçüde teknolojiden kaynaklandığı söylenilen bu iletişim krizini, iyi bir konuşmacının özelliklerini kendinden toplayan Eğitimci Burcu Saral ile tartışıyoruz. 

1 - Merhaba Burcu Hanım, öncelikle sizi tanımayanlar için genel bir soru ile başlamak isterim: Burcu Saral kimdir?

**Aslında bu soruya bir iletişimci olarak vereceğim tek bir cevap var o da “Ben Burcu Saral”. Sadece Burcu Saral. :)) Eğer bana sorarsanız ki sizin meşgaleniz, mesleğiniz nedir? İşte onu da şöyle anlatayım: Öncelikli işim iletişim. Eğitimci ve konuşmacıyım. Aslında ben ifade etmeyi, anlatmayı anlatıyorum ve tabii bunu etkili bir biçimde sunmayı…

Tiyatro ile başlayan akademik yolculuğum, medya iletişim ve şimdilerde ise sosyolojiyle devam ediyor. Üçünü harmanladığınız zaman ortaya etkili konuşma ve iletişim becerilerini bu 3 gözlükle anlatan biri çıkıyor. İşte benim de bütün işim gücüm bu. :)) 

2- Pandemi öncesini ve sonrasını kıyaslarsak toplumsal iletişimi nasıl değerlendirirsiniz?

**Çok beylik laflar etmek istemem ama günümüzde artık bir konuşmanın içinde işimize yarayacak sadece bir cümle var! Gerisi boş… Derdim var desen benim de var derler, başım ağrıyor desen benim de ağrıyor derler, fikrini sormazsın ama seve seve akıl verirler, soru sormadan cevap alırsın… Mahalle, köy, kasaba, şehir, ülke fark etmiyor artık. Son sözü söyleme çabasıyla yarış atı gibi koştuğumuz, sürekli yarıştığımız ilişkiler içindeyiz.

3 - Sizce iletişim sorunlarının gelişen teknolojiyle bir alakası var mı?

**Evet; teknoloji gelişiyor, bilim ilerliyor, neredeyse insan kendinden bir iki tane daha klonluyor ama biz hala, “beni kimse anlamıyor, kendimi asla ifade edemiyorum” diye söylenip duruyoruz. Unutmayalım ki insanın ne kadar teknolojiye ihtiyacı varsa gelişen teknolojinin de insana ihtiyacı var. Yani teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin yine işin ucunda insan var. İşte bu sebepten; doğru konuşmayı, dinlemeyi, nitelikli soru sormayı, nezaketi ve saygıyı öğrenmek zorundayız! İster inanın ister inanmayın ama dünyayı kurtaracak olan tek şey bu!

Bir insanın yaşam yolculuğunda ölene dek ihtiyacı olan eğer iletişimse ve bunu huzurlu bir şekilde yürütmek istiyorsa kabul etse de etmese de sevmese ya da beğenmese de karşısındakine saygı duymak, sözüne ve davranışına değer vermek zorunda. 

4 - Peki sizce en büyük iletişim problemimiz nedir?

Öncelikle şunu unutuyoruz: Dünya bizim etrafımızda dönmüyor; bizim düşüncelerimizden, sözlerimizden ve davranışlarımızdan ibaret değil. Sırf böyle düşünüp kendi derdimizi, sıkıntımızı, mutluluğumuzu anlatma derdinde olduğumuz; dinlemek değil de sürekli cevap vermek için yarıştığımız için böylesine devasa bir iletişim sorunuyla boğuşuyoruz. Daha da önemlisi, eğer böyle gidersek ilişkilerimizin nasıl ziyan olacağını oturup hep birlikte seyretmekle yetineceğiz. 

5 - Toplumu bu iletişimsizliğe sürükleyen sebepler için ne diyebilirsiniz?

Düşünüyorum da eskiden bir özür dilemek vardı, davranış değişikliğine eşlik etmese dahi o özür ağızdan çıkardı. “Seni anlıyorum”, vardı mesela. “Seviyorum, yapamıyorum, başaramıyorum” vardı. “Yediğin içtiğin senin olsun, bugün neler yaptın anlat bakalım” vardı. Şimdi bakıyorum; yediğini içtiğini, gittiği yerleri hatta giydiğini gösterecek diye o masalardan, mekanlardan, şehirlerden, güzelim caddelerden ve dost sohbetlerinden mahrum kalmayı göze alan, önemsemeyen, kıymet vermeyen bir sürü insan var ve en üzücüsü şu ki hepsi bu şekilde gözükebilmek için aşırı çaba sarf ediyor. Başka hiçbir şeye göstermediği ve sarf etmediği çabayı..

Dostlarım zaman zaman işin içine iletişim girince bana, “Amaaaan ne sinirleniyorsun, dünyayı sen mi kurtaracaksın?” diyorlar. Ama üzülüyorum. İnsan, özgünlüğünü kaybetmek üzere. Aşkı, sevgiyi, karşılıklı oturup iki kelam etmeyi unutmak üzere. Bir insanı bırakın dinleyip anlamayı, bunun çabasını göstermeyi bile unutma aşamasında. 

6 - Bir iletişim eğitmeni olarak günümüz ilişkileri hakkındaki yorumunuz nedir? Aşklar, evlilikler bu kopuştan nasıl etkilendi?

Sorsan aşk yaşıyorlar ama bir kez göz teması kurmamışlar, birbirlerini dinlememiş hatta hatır gönül sormamışlar. Tek iletişim şekilleri “nbr?; slm?; kib. ; tşk” olan yani bir “teşekkür ediyorum” yazmaya, “merhaba” demeye üşenen; ellerinden telefonu düşürmeyen bir çağ. Onlar mı çağdan etkilendi çağ mı onlardan etkileniyor orası muamma! Yaşayan en sosyal canlı olarak biz, kendi kendimizi yalnızlaştırıyoruz. İletişim alıştırması artık çocukluk da dahil olmak üzere geciktirilen bir süreç. Günü geçirmelik kısa konuşmalar, hayatın bir noktasında yapmamız gereken o uzun ve belki de hayatımızdaki kırılma noktası olacak anı baltalıyor. O toplantılarda, evliliklerde, arkadaş ilişkilerinde gereken hazır bulunuşluk birçoğumuzda eksik olduğu için eğitimlerimde en çok da bu noktalarda yardımcı oluyorum ve kişide doğru bir iletişim farkındalığı yaratmak için özellikle drama yoluyla hayatına dokunuyorum. Hayatına dokunduğum insanlar için de çok mutluyum.

Toparlayacak olursam; çekinmeden söyleyebilirim ki karanlık bir geleceğe doğru salına salına giden bir toplumdan bahsediyoruz. Üzücü ama “ne aşkı, ne sevgisi!” diyebiliyoruz. Sonra da “biz anlaşamıyoruz!” Bu şekilde anlaşamazlar tabii ki!

Günümüz insanları hayatta her şeyi kopya etmekten çekinmezken kendini ifade edemediğinin farkına varamıyor. Sahip olduğun diplomalar, en son çıkan telefonlar, çantalar, statü, mevki de cabası… Ne var ki yolda görsem, nasılsın deyip gülümsesem “Hayırdır sen bana neden gülüyorsun?” diyecek hale geldi insanlar. Gülümsemeyi, selam vermeyi, hatır gönül sormayı sorgular oldular. Kulağı duyan, ağzı olan ve hiçbir işitsel problemi olmayan insanlar, sağır dilsiz gezer oldu. 

7 - İnsanlar kendilerini ifade etmekte zorlanıyorlar. Size en çok hangi şikayetle geliyorlar?

Şöyle anlatayım: Mesela bana topluluk karşısında bir konuşma ya da sunum yapacak CEO, yönetici, öğrenci, danışan geliyor. Bildiğiniz her türlü donanıma sahip, konuya hakim ve bilgili fakat en korktuğu şey “eyvah topluluk karşısındayım” noktası. Devamında, “ya şimdi biri bana bilmediğim yerden soru sorarsa” ; “heyecandan bayılırsam!” gibi endişeler geliyor. Bakın, en korktukları şey kendilerini daha iyi nasıl ifade edecekleri noktası. KENDİNİ

DOĞRU İFADE EDEBİLMEK!

Geldik en önemli konuya. Kafamızı telefonlara, bilgisayara, masalara, yorganın altına o kadar gömmüşüz ki onu kaldırıp insanı görmez, duymaz, dinlemez olmuşuz. Bana “abartma” dedikleri zaman işte bu örneği veriyorum. İnanın konuşmayı unutacağımız günlere az kaldı…

Kendime uzun zamandır şunu soruyorum: “Ne bekliyordun? Ne bekliyorsun? Baksana kendi etrafına bak ‘hı hı, neyse, aynen’ diyerek ömrünü geçiren arkadaşların var”. Eskiden özür dilemek bir erdemken ve hoşgörüyle karşılanırken şimdi bağırıp çağırarak konuşmayı ve hakaret etmeyi gayet normal karşılayanlar insanlar var. 

8- İletişim ve hitabet eğitimlerinizde belli kurallar üzerinden mi hareket ediyorsunuz?

Bunun 5 altın kuralı var diyemeyeceğim, öyle bir kural da yok zaten. Bana kalırsa net sonuçlar veren kural sunanlar da külliyen yalan söylüyordur. Bu insanın doğasında, özünde var. Kişinin iletişimi, doğduğu an başlar. İnsan, gayretle, çabayla ve en önemlisi tutkuyla dünyaya gelir. Davranışları, iletişim repertuvarı, yaklaşımları; gözünün rengi gibi doğuştan gelen bir şey olmadığı için doğduğu ev ve yaşadığı coğrafya azımsanmayacak kadar büyük rol oynar. Bu yüzden etkili iletişim eğitiminde herkese aynı kuralı, aynı yolu gösteremezsiniz. Herkesin kendine özgü bir iletişim modeli vardır. Ben eğitimlerimde bir kişiye davranış ve konuşma repertuvarı inşa edeceksem yola ilk önce buradan başlarım. Keza Burcu Saral İletişim ve Sanat Akademi’de de aynı şekilde ilerliyorum. 

İyi bir konuşmacı olduğu, tavır ve üslubundan kolayca anlaşılan Burcu Saral’a bu keyifli sohbet için teşekkür ediyoruz. Etkili iletişimin kaynağının çocukluktan yetişkinliğe ve hatta sonrasına taşan uzun süreli bir yolculuk olduğunu söyleyen Saral, dünyanın emin adımlarla gittiği iletişimsizlik çağına dur demek isteyenlerden. Kendisi, bu süreçte hayatına dokunduğu kıymetli ve başarılı insanlar için de ayrıca çok mutlu olduğunun altını çizdi. 

Sizin de iletişim ve konuşma noktaları ile ilgili sorularınız veya sorunlarınız varsa bizimle paylaşabilir; Burcu Hanım’a ulaşmak isterseniz Instagram hesabını takip edebilir, burcusaral.com adresini ziyaret edebilirsiniz. 

Burcu Saral

https://www.instagram.com/burcusaralofficial/




İlandır

 

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!