Dev bir dünya markası Beckham

Güncelleme Tarihi:

Dev bir dünya markası Beckham
OluÅŸturulma Tarihi: Haziran 21, 2003 00:00

Dünyanın en çok kazanan futbolcusu, dünyanın en zengin takımıyla buluÅŸuyor. Böylece ‘‘en'ler denklemi’’ndeki son boÅŸluk da tamamlanıyor. David Beckham geçen salı günü eÅŸiyle birlikte tatil için UzakdoÄŸu yolunu tutarken, menajerleri de birkaç saat sonra Ä°ngiliz yıldızın Real Madrid'le anlaÅŸtığını duyurdular. Bir anda tüm spor medyaları Beckham'a ulaşıp yılın transfer hikayesini bir de kahramanının aÄŸzından dinlemek için uÄŸraÅŸmaya koyuldu. Peki tam adıyla David Robert Joseph Beckham, nasıl oldu da dünyanın en tanınmış futbolcusu haline geldi? Daha doÄŸrusu her giydiÄŸi moda olan, her hareketi milyonlarca genç tarafından taklit edilen bir gençlik ilahına nasıl dönüştü? Ä°ÅŸte Beckham, iÅŸte onun hikayesi.En önemli rakipleri Arsenal'e kendi sahalarında 2-0 yenilip Ä°ngiltere Kupası'na veda etmiÅŸler az önce. Soyunma odasında hiçbir Manchesterlı oyuncunun aÄŸzını bıçak açmıyor. O sırada Ä°skoç teknik direktör Alex Ferguson hışımla soyunma odasından içeri girip oyuncularına verip veriÅŸtirmeye, aÄŸzına geleni söylemeye baÅŸlıyor. Zaten Ä°ngiliz basınının ‘‘saç kurutma makinesi söylevi’’ (hair-dryer speech) adını taktığı haÅŸlamaları çok meÅŸhurdur. Bu soÄŸuk ÅŸubat günü, fırçadan aslan payını takımın as oyuncusu David Beckham alıyor. Ferguson, Arsenal'ın sol kanat savunmacısını kastederek; ‘‘Ashley Cole seni iyi becerdi bugün’’ lafını patlatıveriyor. Beckham hiç altta kalmıyor; ‘‘Arsene Wenger de seni yine becerdi’’ cevabını yapıştırıyor. Öfkeden kuduran Ferguson önüne gelen bir krampona tekmeyi basıyor. Belki ÅŸans eseri belki kasten, krampon hedefi buluyor: Beckham'ın kaşı.Ertesi gün kaşının az üstündeki yara bandıyla antrenman tesislerinden çıkarken görüntülenen, ÅŸehirde alışveriÅŸe çıkmakta da bir sakınca görmeyen yıldız futbolcu adeta bir mesaj verir. Kendisine 14 yıl boyunca babalık eden Ferguson ile arasındaki baÄŸları koparmaya, Manchester'dan ayrılmaya hazırdır. Bu olaydan hemen sonra Real Madrid'in Beckham'ı transfer edeceÄŸine dair dedikodular yayılır ama iki taraf da bunu yalanlar.BABASI DA FUTBOLCUYDUAslında marka-futbolcu David Beckham'ın hikayesi tahminlerin tersine Kuzeybatı Ä°ngiltere'de, yani Manchester'da baÅŸlamıyor. Çünkü David Beckham'ın doÄŸum yeri baÅŸkent Londra'nın doÄŸusundaki Leytonstone.Henüz ilkokul döneminde aklı fikri toptadır. Babası Ted'in eski bir futbolcu olmasının bunda payı büyüktür. Ama babasının yeteneÄŸi ve kabiliyeti amatör düzeyden öteye geçmezken küçük David daha o dönemde büyük kulüplerin altyapı yöneticilerini peÅŸinden koÅŸturur. ÖrneÄŸin Kuzey Londra'nın meÅŸhur kulübü Tottenham'ın altyapısında üç yıl oynar. Ama gönlü kırmızılardan yani Manchester United'dan yanadır. 1989'da, henüz 14 yaşındayken muradına erer ve United'ın altyapısına kabul edilir. Her antrenman için mutfak aletleri satıcısı babası ve kuaför annesiyle birlikte 350 kilometre yol tepmeyi göze alır. Beckham ailesi, Manchester'da, küçük David'e gözkulak olan, Alex Ferguson gibi babacan bir antrenörün bulunmasından çok memnundur. Beckham da bu dönemi daha sonra; ‘‘Bana adeta oÄŸluymuÅŸum gibi davrandı’’ diye anlatır. Åžubat ayındaki ayakkabı fırlatma olayına kadar, iliÅŸkileri bu ÅŸekilde devam eder.19'UNDA CÄ°MBOM’A KARÅžI Beckham, Manchester'da basamakları birer birer tırmanır. Genç takımdan arkadaÅŸları Scholes ve Neville ile birlikte A takım yolunda ilerler. 1994-95 sezonunda ilk kez A takım kadrosuna girer. Ä°lk maçlarından birini 19 yaşında bir yeni yetme olarak Åžampiyonlar Ligi'nde Galatasaray'a karşı oynar, üstelik bir de gol kaydeder. Kısa süren bir kiralık döneminden sonra asıl patlamayı 1996'da yapar. Ligin ilk maçında Wimbledon'a orta sahadan attığı gol tribünleri ayaÄŸa kaldırır. Milli takım kadrosunda yer bulur. Takımıyla yaptığı sözleÅŸme sayesinde saÄŸlam bir gelire kavuÅŸur. Bu gelir, kullandığı otomobillerin modellerine hemen yansır. Artık, lüks otomobilinin direksiyonunda, yanında güzel kadınlarla görülen bir yıldızdır. 1997'nin Åžubat'ında The Guardian gazetesinin ilavesi onu kapak yaptığında tüm Ä°ngiliz halkının beklentilerini ortaya koyar: Ä°ngiliz gençliÄŸinin yeni idolü yavaÅŸ yavaÅŸ doÄŸmaktadır. Taraftarlar da bu genci hemen bağırlarına basarlar. Öyle ya hangi futbolcu 50 metreden attığı her pası eliyle koymuÅŸ gibi takım arkadaşının ayağına indirmektedir ki!VICTORIA TAMAMLADIBu baÅŸarılı, zengin ve yakışıklı futbolcunun kariyerindeki son eksik halkayı, Spice Girls grubundan Victoria Adams tamamlar. Televizyonda görüp tutulduÄŸu Victoria için beslediÄŸi duyguları, en yakın arkadaşı Gary Neville'e; ‘‘İşte bu evleneceÄŸim kız’’ sözleriyle açar. Bu aÅŸk uÄŸruna Ä°ngiliz basınından kaçarak Ä°stanbul'da bile buluÅŸurlar. 1997'nin sonunda Ä°ngiltere'nin en çok konuÅŸulan çifti ve magazin basınının gözdesidirler. Birkaç ay sonra niÅŸanlanırlar. 1999'un Temmuz'unda evlenirler. Ä°lk çocukları Brooklyn'le çıktıkları gezilerde milyarlık giysilerini kuÅŸanırlar. Şöhretlerinin yanı sıra servetleri de gözler önündedir. David Beckham 20'den fazla otomobilin yer aldığı koleksiyonunu eviyle antrenman tesisleri arasında sergilemekten kaçınmaz. Beckham ilk büyük uluslararası sınavını 1998'de Fransa'daki Dünya Kupası'nda verir. Glenn Hoddle yönetimindeki Ä°ngiliz Milli Takımı, birtakım sorunlara karşın ilk turu geçer. Ancak, ikinci turdaki Arjantin maçında Simeone'nin faulüne tekmeyle karşılık verir ve kırmızı kart görür. Maçtan sonra yerden yere vurulur. ArkadaÅŸlarını sahada yalnız bıraktığı için elenmenin tek sorumlusu olarak günah keçisi ilan edilir. Bulvar gazetesi The Mirror ‘‘10 kahraman aslan ve bir aptal oÄŸlan’’ baÅŸlığını atar. GeleceÄŸin transfer rekortmeni ülkesine yuhalanarak döner. Bu lekeyi silmesi çok uzun sürmez. Bir yıl sonra Manchester formasıyla Åžampiyonlar Ligi'ni, Lig ÅžampiyonluÄŸu'nu ve Ä°ngiltere Kupası'nı kazanarak rüya gibi bir sezonu noktalar. Artık, ticari bir markaya dönüşmesi için hiçbir engel kalmamıştır. Genç yaÅŸta edindiÄŸi sponsorluk anlaÅŸmalarına sürekli yenileri eklenir. MÃœTEVAZI STARCep telefonundan içeceÄŸe, otomobil yağından bilgisayar oyununa ve saç jölesine kadar her türlü ürünü Beckham ismiyle özdeÅŸleÅŸtirmek ister ÅŸirketler. Bu uÄŸurda çok yüksek meblaÄŸları gözden çıkarırlar. Öyle ki futbol dışı kazançları kulübünden aldığı maaşı geride bırakır. Manchester United'ın pazarlama stratejileri sonucu ünü Ä°ngiltere'yi ve Avrupa'yı aşıp UzakdoÄŸu'ya sıçrar. Ä°ngiltere ligini yakından takip eden Japonlar, Taylandlılar hatta Çinliler bu dalgadan paylarını alır. Sık sık saç modelini deÄŸiÅŸtiren yıldız futbolcunun ‘‘7’’ numaralı forması Asya'daki milyonlarca gencin sırtındadır. Tüm bu şöhret, futbol topuna duyduÄŸu sevgiyi ve hayranlarına karşı alçak gönüllü tavrını deÄŸiÅŸtirmez. Gerek kulübünde gerek Milli Takım'da antrenmana ilk gelen, her zaman da son çıkan olur. Tüm takım duÅŸa giderken kendisine dünyanın en iyi orta yapan futbolcusu unvanını kazandıran saÄŸ ayağını çalıştırmaya devam eder. Teknik direktörlerin taktik konuÅŸmalarında bile herkes çimlere serilirken o futbol topunun üzerine oturur. Ama antrenman veya maç çıkışı etrafını saran hayranlarını geri çevirmez: Ä°mza atar, fotoÄŸraf çektirir.2001 sonbaharında Yunanistan maçına kolunda kaptanlık pazıbentiyle çıkar ve duraklama dakikalarında attığı kendine özgü frikik golüyle Ä°ngiltere'yi Dünya Kupası'na taşır. Birçok eleÅŸtirmen bu performansa tarihi sıfatını layık görür. Dünya Kupası öncesi ayağının kırılması ulusal bir sorun haline gelir. Japonya'daki kupa maçları öncesi tüm ülke Beckham'ın sahaya çıkıp çıkamayacağını hararetle tartışır. Çabuk iyileÅŸmesi için nasıl özel bir alçı kullanıldığı, geceleri oksjien çadırında uyuduÄŸu gazetelerde krokilerle anlatılır. Tüm bunun karşılığını Arjantin maçında verir. Kullandığı penaltıyı, dört yıl öncenin acısını çıkartırcasına gole çevirir. Ama Brezilya, Ä°ngiltere'nin final yolunu keser.Beckham'ın Manchester'daki son bir sezonu ise sorunlu geçer. Takımıyla sözleÅŸmesini uzatmak için menajerleri ile kulüp arasında vuku bulan görüşmeler tam altı ay sürer. Formsuzluk gerekçesiyle sık sık yedek bırakılması da Beckham'ın canını sıkar. Ayakkabı olayı, Ferguson'la arasındaki soÄŸukluÄŸa tuz-biber eker. Bir de mart ayında son derece önemli olan ÅŸampiyonlar ligi çeyrek final maçında yedek bankında kalıp Real Madrid karşısına çıkamayınca kararını verir. Manchester da bu çok yüksek ücret alan futbolcusunu elden çıkarıp takımı yeni oyuncularla takviye etme niyetindedir.Nisan ayında Real Madrid'in Beckham'ı transfer edeceÄŸi söylentileri artar. Ä°spanyol kulübü daha önceki transferlerdeki gibi ilk önce söylentileri yalanladı. Ama Avrupa'da futbol sezonu biter bitmez kulübüyle anlaşıp Beckham'ı yıldızlar topluluÄŸu kadrolarına kattılar. Bu haber anında tüm Ä°ngiliz basının manÅŸetlerine taşındı. Åžimdi konuÅŸulan konu Beckham'ın hep alıştığı 7 numaralı forma yerine kaç numarayı giyeceÄŸi. Çünkü Real'in sembol ismi Raul de yıllardır bu formayı sırtından çıkarmıyor.HAYRAN KÄ°TLESÄ° BÃœYÃœYECEKÅžu anda 8 milyon Euro’yu aÅŸan bir ticari gelire sahip Beckham, Real sayesinde çok tanınmadığı Latin Amerika ve Kuzey Amerika pazarlarında hayran kitlesini büyütme ÅŸansına sahip olacak. The Sunday Times gazetesinin zenginler listesine göre eÅŸi Victoria ile birlikte edindikleri servet 50 milyon Ä°ngiliz sterlinini buluyor. Ä°lk kez 2002'de girdikleri listedeki yerleri sürekli yükseliyor. Ama bu gelirlere artık David'in katkısı Victoria'dan çok daha fazla. Spice Girls döneminden kazandığı 20 milyon sterlinin üzerine pek bir ÅŸey ekleyemeyen Victoria Beckham solo kariyerinde umduÄŸunu bulamıyor.Beckham çiftinin ve iki çocukları Brooklyn ile Romeo'nun Madrid'deki yaÅŸama nasıl uyum saÄŸlayacağı merak konusu. ‘‘Beckhingham Palace’’ diye anılan Hertfordshire'daki 2,5 milyon sterlin deÄŸerindeki malikanelerinin rahatlığını bulabilecekler mi? Veya David Beckham garajından Ferrari'sini veya Aston Martin'ini çekip otoyola çıkabilecek mi acaba? Transferden sonra Beckham'ın televizyona yaptığı ilk açıklaması bunun iÅŸaretleriyle dolu: ‘‘İspanya'ya yeni bir kültürü tanımaya gidiyoruz. Çocuklarımın bu yeni kültürde yetiÅŸmesini istiyorum.’’Â
Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!