« Hürriyet.com.tr
MENÜ

'Sergen’in, Arda’nın genlerine bakmalıyız'

Dünyada bir çok ülke sporda başarı için bilimin tüm olanaklarını kullanmaya çalışıyor. Biyokimyadan bilgisiyar teknolojisine kadar her olanaksporla ilişkilendiriliyor.

Kenan BAŞARAN
SON GÜNCELLEME

Başarının yenin sırlarından bir de genetik şifre! Dünyada bir kulüp artık sporcuların gen haritasını da çıkararak buna göre idman ve taktiksel çalışma gerçeleştiriyor.  Türkiye’de de spor genetiği üzerine çalışanlar var. Bu isimlerden biri ve belki de en önemlisiMarmara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi ve Üsküdar Üniversitesi’nde öğretim üyeliği yapan Doç. Dr. Korkut Ulucan. Elinde 2 bin sporcuyla yapılmış bir genetik harita var. Ancak onun elindeki bu ‘başarı şifresi’ne ne yazık ki spor camiası gereken ilgiyi göstermiyor.

Sergen’in, Arda’nın genlerine bakmalıyız

Doç. Dr. Korkut Ulucan

Master ve doktorasını tıbbi biyoloji ve genetik üzerine yapan Ulucan ile Üsküdar Üniversitesi’ndeki laboratuvarında buluştum.  Spor genetiği üzerine dair 2006’da çalışmaya başlıyor: “2009’da doktoramı verip çalılmalarımı sadece atletik performans, spor ve beslenme genetiğine adadım. 2013’ten itibaren Üsküdar Üniversitesinde ki laboratuvarlarımızında gelişmesi ile çok daha ciddi çalışıyorum” diyor Ulucan.

Sporcuların genetik haritası nasıl çıkarılıyor?

Kan veya tükürük örneklerini alıp sporcunun atletik performans, beslenem ve sporcu psikolojisi ile ilgili genetik haratisanı çıkarıyoruz.
Peki neyi araştırıyorsunuz?

1-Vücudu ne tip egzersize yatkın?
2-Ne tip besinle beraber daha iyi performans verebilir, daha az sakatlanabilir?
3-Tendon yapılarında genetik olarak bir problem var mı (ağır idmanları kaldıramayabilir)
4-Patlayıcı gücü ne düzeyde? Ve bunu bir üst kademeye çıkarabilir mi?
5-Danayıklılığı ne düzeyde ve bunu bir üst kademeye çıkarabilir mi?
6-Psikolojik olarak sporcuda istek var mı?

Tüm dünya normalde 3 veya 4 genetik parametreyi inceliyor. Muhtemelen en geniş çalışma paneli uygulayan dünyada 10 merkez varsa onlardan biriyiz.
 
İyi bir genetik yapıya sahip olmak başarı için yeter mi?

Sporda hız, dayanıklık, iyi sporcu olma  multi faktöryel özelliktir. Multifaktöryel özellikler birden fazla gen grupları ve çevreden (beslenme, antrenman, iyi koçluk, uyku düzeni) etkilenir. Genetik veya çevresel faktörlerin etkisini bugünkü teknolojiyle ile net  ayırt edemiyoruz. Ama tek isteğimiz uygun bireylere uygun antrenman yaptırıp kısa sürede, fizyolojilerine uygun, sistemik sorunlara yol açmadan, sakatlanmadan başarı elde edebilmek.
 
Sporcuya nasıl yön veriyorsunuz?
Elinizde bir sporcu var ve dayanıklık özellikleri daha önde gözüküyor. Ama bundan patlayıcı gücü geliştirilmez sonucu çıkmasın, uygun antrenman teknikleriyle her özellik geliştirilebilir, ama yatkın olduğunuz özelliklerin geliştirilmesi daha kolay olacaktır.

Sergen’in, Arda’nın genlerine bakmalıyız
 


Bizim sporcularımız genetik özelliği nedir, güçlü yanımız hangisi?
Patlayıcı gücümüz daha yüksek. Genel olarak yüzde 65 ve üzeri olarak patlayıcı güç odaklı verilere ulaştık. Spora olan psikolojik düşkünlüğümüz de oldukça yüksek çıktı.
Spora isteği ve bunların genetik yapılarında ise yüzde 70 oranında sporcularda istekle ilişkili genetik verilere ulaştık. Çalışmalarımızı ‘Ulusal Spor Genom Projesi’ altında toplayıp tüm bu konuda çalışmak isteyenleri bu çatı altında birlik olarak toparlamaya çalışıyoruz. 
 
Kimlerin gen haritasını çıkarmak istersiniz?
Başarılı olmuş sporcuların. Mesele Sergen Yalçın, Arda Turan, Tümer Metin, Emre Belözoğlu, Hidayet Türkoğlu, Mehmet Okur, Guliyev, Taha Akgül. Bu isimler bizim için çok güzel veri kaynağı olur.
 

Sergen’in, Arda’nın genlerine bakmalıyız


İnsanlar genetik şifrelerinin elde edilmesinden korkuyor. Haklı bir korku mu?
DNA’nın molekül yapısı 1953’te bulundu! İnsanlar bakın kordon kanı veriyor. Hastanelerde gen analizi yapılıyor. Bakın şimdi kahve içiyoruz. Sizin epitel hücreniz oradaki bardağa yapıştı. Siz gittikten sonra ben sizin DNA’nızı buradan alabilirim! Paranoya demeyim de, abartıldığı kadar korkmaya gerek yok, topluma bunu iyi açıklamamız gerek.
Ha risk var mı? Bakın her zaman her yerde risk vardır. Ama hiçbir bilimadamı da ben Türk ırkının genetiğine bakayım da ona göre biyolojik silah yapayım demez, kim buna vakit ayırıp, para harcar ki? Bunun yerine daha yararlı işler yapabilirler. Korkutlan işlerin gerçekleşmesinin daha kolay yolları var!
 
Kulüpler gen haritası çakırttırıyor mu?
Hiçbir kulüp ben yapıyorum diyerek silahını karşı  tarafa vermez diye düşünüyorum. Ama diyelim kimse yapmıyor peki ilk biz yapsak ne kaybederiz?

Hangi sporculara baktınız?
Bisikletçiler, dansçılar, atletler, monopalet yüzücüler, rüzgar sörfü, yüzücüler, vücut geliştiriler, kayakçılar, voleybolcular, basketbolcular ve futbolcular. Şimdi güreşçilerin ve haltercilerin peşindeyim.
 
Genel sonuç nedir? Sporcularımız neye yatkın?

Patlaycı güce baktığımız zaman total sporcularımızda patlayıcı güce biraz daha yatkın çıktık. Sprinter özelliği bir tık daha fazla.  Ama ara form dediğimiz formlar var yani paltayıcı güçle dayanıklılık arasında gibi gözüküp, uygun antrenmanlarle geliştirilebilecek.
 
Yani genel yargının aksine biz 100 metreci çıkartabiliriz, öyle mi?

Bu veriler aslında bir 100 metreci veya kısa mesafe şampiyonu çıkartabileceğimiz anlamına geliyor.  Ama sadece genlerle değil, bu biyokimyası, fizyolojisi ve mental eğitimiyle de desteklenmeli.

‘Genetiğimiz 100 metreye uymuyor’ görüşü doğru değil. Önce kafımızdaki engelleri aşmalıyız.  Genetiğimiz uygun. Doğru beslenme ve idmanın yanı sıra hayat kaygısı olmamalı. Çünkü diyor ki “Ben bu yarışta başarılı olamazsam  bana yapılan yatırım bitecek. Sonra ben en iş yapacağım?” Asıl sorun burada. 

 

Sergen’in, Arda’nın genlerine bakmalıyız


Futbolda kaç kulüple çalıştınız?
Daha önce Beşiktaş ile çalıştık. Şimdi de Altınordu ile devam ediyoruz. Altınordu’ya “Güvendiğiniz bir altyapı takımınızı  ve A takımdanda üstüne titrediğiniz birkaç oyuncu verin” dedim. Bir de  teknik direktör Hüseyin Eroğlu’ndan rica ettim. Hatta Hüseyin Hoca’ya sonuçlarını açıkladığımda -onun geçmişini çok iyi bilmiyordum- “Sizin az sakatlanmanız gerekirdi” dedim “Evet, ben çok az sakatlandım” dedi. “Hocam siz dayanıklılık gösteren bir olmalısınız” deyince de “Evet öyleydim maçları çok rahat çıkarırdım” dedi. Altınordu çalışmamaızda Beşiktaş’tan daha fazla genetik parametreye baktık. Bu kulüpler genetik verilerine göre antrenman teknikleri geliştirebilirse kazanan onlar olacak. Bu arada Seyit Mehmet Özkan Bey, Barış Orhunbilge ve Ali Ergöçmez’e çok teşekkür ederim.
 
Beşiktaş ile yapılan çalışmanın akıbeti ne oldu?
Sonuçları kendilerine verdik. Top artık onlarda.  Ama uygulama açısından ne durumdalar bilmiyorum. İlk fırsatta bir ayaraya gelip elde ne var ne yok kendilerine açıklayacağım. Bu konuda Metin Albayrak, Gökhan Keskin ve Ömer Ateş çok teşekkür ederim.
 
“Doping yapma, genetik haritanı çıkar” diyebibilir miyiz?
Bizim çıkış noktamız şudur: Doping genlerde saklı. Amaç kısa yolda başarı değil. Genlerle oynanmasına; yani dopingin her türlüsüne kesinlikle karşıyız. Herkes genetik analizler gerçekleştirise fark yaratmak için bir sonraki aşama şudur: Atletik performansa etki eden 250 parametre var.  Biz bugün sadece 9-10 tanesini net olarak uyguluyoruz, zamanla bunların sayıları artacak.
 
Peki gen dopingi yapılır mı?
Evet, gen dopingi şu an korkulan bir uygulama. Yaklaşım, 2012 Londra Olimpiyatları’nda gen dopingi testi yapılacaktı ama yeterli analiz metotlarını oturtamadılar.

Bugün biz gen haritasına göre teknikleri uygularsak sporcuların performansını yüzde 15 artırırız ve bu da 1 belki saniyelik bir farka tekabül eder ama o fark da topu çizgiden geçiren farktır. 100 metrecilere bakın. 60. metrede farklar oluşmaya başlıyor. O metreye kadar toplu giderler, asıl fark bu metrelerden sonar belli olur.
 
Genetiğe bakarak sakatlıkları önceden bilmek mümkün mü?
En büyük korkumuz şu: Bir gene bakıp “Şu sakatlanacak bu sakatlanmayacak?” dememizin beklenmesi. Hayır! Bu konudaki genetik parametreye bakıp şüpheli bir durumla karşılaşırsak bunu söyleriz. Sonrasındaysa örneğin spor bilimciler çapraz bağlarını güçlendirir, oraya binen yükü azaltır. Biz “Bundan sporcu olmaz” demiyiz ama  “Bu sporcunun sakatlanma riski var” diyebiliriz.

Sergen’in, Arda’nın genlerine bakmalıyız
 


Genetik bilgiye sahip olmak başarı için yetiyor mu?
Bizim sağladığımız veriyi uygulayacak spor bilimcilere, antrenörlere, diyetisyenlere ve psikologlara da ihtiyaç var. “Genlerinize bakın çocuğunuzun hangi sporu yapacağını öğrenin” Böyle bir şey yok. Bu analizleri antrenör, diyetisyen, psikolog ile paylaşıp bireye özgü yaklaşımlar elde etmek için yapıyoruz. Tek başına genler bir şey ifade etmez. Örneğin bir futbolcu 4 depar atıyor ve enerjisi bitiyor. Bizim verilerle diyoruz ki “Bunu 2’den sonra 20 dakika dinlendir; oyunu öbür kanada yığ.”
 
Başarının şifresi elinizde ama kulüpler niye ilgi duymuyor bu işe?
Maalesef bir çok kulübümüz gününü düşünüyor. Kulüplerde performans ve medikal birimlerine hizmet edecek ‘Bilim Birimleri’ kurulmasını talep ediyoruz.
 
Hiç hocalarla görüştünüz mü?

Fatih Terim, Abdullah Avcı, Tolunay Kafkas ve Hüseyin Eroğlu ile görüştük.  Galatasaray’dayken Murat Özer ile çok görüştük. Eski Spor Bakanı Akif Çağtay Kılıç ile görüştük.

Fatih Hoca, çok hoş karşıladı “Aranacaksın” dedi ama devam gelmedi. Bakın Milan Kulübü, ‘Milanlab’ı kurdu. Gelecekte alttan gelen futbolcular Milanlab ürünü olacak.


Bakın ABD, 2020’den sonra futbolda tüm dünyaya meydan okuyacak. Muazzam bir yaklaşımları var bilime.
 
Genetik haritanın bir kulübe yıllık maliyeti nedir?
28 kişilik bir futbol takımı kadrosunun gen haritası maliyeti,  7-8 veri olacak şekilde kişi başı 2000 lira olsa toplamda 60 bin lirayı geçmez. Özele yaptırsanız 80-90 bini geçmez.

CANLI SKOR CEBİNDE!

Cep telefonunuza Spor Arena uygulamasını gönderelim.

SMS GÖNDERİLDİ!

Cihazınıza özel bağlantı linki sms ile gönderildi. Lütfen smslerinize bakınız.

Bunları da Beğenebilirsiniz