Ömer Şişmanoğlu, yıllar sonra Spor Arena'ya itiraf etti: 'Aykut Kocaman'ı anlamadım, sıkıntılı birisi!' | 'Bilic ve Eneramo'nun menajeri aynı olduğu için oynayamadım'

Güncelleme Tarihi:

Ömer Şişmanoğlu, yıllar sonra Spor Arenaya itiraf etti: Aykut Kocamanı anlamadım, sıkıntılı birisi | Bilic ve Eneramonun menajeri aynı olduğu için oynayamadım
Oluşturulma Tarihi: Mart 01, 2024 12:40

TFF 2.Lig ekibi Bucaspor 1928 forması giyen 34 yaşındaki forvet Ömer Şişmanoğlu, Beşiktaş kariyeri başta olmak üzere Süper Lig’deki günlerine dair flaş açıklamalarda bulundu. Başarılı futbolcu, beraber çalıştığı teknik direktörler Slaven Bilic, Şenol Güneş ve Aykut Kocaman dönemlerine dair bilinmeyenleri anlattı.

Haberin Devamı

2009 yılında Alman ekibi St.Pauli’den Kayserispor’a transfer olarak Türkiye kariyerine başlayan 34 yaşındaki futbolcu Ömer Şişmanoğlu, Antalyaspor’daki harika performansının ardından Beşiktaş’a transfer oldu. Beşiktaş’ta oynadığı dönem sırasıyla Eskişehirspor, Konyaspor ve Antalyaspor’da kiralık olarak forma giyen Şişmanoğlu, 2017 yılında siyah-beyazlı ekiple Süper Lig şampiyonluğu yaşadı. Devre arası transfer döneminde Iğdır FK’dan Bucaspor 1928’e transfer olan golcü futbolcu, Kayserispor’daki çalkantılı günleri, Beşiktaş’a transfer süreci ve Premier Lig ekiplerinin transfer etmek için birbirleriyle yarıştığı dönemle ilgili özel açıklamalarda bulundu.

34 yaşındaki golcü ismin açıklamaları şu şekilde;

"TFF 1.LİG İÇİN ELİMDEN GELENİN EN İYİSİNİ YAPMAYA ÇALIŞACAĞIM"

Haberin Devamı

Soru: TFF 2.Lig’de 26 maçta topladığınız 51 puanla 3.sırada yer alıyorsunuz. Şimdiye kadar olan performansınızı ve TFF 1.Lig hedeflerinizi anlatır mısın?

Bucaspor’a gelmem benim açımdan çok iyi oldu. Eşim de burada olmaktan dolayı çok mutlu. Burada çok iyi bir ortam ve birlik beraberlik var. Takımda tecrübeli oyuncularımız da var. Takımdaki iyi bir atmosferle yükselerek devam etmek istiyoruz. Ben mutlu olduğum takımlarda yüksek performans gösteriyorum. Burada da herkes bana güvendiği için üzerime düşen ayrı bir sorumluluk var. O yüzden elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışacağım ve inşallah bu şekilde devam edeceğim.

"SHOTA ARVELADZE, İNANILMAZ VE KLAS BİR TEKNİK DİREKTÖRDÜ"

Soru: 2009 yılında St.Pauli’den Kayserispor’a transfer oldun ve burada teknik direktörler Tolunay Kafkas ve Shota Arveladze ile çalıştın. Türkiye’deki ilk serüvenine dair neler söylemek istersin?

Milli takımımızın alt yaş kategorilerinde oynadığım bir dönem vardı. Orada iyi bir performans göstermiştim. Ondan sonra beni Tolunay Kafkas aradı ve beni transfer etmek istediğini söyledi. Ben de bu transfere sıcak baktım ve Kayserispor’a geldim. Kayserispor, o dönem yurt dışından çok sayıda gurbetçi oyuncu getirmişti. Kendimi yabancı olarak hissetmemek için Kayserispor’a transfer olmak benim için iyi bir fikirdi. Tolunay Kafkas, sert ama babacan bir teknik direktördü. Türkiye’de sert bir futbol oynandığı için beni iyi bir motivasyonla hazırladı. Shota Arveladze, bence inanılmaz bir hocaydı. İdmanları, taktikleri ve konuşmasıyla tam klas bir hocaydı. O, Avrupa görmüş bir teknik direktördü. Futboluma çok şey kattı.

Haberin Devamı

"DİRSEK ATTIĞIM OYUNCUDAN ÖZÜR DİLEDİĞİM İÇİN KADRO DIŞI BIRAKILDIM"

Soru: Kayserispor’da son dönemlerin sıkıntılıydı ve PAF takıma gönderildiğin süreç vardı. O süreçte neler yaşandı?

Kayserispor, Türkiye’de oynamaya başladığım ilk takımımdı. İlk defa evden ayrıldığım için ilk başlarda benim için süreç zordu ama zamanla kendimi ortama alıştırdım. Aslında genç bir oyuncu için iyi bir süreç yaşadım. Sonrasında kadro dışı kaldığım bir süreç vardı. Orada Süleyman Hurma’yla Gençlerbirliği maçından sonra tartışma yaşadım ve o tartışmadan sonra kadro dışı bırakıldım. Gençlerbirliği ile oynadığımız maçta rakip oyuncu olan Mehmet Sedef ağabey, takım arkadaşıma dirsek attı ve sonrasında özür dilemedi. Sonra ben maça girdim ve hava topu mücadelesinde yanlışlıkla Mehmet Sedef ağabeye dirsek attım. Ona bilmeyerek dirsek attım ve sonrasında bir insan olarak direkt gidip özür diledim. Genç oyuncu olduğum için o da sonuçta benim ağabeyimdi. Bundan dolayı maçtan sonra Süleyman Hurma benim üzerime geldi. Süleyman Hurma, ‘Sen neden gidip özür diliyorsun? O bizden özür dilemiyor’ dedi. Ben de, ‘İnsan olduğum için özür dilemeye karar verdim ve gidip özür diledim. Ne var bunda?’ diye cevap verdim. O an özür dileme meselesinden dolayı kadro dışı kaldım. Süleyman Hurma’ya cevap verdiğim için her şey tersine döndü.

Haberin Devamı

"SÜLEYMAN HURMA TAKIMA ALMAYINCA FUTBOLU BIRAKMAK İSTEDİM"

Soru: Peki Süleyman Hurma seni kadro dışı bıraktığında teknik direktör Shota Arveladze’nin tavrı ne oldu?

Shota, beni yeniden takımda görmek istiyordu ama Süleyman Hurma, ‘Kesinlikle hayır’ demişti. Shota bana, ‘Git ve konuş. Özür dile’ dedi. Gidip konuştum ve özür diledim ama Süleyman Hurma, ‘Seni takıma kesinlikle geri almayacağım’ dedi. Ben de ona ayrılacağımı söyledim. Süleyman Hurma, ‘Hayır! Takımdan ayrılamazsın, senin 3 yıl daha kontratın var’ dedi. Ben de, ‘Tamam! O zaman ben de futbolu bırakıyorum. İdmanları nasıl ayarlamak istiyorsanız ona göre ayarlayın, ben gelirim. PAF takımla idmanlara çıkarım sorun yok’ dedim. Süleyman Hurma da, ‘Tamam, sen her gün 3 kere antrenman yapacaksın. Arada PAF takımla da antrenmana çıkarsın’ dedi. Ona da ‘Tamam’ diye cevap vermiştim.

Haberin Devamı

"FUTBOLU BIRAKMA NOKTASINA GELDİĞİM AN ANTALYASPOR’A TRANSFER OLDUM"

Soru: Antalyaspor’da Mehmet Özdilek yönetimindeki ilk sezonunda 29 maçta 14 gol ve 3 asistle dikkat çekmiş, Beşiktaş’a transfer olmuştun. Antalyaspor’daki ilk dönemini ve Beşiktaş’a transfer sürecini anlatır mısın?

O dönemlerde Kayserispor’da kadro dışı kalmıştım. Süleyman Hurma, ‘Sen kesinlikle kadro dışı kalacaksın. Ne olursa olsun bir daha da seni kadroya almayacağım’ demişti. O zamanlar Kayserispor’la kontratımın sona ermesine 3 sene vardı. Ben de, ‘O zaman futbolu bırakıyorum.’ dedim. O 3 sene boyunca otururum, idmanlara çıkarım, kontratım sona erince de futbolu bırakıp Almanya’ya dönerim diye düşündüm. Daha sonra babam geldi ve Süleyman Hurma’yla görüşme gerçekleştirdi ve tartışmalar yaşandı. Futbolu bırakma noktasına geldiğim an babam elimden tuttu ve Antalyaspor’a gitmeme vesile oldu. Allah’tan Antalyaspor’da Şifo Mehmet varmış. O benim babam gibidir, kendisini çok severim. Hem kişilik hem de teknik direktör olarak çok kaliteli bir insandır. Ayrıca Beşiktaşlı olduğum için Şifo Mehmet benim için bir idoldü. Antalyaspor’da çıkışa geçmeme Şifo Mehmet yardımcı oldu.

Haberin Devamı

Ömer Şişmanoğlu, yıllar sonra Spor Arenaya itiraf etti: Aykut Kocamanı anlamadım, sıkıntılı birisi | Bilic ve Eneramonun menajeri aynı olduğu için oynayamadım

"MENAJERİME, ‘N’OLUR BENİ BEŞİKTAŞ’A GÖTÜR’ DEDİM"

Soru: O halde Antalyaspor’da yeniden doğduğunu söyleyebiliriz. Peki, Beşiktaş’a transfer sürecinde neler yaşandı? Diğer büyük takımlardan da teklif var mıydı?

Antalyaspor’da oynarken menajerim bana, ‘Ben seni büyük takımlara götüreceğim’ dedi. Menajerimin bu sözleri o dönem bana hayal gibi gelmişti. İyi bir sezon geçirmiştim ama büyük takımlara gideceğimi düşünmüyordum. Teknik direktörümüz Şifo Mehmet’i çok sevdiğim için ‘Acaba takımdan gidersem Şifo Mehmet ne diyecek? O ne derse o olsun’ dedim. O dönem Şifo Mehmet’in takımdan ayrılma durumu vardı ve ‘O ayrılırsa ben de giderim’ dedim. Şifo Mehmet kesin olarak takımdan ayrılacağı için ben de ayrılmayı istedim. Sonra beni Fenerbahçe, Trabzonspor, Galatasaray ve Beşiktaş aradı ve bu 4 kulüp de transfer etmek istedi. Beni en çok transfer etmek isteyen kulüp Beşiktaş’tı. Ben zaten bir Beşiktaşlı olarak sadece Beşiktaş’a odaklanmıştım. Menajerime, ‘N’olur beni Beşiktaş’a götür. (Gülerek) Sana ne istersen veririm. Ben Beşiktaş’a gitmek istiyorum’ dedim. Sonra Beşiktaş’a transfer oldum. Beşiktaş’a transferimdeki en büyük pay Şifo Mehmet ve Önder Özen’e aitti. Önder Özen, beni çok tutuyordu ve çok istiyordu. Neredeyse her gün onunla konuşuyorduk. Fikret Orman ve Ahmet Nur Çebi de transferime sıcak bakmıştı. Benim için Antalya’ya kadar gelmişlerdi. Bu şekilde transferim gerçekleşmişti.

"STOKE CITY İLE ANLAŞMIŞTIK AMA BAŞKAN FİKRET ORMAN GÖNDERMEDİ"

Soru: Süper Lig’de oynadığınız dönem Avrupa’dan gelen transfer tekliflerinden bahseder misin?

Antalyaspor’da oynadığım dönem beni Crystal Palace, Stoke City ve Olimpiakos takımları transfer etmek istedi. Henüz Beşiktaş’a imza atmamıştım, Antalyaspor’daydım. Avrupa takımlarına çok sıcak bakmamıştım. Menajerim, ‘Premier Lig’den seni transfer etmek isteyen takımlar var’ dedi. Ben de, ‘Tamam ama ben Beşiktaş’a gitmek istiyorum’ dedim. Avrupa hayalim vardı ama Beşiktaş benim için farklıydı ve küçüklüğümden beri Beşiktaşlıydım. Küçüklüğümden beri Beşiktaş’ta oynayıp şampiyonluk yaşamak gibi bir hayalim vardı. Bu benim en büyük hayalimdi ve bunu da yaşamıştım. Beşiktaş’tan Avrupa’ya giderim diye düşündüm. Hatta bu şekilde bir olay yaşamıştım. Beşiktaş’ta oynadığım son senemde Stoke City ile anlaşmıştık ama Başkan Fikret Orman beni göndermemişti.

"BILIC VE ENERAMO’NUN MENAJERİ AYNI OLDUĞU İÇİN MAÇLARDA OYNAYAMADIM"

Soru: Beşiktaş’taki ilk sezonunda genelde tek forvetle oynamayı tercih eden Slaven Bilic’le çalışmıştın. Ayrıca forvet hattında Mustafa Pektemek, Dentinho, Almeida ve Eneramo gibi oyuncular vardı. 11 maçta 3 gollük performans sergilediğin Beşiktaş’taki ilk dönemin nasıldı?

Ömer Şişmanoğlu, yıllar sonra Spor Arenaya itiraf etti: Aykut Kocamanı anlamadım, sıkıntılı birisi | Bilic ve Eneramonun menajeri aynı olduğu için oynayamadım

Takıma genç bir oyuncu olarak geldim. Genç Türk bir oyuncu büyük bir takıma geldiğinde zorluklar oluyor. Çünkü o kulüplerde her zaman büyük oyuncular ve büyük forvetler oluyor. Çünkü taraftar, takımda yabancı ve büyük golcü görmek ister. Buna her zaman saygı duydum, yapabileceğim bir şey yoktu. Tabii ki performansım önemliydi. Ben de performans olarak elimden geleni yaptım. Oyuna sonradan girip gol attım ve takımıma katkı sağlamaya çalıştım. Slaven Bilic’in zamanında takıma Eneramo gelmişti. Bu durum benim için çok büyük bir eksi oldu. Hugo Almeida, zaten o dönem maçlarda oynuyordu. Mustafa Pektemek, fazla oynamıyordu ve genelde Hugo Almeida’nın yerine Eneramo oyuna giriyordu. Slaven Bilic bana, ‘Sen iyisin, performansın da iyi. Oyuna girdiğin anda takıma katkı sağlamaya çalışıyorsun. Her şey güzel ama kendi menajerim takıma oyuncu getirdiği için mecburen onu oynatmak zorundayım’ dedi. Slaven Bilic ve Eneramo, aynı menajere sahipti. Ben de, ‘Tamam, sıkıntı yok’ dedim ve sezon sonunda kiralık olarak Eskişehirspor’a transfer oldum.

"BEŞİKTAŞ’A GÜÇLENEREK DÖNDÜM AMA ŞENOL GÜNEŞ…"

Soru: Eskişehirspor’dan Beşiktaş’a döndüğünde takımın başında bu sefer Şenol Güneş vardı. Tecrübeli teknik adamla çalıştığın ilk dönem forma giyme şansın nasıldı?

Ömer Şişmanoğlu, yıllar sonra Spor Arenaya itiraf etti: Aykut Kocamanı anlamadım, sıkıntılı birisi | Bilic ve Eneramonun menajeri aynı olduğu için oynayamadım

Eskişehirspor’da iyi bir sezon geçirmiş, güçlenerek Beşiktaş’a dönmüştüm. Hatta o dönem Eskişehirspor beni yeniden istemişti. Maddi sorunlardan dolayı Eskişehirspor’da sorunlar başlayınca bu sefer ben istememiştim. Şenol Güneş döneminde hazırlık kampına katıldım ama orada iyi bir hazırlık kampı geçirmemiştim. Ayrıca ben de stres kırığı vardı ve o yüzden Avusturya kampında idmanlara fazla çıkamamıştım. Hazırlık kampını iyi geçirmediğim için Şenol Güneş bana zaten sıcak bakmamıştı. Ben de, ‘Ben yine kiralık olarak gideyim hocam. En azından maç oynarım. Benim için iyi olur’ dedim. Böylece kiralık olarak Konyaspor’a transfer oldum.

"AYKUT KOCAMAN, ‘TÜRKİYE’DEKİ EN İYİ İLK 5 FORVETTEN BİRİ DE SENSİN’ DEDİ AMA..."

Soru: Konyaspor’da kiralık olarak oynadığın dönem de Aykut Kocaman’la çalışmış, takımına 13 maçta 1 gol ve 1 asistle katkı sağlamıştın. Konyaspor süreci beklediğin gibi geçti mi?

Ömer Şişmanoğlu, yıllar sonra Spor Arenaya itiraf etti: Aykut Kocamanı anlamadım, sıkıntılı birisi | Bilic ve Eneramonun menajeri aynı olduğu için oynayamadım

Konyaspor’a gitmek hayatımdaki en büyük hatamdı. Aykut Kocaman’ı kişilik olarak çok seviyorum ama teknik direktör olarak bayağı bir sıkıntılı birisiydi. Konyaspor’a ilk geldiğim dönem idmanlarda resmen uçuyordum. Avrupa Kupası maçlarından dolayı Beşiktaş’la antrenmanlara erken başlamıştım. Antrenmanları yarıda bırakıp Konyaspor’a transfer olmuştum, onlar yeni sezon hazırlıklarına henüz yeni başlamıştı. Her şeyimle çok güçlüydüm. Aykut Kocaman bana, ‘Benim için Türkiye’deki en iyi ilk 5 forvetten biri de sensin. Çok iyi bir forvetsin ve çok kalitelisin. Ama sen benim için yarım forvetsin’ dedi. Ben de, ‘Hocam, Türkiye’de ilk 5’te olduğumu söylediniz ama bana yarım forvet diyorsunuz. Nasıl oluyor bu?’ dedim. Aykut Hoca, ‘Çünkü sen defans çalışmıyorsun’ dedi. Almanya’da eğitim aldığım için orada forvetler topun arkasında kalır, gereken zamanlarda baskı yapardı. Aykut Hoca’ya göre forvetler, orta saha oyuncularının arkasında kalacaktı. Ne demek istediğini gerçekten anlamamıştım. Sağdan sola doğru koşacaktım, her yere basacaktım. O zaman orta sahanın görevi neydi? Konyaspor’da çift forvet olarak oynuyorduk. Aykut Hoca’ya göre hem rakip stoperleri tutacaktık hem de bek oyuncularını kapatacaktık. Yani biz iki forvet olarak 4 rakip oyuncuyu tutacaktık. Orta sahadaki oyuncular, 8 bin metre koşuyordu. Biz ise 12 bin metre koşuyorduk. Ben bu işten bir şey anlamamıştım çünkü o zaman golü nasıl atacaktım? Gücümüz ve nefesimiz kalmazdı ki. Zaten bununla ilgili bir olay yaşamıştım. Fenerbahçe maçında Aykut Hoca’nın dediği şekilde hep koştuk. Bir kontra atak sırasında rakip oyuncuyla bire bir kalmıştım ama topu kontrol edememiştim.

BAKMADAN GEÇME!