GeriFutbol "Mustafa Cengiz bunu hiç hak etmedi"
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

"Mustafa Cengiz bunu hiç hak etmedi"

"Mustafa Cengiz bunu hiç hak etmedi"

Galatasaray'da yönetimi ibra etmeyen esas aktörler perde arkasında. Şimdilik intikamlarını aldılar.

Galatasaray Genel Kurulu’nun, mali açıdan ibra ettiği Başkan Mustafa Cengiz’i idari olarak ibra etmemesi bir şok olduğu gibi aynı zamanda büyük bir haksızlık. Cengiz, bu durumu hiç hak etmedi. Seçime girmesini önleyen tüzük de sorunlu.

1- G.Saray’da Mustafa Cengiz’in ibra edilmemesi tam bir şok. Bu işin arkasında kimler var? 

2- Seçim olursa kim gelir? Yeniden Dursun Özbek'in başkan olacağı söyleniyor, ne dersiniz?

3- Şampiyonluk yarışı veren Fatih Terim ve ekibi bu sürpriz kaostan sizce nasıl etkilenir?

4- Türkiye, rakipler zayıf olsa da EURO 2020'ye iyi başladı. Fransa ve İzlanda için umut verdi mi?

5- TFF’nin yeni başkanı nasıl biri olmalı? Nihat Özdemir’in adı çok geçiyor? Sürpriz isimler çıkar mı?

6- Kulüpler çoğunlukla yabancı kısıtlamasına karşı çıktı. Peki bu konuyu niye tartışıyoruz hâlâ? 

GÜNTEKİN ONAY:

YANDAŞLARINI GETiRSEYDi BU ŞOKU YAŞAMAZDI

1- KATILIMIN çok az ve genel kurulda yer alanların büyük bir çoğunluğunun muhalif olması bu durumu yarattı. Gerçekten de sürpriz oldu. Zor bir dönemde elini taşın altına sokan ve canla başla çalışan Mustafa Cengiz ve arkadaşları hak etmedikleri bir şok ile karşılaştı. Liselilerin bir darbesi olarak değerlendirilse de mevcut yönetim kendi yandaşlarını kongreye getirse bu şok ile karşılaşmazdı.

DURSUN ÖZBEK’iN iNTiBASI iYi DEĞiL

2- GALATASARAY Kulübü’nün iç dinamikleri farklı ancak yine de Dursun Özbek yerine başka adayların çıkacağını düşünüyorum. Çünkü Dursun Bey, hoş intibalarla ayrılmadı. Yine de adayları ve süreci görüp yorum yapmak daha sağlıklı olacaktır. Henüz erken.

FATiH TERiM BU KRiZi YÖNETiR

3- EKONOMIK sorunlar yaşanmazsa Terim ve ekibi bu süreçten olumsuz etkilenmez. Terim, camia dinamiklerini çok iyi biliyor ve G.Saray camiası için bir teknik adamdan daha fazlası. Bu krizi de iyi yönetecektir. Lakin yönetim sorunu, oyuncu grubuna ekonomik olarak yansırsa G.Saray, bu süreçte kaybeden taraf olur.

GRUPTAN iKiNCi OLARAK ÇIKARIZ

4- AÇIK konuşmak gerekirse Moldova zaten rakibimiz olacak boyutta değil. Son 4-5 yılda aldıkları sonuçlara bakılırsa son derece zayıf bir ekip. Gücü sadece San Marino’ya yeten bir takım. Ben Arnavutluk deplasmanında bir kazaya uğramamızdan çekiniyordum, orayı da sorunsuz geçtik. Grupta hesap ortada: Arnavutluk-Moldova-Andorra 18 puanı cebe koy. Izlanda’dan 4 al. Fransa’dan puan almasak bile çıkarız. Şu an için 18 puanı aldık. Haziranda oynanacak 2 maçta alacağımız 2 puan yeterli olacaktır. Milli Takım’ın enerjisini, coşkusunu ben de çok beğendim. Şenol Hoca’yla ve yeni isimler ile temiz bir sayfa açtık. Ben Fransa’ya kaybetsek dahi Izlanda’yı geçip 2. olarak 2020’ye gideceğimizi düşünüyorum.

UZLAŞMACI VE RASYONEL OLMALI

5- YENI başkan güçlü bir ekiple gelmeli. Sorunları bilen ve deneyimli bir futbol adamı olmalı. Yapıcı, uzlaşmacı, rasyonel çözümler üretebilecek donanımda olmalı. Nihat Bey, bu tanımlara uyuyor.

MESELE PASAPORT MESELESi DEĞiL

6- TARAFTAR, kulüpler ve medya karşı. Hocaların da söylemleri ortada. Yabancı kısıtlaması ekonomik olarak kulüpleri zor durumda bırakır. Sportif olarak da geriye gideriz. Özellikle Avrupa’da oynayan kulüplerin başarı şansı azalır. Yerli, özellikle de altyapıdan gelen oyuncu oynatan kulüplere yönelik bir teşvik uygulamasıyla yeni bir düzenleme yapılmalı. Oyuncu yetiştiren, geliştiren ve oynatan kulüpler mükâfatlandırılmalı. Yabancı oynatmak mecburi değil, ancak ülke içinden yetişen Türk futbolcuya şans veren de hiçe sayılmamalı. 10 gurbetçi futbolcu oynatan ile altyapıdan yetiştiren de aynı klasmanda değerlendirilmemeli. Çünkü mesele pasaport meselesi değil. Oyuncu yetiştirme ile ilgili.

UĞUR MELEKE:

LiSE TÜRKiYE’NiN DEĞERi

1- BELLI ki liseliler var. Gerek 139 gence çıkarılan üyelik engeli, gerek Mustafa Cengiz’in sarf ettiği birkaç yaralayıcı sözcük, liselileri rencide etmiş. Onlar da tepki vermiş. Cengiz’e de haksızlık etmişler. Ama Galatasaray Lisesi, Türkiye’nin de değeridir. Kendimi bildim bileli ülkenin en zeki talebeleri oran mezun olup ülkeye hizmet eder. O yüzden Cengiz’in ibra fiyaskosunu kullanarak liseyi değersizleştirmek de bence doğru değil.

KAOSTAN GALiP ÇIKAN CENGiZ OLUR

2- ASLINDA bir tüzük sıkıntısı var. Mali olarak ibra edilmeyen başkanın tekrar aday olamaması normal. Çünkü bir usulsüzlük şüphesi karışıyor işe. Ama idari olarak ibra edilmeyen bir başkana “Aday olamazsın” demek neden? Bir suç işlememiş, sadece (size göre) kulübü kötü yönetmiş! Tekrar seçime girme hakkı olması gerekmez mi? Cengiz’e adaylık engeli, evrensel hukuka ters. Bu kaostan galip çıkan yine Cengiz olur. Bu ülke, mağdur sever zira.

TERiM, BAŞKANLAR ÜSTÜDÜR

3- 21. yüzyılda F.Bahçe 2 başkan görmüş, Beşiktaş 3. G.Saray’sa 8 farklı başkan seçmiş.
Bu yönetsel istikrarsızlığa rağmen G.Saray, ‘başkanlar üstü’ bir kazanma kültürü yakalamış. Terim, 96’da G.Saray’ı aldığından beri 7 kere şampiyon olmuş. Aynı dönemde F.Bahçe 6, Beşiktaş 4 şampiyonluk görmüş. Terim’in G.Saray’da başkanlar üstü bir konumu var, lig sonu pozisyonunu bu gelişmenin etkileyeceğini çok sanmıyorum.

ÜÇLÜ ARASINDA iKiNCi OLABiLiRiZ

4- RAKIPLER gerçekten zayıftı. Moldova, FIFA 170’ncisi, Vanuatu’nun, Papua Yeni Gine’nin, Fiji’nin altında. Arnavutluk da büyük bir kaostaydı, zaten Panucci’yi kovmaları da bu sürecin sonucu. Ancak biz de 180 dakika boyunca coşkulu oynadık, tutkuluyduk, takım duygusu ön plandaydı. 25 yaş altı 6 adamla Eskişehir’deydik; nesil değişimimiz başarılı. Fransa-İzlanda-Türkiye üçlümini liginde ikinci olacak kalitemiz var bence.

NiHAT BEY UMUT VERİR

5- TFF Başkanı’nın vizyoner, yenilikçi olmasını isterim. Global gelişmeleri takip eden, hatta futbolun baş döndürücü bir hızla evrimleştiği şu dönemde FIFA’da/UEFA’da söz sahibi birini hayal ederim. Ama ülke gerçeklerini göz önüne alınca da, sokakta kabul gören, kamuoyunun güvenini kazanan, birleştirici biri öne çıkacak. Nihat Özdemir’i şahsen tanımıyorum, ancak endüstri yüksek lisansı olan bir mühendis, bana umut verir. Bana kalırsa yeryüzündeki bütün önemli kurumları matematikçiler yönetmeli. Maalesef pek objektif olamıyorum bu konuda.

YAŞASIN DEMOKRASi

6- KULÜPLERIN mevcut uygulamanın devamı yönünde görüş beyan etmelerinin sebebi, bu tartışmanın özgürce yapılması zaten. Herkes TV izliyor, herkes gazete okuyor; kulüp başkanları ve yöneticiler de dahil. Özgür bir tartışma süreci yaşandı; her kesim görüşünü açıkça beyan etti. Herkes tezini verilerle destekledi. Kulüp başkanları da eğriyi-doğruyu gördüler nihayetinde. VAR tartışması da, yabancı sınırı tartışması da ileri götürdü bizi ülke futbolu olarak. Konuşarak, tartışarak doğruyu bulmak mutluluk verici. Yaşasın ifade özgürlüğü. Yaşasın demokrasi.

FEDERASYONA NiHAT ÖZDEMiR BAŞKAN OLMALI

Türkiye Futbol Federasyonu’nun yeni başkanı uzlaşmacı, evrensel vizyona sahip ve birleştirici bir isim olmalı. Adı sıkça konuşulmaya başlanan Nihat Özdemir de başkanlık için gereken profile sahip.

İBRAHİM SETEN:

DAHA ÖNCE ÖZBEK’E YAPILANIN AYNISI CENGiZ’E DE YAPILDI

1- MUSTAFA Cengiz zamansız gelmişti, şimdi de zamansız gidiyor. Geçen sefer Dursun Özbek’i derdest edenlerin başına aynı son geldi. Özbek veya Cengiz savaşı değil. Esas aktörler perde arkasında; intikamlar şimdilik alındı ama “Bunun G.Saray’a faydası oldu mu?” diye sorarsanız; çok şüpheliyim. G.Saray’da gelenek haline geldi. Eski gazeteciler, yemekçiler, ceplerine hasbelkader 3-5 kuruş koymuş adamlar kendilerini G.Saray’ın sahibi sanıp istemediklerini indiriyorlar, yerine kimin geldiğiyle bile ilgilenmiyorlar. Bunlar taraftarı da kandırıyorlar. Sonuçta G.Saray’a yazık oluyor.

DURSUN ÖZBEK’iN GELMEYECEĞi KESiN

2- BEN Dursun Özbek’e G.Saray Kongresi tarafından duyulan nefretin; F.Bahçe’de Ali Koç’a duyulan sevgi kadar olduğunu görüyorum. İkisinin de önünde durmak imkânsız... Sonuçta Mustafa Cengiz’in yerine kim gelir bilemem ama Özbek gelmez, orası kesin.

TERiM’E ‘MAZERET HAZIR’ DEDiM, BANA KIZDI!

3- BEN bu soruyu Fatih Terim’e yönelttim, hatta “Şampiyonluk kaçarsa mazeret de hazır” diye espri de yaptım. Hoca kızdı bana, “Biz mazeret arayacak zihniyette insanlar mıyız? 8’de 8 yaparsak ipi göğüsleriz, kupaya bu kadar yakınken aklımıza şampiyonluktan başka bir şey getirmiyoruz” dedi.. Yani yönetimsel açıdan her türlü engel oluşmasına rağmen
Terim ve ekibi inancını kaybetmemiş.

HAZiRANDA 3-4 PUAN FiNALE GÖTÜRÜR

4- RAKIBIMIZ Izlanda ama Arnavutluk’tan deplasmanda aldığımız 3 puanın çok belirleyici olduğuna inanıyorum. Hocasını kovan, hazirana kadar kendini toparlayacak olan Arnavutlar evlerinde yenileşen Izlanda’dan puan kopartabilir... Bu da bize kan yapar açıkçası. Onun dışında önümüzdeki 2 maçtan 3-4 puan çıkarırsak kesin finale gideriz.

FEDERASYON iÇiN BOY FARKIYLA NiHAT ÖZDEMiR

5- TFF seçimleri için tecrübem “Adı erken ortaya atılan isim çabuk yorulur” diyor. Bu nedenle Nihat Özdemir isminin bu kadar çabuk ayyuka çıkmasını çok iyi niyetli bulmuyorum. Başkanlık için Göksel Gümüşdağ’ın ismini duymaya başladım. Fikret Orman da istekli sanki. Hepsi birbirinden değerli isimler ama üçü arasında bir seçim olsa ben “Boy farkıyla Nihat Özdemir kazanır” derim.

KULÜPLER BiRLiĞi’NDE YÖNETME HASTALIĞI VAR

6- KULÜPLER Birliği’nde “Futbolu ben yönetmeliyim” hastalığı var. Hakemlerle ilgili bir bildiri yayınlıyorlar, 3 gün sonra kendi yazdıklarını unutuyorlar. “Yabancı sayısı azalsın” diye yola çıkıyorlar, sonra “Boşverin ya, böyle iyi” kararı alınıyor. Tamamdır.

MEHMET ARSLAN:

BU, KULÜPTEKi iKBALCiLERiN BiR DARBE DENEMESiDİR

1- TARTIŞMASIZ Türkiye’nin en demokratik yapısı Galatasaray’da. Başkan kim olursa olsun, biat etmeyen bir yapı var kültüründe. Önce bunun hakkını verelim. Liseli darbesi mi? Evet, lisenin büyük bir gücü var. Ama bu darbe liseli darbesi değil. İkbal beklentisi içinde olanların darbe denemesidir. G.Saray bu yolu daha önce de denedi. Benzer bir eylem Adnan Polat için hayata geçirildi. Sonuçları G.Saray açısından hiç de olumlu değildi. Böyle bir döneme giriyor G.Saray. Ve hiç de idari açıdan kolay geçmeyecek bir dönem. Peki hiç mi olumlu bir yanı yok bu yaşananların. Var elbette. · 1-Başka kulüplerde yaşanan “Ceketimi koysam kazanırım” kültürünü inşallah alt üstü edecek. · 2-Hiçbir Galatasaray başkanı kendini genel kurulun üzerinde göremeyecek.

DURSUN ÖZBEK Mi? SOKAKTA KiME SORSANIZ GÜLER!

2- DURSUN Özbek mi? Bunu bana değil, herhangi bir Galatasaraylı’ya sorsanız, bakın genel kurul üyesi demiyorum, sokaktaki herhangi bir Galatasaraylı’ya sorsanız, size güler. Çok saygı duyduğum, çok sevdiğim bir isim Özbek. Ama kendisini 3. kez bu yangının içine atacağını düşünmüyorum. Kazanacağına da inanmıyorum. Pek çok isim dolaşıyor. Ama bu kriz anları G.Saray’ı diğer kulüpleri etkilediği kadar etkilemiyor. Divan Başkanı Eşref Hamamcıoğlu, Ozan Korkut, Bahattin Demirbilek vs. Bu manzarada Hamamcıoğlu kazanır. Sürpriz bir isim zikredeyim... Son kongrede kürsüyü çıkması, birleştirici bir rol oynaması nedeniyle sanki Faruk Süren de ortak olay olarak sahneye çıkabilir gibi geliyor.

TERiM ADAY OLUR MU ACABA?

3- FATIH Terim bu noktada büyük şans. Onun otoritesi ve krizden faydalanma becerisi takımın etkilenmesinin önüne geçer. Bu yoldan defalarca geçti Galatasaray ve etkilenmediğini gösterdi senin de dediğin gibi. Terim demişken... Şeytanın avukatlığını yapayım, acaba diyorum, aday çıkmaması halinde ortak bir aday olarak Te
rim ismi gündeme gelse, Fatih Hoca ne der? Hiç de yabana atılacak bir ihtimal değil bu.

ŞENOL GÜNEŞ HALKLA ARADAKi BARiYERLERi KALDIRDI

4- VERMEZ mi? Tertemiz, bembeyaz bir sayfa. Milli Takım ile halkın arasına giren o görünmez bariyerleri kaldırdı Şenol Güneş. Birlikte bir hayal kurmaya başladık. Başarırız, başaramayız, orası ayrı. Ama hepimizi bir hayalde birleştirdi. Uzun zamandır görmediğimiz, hissetmediğimiz duygulardı bunlar. Önemli olan önce bu anı yaşamak, sonra başarmak. Tepeden tırnağa umut doluyum ben.

NiHAT ÖZDEMiR ÖNE ÇIKIYOR

5- YILDIRIM Demirören, TFF Başkanlığı’nın çıtasını çok yükseğe taşıdı. Önce buradan başlamalıyız. Kararlı, güçlü ve o çıtaya layık bir başkan olmalı yeni başkan. Birinci özellik bu. İkincisi ise ihtiyacımız olan barışçı, birleştirici ve samimi bir aday. Ve üçüncüsü, futbol yönetimi konusunda deneyimli bir isim. Tüm bu özellikler doğrusu Nihat Özdemir’de var. Buradan bakınca başkanlığa en layık isim olarak Özdemir ön plana çıkıyor.

PARA MiLLiLERE VERiLMiYOR

6- BU konu her tartışıldığında aynı örneği veriyorum:

1-Süper Lig’in rakibi, Fransa, Almanya ya da Izlanda Milli Takımı değildir.

2-Süper Lig’in rakibi, La Liga, Bundesliga ya da Premier Lig’dir.

3-Süper Lig, Milli Takım’a oyuncu yetiştirme platformu da değildir. Ben yayıncı kuruluşa Milli Takım’a yetişecek oyuncuları izlemek için para vermiyorum.

4-Süper Lig’de yetenekli, becerikli oyuncuları izlemek ve ondan keyif almak için para ödüyorum.

5-Yabancı oyuncu sayısını kısıtlayarak bana vasatı dayatamazsınız diyorum. 

6-Milil Takım’a oyuncu yetiştireceksiniz, kulüplerin altyapısına bakın. Ligin üst yapısına değil diyorum.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle