Kendi hükümdarlığımı yarattım

Güncelleme Tarihi:

Kendi hükümdarlığımı yarattım
Oluşturulma Tarihi: Şubat 03, 2010 01:00

“Automatic”le geçtiğimiz yıla damgasını vuran Bedük, üçüncü albümü “Go”nun müjdesini verdi. Üstelik bu kez sound’u belirlerken kafasına göre takılmış. Blues tutkunları için birkaç şarkı var örneğin... Daft Punk, Just Jack hayranları için de... Bu arada albümün fotoğrafları da hemen dikkat çekiyor. ımajdaki ince detaylar gözardı edilemeyecek kadar ilgi çekici. Bedük, bu renkli çalışmanın detaylarını Billboard dergisine anlattı.

Haberin Devamı

“Even Better” piyasa standartlarının üzerinde bir albümdü. “Dance Revolution”da ise bir devrim iddiası vardı. Ama “Go”da bunların çok dışında bir durum seziliyor...   

- “Even Better”da eteğimdeki bütün taşları dökmüştüm. “Ben böyle bir şey yapmak istiyorum” diyordum. ıkinci albümde meseleyi vura vura göstermeye çalıştım. Sertti. Bu albüm ise çok daha olgun. Artık kendi hükümdarlığımı yarattım, kendi bayrağımı çektim diye düşünüyorum. “Ben burada duruyorum. Kendi kendime takılıyorum” diyen bir albüm, kariyer albümü...

Beni kabul eden etti diye mi düşünüyorsunuz?  

- Ben bir kitleye değil, kendi egom için müzik yapıyorum. “Go” da geldiğim noktayı birebir temsil eden bir albüm oldu.

Ama biraz yukarıdan bakan, burnu havada, küstah bir tavır var diye düşünüyorum bu albümde.
 
- Bende baştan beri vardı bu tavır. 

Albüme yansıyan müzikal mi yoksa kişisel bir kendini buluş mu? 

- ıkisi de aslında. Yaşımın getirdiği bir şey var. Oğlumun olması da cabası. Artık üçüncü albümün verdiği bir de olgunluk var. Ki bu olgunluk sıkıcı bir olgunluk değil. Sound’umu bulduğumu düşünüyorum.

KOSKOCA TÜRKİYE’DE YALNIZIM  

“Shake That Thing” adlı parçada yaşlı ve zengin bir kadınla birlikte olan genç bir adamın hikayesi anlatılıyor. şarkılarınızda genelde çok acayip detaylar var. Nereden aklınıza geliyor bunlar? İçinizde kaç karakter var?


- ınan bilmiyorum. Enteresan hikayeler değil ki aslında.

Yaşanmışlıklar mı yani bu sözleri oluşturan hikayeler?

- (Kahkahalar) Hayır... Bir film senaristi de filmlerini yaşamak zorunda değil.

Müzik kariyerinizin çok hızlı ilerlediğini düşünmüyor musunuz?

- Ortalama 1,5 yılda bir albüm çıkarmışım ve artık durmak istiyorum. Bu albümün tadını çıkarmalıyım mesela.

“Dance Revolution” albümünde yer alan “Automatic”in klibi yayınladıktan sonra da birdenbire ortadan kayboldunuz.

- Çok büyük bir patlama oldu çünkü. En son Mehmet Ali Birand’ı, ana haber bülteninde kolbastı yaparken gördüm. Çok acayip bir şeydi. Bu patlamadan sağ çıkmak çok zordu. O yüzden kendimi geri çekmem gerekiyordu. O hengamenin içinde boğulmak istemedim.

Peki bu albümü biraz erteleseniz de ona vakit ayırsanız olmaz mıydı?

- Yok, o albüm ömrünü doldurdu. Ben de artık yeni bir yoldayım. Farklı bir şey yapıyorsan taşlarını arka arkaya dökmen gerekiyor. Zamanım yok.

Niye zamanınız yok? Bir yere mi yetişiyorsunuz?

- ıçimdekileri acilen çıkarmam lazımdı. Çıkmazsa içinde çürüyor. Ama tek başıma tutuyorum Bayrağı elimde. Koskoca Türkiye’de yalnızım.

YAPTIĞIM İŞ EGOMU ŞİŞİRİYOR

Yalnız olmak sizi geriyor mu ya da egonuzu şişiriyor mu?


- Yook. “I’m the king of my castle!” (Kendi kalemin kralıyım)... Egomu genele bakmak değil, kendi yaptığım iş şişiriyor. Öyle tekim falan diye şımarmıyorum.

Albüm fotoğraflarıyla da yine bir konsept oluşturulmaya çalışılmış.

- Burada “ben buyum işte” diye duran bir adam var. Sev ya da terk et hesabı; artık kendini bulmuş, ileriye bakan, durduğu yer belli olan ve “bugüne dek yaptıklarım yapacaklarımın göstergesidir” diyen bir adam...

Bu Clark Kent’imsi hava nereden esti?

- Bugüne dek güneş gözlüğü takan bir adamın artık gözlerini göstermek istemesiydi mesele.

Haberin Devamı


CEM YILMAZ’DAN TEKLİF GELSE KABUL EDERİM

Kliplerden anladığımız kadarıyla oyunculuk konusunda da başarılısınız. Hiç teklif geliyor mu bu anlamda?

- Geldi bir iki kere ama olmadı. Düşünmüyor değilim. Mesela Cem Yılmaz’dan teklif gelse okumadan kabul ederim.

Dizi de olabilir mi bu?

- “Seinfeld” gibi bir şey olmazsa olmaz.

“Ezel” olmaz mı?

- Allah korusun!

Haberin Devamı

GÖBEĞİNİ KAŞIYARAK TV SEYREDEN BİR ADAMIM

Evimizin üst katı stüdyo, aşağısı kişisel alan. Yukarıda “yeah bitch, slap that thing” diye şarkılar yazıp deliriyorum; sonra aşağı “eyvah oğlum uyanmış” diye inip saçma sapan ninniler söyleyerek, ayağında bebek sallayan bir adam haline dönüşüyorum. Bir de gün boyu çok fazla yorulup gecenin üçünde “Yemekteyiz”in tekrarlarını izliyorum. Gayet göbeğini kaşıyarak televizyon seyreden bir adamım işte.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!