« Hürriyet.com.tr
MENÜ

Kılıç: Kadınlar maça erkekler TV başına

Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç, milli takımların hocasının, o takımla aynı dili konuşması gerektiğinin herkesin seslendirdiği bir görüş olduğunu ifade ederek, “Ama bulunduğumuz takvim itibariyle teknik direktör Hiddink'i eleştirmeyi doğru bulmuyorum. Çünkü play-off'a gidiyoruz” dedi.

A.A.
SON GÜNCELLEME
Gündemdeki gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulunan Bakan Suat Kılıç, “Takımda hiçbir şekilde moralsizliğe neden olacak mesajlara girmemek lazım. Benim mesajım doğrudan takım kaptanı ve oyuncularadır. Başarılı olmaları halinde milletin göğsünün kabaracağını unutmasınlar, başarının gelmesi halinde İstiklal Marşı'nın okunacağını unutmasınlar, başardıkları takdirde gururla dalgalanacak Türk bayrağını akıllarından çıkarmasınlar. Bu inanç, azim ve kararlılık, milli takımın kazanmasına yetecektir.

Dilerdim ki, Avrupa Şampiyonası play-off kuralarında seri başı olalım ama maalesef olamadık, bu nedenle de zorlu olduğu düşünülen takımlardan biriyle eşleştik. Ama milli takım hepsini yenebilecek güçte. Bu Hırvatistan için de geçerli. Çek Cumhuriyeti, Portekiz ve İrlanda da yenebileceğimiz takımlardı. Play-off'tan hiç endişeli değilim. Türkiye'deki maça gideceğim, deplasmana da Türkiye'deki programla örtüşürse gitmek istiyorum” diye konuştu.

Anadolu'ya da milli maç

Bakan Kılıç, İstanbul dışındaki illerde de milli maç yapılması gerektiğini ve yapılacağını söyledi.

Diğer illerdeki seyircilerin sadece televizyondan değil, milli takımlarını kentlerinde izlemeleri gerektiğine inandığını belirten Kılıç, “Türkiye'deki tesis altyapısını seyircinin milli takımını seyredebilmesi için güçlendiriyoruz. Ama bu yapılırken, İstanbul'daki seyirciye de haksızlık edilmemeli. Bir çok bilet sponsor desteğiyle verilmiş olsa da bu büyük bir çoğunluk değildir. Netice itibariyle iş yoğunluğu, trafik göze alındığında, taraftarın maça geliş çabaları göz ardı edilemez. İstanbul'daki seyirciyi tam anlamıyla destek olamamakla suçlamak doğru olmaz. Tribünlere gelmeleri anlamlıdır. Tebrik edilmelidir. Ama bu, Anadolu'da milli maç oynanması gerektiği gerçeğini ortadan kaldırmaz. Federasyonla sürekli görüşme halindeyiz. Kurallara ve randevulara bağlı değil. Bu konuyu değerlendirebiliriz” dedi.

Play-off sistemi
 
Spor Toto Süper Lig'de play-off sisteminin uygulanmasını kendilerinin istemediğini vurgulayan Bakan Kılıç, “Görüşümüz de alınmadı. TFF yüzde yüz özerk bir kurum. Kendileri adım attı. Sisteme yönelik şu ana kadar kulüplerin bir sıkıntısı yok. TFF ve kulüpler hemfikirse bizim o sürece bir müdahalemiz faydalı olmaz” dedi.

Bakan Kılıç, “TFF, ilginin uzun süreli devam ettirilebileceği kanaatini seslendirdi. Benim o dönemdeki kanaatim, play-off sisteminin uygulandığı ülkelere bakılsın, futbola kuvvet kazandıramıyor mu, gelirler artıyor mu, heyecan artıyor mu değerlendirilsin şeklindeydi. Halen bunların değerlendirilmeye esas alınması kanaatindeyim. İlgiyi play-off sistemi azaltmamalı, gelirleri ve tribüne olan ilgiyi azaltmamalı ki, kulüpler daha rahat gidebilsin. Kulüpler Birliği ile 4 kez görüştük. Şu ana kadar sisteme yönelik yöneltilen bir sıkıntı söz konusu değil. Süper Lig'in aktörleri 18 kulüp. Birlik temsil ediyor. Sert bir çıkış olsaydı muhtemelen uygulanmazdı. TFF ve kulüpler hemfikirse bizim o sürece müdahalemiz faydalı olmaz” diye konuştu.
Kılıç, şöyle devam etti:;

“Futbolda seyirci kaybının sevinilecek bir tarafı kesinlikle yok. Futbola ilgi eksilirse ilgi amatör branşlara yönelir diye bakmamak lazım. Futbola olan ilgi devam ederken, amatör branşlara ilgi ve desteğin arttırılmasına bakmak lazım. Çünkü Türkiye'de futbol dışı branşların en büyük destekçisi, 4 büyüklerin dahil olduğu, gelirini futbol üzerinden temin eden şampiyon kulüpler. Dolayısıyla amatör branşların lokomotifi de yine futboldan elde edilen gelirler.
Futbolun ayakta kalması çok önemli. Sezon öncesinde tribün gelirlerinin eksilebileceği, takımların zorlanabileceği ve ihtiyaçlarını karşılayamayabileceği düşüncesinden hareket ettik ve kulüplerimize Spor Toto üzerinden bir miktar mali yardımlarda bulunduk. 4 büyükler haklarından feragat ettiler ve kalan 14 kulübe 800'er bin lira destek verdik. Büyük ölçüde de hesaplarına bu para geçti.”

Ligde futbolun kalitesi

Yaz aylarının kulüpler açısından yeni sezona hazırlık dönemi olduğunu, ancak bu sezon ne taraftarların ne de kulüplerin transferlerle ilgilenemediğine dikkati çeken Bakan Kılıç, “Kamplar yerine diğer bilinen sorunlarla ilgilendi herkes ve bu bir enerji ve güç kaybı getirdi. Bu da ligin ilk haftalarına sirayet etti. Ancak ilerleyen haftalarda kulüpler, yönetimler daha fazla futbola, daha fazla kulüplerine yoğunlaşacaktır ve ilgi günden güne artacaktır. Spor Toto gelirlerinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 24 oranında artış var. Futbola ilgi azalsa bunun Spor Toto gelirlerine de olumsuz etkisi olması gerekirdi. Bu artış futbola ilginin azalmadığını gösteriyor” dedi.

Kadınlar stada, erkekler televizyon başına

Bakan Kılıç, “Kadınlar ve çocukların maçlara ücretsiz alınmasıyla ilgili TFF'nin politikasını doğru buluyorum” dedi.

Bunun, kendisinin bakan olduğunda yaptığı ilk açıklama olduğunu hatırlatan Kılıç, “Tüm gençlerin ve kadınların statlarla buluşmasını arzu ediyordum. Bu fikri ilk biz ifade ettik ve TFF uygulamasını gerçekleştirdi. Statlar, aileleri birbirinden ayıran yerler olmamalı demiştik. İnsanlar aile olarak maçlara gidebilmeli ya da evde ekran başına geçmeli. Herkes ayrı odada olmamalı, bunun aile saadetine de olumsuz tesiri olur diye düşündük. Şimdi kadınlar biraz maçlara gitsin, erkekler dizi izlesin” diye konuştu.

Yeni statlar

Kılıç, Mersin'in bir spor kentine dönüşeceğini, birçok ilde statlar yapılacağını söyledi.

Statların işletme maliyetleri çok yüksek olduğunu, belirten Kılıç, “15 bin ile 33 bin arasında kapasiteli, il nüfusları dikkate alınarak, takımların izleyici grafikleri dikkate alınarak statlar yapılacak. Çok büyük statlar yapılır, bomboş tribünlerde atmosfer olmaz. Takımın desteklendiği ortaya çıkmaz. Giderler kulübün belini büker.

Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın seçim öncesi stat sözü verdiği 14 il var. Bunları yapacağız. Bunun dışında eski statların ya bakım, onarımı yapılacak ya da yenileriyle değiştireceğiz” dedi.

Şike iddianamesi

“Futbolda şike iddialarına yönelik soruşturmada işin yargı boyutu ile UEFA talimatnameleri tamamen ayrı devam eden iki süreç” diyen Bakan Kılıç, “Devam eden yargı süreçlerine yönelik bizim bir müdahalemiz söz konusu olmaz. İddianamenin paragraflarına hakim değiliz, savcıların elinde hangi bulgular var, ne ceza talep edecekler ve hangi maddelere bunu dayandırıp hangi zemine oturtacaklar, bu konuda bir malumatımız yok. Gizli soruşturma yürütülüyor. Hasbelkader bilseniz bile kamuoyu ile paylaşmanız mümkün değil” şeklinde konuştu.

Kılıç, “İşin yargı boyutu ile UEFA talimatnameleri tamamen ayrı devam eden iki süreç. Futbolun otorite kurumları kendi talimatnameleriyle bağlıyken diğer tüm unsurlar tamamen hukukun genel kurallarıyla bağlı durumda” diyerek, şöyle devam etti:

“Federasyon herhangi bir siyasi otoriteye veya hükümete bağlı bir kurum değil, doğrudan UEFA talimatlarına bağlı bir kurum durumunda. Üst kurum UEFA. TFF talimat almaz. Hiçbir makamdan. Ama UEFA'nın talimatnameleri TFF'yi bağlar. Bu demek değildir ki, UEFA'nın her talimatı her kararı, genelgesi, yazısı yüzde yüz doğrudur. Böyle bir kanaat ifade etmiyorum. Ama nihayetinde futbolun ulusal ve uluslararası otoriteleri var ve kararı bunlar veriyorlar. Beğenseniz de beğenmeseniz de verdiği kararlara uygun davranmak zorunda kalabiliyorsunuz. Burada TFF'nin yaşadığı da bundan ibaret diye düşünüyorum. Ama bu demek değildir ki, UEFA'nın verdiği karara katılıyorum ya da katılmıyorum. O noktada yorum yapamayız.”

Bakan Kılıç, “İddianamede ne çıkar, dönüm noktası olur, olmaz fikir yürütemem. Ama bu konuların Türkiye'de tartışılıyor olması bile Türkiye'de önemli bir dönüm noktası. Herkes futbolun temiz kalması, oyunun sadece sahada oynanması konusunda hem fikir. Taraftarlar puanların alın teri ile kazanılması noktasında hemfikir. Dünyanın çok ülkesinde tartışıldı. Bizde geç bile kalındığı söylenebilir. Her dalda temiz ve centilmence, kurallara uygun şekilde sürdürülmesi gereği ortaya çıktı” diye konuştu.
Futbol camiasının hassas olduğunu, taraftar gruplarının duygusal olduğunu vurgulayan Kılıç, “Biz 3 aydır ince eleyip sık dokuyarak, kılı kırk yararak beyan veriyoruz. Kimseyi incitmeden, dengelerle oynamadan, yargıdaki süreç devam etsin, talimatlarla ilgili süreç TFF tarafından sürdürülsün istiyoruz, güven kaybedilmemesine çaba sarf ettik” dedi.

Kulüpler Birliği'nin siyasi turu

Bakan Kılıç, Kulüpler Birliği'nin topluca tüm siyasi parti gruplarını ziyaret ettiğini hatırlatarak, “Hazırladıkları metni partilere intikal ettirdiler. Mevcut cezalarda süreler bakımından indirimler öngören bir teklif. Ancak TBMM kendi gündemine hakimdir” dedi.
Bakan Kılıç, konuyla ilgili şunları söyledi:

“Dolayısıyla bundan sonraki süreçte TBMM, birliğin taleplerine müspet bir yaklaşım geliştirir mi, partiler arası bir diyalog başlar mı, şu an için bilemiyorum. Şu an için görünen, birlik 4 parti grubuna 2'şer kez ziyarette bulundu. Partiler arasında çalışma grubu oluşturulduğuna dair şu an için bilgi yok.”

2012 Olimpiyat Oyunları hazırlıkları, 2020 adaylığı

Bakan Suat Kılıç, “2020 Olimpiyat Oyunları'nı İstanbul için talep ederken, burada dünyanın en iyi 5 takımı arasına girmeyi de hedef olarak koyabilmeliyiz” dedi.

Olimpik branşların federasyonlarıyla bir toplantı gerçekleştirdiklerini, Türk sporu ile ilgili, talepler, sorunlar ve çözüm önerilerini 3 başlık halinde çok özet bilgileri yazılı olarak aldıklarını vurgulayan Kılıç, “Bunlar üzerinde Spor Genel Müdürlüğü ve uzmanlarımız çalışacak. Başkanlarla toplantıları aylık rutin programlar haline getireceğiz. İlk müdürleri 2 ayda bir Ankara'ya gelecek” diye konuştu.

Türkiye'nin belli illerini belli branşlarda hareket merkezi haline getirmeyi planladıklarını, örnek olarak Erzurum'un kış sporları merkezi olacağını, bölgedeki diğer kayak merkezlerinin halka hizmete devam edeceğini söyleyen Kılıç, şöyle devam etti:
“Oralarda kaymayı öğrenenler, Erzurum'da sporcu disipliniyle kamp eğitim merkezlerine alınacak. Trabzon da sportif altyapısını tamamladı. Trabzon'u da birkaç branşın hareket merkezi haline getirmek üzere ilin önde gelenleriyle toplantı yaptık. Akdeniz Oyunları sonrasında spor yatırımlarını Mersin için atıl bırakmayacağız. Mersin'i de birkaç branşın eğitim merkezi olarak planlamayı düşünüyoruz. Yabancı eğitimciler ve antrenörler Türkiye'ye gelecek, kampların başına geçecek. Nitelikli sporcuları şampiyonalara hazır hale getireceğiz.

Erzurum, Trabzon ve Mersin ön planda ama illerin hangi branşlara eğilimli olduğuna dair çalışıyoruz. Bunları dağıtacağız. Spor ve sanat liselerini kendi içinde zaman içinde branşlaştırmayı düşünüyoruz. Ankara voleybol lisesi gibi, tenis, basketbol okulları gibi. İhtisaslaşma başarıyı artıracak.”

Gençliğin önemi

Türkiye'de sadece spor politikalarıyla görevlendirilen bir bakan olmadığına dikkati çeken Kılıç, “Gençlik politikalarını da bizim yönlendirmemiz gerekiyor. Sporla ilgili atılacak her adım, gençlik politikasının da omurgasını teşkil edecek. Çünkü spora ilgi duymayan genç yoktur. Dolayısıyla sporu öncelikli olarak yoluna koymak lazım ki, eforumuzun önemli bir kısmını gençlik politikalarına ayırabilelim. Burada paydaşların en majörü federasyonlar. Onlar olmadan farklı branşlarda spor politikalarını yürütmek imkansız” dedi.
Kılıç, şöyle devam etti:

Federasyonların kaynağı Gençlik ve Spor Bakanlığı üzerinden tedarik ediliyor. Federasyonlar, başarılarının devamına paralel olarak sponsorluk gelirlerini de artırabilsinler. Sadece bakanlık gelirlerine dayalı bir spor organizasyonu şeması uzun vadede çok sürdürülebilir değil. Sponsorluk gelirlerinin artırılması için başarının artması gerekli, bunun için de Amerika'yı yeniden keşfetmeye gerek yok. Dünya hangi metodu uygulayarak başarıyı yakalıyorsa federasyonların bunu aynen tatbik etmesi lazım. Çin olimpiyatlarda adı olmayan bir ülke idi. Son oyunların birinci sırasındalar. Çin modeli nedir. Arkadaşlardan bu yönde çalışmalarını istedik. Para federasyonlarda olsun. Ama bu para harcanırken başarı da gelsin, ağırlıklı sporcu eğitimi de olsun, evrensel disiplinle sporcu yetiştirilelim ki, uluslararası müsabakalarda arzu edilen başarı yakalansın. Federasyon başkanlarıyla ilişkimizi birbirimiz sevmek ya da sevmemek üzerine bir zemine koyamayız. Orada duygusal olamayız. Hedefte Türk gençlerine spor yaptırmak ve şampiyonlar çıkarmak var.

Başarı ve başarısızlık sorgulandığında, herkes kendi branşındaki başarıya mecbur hissedecek. Başarıyı taltif ediyoruz, başarısızlığın nedenlerini sorguluyoruz. Federasyonlara madalya hedefi veremeyiz, tek hedef başarı olmalıdır. Bir takım dünya şampiyonasına gidiyorsa şampiyonluğu hedef olarak koyuyoruz. Litvanya'da basketbolda beklenen başarı sağlanamadı. Bu o takımı yerin dibine geçirmeyi gerektirmez. Bu takım, dünya ikincisi bir ekip. Her zaman aynı performans sergilenemeyebilir. Önemli olan sporda başarılı olmak için uluslararası prensiplere riayet etmektir. Şu an Türkiye'deki lisanslı sporcu sayısı 75 milyonluk bir ülkenin sahip olması gereken düzeyde değil. Bin kişi içinden kaç madalya, bir milyon içinden kaç madalya çıkarabiliriz, bunu hesaplayacağız.

Biz bakanlık olarak amatör ve ferdi branşları yeni dönemde çok daha fazla gündemde, ön planda tutmaya gayret edeceğiz. Ancak medya ayağı olmadan bunu başarmak mümkün değil. Futbol dışında da branşların olduğunu, bunların sağlıklı yaşam açısından gerekli olduğunu, sporla iç içice bir hayat organize etmeden obezite ile mücadelenin imkansız olduğunu medyanın da görmesi lazım. Bir liralık spor harcaması, 3 liralık sağlık harcamalarında tasarrufu da beraberinde getiriyorsa burada farklı branşların desteklenmesi, popülaritesinin öne çekilmesi, yükseltilmesi, aynı zamanda toplumsal sosyal bir sorumluluk. Paydaşlar medyadır. Federasyonlar kadar, kulüpler, antrenörler, bakanlık kadar medya da önemlidir. Medyaya benimsetemediğiniz branşı topluma benimsetmeniz mümkün değil.”

Spor teşkilatındaki yapılandırma

Bakan Kılıç, spor teşkilatının yeniden yapılandırılması sürecinde şu ana kadar 76 gençlik hizmetleri ve spor il müdürünü atadıklarını belirterek, “Görevlerine başladılar. Ankara, İstanbul, İzmir, Kırklareli ve Ordu henüz belli değil. Bunun dışındakileri gerçekleştirdik. Eksiklerle ilgili çalışmalara devam ediliyor. Aynı ilde devam eden var, rotasyona tabi tutulanlar var. Kurum içinde değişiklikler var. Yarısı devam ediyor diyebilirim” dedi.

Kılıç, kurumda yetişen personelin bilgi ve birikiminden istifade etme düşüncesinde olduklarını da vurguladı.

Milli Eğitim Bakanlığı ile işbirliği

Bakan kılıç, sporun okullara yayılması konusunda Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ile temas halinde olduklarını söyledi.

MEB ile önce bakanlar düzeyinde bir toplantı gerçekleştirdiklerini, şimdi de bürokratlar arasında toplantıların devam ettiğini belirten Kılıç, şunları söyledi:

“Buradaki gayemiz, Gençlik ve Spor Bakanlığına bağlı olan bütün spor ünitelerini, MEB bünyesindeki bütün okullara ve öğrencilerine kullandırtmak. İllerde bulunan tüm spor envanterini MEB'in dizayn edeceği programlar çerçevesinde, onların kullanımına sunmak hedefindeyiz. Her yerde eşit olamayız ama sonuçta tesisler MEB'in kullanımına sonuna kadar açık hale gelecek. Beden eğitimi dersleri, ayın belli günlerinde programlı şekilde spor tesislerinde yapılsın istiyoruz.

Okulların bünyesindeki spor kulüpleri, bakanlığa bağlı tesislerden yararlanabilsin. Lisans sayılarının arttığı görülecek. Erken yaşlarda sporcu gelişimine el atılmadığı takdirde, ilerleyen yaşlarda artık bedeni ve ruhu spora ve başarıya odaklayabilmek maalesef mümkün olmuyor. 15 yaşından sonra bir atleti, 10 yaşından sonra bir cimnastikçiyi yetiştirmek mümkün değil. Bir yüzücüyü 18'inde yakalayıp, keşfedip şampiyon yapmak mümkün değil. Bizim hedefimiz çok sayıda şampiyon çıkarmak değil, sağlıklı bir neslin inşasına katkı sağlamak. Bu yapılırken zaten aradan yetenekli gençlerden şampiyonluklar, madalyalar gelecek.”

Bunları da Beğenebilirsiniz