GeriKelebek Yerli malı Nirvana Duman
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Yerli malı Nirvana Duman

Rock müziğin son dönemlerdeki gözde gruplarından Duman’ın Parkorman konseri, ‘Memleketimden insan manzaraları’nın toplu gösterimi gibiydi. Başörtülü kadınlar, konser alanını ağlama duvarına çeviren genç kızlar, Che tişörtlü üniversiteliler... Kısacası her renkten insan vardı. ‘Sezen Aksu, Pink Floyd, Müslüm Gürses gibi üç benzemez nasıl bir araya gelir’ diyorsanız işte size Duman konseri...

Tarih: 30.01.2005. Etkinlik: ‘Nescafe 2’si 1 arada’ sponsorluğunda düzenlenen Duman konseri! Yer: Parkorman. Konser alanı, okul bahçesi gibi, çoğunluk 18 yaşın altında. Sanırsınız lise öğrencileri karnelerini bekliyorlar heyecan içerisinde.

Yok canım, böyle bir heyecan karne için fazla abartılı olur... Konserin saat 17.00’de olması da yaş ortalamasının aşağıya çekilmesine epey katkıda bulunmuş belli ki! Ama tek tük de olsa yaşını başını almış, rock’tan falan bihaber teyzeler de göze çarpıyor. Herhalde karne hediyesi olarak, boş bulunup çocuklarına Duman konseri sözü verdiler.

Saat tam 17.00’de bir Duman beliriyor, sahnenin ortalık yerinde! Grup elemanları ağızlarında birer sigara, ellerinde kahve bardakları, sanki evlerindeymiş gibi rahat tavırlarla çıkıyorlar dinleyenlerinin karşısına.

Sahnelerine kırmızı don atılmışlığı var

Açılış parçası isabetli seçilmiş, ‘Bu Akşam’ adlı parça ortamdaki ateşi iyiden iyiye körüklüyor. Hatun’ parçasıyla otomatiğe bağlanıyor konser. Artık kitleyi yerine bağlayan ipler tamamen kopuyor; hoplayanlar, zıplayanlar...

‘Bebek’ adlı parçada, Kaan ilk iki parçada olduğu gibi sigarasını ateşliyor; tabii aynı zamanda hayranlarını da... Her sigara yakışında dinleyiciler de sigara yakıyorlar onunla beraber. Grubun hayran kitlesini oluşturan baskın renk kendisini ‘Oje’ adlı parçada tamamıyla belli ediyor. Bu parçanın nakarat kısımlarında sahne önünü tamamen ojeliler, genç kızlar ele geçiriyorlar. Sahneye atılan kaşkollar bereler görülmeye değer bir manzara oluşturuyor. (Yılbaşı gecesi aynı mekánda Duman’ın bayan fanatiklerinin sahneye kırmızı don fırlattığını da belirtmekte fayda var.)

Sezen Aksu ile kafa sallamak

Asıl öldürücü darbeyi Sezen Aksu’nun ‘Her Şeyi Yak’ şarkısıyla vuruyor grup. Bu parçada ortalığın yıkıldığını söylememize gerek yoktur... Sezen Aksu bu parça eşliğinde bir gün insanların kafa sallayacağını düşünmüş müydü acaba diye kendimize sormadan edemiyoruz.

İşte grubun beslendiği kaynağını sergilediği an; bir anda Pink Floyd’un The Wall şarkısına geçiş yapılıyor, aynı kitle bu kez de ‘We don’t need no education’ sözlerini haykırmaya başlıyor...

hep bir ağızdan Müslüm Gürses’ten ‘Olmadı Yar’ cover’ına eşlik ediyorlar sonra da... Güzel geçiyor dakikalar, saatler; ve aynı güzellikle tamamlanıyor konser. Tekrar sahneye gelen grup biri yeni albümden olmak üzere üç parça daha seslendirip, iniyor sahneden.

Mesaj verme kaygımız yok

- Yeni albüm ne zaman çıkıyor?

Kaan:
Albümü bir iki ay içerisinde tamamlamayı planlıyoruz. Cover olmayacak. Minimum 13 parça olacak. İlk albümdeki gibi sert parçalar hazırlıyoruz.

- Arabesk+Nirvana= Duman. Ari katılıyor musun bu formüle? Bir röportajında ‘Zaten toplumun bilinçaltına arabeskin tonları işlemiş’ gibi bir açıklamada bulunmuştun.

Ari:
Tabii ki işlemiş. Biz arabeske hikáye demiyoruz. Bu şarkılarla büyüyorsun ve ister istemez bu parçaları kendi müziğine yansıtıyorsun. Grup olarak açıkçası çok farklı müzik türlerinden etkileniyoruz.

- Müslüm Gürses parçasına cover yapıyorsunuz. Bir de bakıyoruz Müslüm Gürses, bir rock parçaya cover yapmış. Bu durum nasıl özetlersiniz?

Kaan:
Müzik böyle bir şey işte. Tek bir kategoriye sokamazsın. Arabeskçi de rock söyler, rock’cı da arabesk... Arabesk yapan binlerce sanatçı var ama Müslüm Gürses’in yeri ayrı. Çünkü kendine özgü bir yorumu var. Rock da dahil her parçayı güzel söylüyor.

- Ama bazıları arabesk şarkılara cover yapmayı kolaya kaçmak olarak değerlendiriyor.

Ari:
Arabesk kolay bir müzik türü değil.

Kaan: Orhan Baba, Müslüm Baba... Bu sanatçılar ekol olmuş insanlar. Zaten biz bu insanlardan yola çıkıyoruz.

- Kaan, ‘Yalnızlığı benimsersen, her şey çok daha kolay olur’ diyordun. Çağımızın hastalığı yalnızlık hakkında görüşlerini alalım?

Kaan:
Bunlar çok derin konular. Sen bu dünyada yalnız olmadığına inanıyor musun? Zaten insanın olayı yalnızlık duygusunu aşmak. Günümüz toplumunda insanlar atıyorum 30 saat bilgisayar başında oturuyor. Bence bu vahim bir durum.

- Çökmüş bir havanız var. Gerçi bir rock grubuna da bu yakışır. Kontrollü yaşamayı ister miydiniz?

Batuhan:
Kontrollü yaşamak nedir? Anti-aging hapları, kremler falan mı? Yaşla ilgili bir sorunumuz yok, gayet genç insanlarız. Kafamıza göre takılıyoruz.

- Hayranlarınızın çoğu ergenlik çağında ve şarkılarınız bayağı depresif...

Batuhan:
Tam tersine insanlar müziğimizle rahatlıyorlar. Müziğimizi dinleyip kendilerini atmıyorlar. Kendini atacakları varsa da müziğimizi dinleyip kendilerine geliyor. Arabeskinde beğenilmesinin nedeni insanların bu müziği dinlerken daha büyük acıların var olduğunu anlamalarından kaynaklanıyor. En azından kendilerinin bu kadar kötü pozisyonda olmadıklarını düşünüyorlar.

- Perihan Mağden, sizinle ilgili olarak ‘Bunlar apolitik bile değil antipolitik’ yorumunu yaptı. Bu yönde eleştirilmek nasıl bir duygu?

Batuhan:
Perihan Mağden’in yazılarını okurum ve saygı duyarım. Ama müziği müzik için yapıyoruz. Mesaj vermek için ya da insanları belli kalıplara sokup, onları belli yerlere yönlendirmek gibi bir derdimiz yok. Ekstra mesajları verenlere de saygı duyuyoruz. Mesaj vermeye de devam etsinler ama bizim mesaj verme gibi bir kaygımız yok.

- Konserlerinizde çoğunlukla çakırkeyf bir ortam söz konusu. Nedir bunun sırrı?

Batuhan:
Üç yumurta, yarım kilo toz şeker...

Kaan: 4-5 bin kişi karşısına çıkınca insan ister istemez çakırkeyif oluyor. Daha sahneye çıkmadan öyle bir enerji veriyorlar ki, dışardan gelen tezahüratlar eşliğinde kuliste herkes zıplamaya başlıyor. Seyircinin verdiği enerji bize yeter. Ekstra bir şey kullanmaya hiç gerek yok.

- Kaan ‘Yarın olur kefenim sağlam’ diyorsun. Sonra dönüp röportajlarda ‘Bizim depresif halimiz yok’ açıklamaları yapıyorsun. Burada bir çelişki ortaya çıkmıyor mu?

Batuhan:
Bu kadar depresif olsak bu konserlere insanlar neden gelsin ki. Depresyona girmeye mi gelecek? Baksana adam eğleniyor. Demek ki performansımızdan mutlular.

İZLEYİCİ GÖRÜŞLERİ

n Esra Gül (16): Şehir dışından sırf bu konser için geldik. Günlerce ağladım, annemi zor ikna ettim. Ama yalnız gelmeme izin vermedi, birlikte geldik. Batuhan ve Kaan’ı çok seviyorum.

n Hanife Gül (36): Duman’ı kızlarım sayesinde her gün dinliyorum. Çok ısrar ettiler ben de getirdim çocukları. Eğer olumsuz bir manzarayla karşılaşırsam bütün CD’leri kıracağım. Ama şu ana kadar böyle bir şey görmedim.

n Gizem Kuzu (16): Teoman uyutuyor, Mor ve Ötesi’nin coşturan parçası yok! Bence en iyi rock grubu Duman. Sahne performansları harika. Seyirciyle iletişimleri süper. Hepsinden önemlisi Duman’ın farklı yaş gruplarına hitap edecek hayata karşı duruşları ve şarkıları var.

n İskender Karaoğlu (38): Kızımın bana Duman CD’si hediye etmesi onları sevmeme vesile oldu. Konsere gelmeye onlar beni değil, ben onları ikna ettim. Yaşım ortalamanın üstünde ama gönlüm genç.

n Haldun Say (20): Sahne arkasında yaşadıkları hayat beni ilgilendirmiyor. Beni sadece yaptıkları müzik ilgilendirir. Kaan yine de o kafayla çok iyi söylüyor. En azından sözleri unutmuyor.

n Hakan Tataroğlu (18): Kaan, Türkiye’nin en iyi vokallerinden birisi. Bu dördüncü Duman konserim. Bir keresinde ezilme tehlikesi atlattım.

ÖZET ŞUDUR ...........

İster kabul edin ister etmeyin, Duman Türk rock kültürünü bu müziğin orijinine bir adım daha yaklaştırmayı başarabilmiş bir ekip. Grubun arabesk yaptığı şeklindeki bir tez tam olarak doğru sayılamaz. Doğru bir açıdan bakarsak, arabeskin zaten bizim ulusal müzik dilimiz olduğunu görürüz. Her ne kadar ısrarla kabul etmesek de! Aslında ekibin yaptığı tek şey, kendi tarzlarını, çoğunluk Türk dinleyicisinin en rahat anladığı bu milli dil üzerinden sergilemek. Bizce bütün bu Müslüm Gürses, Che Guavera, Sezen Aksu ile Seattle soundunun uzlaşmasının ardında yatan temel sebep budur! Yaş ortalaması 27, 28 civarı olan rockseverler; Duman grubunun, hal ve tavırlarıyla, 90’ların Seattle-Punk akımının bir takipçisi olduğunu ilk anda fark edip, bu yüzden fazlaca benimsemediler. Çünkü onlar, teenage evrimlerini Kurt Cobain’le tamamladılar. Belki de Duman’ın yaptığı şeyin biraz kontrollü bir marjinallik olduğunu düşünüyorlar. Lakin çağ çocukları için durum aynı değil; günümüz teenageleri belki de ilk defa bu kadar cool bir malzemeyle karşılaşıyor ve buna tüm samimiyetleriyle kucak açıyorlar.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle