Vajinismus şarlatanlarından en absürd tedaviler

Güncelleme Tarihi:

Vajinismus şarlatanlarından en absürd tedaviler
Oluşturulma Tarihi: Kasım 05, 2006 00:00

Cinsel Eğitim, Tedavi ve Araştırma Derneği’nin 20 ilde, 16 yaş ve üstündeki 508 kadınla yaptığı araştırma, Türkiye’de vajinismus’un sanılandan yaygın sorun olduğunu ortaya koydu.

Batılı ülkelerde görülme sıklığı yüzde 1-6 arasında, Türkiye’de yüzde 10. Nitekim, cinsel tedavi merkezlerine başvuran her iki kadından biri bu sorundan şikayetçi. Kadınların yüzde 54’ü ilk cinsel deneyiminin başarısızlıkla sonuçlandığını söyledi. Nedeni korku, kasılma, acı hissi. Bu rahatsızlığın tedavisi mümkün. Ortalama 8 haftalık seks terapisi yeterli. Başarı yüzde 95’in üzerinde. Tedavi, vajinadaki istem dışı kasılmanın aşamalı egzersizlerle ortadan kaldırılması ve rahatsızlığa yol açan psikolojik etkenlerin çözümlenmesi üzerine kurulu. Ama vajinismus o kadar yaygın ki, şarlatanı da çok bol. Tedavi adına yapılan hatalı uygulamaların bazıları, absürdlük düzeyine varıyor. Bazıları daha da kötü travmalara yol açıyor. İşte birkaç örnek.

ANESTEZİYLE SEVİŞMEDEN BOTOKSA KADAR HER YOL VAR

Kızlık zarının ameliyatla alınması: Oysa vajinismusun kızlık zarıyla bir ilişkisi yok. Kızlık zarının alınması sorunu çözmüyor.

Genel anestezi altında cinsel birleşme: Vajinal kaslar gevşediğinden cinsel birleşme gerçekleşse bile, sonraki cinsel birleşmelerde aynı sorun yaşanıyor. Ayrıca sevişmede karşılıklı haz esasken, çiftlerden birinin uyuşturulması, mantığa, tıp etiğine, hatta insanlığa aykırı. Çünkü tecavüzden farkı yok.

Uyuşturucu pomadlar: Yararsız.

Kadının sarhoş edilmesi: Yararsız.

Sakinleştirici ilaçlar: Yararsız. Üstelik bazıları cinsel isteği azaltıyor.

Sıcak su banyosu, anestezik pomat, ağrı kesici, sıkıntı gidericilerin birlikte kullanımı: Vajinismusta yararsız. Sadece cinsel birleşme korkusu olan, vajinal kasılma yaşamayanlarda geçici çözüm olabilir.

Vajinaya botoks uygulanması: Botoks vajina kaslarını felç ediyor ve belki böyle cinsel birleşme sağlanabiliyor. Ama kadının korkusu, cinsel birleşmeye karşı direnci, travması olduğu gibi kalıyor. Botoksun etkisi geçtiğinde vajinismus tekrar ortaya çıkabiliyor.

Muayenehanede hekim telkini altında ilişki: Tek seansta, kadına yatıştırıcı, ağrı giderici, kayganlaştırıcı maddeler verdikten sonra, hekimin telkinlerle çifti kendi muayenesinde, hatta gözlemi altında cinsel ilişkiye zorlaması.

Baskıcı baba ve zayıf kişilikli annelerden kızlarına acı miras

Vajinismuslu kadınların psikoseksüel gelişimleri biyolojik yaşlarından geride. Yani bu açıdan hálá çocuklar. Araştırma vajinismus ile eğitim düzeyi arasındaki bağlantıyı da kanıtlıyor. Eğitim de ayrı bir etken. Çünkü eğitimsiz kadınlarda bu soruna daha sık rastlanırken, üniversite mezunu kadınlarda daha az rastlanıyor. Kentli kadınlarda daha az, kırsal kesim kadınlarında biraz daha çok görülüyor.

İstanbul Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Doğan Şahin, vajinismuslu kadınların portresini şöyle çiziyor:

ÇOĞU ŞİDDETE MARUZ KALMIŞ YA DA TANIK OLMUŞ KİŞİLER

Vajinismus psikolojik bir sorun. Baskıcı, otoriter baba, baba-kız ilişkisinde güçlükler, zayıf, güçsüz anne, cinselliği aşağılayan aile, cinsel organlardan iğrenme veya hoşlanmama, olumsuz dinsel şartlanma, cinsel şiddet, eşcinsel özdeşleşme, kızlık zarını yitirme korkusu, cinsel tabular, mitler, pasif, bağımlı eş, gebelik korkusu bu sorunun ortaya çıkmasını sağlayan önemli faktörler.

Vajinismus bir savunma tepkisi. Kadın, bilinçdışında, saldırgan ve tehditkar olarak algıladığı erkekle birleşmeyi reddediyor. Cinselliğin kirli ve kötü bir şey olarak görülmesi de cabası. Sonuçta, vajina istem dışı kasılıyor, cinsel birleşme olanaksız hale geliyor.

Vajinismuslu kadınların başka ortak özellikleri de var. Bunlar, çocukluk ve gençlik yıllarında ailelerinin "iyi kızları." Yani kurallara uyan, kızgınlığı dışa vurmayan, sürekli bir kabul ihtiyacı yaşayan kadınlar. İlişkiyi şiddet veya işgal edilme olarak görüyorlar. Kasılma, şiddete karşı önlem olarak ortaya çıkıyor. Birçok araştırmada gösterildiği gibi vajinismusluların çoğu ya gerçekten fiziksel şiddete maruz kalmış ya da şahit olmuş kadınlar.

SEKS: EDİLGEN ANNEYLE  ÖZDEŞLEŞME ÇAĞRIŞIMI

Bazı araştırmacılar vajinismuslu kadınların çocukluk ya da gençlikte cinsel veya bedensel travma yaşadıklarını iddia ediyor. Ahlaki ve cinsel baskı uygulayan babaların kızlarında bu sorun bariz bir şekilde daha sık ortaya çıkıyor. Anneleri ise seksten hoşlanmayan, seksi görev gibi yapan kadınlar. Anne-baba ilişkisinde fiili şiddet, sık çatışma görülüyor. Vajinismuslu kadınlar, annelerinin, kendisini ve çocuklarını korumaktan aciz, çaresiz ve bağımlı olduğunu söylüyorlar. Cinsel ilişki annenin zavallılığıyla özdeşleşme çağrışımı yaptığından, ilişkiye girmemeyi en iyi savunma olarak algılıyorlar. Vajinismusun nedenlerinden biri de kızlık zarına verilen abartılmış önem.

AŞIRI NAZİK, İÇİNE KAPALI ERKEKLERİ SEÇİYORLAR

Vajinismuslular eş veya sevgililerini otoriter ve baskıcı babalarının aksi özellikteki erkeklerden seçiyor. Eşleri çoğunlukla aşırı nazik, girişken olmayan, edilgen insanlar. Karı-koca birbirini kırmaktan aşırı korkuyor. Bu erkeklerin evlilik öncesi başka kadınlarla yaşadığı cinsel deneyim de sınırlı. Çiftin evlilik öncesi cinsel yakınlaşmaları dokunma ve öpüşmeden ileri gitmiyor. Evlendikten sonra da karşılıklı anlaşarak cinsel ilişkiden kaçıyorlar.

KOCALAR MADONNA/OROSPU SENDROMU YAŞIYOR

Vajinismuslular nasıl çocukluğunda "iyi kız" ise eşleri de "iyi çocuk." Bazılarında Madonna/orospu sendromu var. Yani "seks fahişeler içindir, bir eş saf ve masumdur" diye düşünüyorlar. Aslında her iki tarafın da cinsel birleşmeyle ilgili bilinçli ve bilinçdışı korkuları var. Birleşme gerçekleşmese de, cinsel yaşam farklı şekilde sürüyor. Düzenli olarak sevişiyor, sürtünerek boşalabiliyorlar. Hatta sürtünme doğrudan klitorisi uyardığı için vajinismuslularda orgazm oranı daha da yüksek. Vajinismus nedeniyle boşanma oranı düşük. Ortak cinsel korkular çifti birbirine yaklaştırıyor.

ERKEKLER Mİ KÖR KADINLAR MI SESSİZ?

Araştırmaya katılan erkeklere de vajinismus sorunu soruldu. Kadınların yüzde 54’ü ilk cinsel birleşmede acı nedeniyle başarısızlık yaşadığını söylerken, eşinde bu sorunu gören erkeklerin oranı yüzde 22 çıktı. Araştırmacılar iki oran arasındaki farklılığı tahminle açıklayabiliyor: Erkeklerin bu konuda konuşma isteksizliği, sorunun farkında olmama ya da kadının sorunu eşiyle konuşamaması.
Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!