GeriKelebek Üç milyon takipçisi olanlar da bir çift laf etsin
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Üç milyon takipçisi olanlar da bir çift laf etsin

Üç milyon takipçisi olanlar da bir çift laf etsin
refid:17623262 ilişkili resim dosyası

Sinir katsayısı yüksek, isyankar bir liseli grubu değiller. Redd, fiyakalı giyinen karizmatik ve yaşını başını almış adamlardan oluşuyor. Gündeme karşı çok hassaslar. Bireysel Twitter hesaplarından gündemin tamamına yetişip lafını esirgemeden konuşuyorlar. İsim vererek, kaçak dövüşmeden laf çakıyorlar. Bu yüzden takipçi kaybediyor ve hatta tehdit bile alıyorlar. Peki neye güveniyorlar?

Daha önceleri Pasaj Müzik ve Sony’yle çalıştılar. Şu an bir plak firmaları yok. PR sorumluları yok, zaten halkla ilişkiler çalışmaları da yok. Menajerleri de yok, her işlerini kendileri hallediyorlar. Dolayısıyla Redd üyeleri ağızlarına geldiği gibi konuşabiliyor. “Bağlı oldukları kişi ve kuruluşlar yüzünden birçok grubun cevapları hep törpülenir. Öyle bir noktaya vardı ki işler, grup ve şarkıcılar otosansüre başladı. Eğer yapmazlarsa Eurovision’a gidemezler. İktidarla araları bozulur belediye konserlerine ve festivallerine çıkamazlar yani asla muhalif olamazlar. Biziyse bilen biliyor. TRT’den çağrılmamız için TRT başkanının Tanzanya’dan gelip bizi tanımıyor olması lazım” diyor Doğan ve Güneş Duru kardeşler. Grubun solisti Doğan Duru, geçen günlerde bir plak firması sahibinin yazdığı Tweet’e tartışma çıkaracak bir karşılık verdi. Duru: “Sanatçıya ürün, yaptığı işi de domates gibi pazarlayan adamlarla çalışmayacağımız için ilerde ona işimiz düşer diye de düşünmüyoruz.”

KENDİ ARAMIZDA DA ÇATIŞMA YAŞIYORUZ

Redd, grubun tamamını ilgilendiren konuları twitter.com/reddseyirdefter adlı profilden yazıyor. Fakat grubun her üyesi kendine ait birer hesaba da var. Bazen gündem konularında kendi aralarında çatışma yaşadıklarını da söylüyorlar. Güneş Duru: “Ben arkeoloğum. Başbakan’ın tarihi bulgulara ‘Çanak çömlek’ demesi bana çok dokunmuştu. Hepimizin bunun gibi hassasiyetleri var. Aynı gün içinde üniversite öğrencileri protestoları yüzünden gözaltına alınıyor, YGS skandalı yüzünden liseliler yürüyor, Bedri Baykam bıçaklanıyor, ucube denen heykele kazma vuruluyor. Böyle bir gündemde biz muhalefet yapmayacağız da Demet Akalın mı yapacak?” diyen Güneş Duru sözü ikizi Doğan’a bırakıyor: “Türkiye’de direnç kalmadı. Bunlar kitle kaybetmemek için tuttuğu takımı bile söylemez. Hepsi samimiyetsiz. Ama biz eğilip bükülmüyoruz.”

REDD’DEN SAĞLI SOLLU

Türk rock camiasına uzağız. Dünyada benzeri olmayan bir rock tarzı bu. Sert de yapsalar hepsi ağlak ve arabesk. Eskiden arabesk çıktığı toprağın sorununa değinirmiş. Şimdi arabeskvari rock yapanlar sürekli aşktan bahseden beyaz Türkler. Genç hayranlarının aşk acısını oyarak para kazanıyorlar.
Çok yazdığımız için Twitter’da sürekli takipçi kaybediyoruz. Biz de isterdik Gülben Ergen gibi “Orada kahvaltı burada bilmemne keyfi” tarzında Tweet’ler yazmak. Hrant Dink için bir video hazırlayıp Facebook’a koyduk, yüzden fazla kişi twitter’dan takibi kesti. İsterse 5 bin kişi gitsin!
Gündemle ilgilenmeyip kendinizi geliştirmezseniz karşınızdaki ideolojisi sağlam ve bilenen kitle kazanacak. Referandumda Hayır’cıydık.  Ama bazı Evet’çileri de biliyoruz. . Samimi değiller.
Ailemiz ve arkadaşlarımız korkup “Daha az yazın” diyor. Demokratik ölçülerde konuştuğumuz için korkmaya gerek yok. Yarın bilinmeyen bir sebepten içeri atılır mıyız korkusu elbette var. İşinizi yapın, siyaset değil diyenler oldu. Bir DVD, bir akustik albüm, film müziği gibi toplam altı albüm yayınladık. Yani işimizi fazlasıyla yaptık.
YGS, YSK, Ahmet Şık, Nedim Şener, ucube ve tiyatro olayını yan yana koyunca bir insan nasıl susabilir anlamıyoruz. Rock müziğin bir kimliği vardır ama artık onun da içi boşaltıldı.
Bize ulusalcı ve darbeci diyorlar. CHP böyle davransa ona da tepki gösteririz. Emre Aköz ve Engin Ardıç’ın kalemlerini sanki başkası tutuyor. İnsan sevgilisini böyle koşulsuz sevmez. Bu nasıl bir iktidar aşkıdır?

Bir masal gördüler

Yazı yazan bir adamın evi basılır ve içeri simsiyah kıyafetler içinde coplu ve kalkanlı adamlar girer. Adamdan defterini isterler. Vermeyince zorla alıp onu döverler. Sokakta devam eden klipte adam defterin ateşe atılacağını düşünüp delirir ve bulduğu taş, sopa ve coplarla o adamlara saldırır. En sonunda defterini kurtarır ve klip biter. Bu hikayenin başını gerçek bir hikayeye benzettiyseniz yanılıyorsunuz. Redd’in de dediği gibi bütün bunlar sadece bir ‘Masal’. Büyük ihtimalle televizyonda izleyemeyeceğiniz klip için gitmeniz gereken adres: www.redd.com.tr


Yorumları Göster
Yorumları Gizle