GeriKelebek TRT’ye ‘devamlılık sözü’ verdi, programı 17 yaşını doldurdu
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

TRT’ye ‘devamlılık sözü’ verdi, programı 17 yaşını doldurdu

Türk televizyon tarihinin en uzun soluklu müzik programı ‘Pop Saati’nin 17 yıldır formatı da, sunucusu Erhan Konuk’un kıyafet tarzı da değişmedi. Konuk, ‘TRT’ye ilk girdiğimde ‘Bu iş ne kadar sürdürebilirsin?’ diye sormuşlardı. Ben de onlara devamlılık garantisi vermiştim. Hala sözümü tutuyorum’ diyor.

Bir insan 17 yıl tek bir programı aynı formatta mı sunar? Hep kısa gömlek ve kravatla mı çıkar izleyicisinin karşısına? ‘Evet sayın seyirciler şimdi de... dinliyoruz’ anonsunu hiç mi değiştirmez? Hep oturarak mı sunar programını?

Kimden mi bahsediyoruz, tabii ki Pop Saati’nin sunucusu Erhan Konuk’tan. Müzik kanallarının olmadığı, CD’nin henüz kıyılarımıza ulaşmadığı, Türk halkının yabancı grupları Almanya’dan akrabalarının getirdiği video kasetlerle takip ettiği bir dönemden bu yana, müzikseverlerin kutsal bilgi kaynağı olmaya devam eden Erhan Konuk’la başta ‘değişmezlik sendromu’ olmak üzere, 80 kuşağının kültleşmiş programı olan ‘Pop Saati’ni konuştuk.

- Pop Saati kaç yıldır devam ediyor?

1987 yılında ‘Tele Pop’ adıyla yayına başladık. Ertesi yıl programımız ‘Pop Vizyon’ oldu ve 1989 yılından beri de aynı formatta ‘Pop Saati’ adıyla yayına devam ediyoruz. Kısacası ‘Pop Saati’ 17 yıldır yayın hayatını sürdürüyor.

- Tam 17 yıl! İnanılmaz bir rakam. Bir program bu kadar uzun sürer mi?

Galiba benden daha eski... Nuray Yılmaz’ın ‘Gezelim Görelim’i var, onun dışında da bu kadar uzun süreli başka bir program yok. Müzik programları içinde ise en eski program benimki. Aslında benim programcılık kariyerim ilk olarak 1984 yılında Ankara Polis Radyosu’nda başladı. 2.5 yıl sonra TRT’ye video klip içerikli program teklifi götürdüm ve hemen kabul edildi. Klipleri program formatında ilk ben ekrana taşıdım.

- Bu gidişle Guinness Rekorlar Kitabı’na da girersiniz.

İnşallah o günleri de göreceğiz. Gerçi daha zaman var. ‘Pop Saati’nin Türkiye’de rakibi yok ama yurt dışında çok daha uzun süreli programlar var.

- Ben 17 yıla taktım. Hayattaki amacınız sadece ‘Pop Saati’ni mi sunmak?

Pop Saati benimle özdeşleşmiş bir program olarak gözüküyor ama benim bu program dışında da yaptığım işler oldu. İki sene popüler müziğinin önemli isimlerini konuk ettiğim 1,5 saatlik bir canlı yayın sundum. 1997-2002 yılları arasında Radyo Maydanoz’un Genel Yayın Koordinatörlüğü’nü, ardından da bir yıl MNG Radyo’nun Genel Yayın Müdürlüğü’nü yaptım.

- Aslında siz Hacettepe Üniversitesi İstatistik Bölümü’nden mezunsunuz, değil mi?

İlginç bir üniversite maceram oldu. 1983 yılında girdiğim Hacettepe İstatistik Bölümü’nü 1995 yılında bitirdim. 1985 yılında iki dersten ilişkim kesilmişti. Askerlik sorunu çıkınca 1987’de Ankara Dil Tarih Coğrafya’da Yunan Dili Edebiyatı Bölümü’ne girdim. Bir yıl sonra da aynı fakültede tiyatro bölümünün sınavlarına katıldım ve 250 kişi içinde 14’üncü oldum. Ama tekrar istatistik bölümünde okuma hakkını kazanınca, bölümüme döndüm.

BU YIL DAHA SPOR GİYİNMEYE BAŞLADIM

- Bir insan 17 yıl boyunca hep kısa gömlek ve kravatla mı çıkar programa?

Mühim olan aslında bu işin gömlekle ve kravatla sürdürülebileceğini göstermek. Önemli olan hayatta devamlılığı sağlamaktır. TRT’ye ilk girdiğimde ‘Bu iş ne kadar sürdürebilirsin?’ diye sormuşlardı. Ben de onlara devamlılık garantisi vermiştim. Hala sözümü tutuyorum. Gerçi bu yıl kısa gömlek olayını bıraktım gibi. Daha spor giyiniyorum.

- Tabii bu da bir değişim sayılır aslında! Peki hiçbir TRT yöneticisi sizden değişiklik yapmanızı istemedi mi?

Hayır kimse bana ‘değişiklik yap’ demedi. TRT’nin bana sunduğu imkanlar için teşekkür ediyorum. Eğer bir iş başarılıysa tabii ki, değişmeden devam eder. Pop Saati çok önemli bir program ve müzikseverlere birçok detaylı bilgi veriyor. Öyle klibi koy, ver anonsu gitsin gibi gelişmiyor olaylar.

Pop Saati bir kuşağa damgasını vurdu. Bir kuşak bizim verdiğimiz haberler ve kliplerle büyüdü. Eskiden ne özel radyolar vardı, ne de müzik kanalları. İnsanlar Almanya’daki akrabalarının yolladığı video kasetlerden yabancı grupları takip ederdi. - Garip olan anonslarınızın da hiç değişmemesi! Bir oturuşta 15 programı sunuyorsunuzdur herhalde.

Benim ayda iki program çekimim oluyor. Tabii bazı durumlarda yedekleme olayına gittiğimiz de oldu. Örneğin 1994’te bedelli askerlik yapmadan önce, üç aylık programı yedekleyerek gittim.

Dans edip maskara olmanın alemi yoktu

- Evli misiniz?

13 yıldır evliyim. Dokuz ve beş yaşlarında iki oğlum var.

- Rahat tavırlı VJ patlaması yaşandığı dönemde, programı ayakta sunayım diye düşünmediniz mi?

Türkiye’nin ilk VJ’yi olarak uzmanı olmadığım dans konusunda maskara olmanın alemi yoktu.

- Pop Saati’nin jeneriği hala alanında en iyilerinden birisi.

Bir programın jeneriği o programın ruhunu yansıtır. Zaten bir jenerik programın karakteristik özelliği oldu mu, onu değiştirmek zor.

- Arşiviniz de çok az insanda olmalı...

5 binin üstünde CD’m ve 6 binin üstünde de kasetim var. Blues ve caz türünde çok nadide albümlerin yer aldığı iddialı bir arşivim var. Paramı bazı yerlerden kısıp, her ay en az 100 dolar CD’ye harcıyorum.

- Müziğin geleceği nereye gidiyor?

Gelecekte elektronik müziğin hakimiyetini ilan edeceğini düşünüyorum. Ama elektronik müzikte yapılan çok güzel örnekler olsa da fazla teknolojik sound müziğin ruhuna uymuyor bence.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle