İnci Ertuğrul: Çocuklarla ilgili konularda sakin kalamıyorum

Güncelleme Tarihi:

İnci Ertuğrul: Çocuklarla ilgili konularda sakin kalamıyorum
Oluşturulma Tarihi: Ekim 22, 2022 09:50

Deneyimli gazeteci ve televizyoncu İnci Ertuğrul, bir süredir Kanal 7 ekranlarında “Ümit Hep Var” programıyla seyirci karşısına çıkıyor. Kayıpları bulmayı, dargınları barıştırmayı, insanların hayatına dokunmayı amaçlayan Ertuğrul ile programını konuştuk.

Haberin Devamı

İnci Ertuğrul ile Ümit Hep Var”ın ekran yolculuğu nasıl başladı?

- Bir süredir ekrandan uzaktım ve yıllardır yer aldığım, gündüz kuşağında genel olarak ‘reality’ diye gruplandırılan programlarda artık olmamaya karar vermiştim. Ama hem seyircileri hem de işimi özledim. Çalışmadan durabilecek biri değilim.Kanal 7’nin “belli sınırları aşmadan, bazı konulara girmeden bu içeriği toplumsal fayda sağlayabilecek biçimde ekrana yansıtabiliriz” teklifi beni tekrar aynı kuşakta çalışmaya götürdü. Kanal 7’nin içerikle ilgi bakış açısı güzel bir program yapma konusunda beni heyecanlandırdı.

İzleyenler neler buluyor programda?

- Aslında insana dair her şey diyebiliriz. Kayıplar, ayrılıklar, küskünlükler gibi genel başlıklar altında toplansa da konular, temellerinde tüm insani duygular, yaşanmışlıklar yer alıyor. Yanlışlar, bilgisizlikle yapılan hatalar, en saf duygudan insana yakışmayacak hallere her şey var hikâyelerin ardında ve tabii ki sıcak haberler, anlık olaylar da yer alıyor programımızda. Aslında bir “yüzleşme” diyebiliriz.

Haberin Devamı

‘NEFES AL VE SAKİN OL İNCİ’

Program içeriğine sizin dokunuşlarınız oldu mu?

- Evet. Böyle bir yapımda “sunucu” tanımı ve görev alanı çok farklı. En başından en sonuna sürecin her anında olmalısınız. Bu noktada kanal yönetimi de, yapımcım da ekibimizi kurarken verimli ve rahat çalışacağımız kişilerin olmasına destek verdiler.Konu seçiminden işleniş şekline birlikte karar verip yürütüyoruz süreci. Elbette ekrandaki kişi olarak dokunuşlarım var. Kendi hassasiyetlerim, kırmızı çizgilerimle şekilleniyor program. Ama bu bir ekip işi.

Ekrana çıkaracağınız kişilere nasıl karar veriyorsunuz? “Derdim var” diyen herkes katılabilir mi yayınınıza?

- Elbette her başvuran kişiyi yayına almıyoruz. Birincisi konunun gerçekliği. Bunu araştırıyoruz. Belgeler, bilgilerle... Konu ele alındığında herhangi birinin zarar görüp görmeyeceğini değerlendiriyoruz. Başvuranlara bir fayda sağlayıp sağlayamayacağımıza bakıyoruz. Tabii ki ekranda hiç yer vermeyeceğimiz konular da var, kırmızı çizgilerimizin dışında kalan.

Haberin Devamı

Bu tarz programlarda çoğu kez konukların tartışmalarına şahit oluyoruz. Siz sakinliğinizi nasıl koruyorsunuz?

- Korumak zorundayım. Bu benim görevim. Ama her zaman yapabiliyor muyum, emin değilim. Çocuklarla ilgili konular, şiddet söz konusu ise pek de sakin olamayabiliyorum.Bazen “Bu gerçek olamaz”, “Bir insan bunu yapamaz” dediğim olaylarla karşılaşıyorum. O zaman da “Nefes al ve sakin ol” diyorum kendime.

Vakaları araştırırken nerelerden destek alıyorsunuz?

- Konularımızı seyirciden gelen ihbarlar ve basına yansıyan olaylar içinden seçiyoruz. Olayı ilk araştıran birim, kendi istihbarat ekibimiz. Başlarında çok tecrübeli bir gazetecinin olduğu genç bir ekibimiz var. Sonra hikâye ekranda paylaşılınca görgü tanıkları ortaya çıkıyor ve bilgileri yeri geldiğinde kolluk kuvvetleriyle paylaşarak sonuca doğu gidiyoruz.

Haberin Devamı

Sonuca kavuşturamadığınız olayları kafanıza takıyor musunuz?

- Bazılarında bir şey yapmak mümkün olmuyor. Ama kayıpları bulamayınca çok üzülüyorum. Hikâyeyi kafamda döndürüp duruyorum çoğu zaman.En yıpratıcı kısmı bu. Evladı hayatta mı değil mi diye yıllardır bilmeyen ve bir umutla stüdyoya gelen, size inanarak bakan bir anneyi emeli boş, boynu bükük uğurladığımızda uyuyamıyorum. Acaba başka ne yapılabilir diye tekrar tekrar konuşmaları hatırlıyorum. Bu belki hiç profesyonelce gelmeyebilir ama ben bir insanım.

Şahit olduğunuz olayların gündelik yaşamınıza etkisi nasıl oluyor?

- Ne kadar kontrol etmeye, işle kendi hayatımı ayırmaya çalışsam da, bunu her zaman yapamıyorum. Özellikle ebeveynlerinin hataları yüzünden zor durumda olan çocukların hikâyeleri benimle her yere geliyor.

Haberin Devamı

ANLATILANLAR KEŞKE GERÇEK OLMASAYDI

Benzer programlardan sizi ayıran özellikleriniz neler?

- Ortak taraflarımız olduğu gibi ayrılan taraflarımız da var elbet. Her gün 3 saatlik bir canlı yayın yaptığınızda ve gerçek hayat hikâyelerinden bahsettiğinizde; sunucunun tarzı, bakış açısı, duyguları da yansıyor ekrana. Bunun yanı sıra “Bizim programımızda asla yer almayacak” dediğimiz konular da ayırıyor bizi diğerlerinden. İzledikçe seyircilerimiz işleyişteki farklılıkları da göreceklerdir.

Bu tarz programların zaman zaman kurmaca olduğu, ajanstan oyuncuların katıldığı söyleniyor. Bu konudaki yorumunuz nedir?

- Bu hep söylenen bir şey. Kurgu değil de; bu da nihayetinde bir iş. Bir akış oluşturmak için süreç biraz daha detaylandırılıp anlatılabilir. Ama ben kendi programlarımda olmayan bir şeye varmış gibi yer vermedim hiç. Hatta hep şunu söylerim; tüm bu anlatılanlar keşke gerçek olmasaydı...

Haberin Devamı

Ekranda asla tahammül edemediğiniz şey nedir?

- Yayın bittiğinde o insanların dışarıdaki hayatlarının devam ettiğinin unutulması. Program 3 saat ama onların bambaşka bir hayatı var dışarıda ve konuklara hükmeder bir tavırla bakılıp sunucu-moderatör kimliğinin dışına çıkılması...

GEZİ-TARİH PROGRAMI YAPMAK İSTİYORUM

◊ Birçok program yaptınız, hayalinizde olan bir program var mı?

- Hep yapmak istediğim bir yarı belgesel gezi-tarih programı var.  Kafamda çekilmiş halde şu anda. İmkânım olur mu bilemem. Bir de haber-sohbet diyebileceğimiz bir program var yapmak istediğim.

AİLEM “KENDİNİ BU KADAR ÜZME” DİYOR

◊ Evde ailenizle programdaki konularla ilgili konuşmalar yapıyor musunuz?

- Elbette. Herkes kendi bakış açısıyla değerlendirmelerde bulunuyor. Kızım psikoloji mezunu, o daha farklı yorumluyor. Tüm aile fertlerinin bana söylediği şey; “Bu kadar üzme kendini” oluyor.

◊ Her sabah ekranda olmak özveri ve sabır istiyor. Kendinizi nasıl motive ediyorsunuz?

- İşin bana en zor gelen kısımlarından biri yayın öncesi saç ve makyaj hazırlığı. Ama tabii seyircimize saygımız nedeniyle bunu yapmak zorundayız. Bu programda sonuca odaklanmak beni motive ediyor. Bir insanın hayatına dokunma ihtimali, ümidi hep diri tutmak en büyük motivasyonum. Yürümek ve okumak da kendimi dinlendirdiğim alanlar.

◊ Mesleğinize dair isteyip de yapamadığınız bir şey oldu mu?

- Program içerisine ana başlık olarak sosyal sorumluluk projesi yerleştirmek isterim.

GÜZEL YÜREKLİ İNSANLAR DA TANIDIM KENDİ EVLADININ KATİLİ OLANLARI DA

 ◊ Sunduğunuz programlarda yer alıp sizi derinden etkileyen, unutamadığınız bir olay var mı?

- Çok fazla olay var aslında. Sıralamak zor. Doğurduğu çocukları “Benim değil” diyerek inkâr eden anneler de gördüm. Hiç doğurmadığı çocuğa bakabilmek için kendi hayatını hiçe sayan güzel yürekli insanlar da, kendi evladının katili olanlar da tanıdım. Başka bir can için canını ortaya koyanlar da...

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!