GeriTelevizyon Artık daha sakin yaşıyorum
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Artık daha sakin yaşıyorum

Artık daha sakin yaşıyorum

Burcu Özberk, Kanal D’nin yeni dizisi “Afili Aşk” ile ekranlara döndü. Genç oyuncu, setlerden uzak kaldığı dönemde neler yaptığını, bu projeye nasıl dahil olduğunu ve hayatına dair merak edilen her şeyi BeStyle’a anlattı.

◊ Görüşmeyeli hayatında neler değişti, neler yaptın?

- Yaşam akışındayım ve bu akışta hayatımda büyük değişimler oldu. Çıkardığım tek sonuç; sen dengede kalırsan, her şeyin üstesinden gelirsin. Hayatta bambaşka gerçeklerin olduğunu öğrendim. Daha sakin ve dingin yaşamaya başladım. Gerçek olmayan hiçbir şeyi ve hiç kimseyi çevremde tutmamaya başladım. İş olarak; iki tiyatro oyunu, iki dizi ve bir tane sinema filmi yaptım. Son bir yıldır da aileme, kendime ve dostlarıma vakit ayırdım.

◊ Kendini daha büyümüş hissediyor musun?

- Hayatımızdaki tecrübelerimiz istesek de, istemesek de bizi büyütüyor. Aldığım sorumluluklardan dolayı kendimi hep yaşından büyük bir kadın olarak görmüşümdür. Bu dönemde kadınlar hayatlarını kendileri kurduğu, çalıştığı, kimseye ihtiyaç duymadan başarıya ulaştığı, erkek egemenliğinden sıyrıldığı için daha çabuk büyüyor ve tabii ki güçleniyorlar. Öte yandan içimde beni dinç tutan, hayata pembe gözlüklerle bakmamı sağlayan bir çocuk hep var.

◊ Yeni bir diziyle karşımızdasın. Projeye nasıl dahil oldun, nasıl bir proje oldu?

- “Afili Aşk”ın cast çalışmaları başlamıştı, ben de o dönemde Bursa’da yaşıyordum. Eniştemi yeni kaybetmiştik. Uzun bir süre daha iş yapmayıp ablam ve Can ile beraber yaşamayı düşünüyordum. Fakat biraz daha zaman geçtiğinde, iş yaparak kendimi ve ailemi motive edeceğimi fark ettim. Aile sıcaklığını hissedeceğim bir iş istiyordum. Senaryoyu okuduğumda tam olarak o hissin karşılığını aldım. Yönetmen ile deneme çekimine gittim. Onun insanlara yaklaşımı, çalışkanlığı, yönlendirmesi beni çok etkiledi. Çağlar’ın (Ertuğrul) partnerim olması ve onunla enerjimizin tutması da önemli bir faktördü. Yapımcımızla daha önce tanışmıştım. Akademisyen kişiliği ve işe olan inancı, Kanal D ile tekrar çalışma isteği... Hepsi bir araya gelince, bende tüm parçalar tamamlandı. Ve tam da hissettiğim gibi şahane bir iş yapıyoruz.

◊ Yaz dizileriyle ilgili ne düşünüyorsun?

- Yaz dizileri daha enerji dolu gelir insanlara. Seyirci ile daha farklı bir bağ kurulur. Yazın heyecanı ekrana yansır. Enerji ve heyecan iyi bir ekiple buluştuğunda, hikaye de inandırıcı olursa, seyirci tarafından sahiplenilir.

KENDİMİ SINAMAK VE ZORLAMAK İSTİYORUM

◊ En sevdiğin film karakteri kim? Sen hangisini oynamak istersin?

- “Monster” filminde Charlize Theron’un oynadığı Aileen Wuornos’u canlandırmak isterim. Gerçek bir hikaye olması bir yana, oyuncu olarak bir katilin psikolojisini araştırmak, çalışmak, kavramak, hayata geçirmek heyecan verici olur. Ayrıca güzellik kavramından tamamen uzak olması beni çok etkiliyor. O filmde Charlize, asla tanıyamayacağımız bir deforme yaşamış ve plastik makyajla bunlar desteklenmiş. Kendimi böyle bir rol ile sınamak ve zorlamak isterdim.

◊ Yaptığın en çılgın şey neydi?

- En çılgın hikayem değil ama anlatabileceğim şöyle bir şey yaşadım... Arkadaşlarımla sohbet ederken nefes almak istediğimizi fark ettik, kalkıp arkadaşımın köyüne gittik. Sabaha karşı orada olmuştuk. Kahvaltımızı yapıp, keçilerle koyunlarla oynayıp geri döndük. Biraz daha geç yola çıksaydık kar yolu kapatacaktı.

MİNİK BİR ÖZGÜRLÜK HEYKELİYİM

◊ Başını alıp gitmek istediğin bir yer var mı?

- Başımı alıp gitmek istediğimde giderim... Yapmak istediğimi yaparım, konfor alanı takıntım yoktur. Bulunduğum yere ait olmak isterim sadece. Ve yaşadığım anı hissetmek... Düzenim elbette yaşantımı kaplıyor. Planlayabilmek ve bu planlara uymak benim için önemli olsa da minik bir özgürlük heykeliyim.

◊ Bugünkü Burcu hangi hataları yapmazdı?

- Hata mı bilmiyorum ama... İnsanlara çok inanmazdı.

◊ Dizi dünyası yorucu, özel hayatın kalmıyordur muhtemelen... Sıradan bir günde neler yapabiliyorsun?

- Boş vakitlerim, ihtiyaçlarıma göre şekilleniyor genelde. Gereklilikleri yerine getirip kalan vaktimde de, yorgunluğumu keyif aldığım insanlarla değerlendiriyorum.

◊ Hayalindeki en büyük proje nedir?

- Hayatımız, seçimlerimizin oluşturduğu bir proje değil mi zaten? Perde kapandığında alkışlanmak... Saygı duyulmasını isterim.

EVDE DÖRT KEDiM VAR

 ◊ Yaratıcı olmak ve kendini geliştirmek için neler yaparsın?

- Bunun bir formülü yok bence... Gezersin, okursun, izlersin, keşfedersin, insanlarla konuşur ve hikayelerine ortak olursun. Yaşamın kendisi getirmeye başlar algıdaki farklılığı.

◊ Spor yapıyor musun? En sevdiğin sportif aktivite hangisi?

- Son 7-8 aya kadar hayatımda spor hep vardı. Konservatuvarda okurken de, tiyatro yaparken de, lisede, ilkokulda... Yazın kitesurf öğrenmek hevesim var mesela...

◊ Hayvanlarla aran nasıl? Evinde bir dostun var mı?

- Evde dört kedim var. Alf ilk göz ağrım, Mir sonradan geldi... Ve onların iki yavrusu Ay ile Maş...

AŞK, KAOSU ÇAĞRIŞTIRIYOR

 ◊ En sevdiğin Yeşilçam oyuncusu kimdi? Mesleki anlamda örnek aldığın yanları var mı?

- Her starın yarattığı algı, hizmet ettiği yönelimler başkaydı bende. Her biri bambaşka duyguları pekiştirdi, bağ kurmamızı sağladı hatta. Annemi gençken Hülya Koçyiğit’e benzetirlerdi, belki o yüzden biraz daha sevmişimdir filmlerini.

◊ Aşk sana ne ifade ediyor?

- Aşk bana doğayı, özü, savunmasızlığı, inancı, tutkuyu ifade ediyor. Tabii biraz da kaosu... Aşkın dokunduğu yer, her birimizde ayrı...
Aşkı nasıl tanımladığımız da...

Yorumları Göster
Yorumları Gizle