GeriKelebek Tarkan İstanbul ve kültür başkenti üçgeni
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Tarkan İstanbul ve kültür başkenti üçgeni

Tarkan İstanbul ve kültür başkenti üçgeni

İlk defa başımıza geliyor... Abarttık, bilemedik...

Zaten bazı olaylar hayatta bir kere olmaz mı, esas olan ani topları göğüste yumuşatıp kontrol altına almak değil midir?

2010 Avrupa kültür başkenti meselesi...

Eurovizyon gibi...

İçe kapalı kör bir lümpen milliyetçiliğin körüklendiği,

Dış düşmanlarla çevrili yalnız Türkiye nutuklarının atıldığı,

Maç izler gibi izlediğimiz o uyduruk eğlencenin paraleli bu kültür başkenti meselesi...

Yurtdışında hiç kimsenin umrunda olmadığı bir yarışmaya 2. Kurtuluş Savaşı muamelesi çeken bizler,

Şimdi oyalanacak ve/veya böbürlenecek başka bir şey bulduk,

“Avrupa’nın kültür başkenti oluyoruz...”

Bulmasına bulduk da pek de ağır olmayan bu yükü bile taşıyamadık.

Buradan Avrupa’da gezi programları çeken yapımcılara açıkça sesleniyorum,

Programlarının bir bölümünde insanlara bu seneki kültür başkentlerini bir sorsunlar da millet görsün kaç kişinin bu konuyu ne kadar önemsediğini...

Avrupa’yı geçtim, bizde Macaristan’ın Pecs ve Almanya’nın Essen şehirlerinin de İstanbul’la beraber kültür başkenti olduğunu kaç kişi biliyor?

Ya o şehirlerde bu başkent meselesinin ufak çaplı restorasyon çalışmalarıyla bir kaç da kültürel aktiviteyle geçiştirildiğini?

İstanbul’dagerçekleştirilmesi mümkün bir dehlizin içine dalındı.

800 bin TL gibi bir bütçe... Onayı veren Kültür Bakanı tarafından daha sonra ‘abartılı’ olduğu itiraf edilen bütçe,

Ve bütçeden pay kapabilmek için birbirini yiyen insanlar...

‘Aydınlarımızın’ büyük bir bölümü meğer İstanbul’un kültürel tanıtımına katkı yapmak için ölüp bitiyor,

Bir fırsat çıkmasını bekliyorlarmış, o fırsat ha çıktı ha çıkacak derken hayırlı haber Kültür Bakanlığı’ndan geldi,

 “Konuyla ilgilenen herkes projesini gönderebilir, projesi kabul edilenler, 800 bin TL olan bütçeden istedikleri payları alacaklar.”

Ve izdiham... Bütçeden pay almak için, satırlarında “İstanbul” kelimesi geçen yazılarıyla başvuru yapan gazeteciler dahi çıktı.. Benim tanıtımda daha ne büyük rollerim olur diye...

Reddedilen proje sayısı 1500... Olmaz böyle şey... Bu kadar çok red olunca, yaygarayı basanlar, şike olduğunu savunanlar, ‘çok-hakkım-yendi-be-abicim-ciler’ ortalığı kasıp kavurmaya başladı.

Sürecin sonuna gelindi, bütçenin dörtte biri halen kullanılamıyor, dağıtacak yer kalmamış...

Kültür Bakanı Ertuğrul Günay anlatıyor... “Aslında belli konularda belli insanlardan proje istenmeliydi.

Bugün yaptığı açıklamalarda konuyla ilgili pişmanlığını anlatıyor... Dağın fare doğurduğu gerçeğini itiraf ediyor. Bu Kültür Başkenti meselesini fazla abarttıklarını, beklentiyi yükselttiklerini söylüyor.

Zaten Taksim’de Tarkan konseri yaparak Türkiye markasının dünyada nasıl tanıtılacağını hiç anlamamıştım...Bugün de aklım kesmiyor. Belki haberi Daily News’da çıkar da Büyükelçiler okur.

Belki de ben bu işlerden hiç anlamıyorumdur, yarın Paris’te, Londra’da, insanlar Kadıköy’de yapılan Mor ve Ötesi konserinin yankılarından bahsederler... (Paris’i geçtim Manisa’dakilerin umrunda mı acaba?)

Bana göre bu Kültür Başkenti olayından en büyük kazancımız, Sayın Ertuğrul Günay’ın eğriye eğri diyerek gerektiğinde özeleştiri mekanizmasını çalıştırması ve bundan gocunmaması... Türkiye böyle bakanlara alışık değil...

Yanlış yapsa da gözünün içine baka baka, bile bile icraatlerinin ne kadar doğru olduğunu anlatmaya çalışanların tarihidir bizim tarihimiz bir bakıma...

Bu erdem örneğinin Türk siyasetinde hayırlara ve devamına vesile olması dileğiyle,

Daha nice Kültür’lü Başkent’lere Türkiye...

DİĞER HABERLER

  

  

  


Yorumları Göster
Yorumları Gizle